Bilmek istediğin her şeye ulaş

Ateist bir erkek ve Müslüman bir kadının evliliğinde ne gibi problemler olabilir?

Müslüman kadın dini hayatının merkezine koymuyor ateist adam da kadının dinine, ibadetlerine saygı gösteriyorsa hiçbir dini ya da ahlaki problem olmaz.
  • Paylaş
4

Aykut Kardaş, Bu konuda ben de aynı fikirdeyim. Peki ya çocuğun yetiştirilmesinde?

Şaman, İslamiyet'de ergenliğe kadar dini eğitim verilmesi, vecibelerin yerine getirilmesi ne farz ne sünnettir. Çocuk serbest bırakılır, beyni yıkanmazsa ergenlikte kendi seçer...

Gökhan Çancılar, Ama gerçek hayatta müslüman aileler çocukları daha ufaktan alışsınlar diye camiye götürürler, yarım gün oruç tuttururlar, dua ezberletirler vs...

Şaman, Onu yapan Müslüman aileler doğru yapmazlar, cehaletin sonucudur. Bahsi geçen ailede bir de ateist baba olacağından cehalet o derece olamayacaktır. sonuçta cahil insan ateist olmaz :)

Böyle bir evliliği yapmayacakları için hiç kafa yormaya da gerek yok. Çünkü Gerçek bir ateist müslüman bir kadını, gerçekten müslüman olan göstermelik olmayan bir müslüman kadın da bir ateistle evlenmek istemez. Dolayısıyla ne bir evlilik dolayısıyla da bir sorun da olmaz evlilik olmayınca.
Ama yok hoşgörü yok saygı demeyin sakın. Dünya görüşü farklı iki insan. Biri kendinden ödün verince ancak bu ikisinin evliliği olur. Bu ikisinin evliliği AKP-CHP veya MHP-BDP'nin evlilik ihtimalini taşır... .
  • Paylaş
İçi boşalmış kavramlarla hayatın sürdüğü bu ülkede, neredeyse hiç kimse taşıdığı unvanı hak etmediği için problem çıkmayacak olan bir evliliktir. Şayet evlilik gerçekleştikten uzun ya da kısa bir süre sonra taraflardan biri taşıdığı unvanın hakkını vermeyi tercih ederse işte o zaman çok büyük problemler çıkar.

Ne demek istiyorum?

Ateizm'i bir dünya görüşü ve hayat felsefesi olarak prensip edinen -samimi- bir kişi; Müslüman biriyle bırakınız evlenmeyi, arkadaşlık bile kuramaz! Elbette Müslümanlığın hakkını veren birinden bahsediyorum burada!

Neredeyse tüm tercihleri ateistçe olan ancak kendisini Müslüman olarak tanımlayan trajikomik yaşam formlarını "Müslüman" kategorisinde görmek nasıl bir bakış açısının ürünüdür, üzerinde uzunca düşünülmeli.

Aynı durum tam tersinden de geçerlidir.

İslam'ı din olarak seçmiş, ağzından çıkan Kelime-i Şahadet'e sadık ve İslam'ın gereklerini yerine getirmekte samimi olan Mümin'in; bir Ateist ile evlenmesi mümkün müdür? Böyle bir evliliğin yürümesi mümkün müdür?

____& ____

Aslında bu soru bizlere şunu hatırlatıyor:

Türkiye yaşayanların değil "... gibi yaşayanların" ülkesi!

Yani birey Müslümanca yaşamıyor! "Müslüman gibi" yaşıyor! Aslında özünde Müslüman değil sadece kendisini öyle hissediyor.

Yani birey Ateist değil! "Ateist gibi" yaşıyor! Özünde ateizm benimsemiş değil, sadece kendisini öyle hissediyor.

____& ____

Bir insanın kendisini "dürüst" sanması ve etrafına bunu deklare etmesi yeterli midir?

Değildir!

Çevreniz sizi ne kadar "dürüst" görüyorsa aslında siz o kadar "dürüst" bir kişisinizdir.

Neden?

