Bilmek istediğin her şeye ulaş

Ateistlerin yaşam felsefesi nedir? Gerçekten boşa yaşadıklarını mı zannediyorlar?

Biyolojik varlığımızdan sonra her şey gibi farklı bir maddeye kaynak olacağız. Boşunalık değil, gerçekçilik ve alçakgönüllüktür bu.
  • Paylaş
Ah be kardeşim, hep yalandan işler hep bir üstü örtülü mini hakaretvari dokunmacalar...
Ateistlerin yaşam felsefesi nedir diye sormuşsun iyi güzel de;
Boşa yaşamak nedir?
Sorunun sahibi bunu açıklasın.
Şahsen Ateist olmadığım kadar dindar da değilim ve öğrenmek istiyorum boşa yaşayıp yaşamadığımı. Nedir bu sorunun tavı? Hadi bakalım.
  • Paylaş
1

Çiğdem Çelik, Çünkü bir tanrıya inananlar zümresine ait olmak üstünlük hissi veriyor .Bu da boşuna yaşanmışlık olmuyor (muş).

"Boşa Yaşamak" kavramı, dindar insanların zannıdır. Efendim şöyle ki, dindar bir insan hayat amacını 'Tanrı'ya iyi bir kul olmak, ona minnet duyarak onun emirlerini uygulamak'tır genel anlamıyla. Bunun tam tersi durumda, dinsizlik, ise bu amaç geçerli olamayacağı için ateistlerin 'amaçsız bir hayat' yaşadıklarını zannederler ki bu mantığa göre bu gayet doğaldır.
Ateistlerin yaşam felsefesi (ki ben ateist olmamakla birlikte yakınlık hissetmekteyim) bu dünyada iyi yaşamaktır. Diğer bir deyişle 'dini' amaçlar haricindeki tüm emellerin peşinde koşarlar, normal bir insan gibi. Ayrıca dinin emrettiği çoğu ahlak görüşünü paylaşırlar, yanlış olanları da elediklerini söyleyebiliriz.

İkincil olarak, dindar bir insan Tanrı'sız Ahlak olamayacağını düşünebilir, genellikle hıristiyanlarda bu düşünce daha belirgindir çünkü onlarda on kutsal emir argümanı vardır, fakat ateist insanların geneline ve ateist toplumlara baktığımızda hiç de ahlaksız yaşamadıklarını net bir biçimde görmekteyiz. Lafı fazla uzatmak istemiyorum, iyi günler dilerim.
  • Paylaş
Kuranı baştan sona iyice okumadan "anladım ben" demeleri yaşam felsefelerinin temel harcıdır.

Aslında gösteriş dindarlarında bile var bu;
Misal kuranda gökyüzü aydınlanmadan hemen önceye kadar yiyip içebilirsiniz diye bir ayet (Bkz. Bakara;187) dururken çoğu insan 1 saatten daha erken vakitte sahur yapıyor. Hangi kitapta "1 saat öncesinde" yazdığını sorsan cevap yok :)

Kuran okuduğunu anlamak iken açıp melodili bir arapça ile okuyorlar. Soruyorsun "Surede ne anlatıyor?" diye, cevap yok :)

Hristiyanlar ise orjinal kaynakları okumayı, deforme olmuş kitapları din sanıyorlar. İnanç adına sorulacak soruların cevabını deforme olmuş kitaplarda arıyorlar. Muhtemelen bundan dolayı ateizm en çok hristiyan ülkelerde yükselişte ( Bkz. joshuaproject.net ). Allah'tan Barnabas incilinin orjinali güneydoğuda çıkarıldı , bu orjinalinde Tevhid inancından bahsediliyor ve Muhammed peygamberin geleceğinden haber veriliyor ve karbon testiyle İsa peygamber dönemine ait bir yazılı kitap olduğu tespit edilmiş. İlginç harbiden. Düşünsenize böyle bir insan henüz doğmadan yüzlerce yıl önce haber veriliyor.

Kısacası Kuran okusalar aslında kimler boşa kürek çekiyor görecekler.

