Bilmek istediğin her şeye ulaş

Biber gazının kullanım şartları nelerdir?

Biber gazı için yasalar şunları söylüyor;

' Biber gazı kullanımı insanlık onuru ve insan hakları açısından son derece ilkel, vahşi, yanlış ve utanç verici bir uygulamadır. Herhangi bir gösteri veya eyleme müdahale etmek üzere gaz kullanıldığında çevrede açık veya kapalı ortamlarda bulunan herkes gazdan etkilenmektedir. Bu nedenle kamu sağlığının tehlikeye atılması söz konusudur. Kamu sağlığı söz konusu olunca, hava ve çevreye biber gazı gibi zehirli bir maddeyi bilerek püskürtmek, eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında mercek altına alınmasını gerektirir.'

Burada söz konusu olan eylem insanlar tarafından tüketilecek şeyleri -ki soluduğumuz hava da yaşam için tüketilen bir şeydir- zehir veya başka şekilde bozarak, yani, yaşam için tüketilen havanın biber gazı ile bozularak kişilerin yaşam ve sağlığının tehlikeye düşürülmesidir. Öngörülen ceza 2 yıldan 15 yıla kadar hapistir! TCK nun 185/1 maddesine göre:
Madde 185/1 - İçilecek sulara veya tüketilecek her çeşit besin veya şeylere zehir katarak veya başka suretlerle bunları bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşüren kimseye iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilir.”


Kanun maddesindeki “kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşüren” ifadesi, gaz püskürtme eyleminin de bu kapsama alınabileceğini ve somut tehlike yaratan bir suç olabileceğini göstermektedir. Demek ki, suçun oluşması için, çevreye sıkılan biber gazının organik veya insan sağlığını bozmaya veya ölüme yol açacak miktarda olup olmamasının bir önemi olamaz. Bu nedenle, böcek ilacı, hayvan ilacı gibi zehir olarak kabul edilebilen her tür maddenin yanı sıra biber gazının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir. Çünkü kişilerin hayatı ve kamu sağlığını tehlikeye sokacak biçimde yapılan bir uygulama söz konusudur. İşin sağlık boyutunun yanı sıra bir de özgürlük boyutu vardır. 2911 sayılı Toplantı ve Gösteriş Yürüyüşleri Kanu’nun 3. maddesinde

Madde 3 - Herkes, önceden izin almaksızın, bu Kanun hükümlerine göre silahsız ve saldırısız olarak kanunların suç saymadığı belirli amaçlarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.”
Denmektedir. O halde, insanlar her tür yasal gösterileri yapmakta özgürdürler. Kaldı burada söz konusu olan 29 Ekim kutlaması ile 10 Kasım anma törenidir. Bunun da sokakta yürümekten bir farkı yoktur. Yolda yürüyerek bayram kutlamasına giden insanları hangi hakla ve nasıl engellersiniz? Bu insan haklarına, anayasaya aykırı olduğu gibi Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na da aykırı olup bu tür engelleme girişim ve tertiplerine 9 aydan 1,5 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür:
Madde 29 - Toplantı veya yürüyüş yapılmasına engel olan veya devamına imkan vermeyecek tertipler ile toplantı veya yürüyüşü ihlal eden kimse, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde dokuz aydan bir yıl altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Ayrıca, özellikle 29 Ekim 2012 Cumhuriyet bayramında, yetkili mercilerce bir sürü abuk sabuk “engeller ve tehditler” ile gergin bir ortam yaratılmış, yurttaşların huzur ve sükunu bozulmuştur. Oysa, yürüyüşe katılacak ve katılan yurttaşları “huzur ve sükûnu bozmak maksadıyla tehdit edenler” veya “başka yöntemlerle huzur ve sükûnun bozulmasına sebebiyet verenlere” de kanun ağır yaptırımlar getirmektedir. Hele milli bir bayram kutlamasına gidenleri kokutmak, tehdit etmek ve bunun yanı sıra yürüyüşlerini engellemek için –kimin tarafından olursa olsun- zor kullanmak, tazyikli su ve biber gazı sıkmak gibi eylemlerin ilgili kanunun 30. Maddesi kapsamına alınması gereklidir:
Madde 30 - Yapılmakta olan toplantı veya yürüyüşte huzur ve sükûnu bozmak maksadıyla tehdit veya hakaret veya saldırı veya mukavemette bulunanlar veya başka bir suretle huzur ve sükûnun bozulmasına sebebiyet verenler, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Türkiye bir hukuk devletidir. Kanunlar böyle diyor, benim yorumlarım da böyle. Hukukçuların, sağlık kuruluşlarının, çevre koruma ve kitle örgütlerinin ortaya çıkıp gereğini bir an önce yapmalarını bekliyor ve umut ediyoruz.


EK BİLGİ: Biber gazı (oleoresine capsicum gazı) nın hammaddesi Şili biberidir. Buradan yola çıkarak, bazı akil adamlar gazın “organik” olduğunu iddia etmişler, bir takım tıbbiye mektepleri de gazın “uygun eğitim almış personel tarafından kullanıldığında insan sağlığına zararlı olmadığı” doğrultusunda bilimsel (!) raporlar düzenlemişlerdir. Benim yüzüm kızarıyor, ancak, şunu çok iyi bilmemiz gerekiyor:
Söz konusu gazın hammaddesi laboratuvarlarda kimyasal işleme tabi tutularak “Chlorobenzylidene Malononitrile” adı altında kimyasal bir gaza dönüştürülmektedir. Formülü C10H5ClN2 dir ve kesinlikle organik bir madde olmayıp inorganik zehirli bir maddedir. (Doğada bulunan Koka bitkisinden elde edilen kokain de mi “organik” o zaman? O zaman kokain için de “uygun eğitim almış kişilerce kullanıldığında insan sağlığına zararlı değildir” diye rapor düzenleyin de görelim bakalım)
Almanya, İtalya ve İsviçre’de biber gazı sadece ve sadece meşru savunma amacıyla kullanılabiliyor. İngiltere’de tamamen yasak. Avrupa ülkelerinde bu gazın kitlelere karşı kullanılıp kullanılmaması halen tartışılmakta olan bir konudur.

(MİLLİYET BLOG DAN ALINTIDIR.)
  • Paylaş