Bilmek istediğin her şeye ulaş

Bütün dünyada Öğretmenler Günü 5 Ekim'de kutlanırken,Türkiye'de neden 24 Kasım'da kutlanır?

Atamız 24 Kasım 1928'de resmi olarak millet Mektepleri Başöğretmeni olmuştur. Aslında karar meclisten 11 Kasım'da çıkmıştır ama resmileşmesi 24 Kasım'ı bulmuştur. 1981'de Atatürk'ün 100. Yaş gününde 24 Kasımın öğretmenler günü olarak kutlanmasına karar verilmiştir. Atatürk'ü sevmeyen öğretmenlerimiz kutlamasın zaten...

5 Ekim UNESCO'nun aldığı karara göre kutlanan öğretmenler günüdür ve tüm ülkelerde de kutlanmaz. Mesela Çek Cumhuriyeti 28 Mart, Hindistan 5 Eylül, İran 2 Mayıs, Malezya 16 Mayıs, Peru 6 Temmuz, Slovakya 28 Mart günlerinde kutlar. Şahsi olarak Atamızın başöğretmen ilan edildiği günün modern varlıklarını ve önemlerinin büyük kısmını Atamıza borçlu olan öğretmenlerimizin günü olarak kutlamamızı çok anlamlı buluyorum. Atamız olmasaydı medrese hocaları günü olurdu, belki de olmazdı. Yalnız öğretmenlerimiz istiyorsa 5 Ekim'de de gayrı resmi kutlama yapabiliriz ☺

Yanlış anlaşılmasın, öğretmenlerimiz bizim için çok önemli, iyi ki de varlar. . .
  • Paylaş
8

Ece Naz Sonat, 5 Ekim'de de isterim seneye :)

Cem Turan, Güzel bir bilgilendirme için teşekkürler sadece bir tek noktaya itirazım olabilir: Birinin ya da bir şeyin mevcudiyetini bir başka şeye bağlamak, özellikle insanların varlığını önermelere bulaştırmak. Bir sevgiyi ifade edebilmek için "o olmasaydı biz de olmazdık, onlar olmazdı..." gibi ifadelerin ezberimizden kaçan, üzerinde düşünülmemiş söylenceler olduğunu düşünüyorum. Atatürk'ü severim fakat olmasaydı biz de olmazdık, şeklindeki kabulü bir tür putlaştırma olarak görüyorum. Elbette olurlardı, elbette olurduk. Atatürk olmasaydı bir başkası olurdu elbet, Atatürk'ün liderliğine denk hatta belki daha iyisi, kim bilir? Çarptırmaya müsait olduğu için söylemeliyim; biri çıkıp Kanuni olmasaydı Atatürk olmazdı, deseydi yine benzer akla zarar önerme karşısında aynı yanıtı vereceğim, kesindir. Kimsenin olmasının tekeli kimsede değildir şüphesiz, hayat da bu kadar sığ ve anlamsız değil. Bu gibi söylencelerle tembelliğin içine düşüp miskinleşmiş nesillerden haber verelim istersiniz? Atatürk neredeyse bir asır önce bunlara liderlik yaptı, ön ayak oldu, aydınlanma hareketini başlattı da sonra gelenler onlar üzerine ne koydu yoksa rozetler takıp mangalda laf bırakmamalarına rağmen çöpün üstüne çöp koymadılar ve Atatürk'ü buna malzeme mi yaptılar? Buyrun, Aralık'ın ikinci haftası yerli malları haftası: Atatürk'ü gerçekten seven giydiği spor ayakkabının markasından taktığı güneş gözlüğüne tercihinden belli olur. Ayaklarından tutulup silkelendiğinde ceplerinden dökülen telefon, bellek ve bilmem hangi ıvır zıvırın, bindiği arabanın menşeidir, Atatürk'ü ve bu güzel ülkenin geçmişine imza atmış atalarımızı gerçekte ne kadar sevdiğimizin ispatı, lafla peynir gemisi yürütmek değil. Öğretmenler gününe yaraşır gözle bakan ve baktıran öğretmenler üretmek zorundayız, geçmişi geçmişte bırakıp, yad ederek ataları geleceği yazmak zorundayız ama öğretmenler günü üzerinden bile hala aynı irini, bizi miskinlik ve birbirimizi horozlar gibi gagalamak dışında bir yere götürmeyen yollara sokup güya bonus topladığımızı sanıyoruz. Oysa sadece kendimizi kandırıyoruz, üretmediğimiz gelecek yüzünden koskoca bir ülkeyi ele güne bağımlı kılmaya devam ediyoruz. Belliki bir yerlere toslayıp yeni bir kurtarıcı beklemekten ibaret bir cürme sahibiz. Sonra onu da bir güzel putlaştırmayı güzel biliriz. Cüreti olan sormalı, ben bana miras bırakılan üzerine ne koydum, diye.

