Bilmek istediğin her şeye ulaş

Ayn Rand'ın 'Hayatın Kaynağı' adlı romanını okudu iseniz, kitabın öncesi ve sonrası olarak kazanımlarınız neler oldu? Kitap hakkındaki yorumlarınız nelerdir?

Ayn Rand'ın 'Hayatın Kaynağı' adlı romanını okumuş olan siz değerli insanlar! Kitabın öncesi ve sonrası olarak, kazanımlarınızı bize söyler misiniz (veya kitaptan bahseder misiniz lütfen)? Belki bu sayede insana değer katabilen; ama dışlanan 'kitap okuma' fenomenine bir katkımız olabilir.Düzenle
En sevdiğim ve sık sık tavsiye ettiğim kitplardan biridir. Howard Roark'ın mesleği nedeniyle ilgimi çeken devamında Ayn Rand'ı araştırmama sebep olan bir kitaptır.

Okuduğumdan bu yana Hayatın Kaynağı ve Atlas Vazgeçti serileri ve Ayn Rand hakkında aşağıdaki notları toplamışım zaman içinde...

Notlar içerisinde objektivizim ve minarkizm yer alan kavramlar sık sık kafamı kurcalamaya ve siyasi görüşüm olmaya doğru evrildiğini de itiraf etmeliyim.

Bir kitap daha ne yapabilir ki?

Objektivizim Notlari

insan zekası, onun asıl hayatta kalma aracıdır. Hayat ona bahşedilmiştir; fakat hayatta kalma verilmemiştir. Ona bedeni verilmiştir; fakat bedeninin beslenmesini devam ettirme verilmemiştir. Ona aklı verilmiştir; fakat aklının içeriği verilmemiştir. Canlı kalmak için insan davranışta bulunmalıdır ve davranışta bulunmadan önce hareketinin özelliğini ve amacını bilmek zorundadır. İnsan yiyeceği hakkında ve onu nasıl elde edeceği hakkında bilgi sahibi olmadan yiyeceği elde edemez. Amacı hakkında ve bu amacı nasıl başaracağı konusunda bilgi sahibi olmadan bir çukur kazamaz -veya siklotron inşa edemez. Hayatta kalmak için düşünmek zorundadır. "

"fakat düşünmek tercihe açık bir harekettir. Umursamaksızın 'insan tabiatı' olarak adlandırdığımız şeyin anahtarı, birlikte yaşadığınız, ancak adını açıklamaktan dehşete düştüğünüz açık sır, insanın iradeye dayalı bilinçli bir varlık olduğu gerçeğidir. Akıl otomatik olarak çalışmaz, düşünme mekanik bir işlem değildir, mantık bağlantıları içgüdüyle yapılmaz. Midenizin,
akciğerinizin veya kalbinizin fonksiyonu otomatikti. ; fakat aklınızın fonksiyonu otomatik değildir. Hayatınızın herhangi bir anında veya sorununda düşünmeye veya bu işten kaçınmaya özgürsünüz. Fakat tabiatınızdan, sizin hayatta kalma aracınızın akıl olduğu gerçeğinden -bu nedenle bir insan olan kendiniz için 'olmak ya da olmamak' sorunusun 'düşünmek ya da düşünmemek' olduğu gerçeğinden kaçmakta özgür değilsiniz. "

"irade bilince sahip bir canlı otomatik bir davranış şekline sahip değildir. İnsan, hareketlerine yol göstermesi için bir değerler sistemine ihtiyaç duyar. 'değer' kişinin kazanmak ve korumak istediği şey, 'erdem' ise kişinin onu kazanma ve muhafaza etme hareketidir. Değerden, 'kim için ve ne için değer? ' sorusuna bir cevap vermesi beklenir. 'değer', bir alternatif karşısında bir standardı, bir amacı ve davranışın gerekliliğini varsayar. Alternatifler olmadığı durumda hiçbir değer söz konusu olamaz. "

"evrende sadece bir temel alternatif vardır: varolma ya da varolmama. Ve bu sadece tek bir sınıf varlıklara, canlı organizmalara hastır. Cansız
maddenin varlığı şartlara bağlı değildir, yaşamın varlığı ise bağlıdır: hayat özel bir hareket tarzına bağlıdır. Madde yok edilemez niteliktedir, şeklini değiştirir; fakat varolmaktan vazgeçemez. Sabit bir alternatifle, yani yaşam ve ölümle yüz yüze olan sadece bir canlı organizmadır. Yaşam bir kendini devam ettirme işlemidir. Eğer bir organizma bunu yapamıyorsa, ölür; kimyasal elementleri kalır, fakat yaşamı varolmaktan çıkar. 'değer' kavramını olası yapan sadece yaşam kavramıdır. İyilik veya kötülük sadece canlı bir varlık içindir.

