Bilmek istediğin her şeye ulaş

Dalış yapmanın tehlikeleri nelerdir?

Dalış yapmak her ne kadar tehlikeli gözükse de tamamen bilgisizlik bu sporu tehlikeli kılar. Doğru eğitim almış ve kurallara uyan hiçbir dalıcı risk ya da bir tehdit altında değildir.

Bana en çok sorulan sorular: Ya havam biterse, ya köpekbalığı saldırırsa, ya vurgun yersek, ya kaybolursak... Bir dalıcının korkması gereken bir şey varsa o da ani yükselmedir. Bütün problemlerin başında gelir ve problemlerin genel kaynağıdır. Bu yüzden su altında oluşan bir problemin çözümü hiçbir zaman yükselmek / yüzeye çıkmak olmamalıdır. Problemler sualtında çözülmelidir. Bir problem durumunda dalıcı önce durup kontrolü kazanmalı, ne yapacağına karar verdikten sonra harkete geçmelidir. Bunların hepsi standart eğitim programında mevcuttur.

Ben bir dalış eğitmeni olarak eğlenceden daha fazla önem verdiğim tek şey güvenliktir! Önce güvenlik... .
  • Paylaş
2

Belgi Saygı, Ben bir kere discovey yaptım. Ukalalık yapmak istemem ama önemli bir mevzu da duyumlarıma göre, dalış eğitimine başlayacak kişinin eğitmenlere karşı dürüst olması gerekir. Düzenli ilaç kullanıyorsa, panik atak gibi rahatsızlıkları varsa bildirmesi gerekir diye düşünüyorum. Neticede partnerin ya da koçun aşağıda ne yapması gerektiğini bilmesi gerekir.

Nevcan Uludaş, Kesinlikle katılıyorum. Kurs programına katılırken bir sağlık beyan formumuz var. Katılımcılar bu formu kesinlikle doğru bir şekilde doldurmalıdır aksi takdirde kendi hayatlarını ve grubu tehlikeye atabilirler. Bu form neticesinde kursiyerin doktordan imzalı "dalış yapmasına engel bir rahasızlığı yoktur" ibareli bir yazı getirmesini istiyoruz.

  • Vurgun
  • Havanın bitmesi
  • Kaybolma
  • Deniz canlılarından gelen yaralanmalar
  • Isı şoku
  • Havale
  • Hipotermi (vücut ısısının düşmesi)
  • Nitrojen narkozu
  • Ciğer genleşmesi
  • Atardamar tıkanması
Dalış
  • Paylaş
4

Bert, ek olarak eğer 30 feet derin e daldıktan sonra 24 saat ara vermeden uçak yolcuğu yaparsanız "decompression sickness" a maruz kalırsınız. kan da oksijen miktarı azaldığı için bilinç kaybı,yorgunluk vs gibi etkiller gerçekleşebilir. dalıştan sonra 4 saat %100 oksijen soluduktan sonra veya en az min 24 saat sonra uçak yolculuğu yapabilirsiniz.

Ece Naz Sonat, Gerçekten çok tehlikeli.

Nevcan Uludaş, Bütün bunlar yeterli bilgiye sahip olmayan kişilerin başına gelebilecek hastalıklar/tehlikeler. Bu işin eğitimini alan kimse yukarıdakilerin hiçbirinin olması mümkün değildi. İsterseniz açıklayayım

1- Vurgun : Vurgun azot gazının derinde geçirilen süreye bağlı olarak dokulanrda tolanması ve ancak deko beklemesi yapılmaksızın yukarı çıkılması sonucu oluşabilecek bir hastalıktır. Sportif dalışta (max dalış limitinin 30m olduğu ve hava ile yapılan dalışlar) vücudunuda yeteri miktarda azot birikmez, bunun sınırına bile yaklaşılmazken yinede 3m de 5 dk güvenlik dekosu verilir, ayrıca her ihtimale karşı eğitmenler / grup liderleri yanlarında dalış bilgisayarı taşırlar.

2-Havanın Bitmesi : Bugüne kadar kaç kere benzininiz bitti de yolda kaldınız. Kaldıysanız bile bu sizin ihmalkarlığınız. Çünkü deponuzda ne kadar yakıt kaldığını size gösteren bir konsol var aracınızda. Dalışta da aynı şekilde tüpünüzde ne kadar hava kaldığını üzerindeki göstergeden görebiliyorsunuz. Bunu kontrol etmek öncelikli sizin göreviniz ama siz unutsanız bile eğitmeniniz / grup lideriniz belirli noktalarda size havanızı sorarak dalışın geri kalan bölümünü planlayacaklardır. Bunun yanı sıra rescue (kartarıcı) dalıcı sürekli sizi takip ediyor olacaktır. Bütün bunlara ragmen havanızın bittiğini düşünelim. Önce buddy'niz (dalış eşiniz), yoksa (ki olmama ihtimali yok) rescue dalıcı, o da yoksa dalış egitmeniniz / grup liderinizden hava isteyebilirsiniz. Eğitimlerde bunun nasıl yapılacağı detaylı anlatilmaktadır.