Şaman, Böyle bir yorum bekliyordum zaten. 24 Kasım Atatürk olduğu için öğretmenler günü. O olmasaydı bir öğretmenler günü olur muydu bilemiyorum. Hissettiğiniz şeyde de çok haklısınız. Günümüz politika sahnesine baktığımda kendimi en yakın bulduğum akım Atatürkçülük. 80 sonrası türemiş cemaat Müslümanları, akpartililer ve yandaşları gibi olan halkı da sevmiyorum, hatta her gün, olmamalarını, dünya yüzeyinden yok olmalarını diliyorum. Size Atatürkçülüğümü entellektüel olarak savunamam, savunmaya ihtiyaç görmüyor ve savunmayacağım da. Ben bana miras bırakılanın üstüne bilgimi bu ülkede kullanarak muhakkak ki bir şeyler koyuyorum. Onun üzerinden bu bunun üzerinden şu lafları bana akpartiyi çağrıştırdı. Hayır ben tarafsız değilim, benim zekam ve bilgi birikimimde birisi de tarafsız olamaz zaten. Tipik akparti söylemi, oradan siyaset yapma, buradan haber yapma ama ülkenin en zengin %1'i milli gelirimizin yarısını kullanıyor olsun. akapeliler çalsın çırpsın, savcılar sürülsün, dosyalar ellerinden alınsın. Eee sizin adam hırsız deyince de hani ispatı densin. Atamızla bağlı olan bu günde tabii ki atamızı da beraberinde anacağız. Siz istemiyorsanız anmazsınız. Şimdi benim yaklaşımım size Atatürkçü gelmiş olabilir, sizin yaklaşımınız da bana fazlasıyla akapeci geldi. Zaten o cümleyi yanıtıma eklemekteki amacım prim toplamaktan ziyade akapelilere küfretmekti. Küfür uygar mıdır, değil midir tartışmasına da girmeyeceğim. akapeli değilseniz size zaten bir lafım yok, akapeliyseniz artık ne yaparsanız yapın...

Cem Turan, Ne birili ne birici olmayı reddedenlerdenim. Başkalarının gölgesinde bir ömür sürmektense kendi gölgeme basmayı tercih ederim. Aydınlık kişiliğinizin ürettiklerini paylaşıyorum fakat Einstein'in beyninin yüzde kaçını kullandığı gibi anlamsız tartışmalar yerine kendi beynimizin insanlık için daha fazla değer üretmesi için seferber olmak daha hoş değil mi? Hiç olmazsa gelecek nesle başımız dik bakabilmek için. Boşa harcanan zaman o denli uzunki geçmişle övünüp durma limitimizi çoktan doldurmadık mı? Şimdi muassır medeniyet neredeyse, bulma zamanı...

Şaman, Aslında doğrusunu isterseniz ben eskiyle de övünüyor değilim ve hiç sevmem benim tepkim sadece şu anki duruma. Başımızdaki hainler yokken bir gün bile Atatürkçü olmayı düşünmedim. Ama ortadaki rezalet beni oldukça sinirlendiriyor, sanırım sinirlenecek yaşa geldim. Bir de sarayzade'nin illegal işleri yüzünden Libya'da oldukça yüklü bir paramı kaybettim. Malum bizde öyle bir şey yok denirken Libya hükumeti IŞİD ve Müslüman Kardeşleri beslediniz size artık zırnık yok diyor. Sinirlerime hakim olamayıp her lafımda onlara bir tane çakma ihtiyacı duyuyorum. Belki içimi böyle dökmesem komşusu olduğum torunpaşa şantiyesinde amok koşarım...

