Bilmek istediğin her şeye ulaş

Böcek korkusu nasıl oluşur? Bu korku nasıl yenilebilir?

Çoğu korkuyu çevresel uyarılar ve deneyimler ile ediniyoruz. Korku genelde bilinmezden kaynaklanıyor. Böcekler için Ege üniversitesinin Tübitak destekli BÖFYAP (Böcek farkındalığı yaratma projesi) çalışması var bofyap.ege.edu.tr/ Kendim de katıldım, öğrencilerimi de yönlendirdim. Böcekleri tanımak, zararlı -zararsız özelliklerini öğrenmek korkuyu kesinlikle azaltıyor. Hem ben hem de öğrencilerim böcek yakalayıp besledik bile. Korkuyu yenmek için buna benzer bir eğitim alınması faydalı olur.
  • Paylaş
Küçük yaşlarda etkili olmaya başlar. Çevresel ve biyolojik faktörler etkilidir. Daha çok etkilenme nedeni çevresel faktörlerdir. Koşullanmaya bağlıdır. Böceğin zihinsel anlamda bu koşullanmayla eşleşmesiyle korku oluşur. Yaşanılan bir olayda korkuya neden olabilir.
Korkuların yenilmesi için öncelikle üzerine gitmek gereklidir. Cesaretli olmak en gerekli şeydir. Adım adım korkunun geçmesi için çaba gösterilir. Başlangıçta hayal ederek, böcek resmine ya da filmlerine bakarak korkunun yenilmesi için adım atılır. Daha böcekle karşı karşıya gelerek korkmadan tepki vermek gereklidir.
  • Paylaş
Korku olmadan olmuyor ama ne kadar korkarsanız korkun sadece refleks olarak tüm hayatınız boyunca 250-500 adet kadar böcek yediğinizi ve özellikle bunların çoğunluğunun uykuda yendiğini duyunca belki böcek korkunuz biraz azalır diye düşündüm :)



üzgünüm :))
  • Paylaş
Bir belgeselde izlemiştim. Bazı korkular genetik miras. Eski çağlardan atalarımızın DNA larına kodlanmış otomatik reaksiyon tetikleyen ani refleksler.

Örümcek korkusu, yılan korkusu bunlara örnek. Ancak modern insanla birlikte büyük ölçüde baskılandı veya kontrol altına alınabilir bir içgüdü refleksi haline geldi bu korkular.

Nasıl yani diyenler için önce şu örneği verelim. İnsanlar acıkınca bol kalorili yemek yemek isterler, mesela ah bir elma ya da erik olsa da yesek filan demezler de, etli, sütlü, tatlı bir şeyler isterler. Bu da eski çağlarda sürekli kesintisiz her gün yemek bulamayan atalarımızın yüksek kalorili çok yemek yemeleriyle ya da tersten ifade edilirse, evrim teorisindeki seleksiyon prensibi gereği bu şekilde beslenenlerin hayatta kalması diğerlerinin ölmesiyle, hayatta kalan neslin DNA sının devam eden nesile aktarılması ile günümüze miras kalmış bir hadise.

O yüzden bazı insanlar ''ne yese'' kilo alır :) Aslında onun DNA kodu, hayatta kalmak adına ihtiyacından daha fazla kaloriyi ''ne olur ne olmaz'' diye alma ve depolama davranışı sergiler, yani genetik hafızası yüzünden ortaya çıkar hadise.

Bu genetik hafıza, DNA, ya da içgüdülere birkaç farklı örnek daha var. Mesela yine bilimsel bir araştırmaya göre, -hatta geçenlerde tekrarlanmış galiba, yazılı basında vardı; kadınların ve erkeklerin gözlerini bağlıyorlar. Denekler var 15-20 tane, birbirlerinin koltuk altlarını kokluyorlar. Aslında kokladıkları kötü kokuyla beraber, hormonlar. Ve en kötü koku, orta kötü koku, en az kötü koku diye sınıflayın, puan verin diyorlar.

Sonuç şu, her bayan kendi DNA sına en yakın kokuyu en kötü koku, en uzak DNA lı erkeğin hormonlarını ise en az kötü olarak tanımlıyor.

