Bilmek istediğin her şeye ulaş

Elektrik Elektronik Mühendisliğinde okuyan ve meslek hayatına başlamak için Elektronikten yana tercih yapan bir mühendis adayı hangi konularda uzmanlaşabilir?

Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümlerinde 3. veya 4. sınıfta Elektrik veya Elektronik alanının birine ağırlık verilmesi gerekiyor. Elektroniğe ağırlık vermek isteyen birisi hangi alanlarda çalışır? Bu alanların Türkiye'deki iş imkanları nelerdir? Hangi konularda uzmanlaşılır? Düzenle
En kolay, ucuz ve kısa zamada sonuç aldıran yol Mikro işlemci ailelerinden biri ile uğraşmak. Benim gördüğüm kadarı en popüler aile şu an ARM üretici olarak ise NXP veya ST. Fakat elektroniik mikroişlemci değildir. Gördüğün derslere ve bu derslerden ilgini çekenlere göre devam etmen daha iyi olur. Matematik ve mantık problemlerinde iyi isen programcılık ilgini çekecektir.
  • Paylaş
Elektronik üzerine yoğunlaşmak istiyorsanız, mikroişlemci ailelerinden birisi üzerine çalışabilirsiniz, en popüler mikroişlemciler avr ve pic aileleri içlerinden bitanesinde uzmanlaşmış durumda olmanız diğerinide beraberinde getirecektir. Ama iş alanıda olsun istiyorsanız plc ler üzerine yoğunlaşmanız gerekir
  • Paylaş
Hemen her bilim alanındaki insanın yaptığı temel hata, hayata sadece kendi mesleki perspektifinden bakmak oluyor. Aslında aynı konuyu farklı uzaylarda çalışan insanlarız hepimiz ve ortak paydamız; iletişim, etkileşim ve enformatik.

Çalışma uzayımız mikro hatta nano ölçekten makro ölçeklere kadar uzanan geniş bir değişkenlik gösteriyor. Bir gök bilimci gezenler, göz cisimlerinin birbirleri ile olan etkileşimiyle ilgiliyken, bir nörolog vücudumuzdaki sinir sistemleriyle taşınan duyusal beyin sinyalleri ile ilgilenir. Bir sosyolog insanlar arası gidip gelen iletişim trafiğinin toplumsal izdüşünlerine odaklıyken, bir psikolog bu akışın bireyin kendi dünyasındaki izleri üzerine yoğunlaşır. Bir jeofizikçi yerkürenin oluştuğu bileşenler arasındaki etkileşimi, zaman zaman olan iletişimsel boşalmalar diyebileceğimiz depremleri incelerken bir siyaset bilimci toplum içerisinde üretilen sinyallerin yönetimsel bir güce dönüştürülerek kontrol altında kullanılmasıyla ilgilenir.

Hukuk iletişimin uçbirimleri olan bireyler arasındaki veri akışının, birbirlerinin tanımlı özgürlük alanlarına saldırmamasına duyarlı iken, edebiyat bu etkileşimin daha estetik, ruhu besleyen bir forma kavuşması, insanileşmesi için uğraşı verir. Tarih ise insanlar ve dolayısıyla toplumlar arasındaki akışlardan sonra kalanlarla ilgilenir, yaşananları not eder ve medeniyet yolculuğumuza etkilerini değerlendirir. Mikro biyoloji etkileşime hücre boyutunda bakarken ilahiyat bu etkileşimin kapsamını insanla Yaratıcı arasında tanımlayarak en geniş ölçeğe yerleştirir.

Aynı yere baksak bile mesleki ve sosyal olarak taktığımız gözlüklerle hayata bakıyoruz: Bir toprak parçasına, ziraat mühendisi ekilebilme durumunu değerlendirmek üzere yaklaşırken, inşaat mühendisinin bu toprak üzerinde yükselteceği görkemli binaları hayal etmesi normal karşılanmalıdır. Bir zoolog akan bir nehre, hayvan çeşitliliğini algılamak ve artırmak için bakarken bir elektrik mühendisi suyun debisinin elektrik üretimi için yeterli olup olmadığı konusuyla meşguldür...

