Bilmek istediğin her şeye ulaş

Edip Yüksel'e sorduğum soru hakkında düşünceleriniz neler? Soruyu yanıtlamak ister misiniz?

Link yok diyor tumbir. Soruyu buradan yazarmisiniz.
  • Paylaş
9

Hakan, Teşekkürler ilginç bir yazı olmuş, kanaatimce yaratılış ayetlerini cımbızlamak bizi yanlışa götürür, bir ayette kan,, başka.ayette su, diğerinde çamur ve dahi tüm kuran da daha nice tarifler vardır. Bu sebeple detayları kuran da bulmamak çok normal, hatta insanı bakış açısıyla çelişkiler bulmakta çok mümkün, bazen cevap olmuyor işte. Misal Allah herşeyi bilendir, demek ki insanların cennetlik olup olmadığını da bilir, o halde cennete gidecek insanlar baştan bellidir bu halde dünya niye yaratıldı neden imtihan ediliyoruz sınavın sonu belli ise? Bu soruya kim ne derse kivirmadan cevap veremez mesela.

Mehmet Volkan Balbay, Ben de teşekkür ederim ilginiz için.

Yalnız makalede esas konuyu ıskalamışsınız gibi duruyor. Ayetlerde farklı farklı yaratılış malzemelerinden (kan, su, meni vb...) bahsetmesinden çok, istisnasız tüm ayetlerde "erkekeğe" vurgu yapılması ve kadının (yumurtanın) yok sayılması ilginç.

Burada esas problem tüm ayetlerde spermin baz alınmasıdır. Kadında var olan yumurta hücresinin hiç bir ayette bahsi geçmiyor.

Hakan, Metnin ilk kısmında " atılan" bir şeyden bahsetmiştiniz sanırım 72/6 idi. Orada da sperm yok ama atılma eyleminden yola çıkarak sperme ulaşılmış, halbuki kadın yumurtası da atılır. Ve rahme bir yumurta düşer, follop tupleriydi galiba geldiği yer yumurtanın ovulasyon döneminin sonunda oluşmaya başlıyor beş gun içinde oluşuyor, sonra rahme yollanıyor orada spermle buluşmayı bekliyor bu arada 7 hafta kadar döllenme olmazsa 10 gun içinde regl olarak bünyeden atılıyor. Yani yumurta ilk anda rahimde değil olgunlaşıyor sonra rahme atılıyor,

Didikleyince ben böyle bir yorum çıkardım mesela ve çok zorlama oldu :) ama olabiliyor doğru olması da gerekmiyor çünkü herkes birşey söylüyor. Yalnız Allahtan bu işlerle ciddi ciddi ilgilenmiyorum çok sorunlu konular :)

Mehmet Volkan Balbay, Bu açıdan meseleyi ben de araştırdım. Aslında makul bir yaklaşım ancak diğer ayetler de hesaba katılınca dediğiniz gibi "zorlama" bir yorum oluyor. Ama üzerinde biraz daha çalışılmalı diye düşünüyorum. Bugün biraz daha vakit ayırırayım :)

Bu arada gerçekten sorunlu konular. Araştırırken yaşadığım travmaları hayal edemezsiniz.

Hakan, Bize gore sorunlu; şöyle ki burada Allahın yaratıcı gücünün detayları aranıyor. Halbuki bunu biz sadece bilimsel olarak anlayabiliriz işin ilahi boyutunu kavrayamayız. Çünkü ilah değiliz. Kuran yaratılış ayetlerinde hem bilimsel yanıtlar verirken öte yandan işin içine ilahi kanuynları da koyuyor doğal olarak devreler yanıyor. Inanan birisi olarak ben Hz.Peygamber ile Allahın Kuran da bahsedilen vasıflarını hiç sorgulamam, kesin doğru kabul ederim. Çünkü 600 sayfalık bir kitaba dünya,din,evren,fizik,sosyal kurallar v.b. ancak kisaltmalar ve sırlar ile sığdırılır ve aynı zamanda ibadet kitabıdır bu. Aklımın yettiği yerden sonrasını ilahi sır olarak kabul ederim devreleri yakmam :) hele ki gen kopyalama ile erkeksiz olarak dişiye doğum yaptırılan şu dönem de, yaradılış ayetlerini olduğu gibi kabullenmek bu ilahi sırrın büyüklüğü karşısında daha da acz yaratıyor bende.

Mehmet Volkan Balbay, Bu söylediklerinize katılmıyorum.

Kur'an-ı Kerim'de problemli ayetler yanlızca "yaratılış" gibi meselenin ilahi yönünün de olduğu konular değil ki. Miras, evlilik, kölelik, faiz vb bir çok konuda da ciddi sıkıntılar var.

Şimdi meselenin özü şudur:

Siz, Yaratıcı olarak insanlarla iletişim kurmak istediğinizde ve bunun için girişimlerde bulunduğunuzda (kitaplar ve peygamberler) ister istemez insanlarda bir beklentiye sebep oluyorsunuz. Yani insanoğlu, yaratıcıdan gelen "şey" in, hayranlık uyandıracak, sorulara cevap verecek, doğru ve temiz yolu gösterecek... bir "şey" olmasını bekliyor.

Eldeki mevcut durum ise bu beklentilerin çok uzağında maalesef. Yüzyıllardır bitip tükenmek bilmeyen tartışmalar var islam alimleri, kur'an uzmanları arasında. Bu tartışmalar yokmuş gibi davranmak imkansız.

Tabî bu imkansızı başaranlar var. 1400 yıllık kültür birikimini "dinin özü" zanneden ve 1400 yıldır tamir görmüş bir sistemi "muhteşem" ilan eden insanlar var.

Aslında konu bir yönüyle felsefî bir yönüyle bilimsel.

Yaratıcılık ile ilgili konular felesefî olarak ele alınıp tartışılabilir ancak bir de elde ki mevcut kaynakların bilimsel gözle değerlendirilmesi var. Kur'an-ı Kerim'in bu açılardan çok iyi analiz edilmesi gerek. Hakkındaki iddialar cevap verilemeyecek iddialar değil aslında sadece verilecek cevabın ürkütücülüğü insanları bu işten uzak tutuyor.

Hakan, Kişisel davranış ve inanış yöntemimi belirttim zaten dostum, fikiri bir durum yani :) bir tercih. Belki de içimdeki iman duygusunun ateizm le olan çelişkisi . Esasen ne olduğunun önemi de bu kişisel temel de doğru, ikinci şahıslar için yanlış olabilir ama samimi olarak böyle :)

Mehmet Volkan Balbay, Haklısınız. Buna bir itirazım yok.

İnsan aklındaki ve kalbindeki derin boşlukları ancak "inanç" ile doldurabiliyor ki ben de öyle yapıyorum. Bununla beraber arayışıma, araştırmalarıma da inatla devam ediyorum. Doğru cevapları bulana dek.

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

691 Görüntülenme3 Takipçi1 Yanıt