Bilmek istediğin her şeye ulaş

Asgari ücret uygulması neden vardır? Devlet bu ücretle neyi düzenler veya devlete yararı nedir? Yüksek olursa kime zararı var alçak olması kime yarar?

Finansal Analiz'de 'Taban Fiyat' ve 'Tavan Fiyat' uygulaması denen uygulamalar vardır (Konunun uzmanları nereden geldiklerini daha iyi açıklayacaklardır). 

Taban ve tavan fiyat, piyasadaki arz/talep eğrisinin optimum noktada kesişebilmesi  için uygulanan yöntemlerdir. Piyasaya sunulan (arz edilen) ürüne gelen talep, ürünün fiyatının değişmesinde önemli etkendir. 

Devlet, bu koşullarda, "Asgari Ücret" uygulaması yaparak aslında bir 'Taban Fiyat' uygulaması yapmaktadır. Ve bu uygulama ile çalışan bir kişinin alabileceği 'minimum' bedeli belirleyerek, piyasadaki nominal fiyat çizgisinin aşağıya inmesini engellemeye çalışır. 

Tabi ki, taban fiyat uygulaması, duruma göre, zararlı da olabilir. Eğer taban fiyat çok yüksekse, piyasaya sunulan ürüne gelen talep azalır. Eğer çok düşük olursa, ürün daha ucuza satılmaya başlanacağı için rekabet artar ve kar düşer. 

Benzer şekilde, asgari ücret çok yüksek olursa, piyasa dengesi bozulur ve işe alımlar azalır, işsizlik artar. Asgari ücret çok düşük olursa, işe alımlar artabilir ama piyasadaki fiyat dengesi bozulabilir. 

Umarım bu bilgiler faydalı olur. 

NOT: Bazı yanlış terim yada tanımlar var ise konunun uzmanı arkadaşlar beni düzeltsin lütfen.
  • Paylaş
Yıllar önce ağlanacak halimize bu karikatürle gülmüştük...

Ülke Ekonomisi
  • Paylaş
işcilerin hakkını korumak amacıyla kuruldu sanırım alt limit koymasalar su an beğenmediğimiz paranın yarısını bile vermeye kalkacak vijdansızlar çokdur emin ol
  • Paylaş
Arkadaşlar, asgari ücret adına kitaplardan okuduklarınızı unutun. Esasında asgari ücret, devletin işverenden işçilerin sigortalı olmaları için kestiği sigorta piriminin işçiye düşük ücret olarak yansımasından başka birşey değildir. Devlet, cebinizdeki parayı basan yada üreten güç değil, o parayı adına merkez bankası denen tefeci bir özel şirketten faizle satın alan bir köledir. Süreç şöyle işler; Hükümet paraya ihtiyacı olduğunda gerekli miktarı merkez bankasına bildirir. Merkez bankası Hükümete, kendisiyle faiz sözleşmesi yapması gerektiğini söyler. Hükümet hemen adına devlet tahvili denen kredi sözleşmesinden birkaç yüzbin tane matbaada basar ve bu tahvilleri piyasaya sürer. Bu tahvillerin üzerinde şu manaya gelen cümleler yazar; Bu kağıtları kim benden satın alırsa, kağıtların üzerinde yazan faiz oranı kadar o kişiye faiz ödemeyi kabul ve taahhüt ediyorum. (Tahvil kelimesi kafanızı karıştırmasın, siz bankadan kredi çekerken size imzalatılan borç sözleşmesinin aynısıdır sadece devletinki tek kağıt şeklinde basılır) Neyse... piyasaya sürülen bu tahvillerin %99 unu bankalar satın alır. Merkez bankası tahvil denen bu borç sözleşmesinde istenen kadar parayı matbaada basıp piyasadaki bu özel bankalara satar. Dikkat edin parayı direk devlete vermez. Merkez bankası devlete adeta şunu der; "öyle parayı istediğin gibi alamazsın, ben parayı özel bankalara belli faizle satacağım. sen de gidip parayı o bankalardan onların belirlediği faizle satın alacaksın." İşin garipliğine bakın, devletin zannedilen merkez bankası bu... merkez bankası devletindir diyenlerin kulakları çınlasın gerçek öyle değil... Her neyse devlet, bu parayı özel bankalardan satın alır ancak sadece kağıt üzerinde. Para özel bankaların kasalarına gider. Çünkü devletin bir hazinesi dairesi yoktur. Bu kelime sadece eskiden kalan nostaljik bir kavramdır. temsil ettiği şey bir bina, bir depo yada kasa değildir. Para bankaların kasasına gider dedik. Bankalar bu parayı devlet memurlarının maaşı, belediyelerin ödenekleri ve ihale alım satımları için devletin "ödeyin" emriyle isteyen kuruma yada kişiye öderler. Tabi bu para o kadar işe asla yetmez. Devlet bu borcun ödeme zamanı geldiğinde bunu faiziyle ödemek zorundadır. Bu paranın faizi ise daha basılmamış olan kağıt paradır. Devlet faizi ödemek için emeklilik ve sigorta diye bir soygun sistemi ile işverenlere işçilerini sigortalı yapmasını şart koşar. Çünkü daha basılmamış parayı bir yerden bulup yerine ödemek zorundadır. İşverenler de işçilerini sigortalı yaparak onların maaşlarından kesinti yapıp, o parayı devlete öder. işte Devlet te işverenlerden bu parayı alıp bankalara olan borcunu öder. Öder diyoruz ama tam olarak asla ödeyemiyor eksik ödüyor. Çünkü piyasadaki paranın tamamı borç olduğundan toplam para, ana paranın faizini ödemeye yetmiyor. Eksik borç bir dahaki seneye tahsil edilmek üzere hesaba yazılıyor.
İşte arkadaşlar asgari ücretin gerekçesi öyle piyasa fiyatı falan filan endex, yandex gibi uçuk kaçık gerekçeler değil, tamamen devletin işverenden topladığı sigorta ve emeklilik pirimleridir. Bu miktar kadar para işverenden devlete ödenince siz olsanız işçinize nasıl daha yüksek maaş verebilirsiniz? Bu matemetiksel olarak asla mümkün değil. Bütün bu düşük ücretler, az paraya çok saat çalışma, gibi köle düzeninin tek sebebi yine faizdir. faizin yıkıcı gücünü bilmeden hiç bir olayı sağlıklı yorumlayamayız.
  • Paylaş
Ücreti devletin oluşturması doğru olanı ama oluşturma kriterleri ve alınan vergilerin değişmesi gerekli. Devlet doğru modelli özelleştirmeleri yapmalı ve çalıştırıcı konumundan piyasa düzenleyici konumuna kaymalıdır. örnek olarak Recep Konuk önderliğindeki Konya Şeker verilebilir. 10 yılda aldığı yol müthiş.
  • Paylaş
Yüksek olursa kaçak işçi çalıştırılır sigortada vergilerde azalma olur düşük olması da işçi açısından sıkıntılıdır yani asgari ücret her koşulda işverenlerin, sendika ağalarının ve devletin işine gelen bir ücretlendirme yöntemidir
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

3963 Görüntülenme14 Takipçi6 Yanıt