Maddeler dünyasında iki maddenin birbiri üzerindeki etkisine kimyager maddelerin birbirine ikram ettikleri enerji, tepkime, birlikteliğin ortaya çıkardığı ısı nazarıyla bakarken bir fizikçi momentumları, kuvvetleri, torkları işin içine sokabilir pekala. Ve tüm bu katı bilimlerin hayatımıza yumuşak bir geçiş yapabilmeleri, hayatımızı mekanikleştirmeden yaşanabilir kılmaları için sosyal bilimlere muhtacız.

Bir de suni olarak üretilen bilgilerin etkileştiği durumlar söz konusudur ki özellikle bugünün teknoloji tanımının lokomotif aktörleridir: Üretilen elektrik ve radyo sinyalleri ile de dünyamızın dışına taşan yoğun bir etkileşim vardır günümüzde. Bu sinyalleri mikro ölçekte irdeleyen elektronik mühendisliği ve daha çok sayısal etiketlerle değerlendiren bilgisayar mühendisliği bu alanın yön verenlerinden sayılabilir. Bu meslekleri doya doya yaşamak isteyenlerin geniş bir resim profilinden mesleklerini görmelerini sağlamak için matematiksel meziyetlerinin yanında iyi birer mantık, felsefe hatta psikoanalizle ilgili olmalarının faydalı olacağını düşünüyorum.

Sayısal elektroniği, insanın düşünsel mantık yapısını taklit ettiği için zevkli ve derinlikleri olan bir uğraşı alanı olarak görüyorum. Diyotlardan transistörlere, kapılardan zavallı opamplara bu anlamları yükleyen, herhalde numune bir yaklaşım oldu benimkisi.

Özellikle teknik bilimlerin ve teknolojinin, yani sunu mekanizmalar ve teknolojinin insanla etkileşimini konu alan enformatik bilimler ise son yıllarda daha da önem kazanan bir alan haline geldi. Eğer sosyal yaşamda doğru konumlandıramıyor ve insanlara faydalı olacak halde kullanıma sokamıyorsanız, geliştirdiğiniz şey atomik zaman makinesi olsun, kimin umurunda?

Algılarımızdaki çevresel ve sosyal edinimlerimizle paralel gelişen seçiciliğimiz, birlikte bir medeniyeti yaşatma ve geliştirme gerekliliğinde birleşerek dengelenmelidir. Ne bir mimarın güdülerine kapılıp dünyayı betonlara boğmalı ne de bugünün insanını mağaralarda yaşatmalı.

Tüm bu cümlelerin bakiyesi şu ki; dünya bizim kesitimizle tümüyle kapsanamayacak kadar geniş ve hassas dengeler üzerine kurulu. Bu nedenle işimizi yaparken dünyanın sadece bize gözüktüğü haline aldanmadan tamamını görmeye çalışırsak, zarar verici olmadan dünyaya artılar üretebiliriz. Medeniyet el birliği ile gelişen bir süreç; bu sürece bir profesörün de kapımızın önünü her gün süpüren belediye çöpçüsünün de bir katkı sağladığı gerçektir, biri diğerine tercih edilemez.

Ne yaparsak yapalım, en iyisini yapmaya çalışalım. İnsanlığa fayda vermek için çalışalım. Okuduğumuz sıraları bize sunanlara, sınıflarında yer açanlara, bize nefes tüketenlere, ekmeğini, suyunu verip bize yaşam sağlayan dünyaya borçlu olduğumuzu unutmadan, sosyal yaşam içindeki sorumluluklarımızın bilinciyle ifa edilmesi gereken bir uğraşıdır, meslek. Bu inançla yapılan her iş çok değerli ve kutsaldır çünkü insanlığın bir açığını kapatmakta, ihtiyacını karşılamakta ve medeniyet duvarının inşasına harç ve tuğla sağlamaktadır.
  • Paylaş
3

