Bilmek istediğin her şeye ulaş

Bitkiler birbirleri ile konuşup, haberleşebilir mi?

Konuya elimdeki bilimsel metin ile başlamak yerine bir kızılderili dostumuzun sözleri ile başlamayı tercih ediyorum. Çünkü herkes bir kızılderilinin doğa ile ne kadar iç içe olduğunu bilir.

'
Ağaçların konuştuğunu bilir miydiniz? Evet, konuşurlar. Birbirleriyle konuşurlar, kulak verirseniz sizinle de konuşacaklardır. Asıl sorun, beyazların dinlememesidir. Kızılderilileri dinlemeyi hiç bir zaman öğrenemediler, bu yüzden doğadaki başka sesleri dinleyeceklerini de hiç sanmıyorum. Oysa ben ağaçlardan çok şey öğrendim, bazen hava, bazen hayvanlar, bazen de Yüce ruh hakkında.'

Yukarıdaki söz Tatanga Mani (Yürüyen Boğa) adlı bir Stoney kızılderilisine ait.

Şimdi ise elimdeki bilimsel metini sizin ile paylaşacağım;

Bitki Bilimi

Bitkiler Özel İletişim Ağlarıyla: "Konuşuyorlar"

Örneğin yonca bitkileri, bir iletişim ağıyla, her biri diğerini uyarabilir.

Radboud Üniversitesi'nden, araştırmacı Josef Stuefer tarafından yapılan son çalışma, bitkilerin birbirlerini uyarmak için kullandıkları, bir tür konuşma sistemine sahip olduklarını gösterdi.

Bu sebeple bitkilere, sadece öylece durup koparılmayı veya yenilmeyi bekleyen, pasif ve sıkıcı organizmalar gözü ile bakılmamalı. Bazı bitkiler, kendi aralarında, iletişim ağları oluşturuyor ve bu yolla, etkili bir şekilde bilgi alışverişinde bulunabiliyorlar.

İletişim Ağı


Çilek, yonca, kamış ve eğrelti otu gibi bazı otsu bitkiler, doğal yoldan ağ oluştururlar. Münferit yaşayan bitkiler ise, belirli zaman aralıklarında, diğer bitkilerle bir takım ulaklar vasıtasıyla iletişim halinde kalıyorlar. Bu bağlantılar, bitkilerin, dahili kanallar aracılığı ile birbirleriyle bilgi paylaşmasına imkan veriyor.

Bitkiler ve bilgisayar ağları, birbirlerine oldukça benzer bir yapı sergilerler. Peki bitkiler, birbirleriyle, ne hakkında konuşmak istiyor olabilirler? Stuefer ve meslektaşları, yakın zamanda ilk defa, yonca bitkilerinin, düşmanlarının yaklaşması durumunda, birbirlerini bir ağ üzerinden uyardıklarını ispat ettiler. Eğer bitkilerden biri, tırtıllar tarafından saldırıya uğrarsa, iletişim ağının diğer üyeleri, içsel bir sinyal ile uyarılıyor.

Bir kez uyarıldıklarında, henüz dokunulmamış bitkiler, kimyasal ve mekanik dirençlerini kuvvetlendiriyorlar. Bu sayede, ilerleyen tırtıllar için, daha az çekici oluyorlar. Bu erken uyarı sistemi sayesinde bitkiler, düşmanlarına göre, bir adım önde oluyor. Deneysel araştırmalar, bitkilerin zarar görmemesi açısından, bu noktanın önemli bir sınır olduğunu gösteriyor.

VİRÜSLER

Tabi birde, madalyonun ikinci yüzü var. Virüsler, sadece insanlarda ve internette karşılaşılan bir durum değildir. Bitkilerinde karşılaştığı bir hastalık durumudur. Öyle görünüyor ki, bitki virüsleri, birbirleriyle iletişim halindeki bitkilerin içinde hızla yayılmak için, mevcut altyapı sistemini kullanıyor. Bir bitkide oluşan enfeksiyon, hastalığı, ağ içerisindeki tüm bitkilere taşıyor.

Bu araştırma açıkça gösterdi ki, bizim, bitkilerde dıştan gördüklerimiz, gerçeğin, zayıf bir yansımasından ibarettir. Gerçeğin boyutları ve derinliği daha başkadır. Şu an, etrafımızdaki bitkilerin, sürekli iletişim halinde olduğu gerçeği, yeni araştırmaları gerektirmektedir.


Kaynak: "Clever Plants 'Chat' Over Their Own Network",
sciencedaily.com, Çev. Tuba Ünal, 27/9/2007.
  • Paylaş
Bununla az çok alakalı bir film önermek istedim: happening(mistik olay)
  • Paylaş