3- Kaybolma : Dalış grubundan kaybolmak için çok dikkatsiz yada umursamaz biri olmalısınız (bu aslında sizden kaynaklanan bir problem), ama yinede sizin dikkatsizliğinize ragmen dalış eşiniz, rescue diver ve sürekli size bakarak yüzen egitmeninizin gözünden kaçip kaybolabiliyorsanız buda bir başarıdır. Ayrıca kaybolursan yapman gereken şeyler yine eğitimlerde detaylı bir şekilde verilemektedir.

4- Deniz canlılarından gelen yaralanmalar : Hiçbir deniz canlısı onun alanına girip ona bir tehdit oluşturmadığınız sürece size saldırmaz yada zarar vermez. Ülkemizde köpekbalıkları da bulunmamaktadır. Ayrıca bilinen bir gerçek köpekbalıkları genellikle sörfçülere saldırırlar. Bunun da nedeni aşağıdan baktıklarında onları fok (öğlen yemeği) olarak görmeleridir.

5- Isı şoku / Havale / Hipotermi : Bu 3'ünü aynı kategoride toplamak sanırım yanlış olmaz. Suda havaya oranla 25 kat daha hızlı ısı transferi gerçekleşir. Buda (genellikle) su altında çok hızlı ısı kaybedebileceğimiz anlamına gelir. Ancak Havale (Hipertermi) ve Hipotermi doğru dalış elbisesinin seçilmesi, doğru dalış bölgesinin seçilmesi ve dalış sırasında kurulacak iletişimle rahatlıkla çözülebilir. Örneğin vücut ısısının sadece 0,5 derece bile altına düştüğünde titremeye başlarsınız, burda ısınma tekniklerini uyguladığınızda ve hala üşüme hissi geçmediğinde dalışı bitirirsiniz. Isı kaybı 10 dereceden daha fazla olduğunda ölümcüldür. Ben 0,5'den bahsediyorum :)

6- Nitrojen Narkozu (Azor Sarhoşluğu) : Bu durum ancak 30m 'nin altına ve bazı kişilerde meydana gelen bir rahatsızlıktır. Sportif dalış limitinin 30m olduğunu yukarıda yazdım, yeri gelmişken tekrar edelim. Nitrojen narkozu olmak için 30m nin altına indiginde zaten kuralları çiğnemiş oluyorsun. Şehir içinde hiz limitini aşıp kazaya sebebiyet vermen gibi. Ama biz eğitimlerde (2*) 42m ye eğitim dalışı yaparak dalıcıların nitrojen narkozu hakkında tecrübe edinmelerini ve başlarına böyle bir durum geldiğinde bundan nasıl kurtulacaklarını öğretiyoruz.

7- Ciger genleşmesi : Dalışta iki temel kural vardır. Birincisi ASLA NEFESİNİ TUTMA, ikincisi ASLA TEKBAŞINA DALMA. Buradaki asla nefesini tutma kuralı bu ciger genişlemesinin meydana gelmemesi için konmuş çok basit bir kuraldır. Detalarını anlatabilmem için HACİM/BASINÇ konusunu anlatmam gerekir ama ne yalan söyleyeyim üşendim biraz :) Merak edenlere özel olarak seve seve anlatırım.

Özet geçmek gerekirse bilinçsiz yapıldığında herşey tehlikelidir. Önemli olan doğru ve sağlıklı bir eğitim alıp yaptığınız işin / sporun tadını çıkarmayı bilmektedir ;)

Nevcan Uludaş, @Bert aslında dalıştan sonra uçuş yapmak seni dekomprasyon (vurgun) hastalığına yakalanmana neden olmaz. Çünkü kabin basıncı senin normalde sürekli maruz kaldığın 1 ATM'ye eşittir. Ancak ve ancak uçak ani düşüş yada trübülansa girer ve tavandan oksijen maskeleri düşerse, bu durumda kabin basıncı 0,5'e düşürülür ve buda dokularda ve kanda birikmiş azot gazının (kabarcıklarının) hacminin birden 2 katına çıkmasına neden olur. Dekomprasyon hastalığı burda başlar. İşte bu yüzden biz derin dalış yaptıktan sonra (yada dalış tablolarından hesaplanarak süre belirlenebilir) kendimize uçuş yasağı veriyoruz. Anlayacağın bırak tehlike sınırlarına girmeyi, risk bile almıyoruz. Dalışta altın kural; ÖNCE EMNİYET!