Bilmek istediğin her şeye ulaş

'Ben Osmanlıyım', 'Ben Atatürkçüyüm' kavgası sizce nasıl bitirilir. Çözüm odaklı, samimi, adil (ve seviyeli) cevaplarınız nelerdir?

Herhangi bir sorunu gerçekten çözmek isterseniz iki çözüm vardır.
1. Basit ve geçici yol olarak diktatör gibi darbe yaparsınız, soruna neden olan her şeyi yasaklayıp karşı çıkanları öldürmeye varan sonuçlarla karşı karşıya bırakırsın. Bkz: 80 darbesi
2. Sorunu derinlemesine araştırırsın nedenleri ve sonuçlarıyla. Sağlam temellere oturtursun, mantığını iyice kavrarsın. Ve bunu insanların gönlüne girip anlatırsın. İnsanlar mantıklı bulduğu şeyi kabullenirler ve bunu da kabulleneceklerdir.

Açıkçası ben bu sorunu gayet normal buluyorum, çok da umursamıyorum. Ama insanların kendilerini böyle düşüncelere aşırı bağlanarak kendilerini sınırlandırmalarını çok doğru bulmuyorum.
  • Paylaş
Dogma ve tabuları bir kenara bırakıp da düşünmeye başlandığında biter. Türkiye bu iki şeyin arasına sıkışmıştır.
  • Paylaş
Aslında bunun yanıtını algıyabildiğimiz Fizik veriyor. Zaman akar ve geri dönmez. Tarih, kronoloji temellidir, yani olaylar tarih şeridinde akar. Dün Osmanlı imiş, bugün Cumhuriyet. Böyle olmuş, olmasının sebepleri var ve gayet açık.
Ben Atatürkçüyüm olur da Ben Osmanlıyım olmaz. Atatürkçü olmanın karşılığı Atatürkçü olmamak, Atatürk ilkelerine karşı bir şeyi savunmak, o görüşte olmaktır. Atatürk'ün yaptıklarını sevmeyen biri kişi gitsin kendine başka bir sıfat bulsun.
Ben Osmanlıyım kafasındakilere iki çift sözüm:
Osmanlı, aptal bir devlet değildi. 1699 bozgunundan sonra 'Ne oldu da ben bunlara toprak verdim?' diye sorguladı ve yanıtı hemen buldu. Ondan toprak koparanlar bunu Endüstri Devrimi sayesinde yapmıştı. O zaman Osmanlı da bu devrimin gereklerini yapacak yani evrilecekti. Evrim gecikince, layıkıyla yapılmayıca, gerçekleşemeyince, devrim yapıldı.
Atatürk Devrimi'nin en kısa özeti, bir ulusu Endüstri Devrimi'ne adapte etmektir. Yoksa Atatürk, Osmanlı'nın kurumlarını yıkmadı. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nden, Yargıtay'a kadar bir çok kurum Osmanlı'dan gelir. Atatürk, eski devleti yıkmadı, sadece devletin şeklini değiştirdi.
Zaten dünyada devrim yapanlar, bir önceki devletin içeriğini değiştirmek gibi bir çılgınlığa girişmezler. Her şeyin kaydı (nüfus kütüklerinden, tarlaların haritalarına kadar) bir önceki devlettedir.
  • Paylaş
1

Gökhan Biçer, Peki nasıl bitirilir? Türkiye'de daimi bir merkez sağ partiye ihtiyaç var, tıpkı Avrupa'daki ülkelerde olduğu ve genellikle iktidara gelen partiler gibi. Bu parti, muhafazakarlık ve milliyetçilik gibi uçlara gönderme yapabilir ama bunlar gibi olmamalı, aslolan, liberal, serbest piyasa şartlarını savunan politikalar ekseninde ilerlemelidir. Bizde bunu ilk gören Atatürk olmuştur. Kendi partisine karşı böyle bir partinin kurulmasını teşvik etmiştir. Böyle partiler demokrasimizde hep kurulageldi, Demokrat Parti, Adalet Partisi, Anavatan Partisi. Hepsi yerle yeksan oldu, sebepleri kendilerinden de kaynaklanabilir, kendi dışından da. Atatürk bir modernizasyon hareketine girişti, Osmanlı'dan devraldığı kurumları modernleştirmeye girişti tabii modern siyasi partilerin varlığını da istedi. Kendisi, örnek olarak modern bir siyasi parti kurdu ama bu demokrasinin ana muhalefet partisiydi çünkü iktidar her rejimde olur, muhalefet sadece demokrasilerde olur. Modern merkez sağ parti kurulur ve daimi kılınırsa bu tip tartışmalar azalır, sönümlenme yoluna gidilir.

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

47 Görüntülenme6 Takipçi3 Yanıt

Konu Başlıkları