Bilmek istediğin her şeye ulaş

Avukatların, İstanbul Adliyesi'ne girerken üstlerinin aranmasına karşı yaptıkları protestoyu haklı buluyor musunuz?

Anayasamıza göre Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde ise kanunlar birer metin olarak saklanmak için değil ve uygulanmak için bulunurlar. Avukatlık Kanununa göre avukatların üzeri bazı özel durumlarda suçüstü olarak yakalanmadıkları sürece aranamaz. Bu sebeple Adliye girişinde de avukatların üzeri kesinlikle aranamaz. Aranıyor olması hukuka aykırıdır. Ayrıca, avukatlar; hakimlerle ve savcılar ile aynı düzeyde birer kamu görevlisidirler. Hakim ve savcıların aranmayıp avukatların üzerinin aranması eşitlik ilkesine aykırıdır.
  • Paylaş
1

Gökhan Biçer, Hukuk düzenimiz maalesef hakim ve savcıyı belli bir seviyede tutarken, avukatı bunlardan alt bir seviyede tutmaktadır. Bu, mahkemedeki oturma düzeninden tutun da, hakim ve savcıların kapı komşusu olacak şekilde aynı lojman bloklarında oturmalarına kadar göz önündedir.

Elbetteki hayır. Avukat olmaları insan olmadıkları anlamına gelmez. O avukat, yasa dışı bir şey yapmaz diye bir kural yok ki. Onların da zaafları var. Üst arama kategorilerini karıştırmayalım bence.
  • Paylaş
12

Redeye, Adliyeye girerken de avukat görev başında değildir demeyeceksiniz herhalde?

Dost, Avukattan suikastçı yada tetikçi olamaz demeyeceksiniz herhalde !
Her insan satın alınabilir yada her insan hissiyatının kurbanı olarak suç işleyebilir. Adliyede sadece avukatlar ve suçlular yok. korunması gereken savcılar ve hakimlerde mevcut.

Dost, Not: danıştay saldırısını hatırlatmak isterim.

Redeye, Benim avukatlar kutsal insanlardır suç işlemezler demişliğim mi söz konusu? Lakin elim hadiselerin varlığı kanunlarla belirlenmiş kurallar dizgesinin ihlaline yahut göz ardı edilerek uygulanmamasına gerekçe teşkil eder mi? Başa dönecek olursak nedir karıştırdığımız üst arama kategorileri?

Dost, Benim bu soruda dikkate aldığım üst arama kategorisi ateşli ve ateşsiz silahların, adliye gibi yerlerde sadece emniyet kuvvetleri tarafından taşınabilmesi ve diğer insanların ki avukat hakim ve savcılarda dahil bu binalara silah ve nevi malzeme ile girememeleri alakalı üst aramasıydı.

Redeye, Adliye gibi yerlerde sadece emniyet kuvvetleri tarafından silah taşınabileceğine ve hatta avukatların silahla adliyeye giremeyeceğine dair yasal bir düzenleme var ise lütfen ondan bahsediniz. Aksi durumda yukarıda belirtmiş olduğum tek istisna gözden kaçırılmamalıdır. Silah taşıma taraftarı bir insan değilim. Bireysel silahlanmaya da karşıyım. Bana kalsa vermesinler kimseye silah ruhsatı. Ama yasal dayanağı bulunmayan idari işlem ve eylemlere daha çok karşıyım. Keza biri bireysel biri kitlesel bir tehdit algısı oluşturmaktadır. İdarinin açıkça kanunla yetkilendirilmiş olmadıkça yetkisizliğinin esas olması temel idare hukuku prensiplerindendir. Gerekiyorsa avukatların da adliyelere yasal arama yapılarak ve varsa silahları bıraktırılarak alınmasına dair yasal bir düzenleme yapabilirler. Ama bu düzenleme yapılmadığı müddetçe bu uygulama ile kolluk kuvvetleri idare hukukunun temel prensiplerinden birini ihlal etmeye devam ediyor olacaktır.