Cem Turan, Sizi çok iyi anlıyorum. Böyle hissettiğimde hatırıma Madam Cruie'nin şu sözünü getiririm: İsimler değil, fikirler gündeminizde yer alsın... Dikkat ederseniz bu nedenle kimsenin adını anmamak için çaba sarf ediyorum. İşimiz kişiler olunca farkında olmadan yeni putlar ve mitler üretmek dışında kimseye bir faydamız olmadan ömürleri heba ediyoruz. İnsanlar geçicidir, fikirlerdir daha da geliştirilmek üzere miras bırakacaklarımız ve bizim de geliştirmemiz gerekenler. Sakız çiğnemeyi bundan bırakmalı ve geleceğe dönmeli her birimiz, inancımız; hayata baktığımız gözlük kaç numara olursa olsun. Farklılıklardan değil, başka şeylerden korkmalı. "Kuşa bak" der gibi, biz hiç çıkamadığımız bu kısır ihtiraslı çekişmelerle uyuşturulmaya devam ederken atı alan Üsküdar'ı geçmiyor mu? Sezen Aksu'nun dediği gibi, masum değiliz hiçbirimiz ve üzüm üzüme baka baka kararıyor; bu hastalıklarımız gelen nesile de bulaşıyor. İşte siz sadece tüketen, birbirini yemekten başka şeye fırsatı olmayan iyi bir pazar...

Şaman, Hocam siz ya bilim adamısınız ya da spiritüelliğin dibine vurmuş ve Nirvana'ya ermişsiniz. Ben kurtlar sofrasında yaşam savaşı veren bir inşaat mühendisiyim, öyle master, doktora gibi şeylerim de yok. Zaten olsa ancak memur olarak hayatta kalma şansım olurdu. Arada bir ortaya çıkan hiddetim bana gerekli, yoksa diğer kurtlar beni parçalayıp yerler. Benim sektör ne yazık hem en büyük paranın döndüğü hem de en çok çakalın toplandığı sektör. En büyük paraları kazanma ihtimali olan bu sektörde en büyük zararlar da edilebiliyor. Bilmiyorum sizin geliriniz ne kadar ama bana yarım milyon kaybettirmiş olan deyyup efendiyi hayatım boyunca ne unutabileceğimi ne de affedebileceğimi zannetmiyorum. Kaybım benim için oldukça büyük. Hani aldığı vergilerle bizi soymasından bahsetmiyorum. Yaptığı uluslararası savaş suçu niteliğindeki densizlikler nedeniyle gelir kapımı tamamen kapatmasından bahsediyorum. Sizi etkilemiyor ya da sinirlendirmiyor olabilir ama ben her sabah umarım gebermiştir de bugün cenaze namazı kılınıyordur diye uyanıyorum. Bu durumda gözünü kapatıp tam biat edenlere de sinirliyim. Her fırsatta kendilerine laf sokmaya devam edeceğim. Ben de bilim felsefesi değil de bununla rahatlıyorum. Kaybettiklerimin onda biri için amok koşanların olduğu bir dünyada yaşarken çarptığım üç beş lafın fazla olduğunu da düşünmüyorum. Yanlış anlamayın ben de sakin bir hayatım olsun, sinirlerim hoplamasın isterim ama bu aralar bu durum antidepresanlarla bile mümkün görünmüyor.

Şaman Bayyurt (@chamacon) Abimizin açıklamasına ek olarak şunu söylemek de lazım;

Bütün dünya Öğretmenler gününü 5 Ekim'de kutlamıyor ki?
en.wikipedia.org/wiki/teachers%27_day
  • Paylaş
Öğretmenlerin uyanıklığı işte. Biliyorlar ki çocuklar yazın tüm paraları harcadılar. Para toparlamaları iki ay sürer en az. Kendilerine alınacak hediyeleri garantileme taktiği.
  • Paylaş
Kendi kültürel ve tarihi özelliklerine, okul tatil günlerine göre çeşitli ülkelerde farklı tarihler Öğretmenler Günü olarak belirlenmiştir. Örneğin 12 Arap ülkesinde (Bahreyn,Birleşik Arap Emirlikleri,Cezayir,Fas,Katar,Libya,Mısır,Suudi Arabistan,Tunus,Umman,Ürdün,Yemen) her yıl 28 Şubat günü, Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Öğretmenler Gününün tatil olup olmadığı da ülkesine göre değişir.

tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96%C4%9Fretme. . .
  • Paylaş
Nedeni biraz şudur.
kizilbayrak.net/rss/24-kasim-12-eyluel-...
cafrande.org/? P=12512
bugun.com.tr/son-dakika/-24-kasim-12-eyl...

Tabii bunu 80 ihtilalinden sonra çocuklarının "Çok yaşa Evren Paşa" diye anırtıldığını unutan bazı nesiller hatırlamazlar fakat iş Atatürk isminin kullanılmasıdır, şu an AKP zihniyetinin İslam'ı çarpıtması gibi, darbeci zihniyetin her işe Atatürk ismini kalkan olarak kullanmasıdır.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

94 Görüntülenme8 Takipçi5 Yanıt