Bilmek istediğin her şeye ulaş

Bir evi tasarlarken önce dış boyutların mı yoksa iç zemin planını mı yaparız?

Türkiye'de "ev" konsepti temel gereksinimlere göre tasarlanmış yapılardır büyük çoğunlukla. Kaç odası, kaç banyosu olacak, koridorlar ne kadar genişlikte tutulacak, kiler olacak mı, kapıdan girince bekleme alanına ihtiyaç var mı bunların hepsi m2'yi etkilese de, müteahhitlik yapılarına baktığımızda, birbirine yakın veya uzak tutulması gereken mekanların haricinde herhangi bir karar yorgunluğu yaşanmadığını çok net görebiliriz. "Salonu mutfağı yerleştirdim, aa bu kadar da koridor kaldı napalım benim canım sağolsun" mantığı içeren yapılar, dış strüktürün iç tasarıma göre oluşturulmadığının çok net örneğidir diye düşünüyorum.


Açıkcası "ev" denildiği zaman, iç tasarımında şu ayrıntı kesinlikle atlanmamalı, o yüzden dış formunu ona göre yapalım denilen konutlara pek rastlamadım ben. İstanbul'un bilmem ne tepesine yapılıp da kaç bin liraya satılan son moda evlerin bir çoğunun tasarımında bile durum o noktaya gelebilmiş değil bence.


Allah'ım şu teknenin önce mobilyalarını yerleştirsek de kabuğunu mobilyaya göre giydirsek, ben de 20 m2 alana 3 oda 3 banyo 1 mutfak ve 1 oturma alanı tasarlayacağım diye kafayı yemesem ne güzel olur diye yalvardığım çok olmuştur. Düşünün yat sektöründe bile hal bu durumdayken, yapı sektöründe inşaatın çekmesi var, konumu var, imarı var, izni var, var da var...



Soruya "öyle yapmayız" ama "öyle yapılsa keşke" diye cevap vermek geldi içimden.


  • Paylaş

Mimarlığın tartışılan en önemli konularındandır bu yüzden ki tam bir cevabı yoktur.

Sullivan'ın ünlü sözüne göre "form follows function" modern mimariyi oluşturan en büyük düşüncelerdendir. Dekorasyon içeren her türlü eklentiden kaçınılmasını ve içeriğin biçimden daha önemli olduğunu savunur. Adolf Loos'un da dediği gibi modern mimaride "dekorasyon suçtur".

Modern mimarinin Amerikalı dehası Frank Lloyd Wright ise bu konudaki tartışmalarda görüşünü "form and function are one" diyerek ortaya koymuştur. Yani biçim ve işlev birdir birbirinden ayrılamaz derken sadece işlev için oluşturulan bir tasarımın da eksikliğinden bahsetmiştir.

Ancak benim kişisel görüşüme göre sadece dış mekan içindeki işlevden bağımsız tasarlandığında öngörülen program işlerliğini yitirmekte ve zorlama olmaktadır.

  • Paylaş

Ben olsam arsa sınırları içine inşa edilebilir alanı paralel çizgiler halinde taşıyarak başlarım. Sonra bir mimara gider ve yapının dış formunu oluşturturum. Bu sonuçta onun sanatıdır ve yararlanmak gerekir. Nitekim güzel mimari eserlerin sadece dışını tanıyoruz. Binanın içi zaten eğer cephelerin yönleri doğru ayarlanmışsa mimarinin mühendislik kısmı. Açar mimar Neufert'e göre ayarlar kalanını. İç kısım kuralına göre yapılırsa zaten ardından girecek olan kişi (artık iç mimar mı olur, mobilyacı mı, dekoratör mü, yoksa ev hanımı mı) için kolayca döşenir. Kolay döşenemeyen mahallere kanaatimce mimar eli değmemiştir. Bir mimar zaten arsayı görünce oturma grubunun nereye geleceğini gözünde canlandırır.



Tabii bu şimdi mühendis bakış açısı, burada doğrusunu muhakkak ki mimarlar bilecektir.

  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

773 Görüntülenme9 Takipçi3 Yanıt

Konu Başlıkları