Dost, 6136 sayılı kanun

EK MADDE 1 - (Değişik: 3684 - 22.11.1990) A) Duruşmalarda, mahkeme salonlarında, hastanelerin psikiyatri bölümlerinde, akıl hastanelerinde, ceza ve tutukevleri ile her türlü ıslah ve infaz kurumlarında veya bunların eklentilerinde,
B) Öğrencilerin toplu olarak oturdukları yurdlarda, eğitim ve öğretim kurumlarında, siyasi partilerin açık hava ve kapalı yer toplantılarında, izinli veya izinsiz yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, sendikalarda, derneklerde veya bunlara yönetim ve yapı olarak doğrudan doğruya bağlantılı olan yerlerde veya bunların toplantı ve kongrelerinde, her türlü spor karşılaşma veya yarışmalarının yapıldığı yerlerde, kanuna uygun veya kanuna aykırı olarak grev ve lokavt yapılmakta olan iş yerlerinde,
C) Türkiye Büyük Millet Meclisi ana binaları ile Meclis Başkanlığınca belirlenen yerlerde,
Ateşli silahlar taşınamaz.
Yukarıda sayılan yerlerde bu Kanuna aykırı olarak ateşli silahları veya bunların mermilerini 4 üncü maddede yazılı olan bıçakları veya sair aletleri veya benzerlerini veya Türk Ceza Kanununun 264 üncü maddesinde yazılı olanları taşıyan veya bulunduranlar hakkında ilgili kanunlarda belli edilen cezaların iki katı hükmolunur.
(A) ve (B) bentlerinde sayılan yerlerde 7 inci maddenin 1, 2, 3 ve 4 numaralı bentelerinde belirtilen kişiler ile bu yerlerin güvenliği için görevli bulunan polis ve jandarma personeli, (C) bendinde sayılan yerlerde ise yalnız bu yerlerin güvenliği ile görevli bulunan polis, jandarma ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Muhafız Taburu personeli silahlarını taşıyabilirler.
(A), (B) ve (C) bentlerinde sayılan yerlere silahla giren veya buralarda silâh taşıyan kişiler eylemleri başka bir cezayı gerektirmiyorsa ikiyüzbin liradan beşmilyon liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır, ayrıca silâh ruhsatları bulundurmaya çevrilir ve kendilerine bir daha taşıma ruhsatı verilmez.

Saygılarımla

Dost, 6136 sayılı yasanın ek-1 madde sinde,(A) ve (B) bentlerinde sayılan yerlerde 7 inci maddenin 1, 2, 3 ve 4 numaralı bentelerinde belirtilen kişiler ile bu yerlerin güvenliği için görevli bulunan polis ve jandarma personeli, (C) bendinde sayılan yerlerde ise yalnız bu yerlerin güvenliği ile görevli bulunan polis, jandarma ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Muhafız Taburu personeli silahlarını taşıyabilirler. şeklindedir.Yasanın 7.maddesinin 4 numaralı bendine avukatlarda dahildir.Bu nedenle avukatlar adliyelerde durışmalarda silah taşıyabilirler.

Redeye, A) fıkrasını iyi okursanız mahkeme salonu dediğini ancak adliye demediğini dolayısıyla adliye girişinde bu tip bir uygulama gerçekleştirmenin yasal dayanağı bulunmadığını anlayabilirsiniz.

Dost, Siz kanunlardaki kelime açıklarından mı? faydalanmaya çalışmak istiyorsunuz, yoksa huzurlu bir ortam yaratılmasına mani olmak mı? mahkeme salonu adliyenin zaten içerisinde. ne yapsınlar bir adliye binasının içerisindeki bir sürü salonun her birinin kapısına emniyet görevlisi koyup öyle mi kontrol altına alsınlar yani? mantıklı mı bu? girişte yapılır arama varsa üzerinde bir şey verir teslim edersin, girersin. nedir yapmak istediğiniz anlamadım? kanun yok dediniz alın kanunda buldum var? neymiş efendim adliyeye girerken arama yapıyorlarmış aslında salona silahla girmek yasakmış neden adliye kapısında arıyorlarmış. Üzüm yemek mi, bağcı dövmek mi istiyorsunuz? bilelim öyle yanıt verelim. Ben bireysel silahlanmaya karşı değilim. hem avcıyım hem taşıma ruhsatlı tabanca sahibiyim ama kanunlara da riayet ederim.

Redeye, Yaptıkları iş gereği kendilerini koruyabilmeleri için avukatlara silah ruhsatı veren yasal düzenlemeler çerçevesinde ele aldığınızda; avukatların saldırıya sıklıkla uğrayabilecekleri yerin adliye olduğunu da akılda bulundurduğunuzda mantık kurgusunun neye dayalı olduğunu daha rahat anlayabilirsiniz. Kaldı ki sizin yazınızda yukarıda şu belirtilmemiş mi: "Yasanın 7.maddesinin 4 numaralı bendine avukatlarda dahildir.Bu nedenle avukatlar adliyelerde durışmalarda silah taşıyabilirler." ?

