Bilmek istediğin her şeye ulaş

En güzel fabl örnekleri nelerdir?

Aslan İle Fare
Zavallı fare ormanda hep korku içinde yaşarmış. Tilkiden, kurttan ödü kopar, en çok da yaban kedisini görünce dehşete düşermiş. Sadece bu yabani hayvanlardan değil, çevresinde bir dal çıtırdasa, en ufak bir ses duysa yüreği ağzına gelir, korkudan bayılacak gibi olurmuş.

Fare artık bu korkuya dayanamayıp ormanların kralı aslana gitmiş ve demişki:

“Yüce Kralım” demiş, sizden haddim olmayarak küçük bir isteğim olacak. Şu ormandaki bütün hayvanlar arasında en zavallısı benim. Ne kadar kötü bir kaderim var! Bütün ömrüm kormakla geçiyor. Bir yaprak düşse dizlerimin bağı çözülüyor. Bu korkuya artık dayanamıyorum.

“Sen koca ormanlar kralısın, senin kükremen bile herkesi dehşete düşürmeye yetiyor, beni koruman altına alabilirsin, bu kadar geniş mağarada yaşıyorsun. Beni de buraya kabul et lütfen. Sana hiç bir rahatsızlık vermem. Ayaklarının altında dolaşmam, sesimi bile çıkarmam. Bir köşede otururum. Varlığımla yokluğumu anlamazsın bile” demiş.

Aslan tüm bu anlatılanları sessizce dinlemiş. Fare ise aslanın bu tavrını kendisi için olumlu görmüş. Ormanların kralı ricasını kabul edecek sanmış ve biraz daha ısrar ederse bu iş olacak diye düşünüp sözlerine şu şekilde devam etmiş:

“Ben sizin bu iyiliğinize layık olamadığımı biliyorum, ama kim bilir, ne kadar işe yaramaz gibi görünsem de, belki bir gün bir işinize yararım. Size olan borcumu ödeyebileceğim bir fırsat çıkar bir gün” demiş.

Aslan farenin bu sözlerine çok sinirlenmiş. Öfkeden gözleri çakmak çakmak olmuş:
“Bak sen terbiyesize! ” diye kükremiş. “Sen kendini ne sanıyorsun. Ben gibi koca bir kral senin gibi bir zavallı bi fareye mi muhtaç olacak! Senin gibi bir böcek hayatta bana ne fayda getirir! Defol başımdan. Seni bir pençe darbesiyle parçalara ayırmadığım için de hayatın boyunca bana dua et! ” demiş.

Zavallı fare öyle korkmuş ki, o korkuyla bütün ormanı bir nefeste koşup başka bölgelere taşınmış. Bir deliğe girip oradan uzun bir süre çıkmamış.

Aslan ise bir süre daha farenin kendini bilmezliğine sinirlenmiş, sağa sola sataşmış. Ama nihayet sakinleşmiş. Karnının acıktığını hissedip ava çıkmış. Fakat yolunun üzerinde üstü örtülmüş gizli bir tuzak varmış ve çukuru fark etmediğinden içine düşüvermiş. Ama güçlü kral aslan bu, öyle çukurlara düşüp kalır mı hiç? Bu nedenle de korkmamış. Yukarıya doğru zıplamaya hazırlanırken çukurun içinde bulunan ağın bütün vücudunu kapladığını hissetmiş. Bir kez daha hamle yapmış , ama nafile! Ağ inceymiş, ama çok sık dokunduğundan aslanın bile koparamayacağı kadar sağlammış. Bütün gün kendini kurtarmak için çalışan aslan akşama doğru buradan çıkamayacağını anlamış.

“Ah benim aptal ve gururlu kafam” diye düşünmüş. “Eğer bu sabah o fareyi küçük görmeseydim, o keskin dişleriyle bu ağı keser, beni ölümden kurtarırdı! Ama şimdi burada öleceğim ve bunun nedeni de benim! Başkalarını küçümsemeseydim, herkesin kendince bir işe yarayabileceğini kavrasaydım yaşıyor olacaktım! ”

Aslan, Kurt ve Tilki

Vaktiyle, bir aslan, bir kurt ve bir tilki arkadaş olmuşlar. Karınları acıktığından ava çıkmışlar. Av sonunda bir öküz, bir koyun bir de tavşan yakalamışlar. Avlarını bir araya getirdikten sonra aslan kurda dönerek:
- "Şunları paylaştır bakalım" demiş. Kurt:
- "Ulu sultanım, öküz zaten sizin. Koyun benim, tavşan da tilkinin" demiş. Aslan buna çok kızmış, kurda bir pençe vurduğu gibi onu uçuruma yuvarlamış. Bir yerde iki başkan olmaz diye kurdun kafasını koparmış. Aslan bu sefer korkudan tir tir titreyen tilkiye dönerek:
- "Şunları bir de sen paylaştır görelim" demiş. Kurnaz tilki hemen yanıtını yapıştırmış:
- "Öküz sizin akşam yemeğiniz, koyun öğle yemeğiniz, tavşan da sabah kahvaltınız. " Aslan, kıs kıs gülmüş, tilkiye "Sen bu paylaştırmayı nereden öğrendin? " demiş. Tilki:
- "Şurada yatan kurttan öğrendim" demiş.

Karga İle Tilki
Bir dala konmuştu karga cenapları;
Ağzında bir parça peynir vardı.
Sayın tilki kokuyu almış olmalı,
Ona nağme yapmaya başladı:
“-Ooo! Karga cenapları, merhaba!
Ne kadar güzelsiniz, ne kadar şirinsiniz!
Gözüm kör olsun yalanım varsa.
Tüyleriniz gibiyse sesiniz,
Sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın. ”
Keyfinden aklı başından gitti bay karganın.
Göstermek için güzel sesini
Açınca ağzını, düşürdü nevalesini.
Tilki kapıp ona dedi ki: “Efendiciğim,
Size güzel bir ders vereceğim:
Her dalkavuk bir alığın sırtından geçinir,
Bu derse de fazla olmasa gerek bir peynir. ”
Karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ama,
Yemin etti gayrı faka basmayacağına.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

390 Görüntülenme2 Takipçi1 Yanıt

Konu Başlıkları