Bilmek istediğin her şeye ulaş

En sevdiğiniz kitaplar hangileridir?

Nâzım Hikmet ve Attilâ İlhan'ın tüm kitapları... Ayrıca Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna'da muhteşem. .
  • Paylaş
Klasiklerin tümü. Özellikle beğendiğim klasikler:Kitap Önerileri

Kitap Önerileri

Kitap Önerileri

Kitap Önerileri

Kitap Önerileri

Kitap Önerileri

Kitap Önerileri
  • Paylaş
İlgi alanım özellikle tarihtir. Bana sorulduğunda hep aklıma bir tarih roman serisi gelir. Yazarı Abdullah Ziya Kozanoğlu. BJK başkanlığını yapmıştır, eski taraftarlar iyi bilir. Tarihi romanları da gayet tanınmıştır. İşte bu kitaplarının hepsini severim. Güzel tarihi serüvenlerin içinde sanki gezinirim. Sanki bir battal Gazi filmi izler gibi olurum :)

Kitap Önerileri
  • Paylaş
Kitap Önerileri

Alobar ve Kudra'nın ölümsüzlüğü keşfettikleri mistik bir yolculuğun kitabı.

Arka kapağındaki yazı dikkatimi çekmişti vakti zamanında. Başlarda biraz yoruluyorsunuz okurken ama zamanla kitap sizinle tatlı tatlı konuşuyor. İtiraf etmeliyim ki okumaya başladığım ilk haftadan sonra uzun bir süre kimsenin sohbetinden zevk alamadım. O denli büyüleyici bir anlatımı var Tom Robbins'in.

Arka kapak yazısı, buyrun...

"Oyunculuk uçarılık değil, bilgeliktir" diyerek çılgınlık derecesinde "oyuncul" romanlar yazan Tom Robbins, bu romanda hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel / tarihsel bir yolculuğa çağırıyor bizi. Batı'dan Doğu'ya, oradan da Yeni Dünya'ya uzanan, ölümsüzlüğü kovalayan ve yüzyıllar süren bir yolculuktur bu. Batı acı çekmeyi seven, mantığa, bireyciliğe ve üretime tapınanların diyarıdır. Doğu, aşka, boş zamana, münzeviliğe, bilinmezliğe hayatında yer veren insanların yaşadığı su ve parfüm diyarıdır. Yeni Dünya'da ise sadece "başarı" ve hırs vardır. Yolculuğun en ilginç kişisi ise keçi ayaklı, zevk ve bereket tanrısı Pan'dır. Pan, insanların duyguları ile düşünceleri arasına duvar çekmeleri, yaşamak yerine, cennete kabul edilmek ve doğayı tahakküm altına almak için çalışmaları; dans çalışmaları; dansı müzik ve aşkla ilgilenmek yerine, doğru ve yanlışla uğraşan Aristo, İsa ve Descartes'a inanmaları ile gücünü yitiren bir tanrıdır. Aynı zamanda Bay Mantıksız, Bay İçgüdü, Bay Hayvani Sır, Bay Çingene, Mastürbasyon, Bay İnatçı Güç, Bay Küstahlık, Bay Doğa Eni İyisini Bilir... dir.

Pan'ın en yakın arkadaşları ise, "İnsanın kalbiyle yaşamasını" savunan kendi kendinin kralı Alobar ve Kama-Sutra'yı bütün incelikleriyle bilen koku bilgesi Kudra'dır.

Bugün Pan'ın , Alobar'ın ve Kudra'nın izleyicileri günahlarından pişman olmayan günahkârlar, inançsızlıklar, şehvetli kadınlar, müzisyenler, âşıklar, asiler, şairler ve delillerdir.

Bu kitapta hayatlarını bir "deney" olarak yaşayanlar anlatılmaz. Onların okumalarına da gerek yoktur! ...


