Bilmek istediğin her şeye ulaş

Atasözlerinin bildiğiniz ilginç hikayeleri nelerdir?

Püf Noktası:

Vaktiyle testi ve çanak-çömlek imal edilen kasabalardan birinde, uzun yıllar bu meslekte çalışan bir çırak, kalfa olup artık kendi başına bir dükkan açmayı arzu eder olmuş. Ne yazık ki her defasında ustası ona:

“Sen daha bu işin püf noktasını bilmiyorsun, biraz daha emek vermen gerekiyor” dermiş.

Ustasının bu sonu gelmez nasihatlerinden sıkılan kalfa, artık dayanamaz ve gidip bir dükkan açar. Açar açmasına da yeni dükkanında güzel güzel yaptığı testiler, küpler, vazolar, sürahiler onca titizliğe ve emeğe rağmen orasından burasından yarılmaya, yer yer çatlamaya başlar. Kalfa bir türlü bu çatlamaların önüne geçemez. Nihayet ustasına gider ve durumu anlatır.

Usta, “Sana demedim mi evladım; sen bu işin püf noktasını henüz öğrenmedin. Bu sanatın bir püf noktası vardır” demiş.

Usta bunun üzerine tezgaha bir miktar çamur koyar ve, “Haydi” der, “geç bakalım tezgahın başına da bir testi çıkar. Ben de sana püf noktasını göstereyim.”

Eski çırak ayağıyla merdaneyi döndürüp çamura şekil vermeye başladığında usta önünde dönen çanağa arada sırada "püf!" diye üfleyerek zamanla testiyi çatlatacak olan bazı küçük hava kabarcıklarını patlatıp giderir. Böylece çırak da bu sanatın “püf!” denilen noktasını öğrenmiş olur.

Her sanatın incelik gereken nazik kısmına da o günden sonra “püf noktası!” denilmeye başlanır.

Onca emeğe rağmen küçük ve basit görülen hava kabarcıklarını patlatmayı ihmal etmek tüm emekleri yok ediyor. Basit fakat etkili bir yöntemle tüm emek zayi olmaktan kurtuluyor.
  • Paylaş
"Adam ol baban gibi eşek olma"
Birçoğumuzun bugün kullandığı bu sözün aslında ilginç bir hikayesi vardır. Osmanlı'nın ünlü tarihçilerinden Abdurrahman Şeref Efendi, Galatasaray Lisesi müdürü iken bir gün Abdülhamit'in paşalarından birinin oğluna kızar. Arkadaşlarının arasında çocuğa "Adam ol baban gibi eşek olma!" der. Çocuk bunu babasına söyler ve paşa sinirlenir. Ertesi gün Şeref Efendi'nin yanına gider: "Beyefendi, sizin bana eşek demeye ne hakkınız var? Ben, padişahın mahiyetinde paşayım" der. Şeref Efendi şaşırır, "Ne münasebet, ben sizi tanıyorum hem ne zaman size eşek dedim?" diye sorar. Paşa da oğlundan duyduklarını anlatır. Şeref Efendi sözünü inkar etmez, "Doğrudur" der; "Çocuğunuz çalışmıyordu biraz kızdım kendisine. Sizi örnek göstererek 'Adam ol baban gibi! Eşek olma' diye uyardım." Bunun üzerine paşa hatasını anlar özür diler ve teşekkür eder. Tüm yanlış anlaşılma aslında konuşmada virgül kullanılmamasından olmuştur :)

Adam ol baban gibi, eşek olma!
Adam ol, baban gibi eşek olma!

:))
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1105 Görüntülenme4 Takipçi2 Yanıt