Mesela taşlara yapılar oyan bir kavimden bahsediliyor kuranda ve yaptıkları anlayışsızlıklardan dolayı oradaki kafirlerin yok olmalarından bahsediyor (Bkz. Fecr;9). Ben, böyle bir kavim olsa da çok eski olduğundan binaları falan silinip gitmiştir belki de diye düşünürdüm, taki fotoğraflarını görene kadar.

Ateizm

Hangi ateist kaynakta böyle bir delil görebilirsinizki? Tamamen dinden uzaklaştırıp meta yaşama insanların zihinlerini adapte etme projesidir ateizm.Örneğin; Das Capital kitabının başlangıcı "meta" öğretileriyle başlıyor. Ben yutmadım bu metacı anlayışı, yutanlar düşünsün. Allah'tan kuran okuyup farkında olmadan gardımı almışım bile (Bkz. Rad;26).
  • Paylaş
9

Hakan, Benim de aklımı kurcalayan, Kur'an'da geçen bütün meyveler, sebzeler ve hayvanlar o bölgeye ait. Başka bir deyişle o bölge dışındakilerden hiç bahis yok? Belirgin bir örnek olarak, penguenleri verebiliriz. Bunu söylediğimizde cevabınız genelde hep aynı oluyor: Bahsetseydi insanlar anlamazdı... Anlamazdı ya?

Buradan iki çıkarım yapacağım. İlki, gerçekten o gün için o bölgede var olamayan ama ileride globalleşme ile kesin bir biçimde bulunabilen bir 'şey'den bahsedilse bugünkü gibi dinden çıkan milyonlar olmazdı. İkincisi de, böyle bir 'şey' varmış gibi yapmanız. Bilirsin, meşhur 'Kur'an'da yazıyordu.' lafı. Bir ayette 'dünyayı yaydık' der, siz nereye bağlarsınız? Evrenin genişlemesi, tabi ya. Sen onu bir de at gözlüğünü çıkarıp da okusana derler adama.

Kur'an'da bahsedilen BÜTÜN gök ve yer ile ilgili ayetlerin TAMAMI eski tip gökyüzü inancından bahseder (Dümdüz Dünya). Hem de istisnasız. Evrenin genişlemesinden bahseden Kur'an, neden dünyayı düzmüş gibi anlatır?

Kısacası, bu gibi birçok sorunu vardır bahsettiğiniz dinin. İsterseniz oturup konuşalım, doğruyu bulmak adına tartışmanın yararlı olduğunu düşünüyorum.

Balık, Dediklerinin cevaplarını vereyim;
Mesela kuranda deve için "tek binek hayvandır" demez, genel olarak "binek hayvanlar" der yani pek çok hayvandan bir tanesi der. Tek bir balık çeşitinden bahsetmez "balık" der mesela türü hakkında spesifik bir tanımlama yaptığını görmedim.Örneğin bir ayet;
"Ondan taze et yemeniz için, denizi emrinize veren, O'dur. Ondan süs eşyası çıkarırsınız, onu takarsınız. Ve onun içinde, suları yararak giden gemileri görürsünüz. Ve (bunlar), O'nun fazlından istemeniz içindir. Ve böylece şükredersiniz." (NAHL-14)

Eğer penguenle ilgili bir ayet gereği olsaydı muhtemelen penguenlerden bahsederdi, domuz etinden bahseder gibi o konudan da bahsederdi. Eğer dünyaya yayılmış tüm nesnelerden bahsetseydi herhalde insanların asıl ihtiyacı olan temel mesaj yerine peygamberler sürekli bu nesneleri sayar dururdu. bak nasıl anlatıyor ayet;
"Hayvanlardan da yük taşıyan ve kesilen (veya tüylerinden döşekler yapılan) türler yarattı. Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin ve şeytanın izinden gitmeyin. Şüphesiz o sizin için açık bir düşmandır. "EN'ÂM-142

Bölgesel yoğunlaşma konusunda bir başka cevabım daha vardı şurada istersen bakıver; inploid.com/t/neden-butun-dinler-ve-peyg...