********

Kitabı elime her aldığımda mutlaka yeniden okumak üzere altını çizdiğim bazı tadımlık pasajlar;


  • 'Her şeyi başlatan, erkeğin kadına duyduğu kıskançlık oldu. ' sy:60
  • 'Kudra'nın kaçışı, kendisinin iki kere Azrail'in elinden kurtuluşuna dair anılar getiriyordu aklına. Demek bu kadınla bir ortak yanı vardı. Devrim ve skandal sayılan bir şey bağlıyordu ikisini birbirine. Hem de davranış kurallarının en sınırında bir yerde. Böyle bağların en tatlı ve en sıkı olduğu yerde. ' 101
  • 'Eğer insanda kendi kaderini kendi eline alacak o demir güç yoksa, o insan kaderini tanrıların eline bırakırsa, o zaman tanrılar zayıflığının cezası olarak böyle alay ederlerdi işte onunla. ' sy: 97
  • 'Uzun zaman önce, batıda, benim geldiğim yerlerde iki kaba tipe rastlamıştım. Bir tanesi bir şaman, öteki bir tanrıydı. Başlangıçta her ikisi de bana çok kötü davranmışlardı, ama biri bana özel bir cesaret, öteki de özel bir korku verdi. Bu yolculuğu yapabilmem için bunların ikisine de ihtiyacım olduğunu sonradan anladım. Bilgeliği ellerinde tutanlar, onu her gelen serseme öylece sunamazlar. İnsanın onu alabilmek için hazırlanmış olması gerekir... İşte bunlardan öğrendiğime göre, öğretmenin kaba davranması o sınavın evrelerinden birincisi oluyor. ' sy:105
  • 'Ya da belki benim özlediğim şey kusursuzluk değil de, eksiksizlikti. ' sy:109
  • 'Her dalın acemileri titizlenir, ilhamın yerine düzeni koymaya çalışır, işi berbat ederlerdi. ' sy: 124
  • 'Her hareketsiz kabuklu hayvan, içe kapanıklığın gizli kuvvetini ifade eder zaten. Huzurda saklı olan kuvvettir o kuvvet. ' sy:132
  • 'Belki de içimizdeki hayvanın ezgilerine gösterilebilecek tek uygun tepki, dans etmektir. ' sy:160
  • 'Siz batılı erkekler de hep aynısınız. Kendinize tanrı da deseniz, insan da deseniz, hep aynısınız. Burunlarınızı çok fazla avlara, çok fazla savaşlara sokmuşsunuz. Alobar da parfümlerden nefret ederdi. Ama her akşam depodan hindistancevizi, tarçın, zencefil kokarak eve döne döne, sonunda alıştı. Tenin, kendi sıvıları arasında boğulmadığı zamanlarda daha çekici olabileceğini öğrendi. '
  • 'Birkaç yüzyıldır yoldaydılar ne de olsa. ' sy: 174
  • 'Ama durmadın. İlle fırlayıp dünyayı görmek istedin. Bekleyemedin. İşte biz de böylece, yarı eğitimli, yarı baldırı çıplak, ortada kaldık. ' sy: 177
  • 'Elimizde bizden çoğalmamızı bekleyen yeni bir dünya var. Ben de sabırsızlanıyorum. ' sy:182
  • 'Kapısından girmeyi yalnızca bizim başarabildiğimiz bu ev keşfe çıkmamak için neden direniyoruz? ' sy: 189
  • 'İnsan mutsuzken dikkati hep kendine döner. Kendini çok ciddiye alır. Mutlular, yani kendilerini gerçekten sevenlerse, pek düşünmezler kendilerini. Mutsuzu neşelendirmeye çalıştığında, istemez, karşı çıkar. Çünkü dikkatini kendinden ayırıp evrene yöneltmek zorunda kalacaktır. Mutsuzluk kendine düşkünlüğün varacağı en son noktadır. ' sy: 226
  • Vücuduna aslan yağı süren Zulu savaşçısıyla, pahalı kokular süren çağdaş kadın arasında pek az fark vardır. Biri hayvanlar kralının cesaretini kendine mal etmeye çalışırken, diğeri, çiçeklerin o karşı konulamaz cinselliğini kendine mal etmek istemektedir. İkisinin de altında yatan ilke aynıdır. ’ Sy:24