Yani erkek dişi tüm bireyler, kendi DNA sından en farklı olanı tercih ediyor, manası da, genetik çeşitliliği maksimize edip, daha geniş yelpazede dayanıklı çocuk doğurmak. Bu bilinçli bir tercih değil, DNA lar içgüdüler, tarihsel hafızanın sirayeti gibi bir şeyler.

Soruya dönersek, bazı hayvanlarda da, doğar doğmaz kendileri için tehlikeli olan bazı hayvanlardan korkma davranışı öğrenilen bir davranış değil, yavru bunu bilerek doğuyor. Bir kartal sesini duyduğunda, gökyüzünde siluetini gördüğünde direk büzülüp, yuvaya çekiliyor. Yavrunun mesela daha gözü açılmamış bu sesi duyduğunda ses çıkarmıyor, sessiz kalıyor gibi. Onlarca örneği var.

Bunların bir kısmına şu an -fobi- deniyor ve korku; hayvan, olay+fobi şeklinde isimlendiriliyor. Çocukluktan gelen korkular da var tabi. Bu korkuların bir kısmı bahsettiğimiz malum korkuların çocuklukta başa gelen tatsız olaylar nedeniyle iyice hassas hale gelmesiyle, bir kısmı da tamamen bağımsız çocuklukta meydana gelen büyük korkuların bilinçaltına yerleşip, kontrolsüzce ortaya çıkması ve tüm bireyin benliğini sarmasıyla oluşuyor.

Böcek korkusu da genetik bir hafıza kodundan ibaret. Sizin en uzak atalarınızdan birilerini örümcekler, dev karıncalar, kırkayaklar bayağı rahatsız etmiş :) Bu korkuyu yenseniz de, sizi ele geçirmesine artık izin vermeseniz de, inadına hepsini öldürseniz de, her böcek gördüğünüzde DNA nız size alarm vermeye devam edecek.

Tam tersine genellikle sosyoloji kapsamındaki korkularsa, öğrenilen korkulardan. Korkulması gerektiğini öğrendiği öğretildiği için korkar, o yüzden çocuklar birçok anlamda normalde büyüklerden daha korkusuzdur.

Genellikle çocukların terbiyesinde kolaycılığa kaçılıp, bu öğrenilir korku hassasiyeti istismar edilip, korkuyla yasaklama, korkutarak terbiye etme davranışı sergilenir, tümüyle yanlıştır, yapılmamalıdır.
  • Paylaş
1

Yoldan Geçen, Genetik hafıza... derin konu.

Ben, kamp yapmayı ve hoşuma giden ulu orta her yerde rahatça uyuyabilen biriyim!
Bundan yaklaşık dört hafta kadar önce bir arkadaşıma evini boyamasında yardım etmek üzere evine gittim ve akşamında yorgunluktan derin ve ağrılı bir uykuya daldım.
Sabah uyandığımda ayak parmaklarımdan diz kapaklarıma ve el parmaklarımdan dirseklerime kadar böcek ısırıklarıyla karşılaştım. İnanılmaz kaşınıyor ve sızlıyordu ısırıklı bölgeler.
Fobi

İlk işim bol sabunlu suyla dezenfekte etmek oldu ve sonrasında kolonya ile hijyen sağlamak.
Ertesi günü doktora da gittim vs... Neyse, kaşımaktan dolayı derin izler kaldı ve ısırığı araştırınca da tüm o yüzlerce ısırığın tahta kurusu ısırığı olduğunu öğrendim.

Fobi

O gün bugündür, en ufak bir rüzgar esintisinde ne bileyim kitap okurken veya benzeri bir derinlikte meşguliyet halindeyken vücuduma en ufak bir ip tüy yün neyse o şeyin sürtünmesinde dahi huylanıyorum.
Her hangi bir korku yok, telaş yok, yani sakince o şeyin ne olduğuna bakıyorum hani ne olduğunu görmek adına sözde ürkütmeden yavaş hareketlerle ve her defasında da karşılaştığım kocaman bir hiç bir şey oluyor.
Farkındayım psikolojik bir durum fakat geçmiyor. Ve sabırsızım.
Bu durumun nasıl aşılabileceğine dair bir fikri olan varsa cevabını ilgiyle bekliyor olacağım.
Teşekkürler.
  • Paylaş
2

Ayhan Şimşek, Öneriniz için teşekkür ederim.

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

10818 Görüntülenme8 Takipçi5 Yanıt