Bilmek istediğin her şeye ulaş

Dövüşmek normal bir davranış mıdır. Bir insan gerektiğinde kavga etmeli midir?

Bir dövüşten iki taraf da zararlı çıkar. Tamam biri yenilir ama diğerinin de morlukları, yaraları olur. Ben mümkün mertebe dövüşü engellemeye çalışırım ama illa da dövüşmek isteyen insan mutlaka ilkel bir yaratıktır, sözlerinizi anlamaz, anlasa da duymamazlıktan gelir, adrenalini yükselmiştir bir kere, gözü bir şey görmüyordur, tek seçenek kalır ve dövüşülür. Dövüşü başlatan siz olmadığınız ve kendinizi savunmak için dövüştüğünüz sürece gayet normaldir. Dövüşü başlatan olmayın derken yanlış anlamayın, dövüş kaçınılmaz ise, karşınızda ilkel şempanze zıplayıp duruyorsa, karşınızdakinin burnuna ilk kafayı atan siz olursanız galip gelmeniz çok büyük ihtimal olur yani atın o kafayı. Özellikle bir de sarhoş yakaladıysanız maymunu dövün gitsin.
  • Paylaş
Hayatta kalmanın en basit halidir dövüşmek. İnsanlar silah yapmayı öğrenmeden sadece el ve ayakları ile kendini savunur ve güç gösterisi yapardı. Yani genetik bir miras insan evriminin gereği dövüşmek doğaldır.

Tabiiki artık ilkel çağlarda değiliz sorunlarımızı dövüşerek çözmek yerine gelişmiş beynimizi kullanarak çözebiliriz. Beynimiz önemli bir silahtır.

Ancak beyin evrimini tamamlanmış insanların olduğuda bir gerçek, hayatımızda ki bu insanlara kısaca bunlara ÖKÜZ diyoruz.

Bir öküzle tartışmak aslında haksızlık çünkü beyni gelişmediği için silahsız sayılır. Silahsız birine de silah kullanmak delikanlılığa sığmaz : -) o yüzden ne yapıyoruz mümkünse öküzün ağzını burnunu kırıyoruz.
  • Paylaş
Mevzu mu var? Gelelim?
  • Paylaş
Bir insan gerektiğinde kavga etmelidir diyebiliriz belki ama ardından hemen şu soru gelecektir: peki ne zaman gerekir?

Kendi hayatımı düşününce lisedeyken çok gerektiğini hatırlıyorum :) Çünkü şartlar öyleydi. Yetiştiğim sokaklarda, bulunduğum okulda şiddet çok olağandı, ergen halimizle ailemizden ayrılmış yurtta kalıyorduk, dönemciliğin içinde ezilebiliyorduk, kendi karakterimizi, doğrularımızı ortaya koyma derdimiz vardı. Hani biraz hayvanlıktı belki ama şartlar bizi hayvan yapmıştı napalım. Problem çözmek için dövüşürdük sık sık. Böyleydi. Normaldi.

Sonra bir şey oldu, bir formlar falan doldurduk, siz büyük adam oldunuz hadi gidin buradan dediler, gönderdiler bizi. Bizde kirli geçmişimizi küçük, metal yurt dolaplarına kilitledik ve ayrıldık o çirkin yurt binasından. Yeni ortamlara girerken üniformalarımızdan sıyrılmıştık. Heyecanlıydık, gülüyorduk ama hala yeni tanıştığım insanları sessizce şöyle bir tartıyordum gözümde. Yine yurttaydık. Arkadaşlarımızı, ortamımızı ve tabii tavrımızı liseden tecrübelerimizle değerlendirerek belirliyorduk içten içe. Hazırlıklı olmak lazımdı. Belli olur muydu yarın kimle karşı karşıya geleceğimiz... Ama sonradan belli oldu. İlginç şekilde kimseyle karşı karşıya gelmeden yıllar geçmeye başladı. Hani bazen oluyordu, kavga edenleri görüyordum, kanım hızlı akmaya başlıyordu ama o eski heyecanım yoktu. Sorunları çözmek için kavga eden insanlar hakkında acaba gerçekten 'gerekti' mi diye düşünmeye başlamıştım.