Redeye, Kanunların yorumlanmasını, hukuki boşluk tabir edilen açıkların neler olabileceğinin değerlendirmesini de bir zahmet özel ilgi ve bilginiz yok ise konunun uzmanlarına bırakınız. Keza metinde kısıtlı alanlar tek tek sayılmış. Sizin bakış açınızla ele alınacak olursa psikiyatri servisinin de diğer birimlerle birlikte aynı binada olması halinde hastane girişinde de benzer bir uygulama getirilebilecektir. Ama yukarıda da belirttim idare hukukunun temel ilkelerini göz ardı edemezsiniz. Kanun açıkça belirtmediyse idarenin bu konuda bir yetkisi olduğundan bahsedilemez. Kaldı ki bazı illerde barolar veya şubeleri adliyenin içinde olabiliyor. Diğer bir deyişle adliye binaları sadece mahkeme salonlarından ibaret olmadığı gibi hepimizin bildiği üzere adalet mekanizması üç saç ayağı üzerine kuruludur: iddia (savcılık), savunma (avukatlık) ve yargı (hakimlik). Diğer iki unsura benzer bir uygulama getirilmeksizin münferit bir hadise sebebiyle sadece avukatlara tıpkı sizin ifadelerinizde oluğu gibi potansiyel suçlu muamelesi yapılması kesinlikle kabul edilemez, kesinlikle hukuk dışıdır.

Ayrıcalıklar kanunla tanınmış haklarsa polisin bunu keyfiyet hususu yapması hoşgörülecek bir davranış değildir.
Ayrıca medeni toplumların tamamında olması gereken kişisel hak ve özgürlükler bağlamında, değil avukatların sarı çizmeli Mehmet ağanın bile aranması ilkelliktir. Güvenlik gerekçesi ile bir polis memurunun elleriyle bedenime dokunmasına katlanmak zorunda olacağım hiç bir kanunu çağdaş göremem. Devlet bu işler için gerekli elektronik ve bilimsel tedbirler alabilir. Elin oğlu niye oramı buramı elliyor kardeşim?
  • Paylaş
3

Dost, Başka bir bakış acısı :))))))

Tufan, Merak etme polisler de senin sağını solunu ekleme meraklısı değil ?

Hakan, Bundan bende eminim ancak, biber gazına ayrılan bütçenin yarısı elektronik sistemlere ayrılsa, kimse kimse yi ellemeden bu işler hallolacak.

Kesinlikle hayır. Terörist başını savunmak için İmralı'ya giden de avukat. Aynı kafada olan bir avukat, bombayı sarıp adliyede patlatırsa hesabını kim, nasıl verecek? Biz, hamile kadınları bile vuran kalleş pkk'nın var olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Kayıpları en aza indirmemiz için önlem almamız şart.
  • Paylaş
İsimlerinin önünde Av. eklemesinin olması, bu tip durumlar için bir ayrıcalık olmamalı bence de. Ayrıca abartıldığı gibi de bir durum yok zaten. Havaalanlarında, AVM'lerde nasıl bir prosedür uygulanıyorsa, şu anda İstanbul Adalet Sarayı'nda da aynı prosedür uygulanıyor. Girişlere konulmuş x-ray cihazları var ve bu cihazlardan geçerek içeri giriyorsunuz. Cihazlardan bir sinyal gelmesi halinde, güvenlikler tarafından yine dedektörle aranıyorsunuz; öyle oranızı buranızı da ellemiyorlar. Niye bu kadar abarttıklarına anlam veremedim.
  • Paylaş
Bıçağı nasıl içeri sokmuşlar bilemeyeceğim,araştırılması gerektiğini düşünüyorum. Ama sizin "avukatlar aranmamalı" görüşünüze örnek teşkil etmesi için bu olayı göstermeniz trajik komik bence.

Devlet halkına adil davranmak zorundadır bu görüşünüze katılıyorum. Türkiye'de bir avukat Danıştay toplantısını basıp ortalığı kan gölüne çevirebiliyor ve bu kadar terör olayları yaşanan bir ortamda devletin can güvenliğini sağlaması için önlemler alması doğru değil mi? yaşam kalitesini yükseltmekle birlikte, eğitimin kaliteli bir hale getirilmesi, bireysel silahlanmanın önlenmesi ve kanunların caydırıcı hale getirilmesini gerekmektedir.

@gercekcidost
''Benim bu soruda dikkate aldığım üst arama kategorisi ateşli ve ateşsiz silahların, adliye gibi yerlerde sadece emniyet kuvvetleri tarafından taşınabilmesi ve diğer insanların ki avukat hakim ve savcılarda dahil bu binalara silah ve nevi malzeme ile girememeleri alakalı üst aramasıydı.'' açıklaman için teşekkür ederim.
  • Paylaş
13

Redeye, Gerek ilmi gerek kazai bu kadar değerlendirme paylaştım konu hakkında. Bunlar örnek kabilinden yeterli olmadı da bunu mu örnek gösterdim zannediyorsunuz. Avukatlarla bu radde uğraşılmasına gerek olmayacak düzeyde güvenlik zafiyeti söz konusudur günde azami 200 bin kişinin uğraması beklenen, çaycısının 70 bin kişi üzerinden hesap yaparak ihalesine 10milyon lira verdiği böylesi bir yapıda. Bu tarafıyla değerlendirirseniz mevcut uygulamaların ne kadar gereksiz bir enerji kaybı olduğunu daha iyi anlarsınız, illa bir mukayese gerekiyorsa...

Nazende , Güvenlik zafiyeti olmaması içinde ayrım olmadan herkesin X Ray den geçmesini söylüyorum bende. Özellikle bu dönemde daha dikkatli olunması düşüncesindeyim.

Dost, Sayın avukat, herkesin geçtiği kapıdan sende geç. kapıda öterse çıkart anahtarlarını telefonunu tekrar geç. sonrada git işini yap. İşini doğru yap ki (para için gerçek suçluları savunmayarak, suçsuz olduğuna gerçekten inandığın kişileri savunarak) başarıya ulaş ve toplum düzenindeki suç oranını düşürmeye katkın olsun. Sonra da git evine huzur içinde yaşa. Yani adliye kapısındaki o X ray cihazından geçiyorsun da ötüyor diye sana üst araması yaparken parmak atıyorlarsa onu bilemem. Ama bu konuda ki inadınızı çok saçma buluyorum. Benim gözümde senin bahsettiğin o, 200 bin kişiden bir farkın yok çünkü sonuçta sende insansın. Neyin imtiyazını istiyorsun?

Redeye, Gerçi ziyadesi ile terbiyesiz ifadeler içeren üslubunuz cevaba layık değil ama baştan hatalı bakış açınızın da düzeltilmesi gerekli. Avukat illa suçsuz olduklarına inandığı kişileri savunmak durumunda değildir. Keza sadece masumların değil suçluların da savunma ve savunulma hakkı bulunmaktadır. Neden derseniz abartılı bir örnek vererek açıklamaya çalışacağım: sokaktan geçen birinin ensesine şaplak patlattı diye adamın birisini idam cezası ile yargılamaya kalkarlarsa, bu kişinin savunulmaya değer bir hakkı yoktur diyebilir misiniz? Aslında hiç abartmaya gerek yok Anayasa ile güvence altına alınmış eğitim hakkının parasız olması gerektiğini düşündüğü için bir toplantıda pankart açan iki üniversite öğrencisi genç takriben 1,5 yılı aşkın süredir içeride. Hak ve reva mıdır bu derseniz bana göre değil. Ha belki siz bu kişiyi xray cihazından geçirmekle ilgili fantaziler de türetebilirsiniz ama lütfen sakın hak hukuk dağıtmaya kalkmayın... Ortada bir inat var ise sizin de yukarıda alıntıladığınız biçimde avukatlara tanınmış hakları uygulamamakta direnen idarenin inadıdır bu. İmtiyaz falan istediğim yok yasaların uygulanmasını ve yasa ile düzenlenmemiş konularda histerik bakış açıları ile bir tarafından elementler uydurmayan uygulamalar istiyorum. Yasaları da değiştirmedikleri müddetçe ama ya zaten ortam kötü biz bu yasayı şöyle yorumlayalım ya da böyle keyfimiz buyuruyor demeye kimsenin hakkı yoktur, sadece bunu söylüyorum...

Nazende , 1,5 yıldır bir pankart açtı diye içerde olan kişiye uygulananda kanun.Yasalar mutlaka kişilere göre uygulanmaz ama en azından yanlışlığı kabul edilebilir. Size son bir soru sormak istiyorum. Avukatlar yada yargı mensupları suç işlemezler mi? Başka sorum yok hakim bey:))))

Redeye, Bakın beni durmadan aynı şeyleri tekrara mecbur ediyorsunuz. Avukatlar da elbette ki suç işleyebilir. Ama suç işlenmeden evvel kimseye suçlu/potansiyel suçlu muamelesi yapılamaz. Kaldı ki avukatlar kamu hizmeti yerine getirirler. Kimdir başka kamu hizmeti ifa edenler: kolluk kuvvetleri, sair memurlar vb. Bu bakış açısıyla giderseniz polis de suç işleyebileceğine göre polis de silahını bıraksın girsin içeri denilebilir.

Dost, Anladığım kadarı ile vaktinizin çoğunu bu konu ile ilgilenerek geçirdiğinize göre sizin avukatlık yapmak değilde avukat olmak ve imtiyaz istemek gibi bir probleminiz var. yazımda size sadece bırakın x ray dan geçmişsiniz geçmemişsiniz gibi şikayetleri çok önemli değil işinize bakında adli makamları gereksiz basit şeyler ile rahatsız etmek yerine sorun çözerek rahatlatın. Zaten bir söz vardır "yarası olan gocunur." sizin x ray dan özellikle ve ısrarla geçmek istememeniz şüphe uyandırıyor bu yüzden. Hayırdır? Üslubum için özür dilerim ama buradaki tüm arkadaşlar bilirler, site lakabım da olduğu gibi gerçekleri olduğu gibi görür ve yansıtırım, yani gerçekçi olurum ama kimilerine dost kimilerine ise gıcık görünür durumum :)...

Dost, "Avukatlar kamu hizmeti yerine getirirler" Açık konuşayım bence bu tartışılır. Benim bildiğim kamu hizmetini devlet memurları yerine getiriyorlar. Kamu hizmetinde çalışanlar devletten ücret alıyorlar ve kıdem kademelerine göre para alıyorlar. Avukatlar ise bana göre kamu değil kişilerin işleri ile alakalı çalışıyorlar genelde. Yani parayı verenin işini yapıyorlar.

Dost, Serbest meslek diye geçiyor sanırım...

Dost, :))))))))))) Ben gördüğüm kadarını söylerim... :))))))))) Buradan öyle görünüyor. yetkinlik yapmıyorum. :)))
Bu arada üslubumu beğenmediniz, özür dileyerek açıklama yaptım fakat siz benim görüşüme sığ diyerek ve kafamı küçümseyerek aşağıladınız.

Kimin kafası sığ? X ray cihazının önünde sıkışmış, illede beni aramasınlar diyen sizin gibi birinin mi? (Avukat demek isterdim ama avukat benim için başkalarının hak ve özgürlüklerini bir şekilde korumaya çalışan bir meslek gurubuna ait sıfattır. İmtiyaz için uğraşan birine ait bir sıfat olabileceğini düşünmüyorum) yoksa emniyet tedbirlerinin toplumun huzuru için var olduğunu düşünen ve bu konuda hiç bir sıkıntısı olmayan benim gibi bir vatandaşın mı?

Nazende , son sözünüze diyecek çok şey olmakla birşey diyemiyeceğim.Olay bukadar çarpıtılabilir kamu görevlisi:))

Redeye, Avukatlık Yasası’nın 1.maddesinde belirtildiği gibi Avukatlık kamu hizmeti niteliğinde bir serbest meslektir.

Dost, :)))))))))))
Tamam avukatsınız :) en azından 13168 sayılı 07/04/1969 tarihli resmi gazete yayınlanan 19/03/1969 da kabul edilen 1136 numaralı Avukatlık kanununu biliyormuşsunuz. Aaaa ne tesadüf bende biliyormuşum (google amca sağ olsun)...

Kanun da dediği gibi kamu hizmeti yapan ve parmak ile gösterilen avukatlar var ama genel olarak serbest meslek olarak çalışılan bir meslek... Sonuçta .... :)))

Uçağa binerken aranıyorlarsa neyi tartışıyoruz...
  • Paylaş
Danıştay saldırısını da bir avukat yaptı...
  • Paylaş
İnsanların alışveriş merkezlerine girerken üstlerinin aranmasını haklı buluyor musunuz? Bu durum neden uygar ülkelerde yok? Halkına adil davranan bir devletin ve dolayısıyla halkının dahili düşmanı olur mu? Bence gelir dağılımı düzeltilsin, bütün halk fakirlik ve tabiî açlık sınırının üstünde gelire sahip olsun, devlete olan düşmanlık bitsin. Kimsenin üstü aranmasın.

Çok doğru diyorsunuz Nazende, devletin teröre karşı önlem alması şart ama bu önlemler geliştirici değil de caydırıcı olduğunda bir çözüme varmıyor. Yani halkı aç bırakıp onlar kömür dağıtmak da isyan etmemeleri için caydırıcı bir önlemdir. Halka eşit davranılmalı, gelir seviyeleri dengelenmeli, açlık ve fakirlik sınırında yaşayan kimse olmamalı. Bunlar olduktan sonra halk zaten bir tehdit de hissetmeyeceği için silahlanmaz. Eğitimin de çok önemli olmadığını Avrupa'da görüyoruz. Ayda 3000 Avro kazanan ilköğretim mezunu bir işçi zaten kimseye saldırmak için bir dürtüye sahip olmuyor. Bahsettiğim ülkede zaten başbakan da 5000 Avro maaş alıyor ve ek iş yapamıyor.
  • Paylaş
1136 sayılı Avukatlık Kanununun Soruşturmaya yetkili Cumhuriyet Savcısı Başlıklı 58. maddesinde:

"Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet Savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır Cezayı gerektiren suçüstü halleri dışında avukatın üzeri aranamaz” hükmüne yer verilmiştir.

Avukatın müdafaa görevini garanti altına alan 1136 sayılı Yasanın 58.maddesinin avukata tanıdığı ayrıcalık, avukatın kendisinin suç isnadı ile karşı karşıya kaldığı durumlarda geçerli olan bir ayrıcalıktır ve bu ayrıcalık da adli aramalarda uygulanabilir (ANKARA BÖLGE İDARE MAHKEMESİNİN 16.02.2005 TARİH ve Esas NO: 2004-3869, KARAR NO: 2005-554 sayılı kararından alınmıştır).

Bu maddenin tek istisnası 1721 sayılı Yasanın 6. maddesidir. Bu madde de cezaevlerine girişleri düzenlemektedir ve 'Ağır cezayı gerektiren suç üstü hali dışında avukatın üzerinin aranamayacağı' genel kuralının tek istisnasını oluşturmaktadır.

Daha detaylı bir fikir edinmek için bakınız: turkhukuksitesi.com/makale_187.htm

Sonuç olarak şahsi görüşüm avukatların verdikleri hizmetin kamusal nitelik arz etmesi bakımından ve müvekkil mahremiyetinin korunması açısından üstleri aranamaz.

Danışay saldırısı ile ilgili olarak eskilerin bir sözünü hatırlatmak uygun düşer:
Sui misalden emsal olmaz.

Not: Baskıcı uygulamaları zihinlerde meşrulaştırabilecek değerlendirmelere varmadan evvel herkesin bir defa Vendetta izlemesini de salık veririm.

Konuyu bir bütün olarak ele alıp değerlendiren bir makaleyi şu bağlantı üzerinde kayıtlı pecya sitesinde görüntüleyebileceğiniz Günışığı isimli hukuk dergisinin 36. sayfasında bulabilirsiniz.

Yine konu ile ilgili bir diğer makaleye de şu adres üzerinden ulaşabilirsiniz:
bursabarosu.org.tr/paylasim/file/dosyala...
  • Paylaş
4

Nazende , Ben kanunların insanlara eşit uygulanması taraftarıyım.Binaya girerken güvenlik açısından aranmanın nasıl bir görev aksatma yada özgürlüğü kısıtlama olduğunu doğrusu anlamıyorum. Vendetta filminide izledim.Filmdeki ülkenin durumu ile Türkiye'nin şuandaki durumunu karıştırmamak gerekir diye düşünüyorum.Korku salmak isteyen ve halk üzerinde baskı kurarak istediklerini yaptırmak isteyen PKK terör örgütüdür.