Semih Cengiz, Güzel fikirlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkürler fakat o kadar uzun bir fikir paylaşımı olmuş ki ana fikiri anlamak çok zorlaşmış tabiki kendi bilgi seviyeme göre :) bu uzun fikirlerinizin sorduğum soruyla bağlantısı da oldukça azalmış, yada ben öyle anladım. sorunun yanlış yönlendirildiğini düşünüyorsanız direk o şekilde belirtmeniz daha kolay olurdu sanki :D

Cem Turan, Haklısınız ve fakat belki de cevaben yazmış olduklarımdan çıkan bir ana fikir de şu olabilir mi: İyi bir mühendis dağınık ve yüklü bilgi kümeleri arasından işine yarayacak olanı bulup kullanma becerisine sahip olmalıdır. Eğer yazdıklarım herkesin rahatlıkla özümseyeceği türden olsaydı, bu siz gibi değerli bir meslektaş adayıma haksızlık olmaz mı, ne dersiniz? Branşınızı bilerek ön plana çıkarmadım cevabımda, çünkü önce gerçek bir mühendislik bakışına sahip olmak için çaba göstermeliyiz hepimiz. Bu konuda maalesef büyük bir sıkıntı var. Ondan sonra branşa özgü detaylar üzerin konuşmak daha anlamlı olur, kanaatindeyim. Nedir derseniz, gerçek mühendislik: Birincisini anlatabildim sanıyorum; öğrenmekten yılmamak. Dağlar gibi bilgi yumakları da olsa pratik olarak bilgiyi bu metinlerden damıtma metodolojilerini geliştirmek. Uzun metinlerden korkmamak, çetrefilli anlatımları bir bulmaca edasıyla çözebilme egzersizlerini bolca yaparak analitik yönünü derinleştirmek. Bir mühendis, Robinson gibi boş bir adada mahsur kalsa, sıfırsan bir medeniyet üretebilmeli. Bu ise idealist bakış ve hayal gücüne sahip olmaktan geçiyor. Bunu da maalesef mumla arıyorum, yeni mezunların büyük çoğunluğu elde diploma ve CV kapak atacakları bir adres peşindeler. Oysa hayalini gerçek kılabilme yolunda çaba gösterme özgürlüğüne sahip olabilmektir, mühendisin yaşamasından kasıt. Yoksa sadece hesap kitap adamı olur oysa bugünün en kıymetli insanı inovatif ve sıradışı bakabilendir hayata.
Bir düşünelim; cebimizi sonu kadar parayla yani teorik bilgiyle doldurmuş olduğumuzu. Flip-floplardan mikroişlemcilere, kombinasyonel devrelerden sırasal devre öğelerine kadar ne varsa hatim ederek mezun olduğumuzu bir an için düşünelim. Bakkaldan ne alacağını bilmeyen çocuk cepleri dolu parayla gittiğinde nasıl çarçur eder ama ihtiyacını görmezse, edinilen ham bilgiye hayal ve idealler eşlik etmezse sadece o bilgiler yüklenilmiş olur ama iyi bir mühendis olunmaz. Günümüz mühendisliği hendese (hesap kitap) bilmekten çok daha ötesi anlamına geliyor, bu derdimi anlamalarını ve ona göre hazırlanmalarını diliyorum yeni meslektaş olacağımız kardeşlerimin. Aslında sorduğunuz soruya yanıt da sizde, sizin tercinizde: Ya piyasaya elaman olarak hazırlayacaksınız kendinizi ya da içinde yaşadığını topluma yenilikler sunan bir proje insanı olarak. Dolayısıyla elektronik mühendisliğin hakkında branşınıza yönelik vereceğim yanıt da sizin tercihinize göre farklı olacak.

Yine uzun bir yazı :) Yanıtımın uzunluğunu biraz da mesleğinize verdiğiniz önemin bir göstergesi olarak gördüğüm bu soruya yanıt arayışınızdan duyduğum memnuniyete paralel, size yönelik duyduğum takdir ve konuya verdiğim önem açısından bakarsanız, az bile yazdım diyebiliriz :) Anlamak ta anlatmak da emek ister şüphesiz: Bunca emekle, özenerek size cevaben yazdıklarımın siz ve emsal arayış içindeki kardeşlerimde karşılık bulacağına inanıyorum.