Şu an, şöyle bir hatırlamaya çalışıyorum da, sanırım son yıllarda kimseye yumruk atmayı düşünmedim. Hani kavga demişsin ya. Benim kavgam sürüyor. Hatta belki de derecesi artarak sürüyor. Ama kavga etme tarzım değişti. Kendimi eskisine göre daha iyi anladığımı ve daha iyi ifade ettiğimi düşünüyorum. Yani artık çok da 'gerekmiyor'. Tekrar vurgulamak istiyorum. Artık insanlara sinirlenmiyor değilim. Trafikte, kalabalıkta, arkadaş ortamlarında hala birilerinden rahatsızlık duyuyorum. Ama gidip ona saldırmak falan artık pek aklımdan geçmiyor. Sanırım ehlileşiyorum :)
  • Paylaş
Burada "dövüşmek" ve "kavga etmek" nedir onu iyi tanımlamak gerekir. Yeri gelir hem dövüşürüm hem de kavga ederim. Yeri gelir tenezzül etmem. Buna değen var, değmeyen var . . Bence normaldir; eğer inandığın değerler varsa! Tabii ki bu zarar verici olmamalı. İş ; zarar verme boyutuna giriyorsa; ki bu, maddi manevi fark etmez, hastalıktır. Kişi kendini bir danışana göstermelidir. Bir danışana gitmeye ihtiyaç duymayanların ise ya AMATEM'e ya da bir kliniğe yatırılmaları gerektiğini düşünmekteyim.
  • Paylaş
Kavga herseyin cozumu degildir hatta hic birseyin cozumu degildir. Bosuna dememisler tatlı dil yılanı deliginden cıkarır diye😊
  • Paylaş
Bir insan, gerektiğinde sınırlarını bilerek kavga etmelidir. Kavga gerekliliktir. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır demiş Ali. Felsefi yönden bakarsak, canlı varolduğundan beri, hayatta kalma mücadelesi vermesi, evrenle olan kavgasıdır.
  • Paylaş
Dünyanın gergin ülkelerinden biri bu ülke. Pek çok nedeni var ama bana göre temel neden Türk kızlarının dırdırı kıskançlığı sevişmeyi bilmemesi yani erkeğini tatmin edememesi ve sürekli germesi. Bir de buna ailelerin çocuklara kendini dövdürme sen döv telkinleri ekleniyor. Nüfusun bu kadar fazla olduğu yerde de mutlaka arıza çıkıyor haliyle karşınıza. Bence artık dövüşme aşaması geçildi silahlanma aşamasındayız. Herkeste silah var. Dövüşmek istesende zararlı çıkabilirsin yani. O nedenle mümkün olduğunca çalıyı dolaş.
  • Paylaş
10

Şaman, Bu kadar açık sözlülüğü buranın kıskanç, dırdırcı, sevişmeyi bilmeyen kadınları kaldırmaz üstat. Onların dırdırı sevgi sözcükleri, kıskançlığı sahiplenme, yatağa sırtüstü yatıp bacaklarını açması sevişmenin tillahıdır :)

Mustafa Kemal Taştekin, Yorumlarım tarafsız, yapıcı, tecrübelerimden özenle süzülmüş ve yol gösterici özelliktedir. Kızlarımızın sağlıklı toplum ve nesiller yetiştirme adına sorumlulukları çok büyük. Kendilerini upgrade etmeleri hem kendi hem çevresindekilerin mutluluk ve huzurları için önem arz eder. Kimse beni salatalıkla bir tutamaz. Değil mi sensey:)

Şaman, Ben karşı çıkmıyorum, beğendim'e de tıkladım zaten ama iki hanımefendi ya da kısa pipili hemcinsimiz acilen beğenmedim'e tıkladı da onun için şeetmiştim üstat :)

Mustafa Kemal Taştekin, Her görüşe saygılıyız tabi ki. İslam usülü yaşayıp isviçre medeni kanununu almak zaten baştan intihar. kafa dört eşli ama yaşantı teke ayarlı olur mu? olmuyor haliyle. Son beş yılda bir milyon boşanma davası açılmış beşyüzbini boşanmayla sonuçlanmış. demek ki maya tutmamış bu sistemde. Çok eşliliğe geçilmesi lazım Türkiye' de acilen.

Şaman, Evet sokağa dökülelim, sloganı da buldum :) "Poligami hakkımız, söke söke alırız."

Mustafa Kemal Taştekin, söke söke kısmı manipüle edilebilir sensey:)

Şaman, Evet oraya öpe öpe de konulabilir :D)

Mustafa Kemal Taştekin, yani ben anlamıyorum kadınlarımızı. basit bir hesap yapalım: 4 öğretmen kızımız bir erkekle evlensin. adam çalışmıyor olsun. ayda 10 bin tl para girer eve. adam beş yuzer tl versin bunlara hadi. geriye kaldı 8 bin tl. bu yılda 96 bin tl eder. bir ev alırsın çok rahat. dört yılda tüm kızlar kendine ev sahibi olmuş olur. diğer türlü yıllarca bir şey alamazsın artı altın günlerinde poğaça börek yer durursun:)

Şaman, 5 kişiler üstat 5 de velet peydahlarlar, ne tasarruf kalır ne refah :)

Mustafa Kemal Taştekin, hmm o zaman altın günü forever yani:)