Çünkü "dürüst" kavramının "sana göre, bana göre, ona göre" bir anlamı, tanımı yoktur, olmamalıdır! Dürüstlüğün evrensel kriterleri bellidir. O kriterlere göre dürüst müsünüz, değil misiniz bu teşhis edilir.

Aynı şey Ateizm, Müslümanlık, Hıristiyanlık, Yahudilik, Agnostisizm, Deizm vb kavramlar için de geçerlidir, geçerli olmalıdır.

Müslüman?

Nedir bunun tanımı?

Kendisini her "Müslüman" olarak tanımlayan Müslüman mıdır?

Uydurma hadislere tutunmadan, Kur'an-ı Kerim'den böyle bir izin koparabilir miyiz?

Şayet kendisine her Müslüman diyen Müslüman olarak kabul edilecekse, bu durumda İslam'ın nasıl bir "din" olduğunu, dünyaya ne vaat ettiğini, insanlığın bu dinden nasıl bir fayda sağlayacağını oturup tartışmamız gerek!

Gerçekten, her dileyenin kendisini Müslüman olarak tanımladığı ancak aynı kişinin kendisini İslami gerekler açısından sorumlu hissetmediği bir dinin dünyaya, insanlığa ya da bireylere ne gibi bir faydası olacaktır? Böyle bir İslam'ın varlığı ile yokluğu arasından ne gibi bir fark vardır? Sanırım asıl cevaplanması gereken soru bu!
  • Paylaş
1

Gökhan Çancılar, Ama sonuçta "ben müslümanım" diyen birine inanmak zorundayız. Aksi mümkün mü? Günahkar da olsa, ibadet etmiyorsa, alenen şirk koşmuyorsa kimse ona "bu gerçek müslüman değil" diyemez.

Ateist olduğunu, Allah'ın varlığına ve birliğine inanmayan ve bunu da açıkça ifade eden kişiye de "müslüman olabilir" diyemeyiz sanırsam. Bunu bir insan değil, ancak Allah'ın kendisi ve/veya vahiy süreci devam eden bir peygamber dışında kimse bilemez. Ama ikisinin de nasıl öleceği yine belli değildir. Belki ölümlerinde ikisi de imanlı ölecekler, kim bilebilir?

Evlilik sonucu iki kişinin hayatı birleşir. Aynı yatağı, aynı muftağı, aynı tabağı aynı çatalı kullanır. Aynı zamanda hayatı paylaşırlar. Her iki taraf da kendi içlerinde tutarlı ise sürdürülemez bir hayat yaşarlar. Karşılıklı hoşgörü ile ufak tefek sorunlar aşılabilir belki ama doğacak cocuklarının nasıl yetişileceği ciddi bir problem oluşturur. O çocuklar yazları Kuran kursuna gidecek mi gitmeyecek mi? Bir taraf bunu şart olarak görürken diğer taraf için gereksiz safsatadır. Kesinlikle bir taraf baskın çıkacaktır fakat bu evliliğin sürdürülmesi belirli tavizler gerektirir. Seviyorsak duruşumuzdan taviz verir miyiz? Asıl soru bence bu.
  • Paylaş
Bu evlilik başlı başına bir problem. Böyle birşey olacağına ihtimal dahi vermiyorum. Hoşgörülü davranılacak bir tarafı yok bu meselenin. Çok zıt kavramlar inançsızlık ve inanç. Fakat kadın erkeği imana getirirse orası ayrı konu. Ancak erkeğin kadını dininden döndürmesi büyük kayıp olurdu.
  • Paylaş
Evliliğin ve aile olmanın en temel unsuru çocuk sahibi olmaktır. Ateist bir erkek İslamiyetin uydurma olduğunu düşünür ve çocuğunun müslüman olmasını asla istemez. Kadın da müslüman olduğu için yaşamanın en temel sebebinin inanç olduğunu düşünerek çocuğunun müslüman olmasını ister. Bu durumda mutlaka önlenemez problemler çıkacaktır.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

729 Görüntülenme11 Takipçi6 Yanıt