Evrenin genişlemesi konusunda bir ayet olduğunu sanmıyorum, bahsettikleri ayette ise bence gökyüzünün direksiz yükseltilmesinden bahsediliyor bunu evrenin genişlemesi diye anlatıyorlar ben katılmıyorum,kaldıki evrenin genişlemesi durumu biz insanlar için engellenebilecek bir durum olduğunu da düşünmüyorum. bence özellikle engellenebilecek şeyler konusunda uyarıyor kuran.
"Göğün bulut kütleleri halinde parçalanacağı ve meleklerin topluca indirildiği gün,", "İşte o gün, yönetim tümüyle ve mutlak olarak Rahman'ındır. İnkarcılar için zor bir gün olacaktır." ( FURKÂN-8 )

Dinden çıkan milyonlar olabileceği Kuran'da şöyle bahsediliyor; "Allah dileseydi onları bir tek toplum kılardı. Ancak O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin bir sahibi ve yardımcısı yoktur." ( ŞÛRÂ-8 )

kuranda bahsedilen gök bilim ile ilgili ayetlerde ise evrenin genişlemesi örneği gibi kullanabileceğimiz kadar bilgiyi temsil ediyor. mesela pusulanın olmadığı zamanlar vardı bir ayette yıldızlar ile yön bulabileceğimizden bahsediyor .
"Daha nice alâmetler (yarattı). Onlar, yıldızlarla da yollarını doğrulturlar." (NAHL-16)

istersen gece gökyüzüne bak bir kaç düzgünce sıralı yıldız göreceksin bunlar yön göstermektedir. pusulasız zamanda insanlar böyle yolunu buldular. dünya parasız yaşam için dizayn edilmiş aslında.

Dümdüz bir dünya görüşünü kuranın neresinde yazıyor ben göremedim?
Şöyle bir ayet var mesela;
"Görebileceğiniz bir direk olmadan gökleri yükselten, sonra tüm yönetime egemen olan, güneşi ve ayı buyruk altına alan ALLAH'tır. Hepsi belli bir süre için akıp gitmektedir. Tüm işleri kontrol eder ve ayetleri detaylı olarak açıklar ki Rabbinizle kavuşma konusunda kuşkunuz kalmasın"
(RA'D-2 )

ben islam (teslimiyet) anlayışının tüm dinlerin kaynağı olduğunu ama insanların bu kaynakları zamanla yanlış uygulamalarından dolayı hakiki bilgiden uzaklaştıklarını ve inançlarında bölümlere (fırkalara) ayrıldığını düşünüyorum. Ayette şöyle diyor;
"Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan (olmayın. Bunlardan) her fırka, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir." (RÛM-32 )

Hakan, Uzun uzun cevapladığın için teşekkür ederim. Birçok daldan ilerlediğimiz için numaralandırarak anlatacağım.
I. Bölgesel dağılım ile ilgili, elbette bütün varlıkların bahsi geçemez bir kitapta, ancak o bölgeden olmayanlardan bahsedilmiş olsa, varsayalım ki deniz aslanının bahsi geçti mesela o kadar soğukta yaşamalarını sağlayanın Allah olduğu geçse, zamanın insanları bunu bir gizem olarak görecek fakat ilerleme devam edip de gerçekten bunu gördüklerinde, "Haa, zamanının insanı, bunu elbette söyleyemez, bundan büyük kanıt olamaz." diyeceklerdi. Ama böyle bir durumun olmaması, sen de kabul edersin ki Kur'an'ı sorgulayanlari için büyük bir koz.

II. Göklerle ilgili bahsettiğim durumun (eski tip gökyüzü inancı) bütün gökyüzü (ve yeryüzü) ayetlerinde kabul görüldüğünü söylemiştim. Hemen birçok örnek sıralayacağım fakat ilk örneğim, senin buraya yazdığın ayetten:
1. "Görebileceğiniz bir direk olmadan gökleri yükselten, sonra tüm yönetime egemen olan, güneşi ve ayı buyruk altına alan ALLAH'tır. Hepsi belli bir süre için akıp gitmektedir. Tüm işleri kontrol eder ve ayetleri detaylı olarak açıklar ki Rabbinizle kavuşma konusunda kuşkunuz kalmasın"
(RA'D-2 )

img829.imageshack.us/img829/7871/ancient...