Redeye, 1. Kanunlar karşısında eşitlik mutlak anlamda herkese eşit davranılması değil denkler arasında eşitlik getirilmesi anlamına gelir. Keza pozitif ayrımcılık tartışmaları da dayanağını bu noktada bulur. Eşitliği mutlak olarak uygulamaya kalkarsanız özürlülerin haklarını göz ardı etmeye kadar varabilecek bir çizgide ilerlersiniz. Görev başında olmak da bu eşitliği ortadan kaldıracak unsurlardan birisidir. Örneğin bir polis vb. kolluk kuvveti mensubu ile vazifesi başında tartışmanız başka sonuçlar doğuracaktır, sivil, gündelik yaşantı içinde başka...

2. Tartışma konusu yetkilerin avukatlara kanun ile tanınmış olduğunu akılda bulunduracak olursak somut olayda insanlara kanunların eşit uygulanmaması gibi bir durumdan bahsedemeyiz. Tam aksine kanunun uygulanmaması durumu tartışma konusudur.

3. Avukatların üstlerinin aranmaması yönünde düzenleme getirilmesi onların vazifesi olan savunma görevi ile bağlantılıdır. Genellikle zaten üstün güçlerle donatılmış idari birimlerin dünyanın her yerinde çeşitli baskıcı uygulama örnekleri nedeni ile adaletin sağlanabilmesi açısından savunuculara böyle bir kalkan verilmiştir. Bu kalkan kendileri için değil savundukları kişiler adına korunması gerekli değerlerle bağlantılıdır.

4. Türkiye'de durumun nerede olduğunu daha iyi tahlil edebilmek için basılmamış bir kitabın toplatılması sürecini biraz araştırmanız size yardımcı olacaktır. Kitabın nüshalarının bulunduğu iddiası ile idari birimler yetki gaspına varan bir uygulama ile avukatın ofisini aramaya kalkmış ve en nihayetinde gelen itirazlar sonucunda işlemi yapan sayın yüksek yetkili savcımızın görev yeri değiştirilmiştir.

5. Dünyanın her yerinde benzer örnekleri görülebildiği üzere Türkiye'de örgütle bağlantılı ve hatta örgütü siyasi amaçlar için angaje edebilen idari birimler hakkında çeşitli iddialar ortaya atılmakta olup yargılaması devam eden süreçte Ergenekon adı verilen yapılanmanın da bu bağlantıları kullandığı iddia edilmektedir. Bu bakımdan şahsi kanaatim kimin, kimin üzerinde baskı kurmaya çalıştığı çok kesin çizgilerle birbirinden ayırt edilebilecek durumda değildir.

Nazende , söyledikleriniz farklı başlıklar altında tartışılmaya değecek güzel konular.Bu kadar terör olayı yaşanırken, avukat yada avukat kimliği edinmiş birinin rahatça içeri girip bir eylem yapmıyacağı garantisini kim verebilir? İnsan hayatı herşeyin üzerindedir.Bu protestoyu yapanlar X Ray cihazından bile geçmeyi reddediyorlar.Kanunlar yaşayan insanlar içindir:)

Redeye, İşte tam da demek istediğim bu. Birlik ve beraberliğe bu kadar muhtaç olduğumuz günlerde diye başlar ve devam eder bu teraneler. Kitle desteği de sağlandı mı, hangi manipülasyonlarla kimin sizi nereye getirdiğinin bile farkına varamadan Vendetta sokağında bulabilirsiniz kendinizi, aman dikkat diyorum sadece. Korku senaryoları ve paranoyalar ile insan özgürlükleri gibi en az insan hayatının korunması kadar temel değerlerin hiçe sayıldığı durumlara gelinmemesini temenni ederim.

Tartışmanın bir anlamı yok aranacaklar tabi ki, bir zamanlarda rektöre kelepçe takılır mı diye tartışmışlardı. Ayrım yok normal vatandaşa kelepçe takılabiliyorsa herkese takılabilir, herkes aranabilir...

  • Paylaş
Tüm avukatlar için hoş olmayabilir ancak aranmalıdırlar. Bildiğiniz üzere bölücü avukatlar da çoğaldı. Ne malum saldırı düzenlemeyeceği. Avukat olunca ne oluyor. Nedense avukatlar kendilerini dokunulmaz sanıyorlar! Aransınlar tabi....
  • Paylaş
Tabili onlar da aranmalılar, beşer şaşabilir malum...
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

3635 Görüntülenme19 Takipçi13 Yanıt