Bilmek istediğin her şeye ulaş

Dünyada bilgisayar teknolojisi ve yan ürünleri hakkında sadece Türkçe'de karşılık olduğunu biliyor musunuz?

Bilgisayar, yazılım, donanım vs gibi kelimeleri sadece biz kullanıyoruz. Daha doğrusu kullanmamız gerekirken kullanmıyoruz. Hocalarımız bu işe kendini adamış ve bu kelimeleri bize kazandırmış iken neden yeni nesil sürekli bu kelimelerin bize ait olmayanlarını kullanır ve neden artık yeni karşılıklar üretilmez. Hiç kimse kullandığı kelimelerle düşündüğünü, beyin loblarının bu kelimelerle kodlandığını, kullandığı kelimelerin zihin dünyasında bir karşılığı olmadığını, eğer bu karşılık var ise bizden biri olamayacağını unutmasın.
  • Paylaş
Şu Yazı konu hakkında oldukça bilgilendirici

" Hayatımızda sanki hep var olduğunu düşündüğümüz sözcüklerden biridir bilgisayar. Oysa onu da "bir bulan" var. Üstelik toplumun kullanımına açtığı kelimeler sadece 'bilgisayar' değil.

Aydın Köksal bilgisayarın yanı sıra bilişim, donanım, yazılım, bellek, hafıza gibi artık sektörde sıkça kullanılan sözcükleri de kendisi kullanıma açmış ve dilimize kabul ettirmiş...

Aydın Köksal, kendi tanımıyla Türkiye'nin ilk bilgisayar mühendisi. Galatasaray Lisesi'ni birincilikle bitirdikten sonra Fransa'da Elektronik Yüksek Mühendisliği diploması alan Köksal, son yıllarda dilimizden düşmeyen bilgisayar, bilişim, yazılım, donanım gibi 2 bin 500'e yakın sözcüğün de "isim babası". Bilişim Derneği'nin kurucusu ve onursal başkanı Köksal bütün ömrünü ismini verdiği bilgisayar ve bilişime adamış. Köksal, bir dilbilimci olmasının yanı sıra bilgisayar alanında da ülkemizin öncülerinden biri olarak yıllarca isimler türetmiş. Kimi hemen kabul görmüş, kiminin yaygın olarak kullanılması ise "bilgisayar" gibi yıllar almış...

"Bilgisayara eskiden elektronik beyin, kompüter hatta gompütür deniyordu"

Bilgisayar sözcüğü nasıl ortaya çıktı?

Mezun olduktan sonra bir bilgisayar firmasına girdim. İşi iyi yapabilmek için sözcüklere gereksinim duydum. Çünkü ilk bilgisayar 1960'ta Karayolları'nda karayolları ağının yapılması için kurulmuştu. 1966'da işe başladığımda da Türkiye'de 40-50 tane bilgisayar vardı.

O zamanlarda ne deniyordu bilgisayara?

Elektronik beyin deniyordu. Tabii beyin olmadığı açık. Kompütır, kompüter hatta gompütür diyenler vardı. Elektronik beyini yakıştıramayanlar elektronik hesap makinesi dedi. Elektronik dimağ diyenlere de rastladım. Fransızcada bilgisayar, düzenleyici anlamına gelen "ordinateur/ordinatör"dür. Bilgi işlem yerine "malumat processing" diyenleri bile gördüm.

Niçin Türkçe sözcükler türetme gereği duydunuz?

Ben başladığımda bilgisayar alanında çok mühendis çalışmıyordu. Bu alanda ilk bilgisayar mühendisi benim herhalde. Her şeyi kendi kendime, sabahlara kadar çalışıp öğrendim. Yurtseverlik damarım tuttu ve mesleğin öncülerinden biri olma isteği de üzerine bindi. Ayrıca Türkçe konuşulan bir ülkede bir şeyin yayılması için adının da Türkçe olması gerekiyor.

Neden bilgisayar dediniz peki?

Saymak sözcüğünün çok anlamı var. Bilgisayar sayısal bilgiyi saklıyor, işliyor. Sayışım hesap yapmaktır. Birçok dilde, hesap yapmak anlamına gelir. Ayrıca sayıp dökmek; yani döküm yapmak anlamı da var. Bilgisayar da tam da bu işleri yapıyor. Sonunda 1969 yılında Hacettepe Üniversitesi olarak gazeteye bir ilan verdik ve "Bilgisayar kiralanacaktır" dedik. İlk kez orada kullandık bilgisayar sözcüğünü.

Hemen kabul gördü mü?