Altını iki defa çiziyorum, resimdeki "invisible pillars" yani Görünmez Direkleri fark ettin mi? Ayette ne diyor? 'Görebileceğiniz bir direk olmadan..' Bence buna daha güzel bir örnek verilemez fakat yine de iddiamı desteklemek adına örnekler vereceğim.

2. Burada bir bilgi geçeyim, resimden de görebileceğin gibi 7 kat gök var ve görünmez sütunlar tarafından tutulmaktalar, onların havada duruyor olması o çağ insanına elbet garip gelmektedir. Yedinci kat gökten sonra 'aşılmaz duvar' vardır ve bir ayette açıkça belirttiği üzere gök kubbeden iman gücü olmadan çıkılamayacağı söyleniyor, ayeti bulursam yazarım buraya. Aşağıya diğer Eski Tip Gökyüzü İnancı'nı işaret eden bazı ayetleri yazdım:

Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik. (Nebe 12)
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah'ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler (Enbiya 32)
Allah gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı... (Lokman 10)
Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş'a kurulan...(Rad 2)
Ve öyle bir tabakadırki tavandır ki bu, Allah gökyüzünü tutar ve yeryüzüne düşmesinden korur.
...İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor... (Hac 65)

3. Diğer bazı ayetler:
Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. (Talak 12) || Bununla ilgili olarak yine resme bakabilirsin, 7 kat gök olduğu gibi yerden de 7 kat var.
O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. (Bakara 29)
Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar... (İsra 44)
De ki: “Yedi kat göklerin Rabbi, büyük Arş’ın Rabbi kimdir?” (Mü’minûn 86)
Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. (Fussilet 12) || Yıldızların da göğe kandiller gibi 'asıldığını' belirten ayetlere de dikkatini çekerim.
O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. (Mülk 3)
‘Görmediniz mi Allah yedi göğü, tabaka tabaka nasıl yaratmıştır?’ (Nuh 15)
Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik. (Nebe 12)

4. Çok önemli bir ayrıntıya daha dikkatini çekmek istiyorum. Öncelikle yine eski zamanların bir diğer gökyüzü inancına ait şu resmi bir inceleyelim.
wp.patheos.com.s3.amazonaws.com/blogs/ex...
Bildiğin gibi Kur'an'dan da önce Tevrat kitabı vardı ve İsrailoğullarına gönderilmişti. Kur'an, Tevrat'ı da kabul ettiğine göre, tevratta geçen şu sözden bu 7 kat gökyüzü inancının nereden geldiğine dair bir işaret buluruz.
"Tanrı gök kubbesinin altında kalan suları üstünde kalan sulardan ayıran gökkuşağını yaptı ve kubbeyi gök diye adlandırdı.
Resimde dikkat ettiğin gibi "The Ancient Israelites.." demekte.

5. Son olarak, bu argümana karşı söylenen "7 kat, bugün bilimin de bulduğu 7 kat gökyüzünü işaret etmekte" şeklinde zayıf bir karşıt-tez vardır.
Öncelikle resime bakalım: 4.bp.blogspot.com/_obbyjisoa1ı/tt9zcmmoa...
Atmosferin 5 katmanı vardır, fakat bazıları yine, 7 katmana ulaşacak şekilde yorumlamaya çalışıyor. Burada önemli olan 5, 7 veya 10 katman olması değil. Uzaydan baktığımızda atmosfer tek atmosferdir. Bir yerden bir yere 'katman'landığını göremeyiz. Bilimsel olarak bahsedilen katmanlar ise, atmosferin o bölgedeki gaz yoğunluğuna göre farklı özellik gösteren bölgelere katman denir tanımlaması kolay olsun diye. Karşıt-tez'cilerin bu mantığı yerçekiminin kutuplarda fazla olması sebebiyle sabit olamayacağını söylemek gibidir, Atmosfer gazları da en içte yoğun (Troposfer) en dışta seyrek (ekzosfer) olacak şekilde yerçekimine göre sıralanmıştır, bir katmanlılık söz konusu değildir işin özünde.

