Bilmek istediğin her şeye ulaş

Bir şehre nasıl davranılmalı?

Geçmişine saygı gösterip geçmişten kalanları yıkmadan, insan ruhu ve bedeni için gerekli yeşili yok etmeden, Diğer canlıların (kedi, köpek, kuş gibi) yaşayacağı alanlar sağlanarak ve bunlarla birlikte modern insanın yaşamını kolaylaştıracağı, zevk alacağı mekanlar, hem içi hemde dışı insanların ruhunu okşayacak yapılarla oluşturulmuş bir şehre tabi ki iyi davranılmalıdır.
  • Paylaş
Şehir öncelikle ülkenin bütünüyle değerlendirilmelidir. Bazı şehirler göç alır, bazıları verir, kimi de aynı nüfusla devam eder.

Şehrin kaynakları değerlendirilmelidir.
En önemlisi tabii ki şehrin su ihtiyacı olacaktır. Bir şehrin sağlanabilir su miktarından daha çoğuna ihtiyaç duyan bir nüfusa ev sahipliği yapması düşünülemez. Bunun için yeterli rezervuarlar ve işleme tesisleri kurulmalıdır. Su iletim hatları modern ve verimli olmalıdır. Ülkemizde su sıkıntısı çekmemize rağmen kullanım suyunun %50'si iletim hatlarında zayi olmaktadır.
Kullandığımız suyu hem vücudumuzdan hem de kullandığımız diğer yerlerden atma ihtiyacı duyacağımızdan öncelikle kanalizasyon sistemleri üzerinde çalışılmalıdır. Yağmur suları ve kullanılmış pis sular ayrı sistemlerle tahliye edilip gereken kısım gerekli büyüklükte modern arıtma tesislerinde arıtılmalı ve havzanın dolaşımına katılmalıdır.
Diğer bir ihtiyaç elektrik olacaktır. Onun için de yüksek gerilim hatları meskun bölgelerin dışında trafo istasyonlarında son bulmalı ve şehir içinde sadece şebeke gerilimi olmalıdır.
Bunların tümü tabii ki en az 10-20 yıllık gelişim planları yapılarak planlanmalıdır. Tabii bunların uzun vadeli işleyişinin sağlanabilmesi için iktidara göre değil yetiye göre kadrolaşma sağlanmalı ve her seçimde kadrolar değiştirilmemelidir. En büyük rüşvet ve yolsuzluk kaynaklarından biri de şehir planlamacılığıdır. Dürüst iktidar ve yerel yönetimlerle rüşvet ve yolsuzluğa izin verilmemelidir.

Şehrin tarihi yapısı, varsa eski şehir kısmı korunmalı, restore edilmeli, gerekirse toplu taşıma hariç trafiğe kapatılmalı, şehre gelir sağlayacak turistik bölge olarak kullanılmalıdır. Akıllı ve dürüst yöneticilerle mesela İstanbul'umuza gelen turistler tüm tarihi eserlerimizin restorasyonunu finanse edebilirler. Avrupalıların ne kadar küçük ve yeni tarihi eserlerini koruyup şehirlerini turizm cennetine çevirdiklerini görseniz hayretle bakarsınız.

Şehirlerin ciğerleri yeşil alanları, parkları, varsa ormanlarıdır. Onlardan kesinlikle taviz verilmemeli, beton uğruna yeşil yok edilmemelidir. Bu da ancak dürüst yöneticilerle sağlanabilir.
Şehirlerde geleceğimiz olan çocuklarımız için de bolca oyun alanları, parkları vb olmalıdır. Sokakta oynayamayan çocuklar evlerinde bilgisayar başında obez ve sağlıksız olacaklardır.

Deprem tehlikesi altındaki şehirlerimizde afet toplanma alanlarına Trump Tower'lar dikilmemelidir ki bir afet anında topluca organize bir şekilde hareket edebilelim.

Daha fazla yol yapmak yerine şehirlerimizde yer altı ve üstündeki toplu taşıma ağı geliştirilmelidir. Gelişmiş ülke insanları jiplerle değil metroyla seyahat ederler.
Hele ki İstanbul'umuzda bakım istemeyen, bedava, kilometrelerce genişliğinde bir su yolu olan boğaz iki yaka arasındaki trafik için daha yoğun kullanılmalı, karşılıklı ve boyuna hatlar arttırılmalı, daha fazla noktadan arabalı vapurlar işletilmelidir ki, üçüncü köprüyle ya da Marmaray'la çözülememiş/çözülemeyecek köprü trafiği derdi bitsin.


Şimdilik bu kadar. Şehirlerimize iyi davranmalıyız... .
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

460 Görüntülenme4 Takipçi2 Yanıt