Bilmek istediğin her şeye ulaş

Beyinciği olmadan bile 24 yıl yaşamını sürdürebilen, insan beyninin sırları hakkında verebileceğiniz bilgiler nelerdir? Beyin, nöronların %50'sini barındıran beyincik açığını nasıl kapattı?

Eylül ayında gördüğüm bir haberde Çin'de bir kadının 24 yaşında, hastanede testler sonrasında "Beyincik"i olmadığı ortaya çıkmıştı.Düzenle
Bu bilgiden sizin sorunuz sayesinde haberdar oldum, öncelikle teşekkürler. Sanırım hastanın gerçek beyin tomografisi burada.
Tıp

Kaynak:iflscience.com/brain/24-year-old-woman-...

Haberden ve ilgili makaleden* okuduğum kadarıyla, bu kusurun ortaya çıkışı, beyin hücrelerinin, daha anne karnında gelişme aşamasındayken, doğru yerlere göç etmesini ve yerleşmesini sağlamakla ilgili genin mutasyona uğramasından kaynaklanıyor. Altı yaşına kadar konuşamama, yedi yaşına kadar yürüyememe, konuşmasında telâffuz sorunları ve desteksiz hareket edememe, koşamama, zıplayamama gibi rahatsızlıklar yaratması bakımından önemli bir eksiklik beyinciğinizin olmaması.
Beynin bu açığı nasıl kapattığı ile ilgili ayrıca bir bilgiye rastlayamadım çünkü ortada bir açık kapatma gibi bir durum gözükmüyor. Zaten kişi 20 yıldır sorunsuz bir hayat yaşamamış ve en sonunda baş dönmesi-kusma gibi şikâyetlerle hastaneye başvurmuş. Vücudun dengesini sağlayan tek yer beyincik değildir, iç kulaktaki yarım daire kanalları da denge görevini üstlenir. Yarım daire kanalları bildiğim kadarıyla beyin ile bağlantı kurarak, beyincikte ortaya çıkabilecek hasarlara karşı bir sigorta görevi görür. Yani, beyinciğiniz hasar görse bile, yarım daire kanalları dengeyi sağlamadaki yardımcı görevini beyinle bağlantılı bir şekilde yürüttüğü için beyinciğin yokluğunu hissettirmemeye çalışır.
Kişinin bu zamana kadar durumunun açığa çıkmaması belki de bu yüzdendir.
Beyincik, beynin hacminin %10'u kadar yer kaplarken, nöronların %50'sine sahip olduğu bilgisi var elimizde evet. Bu da işlevinin ne kadar önemli olduğunu destekliyor. Hiç beyinciği olmadan dünyaya gelen insanlar arasında dokuzuncu kişiymiş bu kadın ve yaşayan hiçbir insanda bu durumu gözlemleme şansına sahip olamamış bilim insanları. Genellikle otopsilerinde ortaya çıkmış beyinciklerinin yokluğu.
Bu "canlı örnek" durumu aynı zamanda bilim için önemli bir gelişme şansıdır.
Beynin nöronlarının, eksik olan uzvun çalışmasının yerine geçtiği bilinen bir gerçek ancak burada beyinciğin yerine geçen bir sinirsel bölge oluşmuş mudur bunu bilemeyeceğim.
Makalenin de tamamına kurum dışı (üniversite/araştırma enstitüsü vs.) ulaşımlar kısıtlandığı için daha ayrıntılı bir fikir edinemiyorum.
Umarım az da olsa yardımcı olabilmişimdir konunun bilimsel açıdan anlaşılması adına.
Saygılar.
*İlgili Makale: Brain dergisi, Oxford Journal of Neurology
brain.oxfordjournals.org/content/early/. . .
  • Paylaş
Beyincik açığı falan kapatmadı... Açığı beyin kapattı. Muhtemelen beyincik olmadığı için beyinciğin kontrolünde olan işler için gereken bağlantılar hiç oluşmadı bu nedenle bizim öğrendikten sonra çok kolay gelen bisiklet sürmek gibi denge ve el kol koordinasyonu gerektiren işler için bu hasta yaptığı her hamle için teker teker düşünmek zorunda kalıyor.

Örneğin gözlerinizi kapattığınızda biri sizi iterse siz yine dengenizi sağlayıp düşmekten kurtulabilirsiniz fakat bu hastada beyinciğin kontrolünde olan bu mekanizma çalışmayacağı için gözleri kapalıyken dengesini sağlayamacağını düşünüyorum. Fakat beyin , farklı koşullar altında farklı gelişebilecek yani bir nevi plastik bir organ bu nedenle bu hasta üzerinde deneyler yapmak oldukça eğlenceli ve sinir sistemi fizyolojisi hakında çığır açıcı olacaktır.

Beyinciğin tek görevi denge değildir... Yapılan hareketlerin koordinasyonunda çok önemli görevleri vardır bunların dışında organlarımızın konumuyla, uzayda bulunduğu yerle alakalı bilinçsiz olarak algıladığımız şuuraltı proprioseptif duyular denen duyular da burada işlem görürler.

Bu hastanın normal hayatını idame ettirebilmesi beyin plastisitesinin nerelere varabileceğini yani insan beyninin aslında bir oyun hamuru gibi gerekli görevler için kendi kendini düzenleyecek bir sistem olduğunu çok güzel gösteren bir örnektir...

Yazdığım yazıda farkettiyseniz hep ihtimaller üzerine konuştum. Çünkü beyin plastisitesi o kadar uç noktalara uzanabilen bir özelliktir ki kimse bu hastayı uzun süreler incelemeden tam olarak bir şey söyleyemez

Son olarak diyeceğim şudur... Bu hastaya 1 dakika nörolojik muayene yapma şanşı için neler vermezdim. . . : -P
  • Paylaş
Ben de o haberi okuduğumda çok şaşırmıştım. Beyin mükemmel bir yapı. Allah ne vermişse bize hepsi de harikulade. Çok şükür
  • Paylaş