Monoteist bütün dinlerdeki gökyüzü inanışlarının antik çağ gökyüzü inancına birebir uyması, onu anlatması ve günümüz dünyasında bile dünyanın yuvarlak olmadığını direten 'alim'lerin olması ve dünyanın yuvarlak olduğunun tek bir ayette bile geçmemesi (ki geçse bile bu büyük bir çelişki olurdu) bizi bu dinlere insan yapımı olarak bakma fikrine çok ısıtıyor.

Balık, Kuran'da "tüm canlıları yaratan" sıfatı var, e tabiki soğukta yaşayanlar da buna dahil, kim veya hangi surede sıcaktakileri ayırt edin demiş?

Eski tip gökyüzü inancı konusunda bir görsel paylaşmışsın.
ben kurana bakınca böyle 2 boyutlu bir yüzey göremiyorum kim o görseli hazırlamışsa muhtemelen kendisine ya yanlış anlatılmış ya da haberi olmayabilir veya haberi olmasına rağmen bile bile uyduruyor ,bak ayetde ne diyor;
"Gökleri ve yeri gerçek ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine yuvarlar ve gündüzü de gecenin üzerine yuvarlar. Güneşi ve ayı da emri altına sokmuş ve onların her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. Kesinlikle, O Üstündür, Bağışlayandır." ( ZUMER-5 )

Eğer dünya düz olsaydı "birbiri üzerine yuvarlanma" ve "belli bir süreye kadar akıp gitme" diye ayette belirtmezdi. o görseli hazırlayana da bu ayeti haber verki içinde bulunduğu gafletten uyansın.
kaldıki yeri genişletmek konusu hangi mantıkla dünyanın düz olmasıyla ilişkilendirilir anlamış değilim. İstersen şuraya bi bakıver; islamhakikattir.blogspot.com.tr/2013/04/...

Ayrıca;
Kuran'da "direksiz yükselttik (yukarıya doğru genişlettik) " diyor, gel görki bu görseli hazırlayan şahıs "görünmeyen direkler var aslında" demeye getiriyor , komediye bak.Kuranda Direksiz yükseltmekten (yukarı doğru genişletmekten) bahsediyor. Yani ortada ne görünen ne de görünmeyen direk yok.

Kendi paylaştığın ayeti oku;
"Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah'ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler (Enbiya 32)"


allah aşkına şu kurduğun cümleyi tekrar okurmusun;
" gök kubbeden iman gücü olmadan çıkılamayacağı söyleniyor"
kuranın neresinde böyle birşey gördün? Allah aşkına dikkatli olun artık ya. Yazıktır günahtır. Yanlış bilgilerden milyonları saptırıyorlar uyanın artık.


Eğer Allah'ın vahyi olan kuranı baştan sona iyice okumadan "Anladım ben" dersen hak(gerçek) dini insan yapımı olarak bakma fikrine çok ısınmaya devam edersin.

Kaldıki günümüzde "Hadis" müslümanlığının suçu bu. Kuranın yanında bir kitap olarak hadisleri öne sürüyorlar halbuki hadis "insan sözü" demek. Kuran ise "Vahiy" dir. Hak ile batıl olanı ayırmak için.

Hakan, Vakit ayırıp cevap yazdığın için teşekkür ederim.
I. Tüm canlıları yarattık demesi farklı, o bölgede olmayan, sonradan bulunabilecek bir meyveden bahsetmesi farklı bir durum, bunu sen de açıkca görebilirsin.