"yaşamak için bir bitki kendini beslemek zorundadır. Onun ihtiyaç duyduğu güneş ışığı, su, kimyasallar doğanın onun hizmetine sunduğu değerlerdir; onun yaşamı onun davranışlarını belirleyen değerin standardıdır. Fakat bitkinin davranışını tercih etmesi söz konusu değildir; bitkinin karşılaştığı şartların alternatifleri vardır, fakat onun fonksiyonunun alternatifi yoktur: hayatını devam ettirmek için otomatik olarak davranır; kendini yok edecek tarzda davranamaz. "

"bir hayvan hayatını devam ettirecek şekilde
teçhiz edilmiştir; duyuları ona otomatik bir hareket tarzı ve neyin iyi neyin kötü olduğuna dair bir bilgi sunar. Bilgisini arttırma veya bilgiyi göz ardı etme yeteneği yoktur. Bilgisinin yetersiz olduğu durumlarda ölür. Fakat yaşadığı müddetçe bilgisine dayanarak hareket eder; otomatik güvenlik ile ve tercih etme yeteneği olmayışı ile, kendi çıkarını göz ardı edemez, kötüyü seçecek şekilde ve kendi kendini yok edici şekilde davranmayı tercih edemez. "

"insan hiçbir otomatik hayatta kalma sistemine sahip değildir. Onun tüm diğer canlı şeylerden farkı, alternatifler karşısında iradeye dayalı tercih yoluyla davranması gerekliliğidir. Onun için neyin iyi veya neyin kötü olacağı hakkında, hangi hareket tarzına ihtiyacı olduğu konusunda otomatik bilgisi yoktur. Bir kendini koruma içgüdüsü gevezeliği mi yapıyoruz? Bir kendini koruma içgüdüsü kesinlikle insanın sahip olmadığı bir şeydir. Bir içgüdü kesin ve otomatik bir bilgi şeklidir. Bir arzu bir içgüdü değildir. Bir yaşama arzusu size yaşama için gerekli olan bilgiyi vermez. Ve insanın yaşama arzusu bile otomatik değildir: sizin sahip olmadığını arzunun bu olması sizin bugünkü gizli şeytanınızdır. Sizin
ölüm korkunuz bir yaşam aşkı değildir ve size onu muhafaza etmek için gereken bilgiyi vermeyecektir. İnsanlar bilgilerini tabiatın kendilerini mecbur kıldığı düşünme işlemiyle elde etmeli ve hareketlerini böyle seçmelidir. İnsan kendini yok edecek şekilde davranma gücüne sahiptir -ve bu, tarihin büyük kısmında insanın yaptığı şeydir. "

"insana rasyonel varlık denmektedir, fakat rasyonellik bir tercih konusudur -ve doğanın insana sunduğu alternatif, akıllı varlık veya intihar hayvanı olmaktır. İnsan, tercihiyle insan olmak zorundadır; hayatını, tercih ederek bir değer olarak sürdürmelidir; tercih yoluyla ihtiyaç duyduğu değerleri keşfetmeli ve kendi erdemlerini uygulamalıdır. "

"tercih yoluyla kabul edilen bir değerler sistemi bir ahlak sistemidir. "

"şu anda beni duyan kişi, her kim iseniz, sizin içinizde yozlaşmadan kalan, yaşayan kalıntıya, insan kalıntısına, aklınıza sesleniyorum ve diyorum ki: aklın insana has bir ahlakı vardır ve aklın ahlakının değer standardı insanın hayatıdır"
"iyi, bir canlı varlığın hayatı için uygun olan her şeydir; kötü hayatı yok eden her şeydir. "

"tabiatın gerektirdiği gibi, insanın hayatı akılsız bir hayvanın, yağmacı bir haydudun veya aylak bir mistiğin hayatı değil, canlı bir varlığın yaşamıdır -bu zorbalık ve dolandırıcılık yoluyla değil, başarma yoluyla bir yaşamdır- çünkü insanın hayatta kalması tek bir şeyin, yani aklın sayesindedir. "