Şu makalemi de konuyla ilgili olarak, okumak isteyebilirsiniz: turancem.blogspot.com.tr/2014/09/muhendi...

Başarı dileklerimle...

Semih Cengiz, Cevap için tekrardan teşekkür ederim. Her kelimesini gözden geçirdim. Malesef söylediğiniz gibi bende dahil belki çoğu mühendis adayı özellikle paranın,iş imkanının,CV de büyük şirketlerce şu an için çok önemli kabul edilen(belki mezun olduğumuzda veya 5-10 yıl sonra hiç bir önemi kalmayabilir) konular,bilgiler peşindeyiz.

Belki biz çok kolaya kaçmaya çalışıyoruz bilemiyorum belki hepimizin sıkışınca ürettiği bahane gibi yol gösteren olmuyor,sizin gibi Mühendisliğin özünün ne olduğunu hatırlatacak çok insan karşımıza çıkmıyor.Yol gösteren büyüklerimiz şu an olduğu gibi bazen elimizden tutup Mühendisliğe çekiyor fakat insanız ya tekrar sistemin ilerleyişine kaptırıyoruz kendimizi(yazar başı sıkışınca sistemi eleştiriyor :D)

Kendimizi kaptırdığımız bölümlerde ne hissettiğimizden ufakça bir değineyim.İnsan ister istemez mezun olunca ne yapacağım, nereden başlayacağım, üniversitenin bana kattıklarıyla mezun olursam Türkiye şartlarında işe girer miyim?Girersem bana para ödeyecek şirket taş çatlasa ne kadar öder?İnsan kendine sormadan edemiyor.Bu tür sorularda farkettiyseniz tekrardan paraya çıkıyor. Yetiştiğim eğitim sisteminde konular belli sorular belli sınavın sonucunda nerelere gidebileceğin belli insan böyle bir sistemde(son kez sisteme atıfta bulunuyorum :) )karşısına bir belirsizlik çıktığı zaman bocalıyor.Beynimiz uzun zamandır yaratıcılık ve yenilikçilik için çaba göstermemiş. Eee o zaman ben nerden başlayacağım? sorusunu sorunca , uzun zamandır kendine asıl ben ne istiyorum sorusunu sormamış biri bu soruyu kendine sorunca işte bocalamaktan öteye geçemiyor :) Ne yaparsam mutlu olacağım ? :) vs.vs.

Sizin güzel cevaplarınızı görünce dayanamadım ve kısa bir şey karalayıp gölge düşürmek ilgisiz görünmek istemedim.Böyle uzunca yazılar yazmaya alışık değilim.O yüzden kopukluklar ve konudan uzaklaşmalar olmuş olabilir.Kusura bakmayın. Çoğu kaliteli mühendis büyüklerimizin ısrarla belirttiği gibi bende bir blog açıp kendime katkı sağlamaya çalışacağım.Şu an ne yazabilirim gibi fikir üretme aşamasındayım :).O yüzden blog açana kadar bir daha da bu kadar uzun bir yazı yazmam zannediyorum.

Son cümle olarak Sanırım hep birilerinin bizi bazı alanlara yönlendirmesini istiyoruz,kendi kararlarımızın bizi yanlış bir yere çıkarmasından korkuyoruz :)

Fizik mühendisi olduğum için sorunuzun cevabını elektronik mühendislerine bırakıyorum.
  • Paylaş
Uzmanlaşmaktan ziyade önce döneme ayak uydurmalısınız yani icadı 1950lere dayanan bi elektronik ürünü iyiliştirmek yerine yeni bir teknolojiyi kademe kademe piyasaya sürmek daha iyidir. Kısacası bir konuda uzmanlaşmak yerine her konuda azar azar bilgi sahibi olmak daha kârlıdır
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

139 Görüntülenme6 Takipçi5 Yanıt