II. Görselde, dikkat edersen GÖKYÜZÜ düz değil. O yüzden geceyi gündüzü yuvarladık demesi dünyanın düz oluşuyla çelişmiyor.
(Resmi bir daha paylaşayım img829.imageshack.us/img829/7871/ancient... )

Direksiz yükselttik demiyor Kur'an'da, "Görebileceğiniz bir direk olmadan.." yani buradan iki anlam çıkar: Söylemek istenilen çok büyük ihtimalle görünmeyen direkler, çünkü ayette bu çok belirgin bir şekilde ifade ediliyor. Senin dediğin anlamın çıkması için "Direkler olmadan ..." demesi lazımdı, kaldı ki direk ve gökyüzü ilişkisi, isterse hiç olmasınlar, eski çağ gökyüzü inancı ile ilişkili. Resim o zamanların gökyüzü inancıyla ilgili arkadaşım, Kur'an'ın ayrı tutulmuş hali değil.


III. Verdiğin ayeti tekrar inceleyelim:
"Gökleri ve yeri gerçek ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine yuvarlar ve gündüzü de gecenin üzerine yuvarlar. Güneşi ve ayı da emri altına sokmuş ve onların her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. Kesinlikle, O Üstündür, Bağışlayandır." ( ZUMER-5 )
Gökyüzü yuvarlak, dünya düz görünür olduğumuz yerden. Gündüz - Gece yuvarlanıyor gibi görünür, bu da tamam. Altını çizmek istediğim nokta Güneş ve Ay'ın ""belli bir süreye kadar"" akıp gitmesi. Buradan da muhtemel, bir yerde Güneş'in battığı söyleniyor, Güneş'in battığı bir nokta var. Bununla ilgili sayısız ayet var ama en meşhuru Zülkarneyn'li olan, hani, Güneş'in battığı yere gittiğinde onu kara balçıkla bulanmış halde görmüştü.


Son olarak, bahsettiğim ayet gerçekten çok güzeldi, formattan önce kaydetmiştim ama şimdi bulamadım. Bulursam atarım.

İstersen bunları geçelim, Kur'andaki diğer çelişkilerden bahsedelim, sen de açıkla. En azından tartışarak karşılıklı bilgilenebiliriz.

Balık, 1- Tüm alemi yaratması dendiği zaman buna tabiki her canlı dahildir. Bu "Gözden kaçan bişey var" anlamına gelmez. Zaten daha önce de ayetlerle bahsettim. "Tümü" denmişse mesele anlaşılmış olması lazım. Sıcak iklimde soğuk iklimde ne varsa hepsi için denmiştir. Başka bir yere çekmeye lüzum görmüyorum.

Bak ne diyor bir ayet;
"ALLAH'a övgü olsun, kuluna kitabı indirmiş ve onda hiç bir eğriliğe yer vermemiştir." (Kehf;1)

2- Görseli çizen şahıs, kendi anlayışı çerçevesinde bir çizim yaptı diye ayette bahsettiği yuvarlama sözüyle aynı manaya getirmek zorunda değiliz. Kim "yuvarlak değildir" diye iddaa etmişse bizzat o grupla tartış. Kuranda yuvarlamak derken "3 boyutlu" diye bir parantez açmadığı gibi "2 boyutlu" diye de bir parantez açmamıştır. Eğer gerçekten doğru bir çizim yapmak istiyorsak neden yaratanın vahiylerini içeren kurana bakmayalım? Adamın çizimini ayetmiş gibi haklı çıkarmak için inadına hak olan ayeti batıl olan görsele uydurmaya çalışmaya gerek yok. "Doğruyu bâtılla karıştırıp da bile bile gerçeği unutup gizlemeyin" (Bakara 42).

Kuranda ayet belli. Muhammed'den 841 yıl sonra Kopernik'in aynı şeyi tekrar dile getirmesi onu ayrı bir peygamber yapmaz bilakis; Muhammed peygamberin doğru söylediğine delil getirir. Zaten "Ayet" kelimesinin mânası; "Bir anlamı da Allah'ın varlığına delâlet eden şeylere ve peygamberlerin hak olduğunu ispat eden mucizeler " ve "İşaret, simge, sinyal, alamet." demektir.

3- "Görebileceğiniz bir direk olmadan" derken, direği misal gösteriyor , "direk var" demiyor. Örneğin "Sobayı yak" dendiğinde sobayı yakmazsın, içindeki yakıtı yakarsın. Çünkü burada "sobayı yak" mecazi bir anlatımdır. İşte "Direk" derken insanın görüp bildiği nesneyle misal vermiş ayetin rahat anlaşılabilmesi için.

Bak ne diyor kuran; "Andolsun biz Kur'an'ı, anlaşılıp öğüt alınması için kolaylaştırdık. O halde düşünüp öğüt alan yok mu?" (Kamer 32)

Mesela bir ayette "hak" ile "batıl" tanımlardırılırken demir yapımı misal verilmiş;

"O, gökten yağmur gibi Kur’ân ayetleri indirdi. Bir hesap, bir plan dahilinde vâdiler dolusu akan suya benzeyen Kur’ân ayetleri yüzeydeki çerçöpü, tortuyu alır, götürür. Bu tıpkı, süs eşyası, ya da âlet yapmak için ateşte eritilen madenlerin yüzeyinde açığa çıkan köpük şeklindeki tortunun arındırılması gibidir. İşte Allah hak ile bâtılı, böyle misaller vererek mukayese eder. Köpük, çerçöp, bütün köpüksü şeyler gibi akar gider. İnsanlara fayda sağlayanlar ise yeryüzünde, insanların gönüllerinde kalır. İşte Allah, dini hakikatların delillerini, gerekçelerini, insani ve ahlaki değerlerin zaruretini böyle benzetmeler yaparak insanlara anlatıyor."
(Rad 17)


4- Zülkarneyn ile ilgili hangi mealde güneşi "balçıkla bulanmış halde" diye çevirildiğini gördün? Hep diyorum "yargılamadan önce kuranı baştan sona iyice okumak gerek" diye. Orada Zülkarneyn, güneş battığı esnada balçıklı bir pınarın içine batar gibi görüyor. Örnek veriyorum; Güneşi deniz ufkunda gördüğün zaman denizin içine doğru batarken görürsün ama bu denize bulandığı anlamına gelmez. Zaten hiçbir mealde "bulanmak" diye bir anlatım göremiyoruz.

Hakan, Hep aynı yerde dönüp dolaşıyoruz aynı şeylerı tekrar tekrar söylüyoruz. Bu noktadan sonra ben bir şey yazmayacağım çünkü bu kadar yazıdan sonra ortak bir noktaya varamadık. Ben başta olduğum yerdeyim, sen de öylesin. Varsın, soruyu açanlar okusun, kararı kendileri versin.

Hakan, Tartışmayı kapatmıştık fakat bahsettiğim ayeti bulduğum için ekleyeyim dedim.
Ayetten şöyle bahsetmiştim:
"Burada bir bilgi geçeyim, resimden de görebileceğin gibi 7 kat gök var ve görünmez sütunlar tarafından tutulmaktalar, onların havada duruyor olması o çağ insanına elbet garip gelmektedir. Yedinci kat gökten sonra 'aşılmaz duvar' vardır ve bir ayette açıkça belirttiği üzere gök kubbeden iman gücü olmadan çıkılamayacağı söyleniyor, ayeti bulursam yazarım buraya. Aşağıya diğer Eski Tip Gökyüzü İnancı'nı işaret eden bazı ayetleri yazdım:"

Bu da ayet:
RAHMAN 33: Ey insan ve cin topluluğu! Semaların ve arzın kuturlarından (çaplarından) nüfuz etmeye (çıkıp gitmeye) eğer gücünüz yetiyorsa, haydi nüfuz edin (geçip, çıkın)! Bir sultan (bir mürşid) olmaksızın nüfuz edemezsiniz (geçip çıkamazsınız).