"insanın hayatı ahlak standardıdır, fakat sizin kendi yaşamınız onun amacıdır. Eğer dünyada varolmak sizin amacınız ise, hareketlerini ve değerlerinizi insana has olan bu standarda göre, yerine yenisi konamayan değer -yani hayatınızı- muhafaza etmek, onun için doldurmak ve tadını çıkarmak için seçmelisiniz. "
Rand'ın profesyonel anlamda ilk büyük başarısı yazımı 7 sene süren ve 1943 yılında yayınlanan Hayatın Kaynağı (The Fountainhead) romanı oldu. Roman 12 yayıncı firma tarafından "fazla entelektüel ve Amerikan düşünce tarzına karşı" olması gerekçesiyle geri çevrildi, "bu kitabı okuyacak bir kitle yoktu. "

Liberteryen sosyalizm veya özgürlükçü sosyalizm ( sosyalist anarşizm[1][2] ya da sol liberteryenizm olarak da adlandırılır. [3][4]) , güdümsüz, ekonomik ya da toplumsal katmansız, birey özgürlüğüne ve eşitliğine dayalı, her tür bilgiye erişmede ve kullanmada fırsat eşitliği sağlayan, anarşist özelliklere sahip bir sosyalizm anlayışıdır. [5]

Bu eşitlik ve özgürlük, ancak özel mülkiyetin sona erdirilmesiyle mümkün olacaktır. [6] Böylece üretim ve kaynakların, toplumun bütününü kapsayacak biçimde paylaştırılması sağlanır. Bununla birlikte Liberteryen sosyalizm, gayrimeşru otoriteyi tanımlamayı, eleştirisini yapmayı ve sonuçta da toplum yaşamının her yanındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlar.
Libertereyn sosyalistlere göre “gerek ekonomik, politik, dinsel; gerekse cinsiyetçi olarak kurumsallaşan güç, hem özneyi (faîl) hem nesneyi (mefûl) vahşileştirir. ”[7]

Diğer yönetsel sosyalizm anlayışları devlette ya da siyasi partilerde egemenlik kurmak üzere ekonomi ve kamu yönetimi alanlarında etkinlik gösterirken; Liberteryen sosyalistler, sendikalar, meslek odaları, işçi konseyleri, belediyeler, yurttaş meclisleri (mahfilleri) vb. Bürokratik olmayan, doğrudan demokrasi uygulanabilecek alanlara yönelmektedirler. [8] Liberteryen sosyalistler, devlet yapılanmasını kapitalist sınıf egemenliğinin surları ve kalesi olarak tanımlar. [9]

Liberteryen sosyalizm olarak nitelenen siyasi felsefe, anarko-komünizm, anarko-kolektivizm, anarko-sendikalizm gibi anarşizm varyantlarını, [10] ortaklığı, [11], toplumsal ekolojiyi, [12] özyönetimciliği ve konsey komünizmini kapsamaktadır) . [13] Bazı kaynaklar Libertereyn sosyalizmi kısmi ve yan anlamlı olarak anarşizm[14] ve sosyalist anarşizm ile bağdaştırır. [2][15]
Minarkizm (aynı zamanda minimal devletçilik, [1] küçük devlet veya sınırlı devlet liberteryenizmi[2] olarak da bilinir) , devletin tek meşru fonksiyonunun bireyleri saldırganlıktan, hırsızlıktan, sözleşmelerin ihlalinden ve dolandırıcılıktan korumak olduğunu ve devlet kurumlarının sadece askeriye, polis, yargı ve yasamadan ibaret olması gerektiğini[3] savunan liberteryen sosyalist siyaset felsefesidir. Bazı minarkistler vergilendirmeyi desteklerler. Minarkistler genellikle laissez-faire yaklaşımının ekonomik refahı arttıracağını düşünür.

Minarkizm liberteryen değerler ve ilkelerden hareket etmekle birlikte, devletin ahlaken meşru olduğu veya özgürlüklerin korunması için gerekli olduğu sonucuna ulaşan, ancak her türlü devletin değil, sadece minimal bir devletin meşru olduğunu ileri süren anlayışı tanımlamada kullanılmaktadır. Harvardlı bir profesör olan Robert Nozick 1974 yılında Anarşi, Devlet ve Ütopya adlı eseriyle bu akıma önemli katkılarda bulunmuştur.

  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR