Bilmek istediğin her şeye ulaş

Cemaatçilik, hakkın en fazla yendiği, kuralların en üst düzeyde çiğnendiği bir sistemdir. Çünkü cemaatçilikte 'hak kazanmak' sadece cemaat üyesine mahsustur! Cemaate mensup kişidir 'doğru' seçilen. Ayrıca laiklik de yoktur bu sistemde. Çünkü diğer din mensupları 'gavurdur'!

Çok katı bir değerlendirme bence bu. Cemaatler Anadolu'nun imarında kolektif işbirliği yapılanmaları ile epey fayda sağlamıştır. Yunus, Hacı Bektaş ve Mevlana gibi bugün saygı ile anılan pek çok isim de bu yapıların oluşturduğu günümüzün üniversite benzeri birimlerinde eğitim vermiş ya almıştır. Bir sistemin adil olup olmaması, çemberine katmadıklarına olan tavrı gibi etmenler kişilerin etkisi ile çok kolaylıkla dönemsel değişiklikler gösterebilir ama bu kurgulanmış sistemin doğruluğu yanlışlamak için gerek yeter bir durum değildir. Çok hukukluluğun uygulama kabiliyeti bulunduğu Osmanlı döneminde sistemin işlerliğine dair güven o radde tam imiş ki her bir topluluğun kendi iç yargılamasını yapabilmesinin de ötesinde devletin bekasına karşı işlenen suçlar için dahi bir federal mahkeme benzeri oluşturmak yerine yetki topluluk hukukuna bırakılırmış. Aslında bu biraz da her hangi bir topluluk sıkıysa kendi bireyini koruma altına alsın demek sayılabilir. Keza topluluklar hukukunu zedelememek adına kimse bunu göze alamaz. 
  • Paylaş
Eğer geçmişten günümüze toplu bir değerlendirmeye alacaksak kesinlikle doğru söylüyorsun. Fakat  benim  kastettiğim daha  çok günümüzdeki yapılanmalar. Çünkü içinde çoğunlukla siyaset kokan yapılanmalarda, bahsettiğiniz Hacı Bektaş'ların, Mevlana'ların kurdukları ya da öğrendikleri sistemlerin pek de uzağında olan bir yapılanma söz konusudur. Örnek verecek olursak, devletin herhangi bir kurumuna atanacak elemanın geçmişte çalıştığı öğrendiği bildiği emek harcadığı zaman harcadığı hiçbir şey, cemaat üyesi olan birinin önüne geçemiyor maalesef!
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

480 Görüntülenme6 Takipçi3 Yanıt