Bu da tefsiri:
İnsan ruhları göklerin çapını aşıp, 7 kat gökleri geçerek Allah'ın Zat'ına seyri sülûk (manevi yolculuk) ile ulaşabilir. Bu, göklerin çapını aşmaktır. Bir taraflarında Devrin İmamı, diğer taraflarında Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) olmak üzere 7. gök katının 7 âlemini de geçebilirler.

Ama cinler böyle bir seyri sülûk yapamazlar. Gök katlarında yükselemeyen cinler dünyamızın atmosferinde yükselebilirlerse bu da onlardan tâbî olanlar için geçerlidir. Burada insan topluluğunun semaları, cin topluluğunun ise arzın kuturlarını aşmalarından bahsediliyor.


Yoruma gerek kalmadı sanırım :)

Balık, İşte orda sen de görüyorsunki "kesinlikle aşamazsınız" demiyor. "belli bir güç desteği, yetki veya iktidarlık gibi kısaca bir sultanlık olmadıkça aşılamayacağından bahsediyor. Harbiden de insan tek başına göklerin üzerine çıkamıyor belli bir güç desteği, iktidar veya bir yetki olması gerekiyor ulaşabilmesi için. Ayetin neresinde delilsizlik gördünki "yorumsuz"lukla hüküm getirmeye çalışıyorsun?
Kaldıki semayı aştıktan sonra ulaşılan şey sen de duymuştursunki; oksijensiz, susuz ve yerçekimsiz bir ortam. Belliki insan için dizayn edilmemiş. Böyle bir ortamda uzun süre tek başına hayatta kalabilirmisin? arkanda bir güç, bir iktidar veya bir yetki olması lazım ki kuranda zaten bu duruma "el sultane" yani bir güç veya bir iktidar olma durumundan bahsediyor. İlgili ayeti böyle anlıyorum. Başkası başka türlü anlayabilir.

Bu arada tekrar etmeye gerek duyduğum bişey var o da şu; Gördüğüm kadarıyla Kuran'da misaller epey var. Yani kuranda birşeyin havada sabit durması anlatılırken insanların bunu idrak edebilmesi için "direksiz durmak" diye misal verebildiği gibi "iple asılı olmadan" diye de misal verebilir. Burda mesele kudretin boyutunu ve mânasını insan idrakiyle anlayabilmek. Yani öyle bişey varki sizin yaptıklarınızdan daha devasa olan bir yapıyı yine sizin (insanların) kullandığınız gibi ne bir direğe ne bir ipe ihtiyaç duymadan nesiller boyunca havada tutabiliyor. Sonuçta bir insan bu derece devasa bir gökyüzü yapmak istese yapabileceği şeyler sınırlıdır. Sınırlı olan şeyler insana hastır çünkü işte Kuran burda bir kudreti tanımlandırmak için bir takım durumlar hakkında misaller sunmuş, bu misaller gerektiği gibi yani özveriyle incelenmediğinde yanlış anlaşılabilir de, işte o resmi paylaşan şahıs herkimse muhtemelen yanlış anlayanlar ordusunun bir piyadesi. Hani hiç kuran mesajı gelmemiş olsa, hadi hiçbir bilimsel veri de olmasa insan gökyüzüne bakıp garipsemezmi? "yahu bu gökyüzünü burda tutan nedir bize nefes almamız için oksijen veren nedir, ayağımızı yere bastıran yerden yiyecekler alabilmemiz için aynı gökten yağmur yağdıran nedir.. " böyle sorulara garip kalmamamız için bütün bilimsel açıklamalardan önce ortaya çıkan bir mesajdır kuran ve henüz yaşamadığımız ve gelecek bir günden haber veriyor.elbette sonradan gelen bilimsel açıklamalar da olabilir ama burada ilginç birşeyler var bunların hepsi insan için düzene koyulmuş ve ayetlerde de insanların sınırlarından bahsedilmiş ve halen ayetlerin hükümleri varlığını koruyor. Bu düzeneği kuran bize birşeyleri bildiriyor lakin herkes dikkat etmiyor bence bir problem arıyorsak o problem bu.

Lise 3 de felsefe dersi görüyorlar ondan sonra böyle oluyorlar efendim.
  • Paylaş