Bazı insanlar hemen kabul etti, ama özellikle yabancı dille okumuş insanlara çok ters geldi. O kadar ki 10 yıl sonra tanınmış profesörlerden beş kişi gelip bir kurultay öncesinde bana "Lütfen bu bilgisayar sözcüğünü artık kullanma, bunun yanlış olduğunu söyle. Bir bilgi, iki bilgi diye sayıyor mu?" gibi şeyler söylediler. Kimse kullanmak zorunda değildi tabii, bunlar benim kendi önerilerim. Ama ben Türkçenin bir bilim dili olabileceğini biliyorum. Daha sonra IBM kişisel bilgisayar fabrikasının açılmasıyla bütün evlere bilgisayar girdi. Öyle olunca da yaygınlaştı ve 1980'den sonra bir anda salgın gibi herkes bilgisayar demeye başladı.

Diğer sözcükler nasıl çıktı ortaya?

Onların türemesi daha kolay oldu. Çoğu sözcüğü Türkçeye çevirdim; memory yerine hafıza gibi. İşletim ve yazılım da çok kolay türedi. Bu sözcükleri de ilk kez 1966'da kullandım.

Donanıma nasıl donanım dediniz?

İngilizce'de donanıma hardware yani argo bir kelime olan hırdavat deniyor. "Hard" katı, "ware" de eşya demek. Hırdavat, katı makine, eşya anlamında. Amerikalılar bilgisayarın katı kısmına hırdavat lafını yakıştırdılar ama ben uygun bulmadım. Kendine özgü bir makine olduğunu anlatmak için de donatım yerine donanım dedim. İngilizce'de yazılım yerine geçen software, yani hardware'in karşıtıdır. Bilgisayarı yazı yazarak programla yönetiyoruz. Fransızlar yazılım anlamına gelen sözcüğü 35 başka terimle beraber 1974'de ürettiler. "Lütfen İngilizce kullanmayın, bizim dilimiz Fransızcadır" diyerek resmi gazetede yayınlandılar. Oysa biz kendi terimimizi onlardan sekiz yıl önce üretmiştik bile.

Bilişim sözcüğü nerden çıktı?

Bilişim, bilginin akışkan hali demektir. Bilmek sözcüğünden türettim ve ilk kez 1968'de "Bilişim teknik bilimini Türkiye'nin kalkınması için araç olarak kullanacağız" diyerek kullandım. Sonra yazıya da döktüm. 1971'de Bilişim Derneği'ni kurduk. Bilişim sözcüğüne karşı çıkan da olmadı.

Aydın Köksal'ın sözlüğünden seçmeler:

CD: Kapsar disk

Toner: Karartıcı

File: Kütük

Record: Tutanak

Update: Günlemek

Character: Damga"
  • Paylaş
Yine şövenist bir hurafe! Külliyen yanlış bilgi, bizde bir çoğu gerçekten de , güzel, açıklayıcı bir kısmı da komik olan bu sözcüklerin çoğu kullanılmasa da Almanlar kendi sözcüklerini bulmuş ve kullanıyorlar:

Bilgisayar: Rechner
Hard Disk: Fest platte
Sabit Bellek: Arbeitspeicher
İşlemci:  Prozessor 
Yazıcı: Drucker
Klasör: Verzeichniss
Dosya: Datei
Güncelleme: Aktualisierung

Gibi...
  • Paylaş
6

Ramazan Bilgin, kullandığınız kelimelerin çoğu türkçe. hard disk ile klasör hariç. hard disk ingilizce bir kelime , klasör ise fransızcadan türkçemize geçmiş bir kelime. bellek kelimesi türkçedir. "bu fikri belledim" desem. öğretmen yerine belletmen kelimesini kullansam. güncelleme kelimesinin gün kelimesinden, yazılım kelimesinin yaz kökünden geldiğini görmemek ayıp olur. türkçe kelime üretmeye çok açık bir dildir ama biz kullanamıyoruz çünkü batı dillerine çok özeniyoruz türkçesi olduğu halde biz fransızca kelimelere özeniyoruz ve onları kullanmakta ısrar ediyoruz. bu arada almanca ingilizceye en yakın dillerden biridir deniliyor latin dilleri arasında ingilizce fransızcadan gelsede almanca daha yakın gösteriliyor. prozessor kelimesinin ingilizce processor yani işleten anlamındaki kelimeyle aynı olduğu çok açık. güncellemenin almancası keliimeside eğer aktüel ile alakadar ise fransızca bir kelimedir. yani eğer türkmen kardeşlerimiz bilgisayarı bulsaydı ve ona göre terim kelimeler üretseydi bizim içinde kelime üretmek kolay olurdu.