  • ‘Koku, ölmekte olan bir insanı en son terk eden duyudur. Görme, duyma ve hatta dokunma gittikten sonra, ölmek üzere olanlar koku duyularına tutunurlar. Böyle olması, biz parfümcülerin çalışma alanının ne kadar önemli olduğunu anlatmıyor mu? Koku, en eski anılarımız için bir kanaldır. Beri yandan gelecek yaşamımıza da bizimle birlikte girebilir. Bu arada da insanı keyiflendirir, hayal gücünü körükler, düşünceleri biçimlendirir, davranışı değiştirir. Geçmişle en güçlü bağımız, geleceğe olan yolculuğumuzda en sadık yol arkadaşımızdır. Tarih öncesi, tarih, sonraki yaşam; hep onun alanıdır. Koku pekala ebediyetin simgesi olabilir. ’ Sy:244
  • ‘İki kişi birbirleri hakkında başka kimsenin bilmediği şeyleri bilirse, kimseye de söylemezlerse, o zaman o iki kişiyi dost saymak gerekirdi. ’ Sy:251
  • ‘Alobar’la Einstein pek tatlı sohbetler yaptılar. Özel izafiyet teorisi, genel izafiyet teorisi, birleşik alan teorisi... ’ sy: 254
  • ‘... Hayat zaten zor, bir de üstelik sonunda ölüyorsun. ’ Sy:29
  • ‘... kesinlikle biliyoruz ki beyin, kalpten sonra bir yarım saat kadar elektrik olarak hayatta kalıyor. Diğer organlar o sıra ölmüş, çalışmaz durumda oluyor. Demek bu cennetsel tecrübeler belki de uzaklaşmakta olan bilincin sahnesinde sergilenen bir tiyatro. Güçlü mitolojik bir mizacın sahneye konmuşu. ’ Sy:299
  • ‘Sanatta klasik dönemi romantik dönem izlemiştir. Sonra tekrar klasiğe dönülmüştür. Bu iş bir sarkaç kadar basit ve bence sanatın tüm anlamını yok ediyor. Aynı şey toplum için de geçerli. Tutucu bir dönem, liberal bir dönem, sonra yine tutucu bir dönem. Etki tepki, bir öyle bir böyle. Tıpkı denizlerdeki gelgit gibi. ’ Sy:301
  • ‘Senin nerede olduğunu biliyordum; çünkü o parfüm geliyordu burnuma. Ama yeniden onca yolu dönebilmek, ısınmak falan yine de çok uzun sürdü. Artık dondurma yiyebilir miyim ? Sy:320
  • ’... gençliğini kazanabilmek için bir kadına ihtiyacı var. Belki de he erkeğin ihtiyacı vardır. ’sy: 325
  • ‘Ben siyaseti ciddiye almaktan çok uzun zaman önce vazgeçtim. Bu konunun hayatımı nasıl yaşadığıma etkisi olmadı. Poliltika eninde sonunda keyif kaçırıcıdır. Ben ise, keyifli yaşamayı seçtim. ’ Sy: 336
  • ‘Bize fiziksel saldırganlığı daha az bir insan beyni gereklidir şimdi. Daha sakin, düşünceli, yumuşak davranışlı, esnek kişilikler gereklidir. ’ Sy:340
  • ‘Belki de diğer insanların düşüncelerini okumuyoruz da , kokluyoruz. ’ Sy: 342
  • ‘Sürüngen bilincimizde düşmanca çatışmalar vardı. Memeli bilincimizde uygar tartışmalar vardı. Çiçeksel bilincimizde, güçlü telepati olacaktır. ’ Sy: 342
  • ‘Ölümü fiziksel olarak yenebilmek için (zaten amaç bu değil mi?) akla gelmeyecek şeyleri düşünmeli, cevabı olmayan soruları sormalıyız. Ama yine de kendimizi felsefenin soyut buharları arasında kaybetmemeliyiz. Ölümün de somut müttefikleri vardır. Biz de kendi müttefiklerimizi bulup listesini çıkarmalıyız. İyi hazırlanmış bir tako’dan, bir şişe soğuk biradan gelebilecek yardımı, doyumu, rahatlığı, ruhun aşılması durumunu asla azımsamamak gerekir. ’ Sy: 347
  • Hafifle! ' ( Erleichda!)

****

Sabırsızca bitirilmek üzere yazılmamıştır bu kitap. Sürpriz bir son için hemen bitirmeliyim diyebileceğiniz bir kitap da değildir bu nedenle. Yolculuğunuz sayfaların arasında. Kitapta sizi etkisi altına alacak her şey satır aralarında, sonunda değil. Özellikle belirtmeliyim ki kitabı okumak büyük bir sabır işi; Alobar ve Kudra mitolojik bir çağdan, modern toplumun oluştuğu yüzyıla kadar yaşıyorlar nihayetinde ve biz de seyahat ediyoruz onlarla birlikte. Kitapta, Alobar’ın Einstein’la sohbet ettiği yüzyıla da şahit oluyoruz, Elvis Presley’e de rastlıyoruz, Alobar ve Kudra’nın çingeneler dönemine denk geldikleri ve uzun yıllar çingeneler gibi yaşadıklarını anlatan bir paragrafa da. Bu nedenle, benim kutsal kitabımdır. İçine döndürür okuyanı. Sizin için özel olduğu kanaatine vardığınızda sevdiğiniz birine hediye edebilir, kitabın kahramanları oluverirsiniz.

Kitabın içinde gülümseten sürprizler var, sabredip okuyanların etkilenmemesine olanak vermiyorum. Kişisel tavsiyem şudur ki; okumaya niyetlenirseniz, loş ışıkta ve 'bir şişe soğuk bira' eşliğinde kendinizi kitabın karmaşık kurgusuna bırakmanız daha kolay olur. Yanlış yerlerde okunarak ziyan olmasın; zira vapur ya da metrobüste okunabilecek cinsten değil kesinlikle.

‘Kitap bittiğinde bu dünya size yetmeyecek. ’ demişler bir yerlerde, haklılar.
  • Paylaş
Kitap Önerileri
okunması gereken defalarca kez okuduğum tek kitap
  • Paylaş
  • George R. R Martin'in buz ve ateşin şarkısı serisi, çok üstün bir bakış açısıyla tarafsızca ve gerçekçi yazıldığını düşünüyorum.
  • George Orwell'den dolaylı olarak güzel bir eleştri niteliğinde 'Hayvan Çiftliği' ve gerçekçi bir distopya '1984'
  • Sebahattin Ali 'Kürk Mantolu Madonna' başarılı bir eser ayrıca anlatılan karakteri kendime yakın bulduğum için ilgimi çekmişti.
  • Yaşar Kemal 'İnce Memed', şu kıt tasvir yeteneğimle bile kafamda kurabildiğim tasvirleri vardır Yaşar Kemal'in. Çukurovayı ve insanını çok iyi anlatıyor, aynı zamanda insanı inceliyor.

Bunlar aklıma gelenler ama en sevdiğim kitaplar buz ve ateşin şarkısı serisindekiler
  • Paylaş
2

Onur Tayfun, Attilâ İlhan kitapları gerçekten muhteşem.. Ayrıca Nâzım Hikmet'e de ayrıca bayılırım :)

Sevgiseli, Lisedeyken okuyordum onları. Ezberlemiştim bir çoğunu. :)

-Ahmet Şerif İzgören'in kitapları -Simyacı
-Suç ve Ceza
-Sherlock Holmes serisi
  • Paylaş
Monte Kristo kitabı çok iyiydi. Herkese tavsiye ederim.
  • Paylaş
Hava kılıcı bk. ... Hayata karşı acemi gücünü grandmaster yapmaya yarıyor çok güzel kıymetli bir kitap. Yazarının ismi 2.metindi sanırım
  • Paylaş
Nar çiçekleri. Sisifos söyleni. Serenad.gazap ozumleri. Uçurtma Avcısı
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1781 Görüntülenme14 Takipçi11 Yanıt