Şaman, Sanırım yanlış anlaşıldım, ben Türkçe'deki bilgisayar terimlerinin çoğundan çok memnunum (bilgisayar sözcüğü bile bence çok güzel, açıklayıcı, kullanışlı) hatta sırf bu nedenle Türkçe terimleri sıraladım. Yorumumu sadece "sadece Türkçe'de karşılığı var" ibaresine karşı yazdım. "Sadece" Türkçe'de değil iyi bildiğim Almanca'da da karşılıkları var ve bilmediğim bir çok dilde de vardır diyorum. Yine bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan biri yazmış sanırım soruyu...

Ramazan Bilgin, ben özür dilerim eğer sert çıkmış gibi göründüysem. ben sizi yanlış anladım.

Şaman, Hiç de sert çıktığınızı düşünmedim. Benim düşündüklerime çok yakın şeyler yazmışsınız. Yalnız Almanca'ya İngilizce'den geçmiş bir kelime değil prozessor. Prozess kelimesi ve bir çok İngilizce'ye de geçmiş kelime Almanca'da da mevcut, bazı durumlarda İngilizce'ye Almancadan geçişler olduğu gerçeğini göz ardı etmemek lazım. İngilizce'nin kökenini araştırırsanız Almanca'dan geldiğini görürsünüz. Hatta Almanya'nın en kuzeyinde Hamburg'da insanların konuştuğu lehçe yarı İngilizce yarı Almanca gibi, eğer iki dili birden bilmiyorsanız Plattdeutsch'u anlamanıza imkan yok. Aslında Avrupa'yı gezip dilleriyle de ilgilenirseniz, tabii bir kaçını biliyor olmanız da durumu anlamanıza yardımcı olacaktır, tek bir dilin konuşulduğunu görürsünüz. Antik Grekçe'den türemiş Latince, Akdeniz kıyısında önce Rumence sonra İtalyanca, İspanyolca, Portekizce ve Fransızca kuzeye doğru ise Almanca ve ardından Felemenkçe, İngilizce ve İskandinav dilleri oluyor. Bu dillerin hepsinin yığınla ortak yanı var. İngilizce'den Almanca'ya sözcükler geçmiyor mu?... Tabii ki şu anda dünyaya hakim olan dilden her dile olduğu gibi Almanca'ya da sözcükler geçiyor. Hani bizim köşk Avrupa'da kiosk olup bize geri döndü ya... Ben aslında bu geçişlere karşı da değilim, zaten yurdum insanı da arabın, fars'ın dilini ana dili gibi bellemiş durumda. Kaldı ki bu etkiler olmasa sözcük türetmekte bu kadar tembel olan bizim dilimiz çok fakir kalırdı. Bir "rehavet"e karşılık gelen sözcüğümüz yok ne de olsa :)

Ramazan Bilgin, Sözlerinize tamamen katılıyorum. Ben İngilizce hocamdan duyduğuma göre kendisi üniversite hocasıdır(avustralyada) İngilizce , Fransızcanın kendine has bir şiveye kavuşmuş halidir. Zaten İngilizce bir sözlükte sözcüklerin başka başka dillerden geldiğini görüyoruz. Benim bildiğime göre, ise Almanca ve İngilizce ses olarak çok farklı gibi gözükse de dil yapısı(gramer) açısından en yakın dil. Evet kiosk ve terrace kelimeleri hakkında avrupa dillerine gidip yeniden dilimize geçtiği üzerine yazılar okumuştum. ben özür diledim çünkü dikkatli okumadan sizi yanlış anladım. ben sizin türkçeyi küçümsediğinizi zannettim. boşuna konu açtım.

Şamanupload.wikimedia.org/wikipedia/en/f/f7/human_language_families_map.png Bu harita çoğu orta ve kuzey Avrupa dilinin Germanik yani Almanca kökenli olduğunu gösteriyor. Zaten iki dili de bildiğimden İngilizce'nin Almanca'nın sadece bir alt grubu olduğunu biliyorum. En bariz örnek herhalde artikellerdir. Almanca'da yalın haliyle der, die, das çekimli halleriyle, dem, des, den gibi değişen artikellerin İngilizce'de aynen Alman lehçelerinde olduğu gibi sadece the'ya indirgenmiş olması bu duruma iyi bir örnektir. İngilizce Almanca'ya hiç bir anlam kaybına uğramadan bire bir çevrilebilir ama tersi her durumda mümkün değildir.

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1224 Görüntülenme7 Takipçi3 Yanıt