Bilmek istediğin her şeye ulaş

Ermenilerin "Milleti Sadıka" olarak isimlendirilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Şayet bir Ermeni olsaydım "Millet-i Sadıka" lafı çok ama çok fazla kanıma dokunurdu. Ne demek bu? "Sen kimsin ki ben senin sadığın olayım?" şeklinde düşünürdüm.

Bu söylediklerime kızdınız mı? O halde siz "Kafatascı Türk"lerdensiniz!

Bu durumda size şu soruyu sormak gerek:

Çin, Sincan Uygur Özerk Bölgesindeki Türkler için "Millet-i Sadıka" deseydi ne hissederdiniz?

Ya da Almanlar, topraklarında yaşayan ve sayıları şu an üç buçuk milyona dayanmış olan Türkler için "Millet-i Sadıka" dese?

Hadi itiraf edin... Hoşunuza gitmez değil mi?

O zaman neymiş? İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına... vesselam.
  • Paylaş
2

Mert T., Daha senin kanina Ermeni olmadan dolunmus kardes. Ya Ermeni olsan ne yapardik!
Devletimizin icinde yasadiklari icin kendilerine Ermeni diyen insanlara cesitli devletimize hizmelerinden dolayi oyle denmistir.
Sincan Uygur Ozerk bolgesinde cesitli olaylar oluyor sen ne hissediyorsan bizde onu hissediyoruz.!

Karsi tarafin penceresinden bakmayi birak Turksen Turk penceresinde bak!
Hic bir Ermeni Turku sevmez! Sadece ihtiyaci varsa yakin davranir

Mehmet Volkan Balbay, Sevgili Mert kardeşim. Yazdıklarımı sadece okumuş ancak anlamamışsın. Yazdıklarından bunu anlıyorum. Ayrıca şu sözün, seninle tartışmama engel oluyor:

"Hic bir Ermeni Turku sevmez! Sadece ihtiyaci varsa yakin davranir."

Böyle düşünen birisiyle konuşacak sözüm yoktur benim.

Öncelikle sorunun revize edilmesi gerekiyor. Aslında bu formatta da problem var, zira sorunun mevcut haline göre cevap verildiğinde, soru revize edildikten sonraki halinde, cevap ve yorumlar arasında tutarsızlıklar ortaya çıkıyor.

Alıntı ile kendimi garantiye alayım;
Soru; ''Ermenilerin "Milleti Sadıka" olarak isimlendirilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?''

Başına; ''Osmanlıda'', ''Tarihte'', gibi bir ilave yapılmalı sorunun.

Bu durumda, tarihte monarşilerde, ( krallıklar, padişahlıklar, imparatorluklar(imparatorluk daha farklı bir kavram) ), yaşanan olayları, günümüz paradigmasına göre değil de, kendi dönemleri içinde ve birbirleriyle mukayese ederek ele almak daha mantıklı olacaktır.

Osmanlının, (beyliği, devleti, imparatorluğu) medeniyet algısı, Avrupa medeniyet normlarının çok dışındadır. Bu yüzden bugün bile, Avrupa medeniyetinin evrimleşmiş hali ile bizim Osmanlıdan tarihi bir miras olarak taşıdığımız ve sonradan ithal ettiğimiz medeniyet algısı ve bunun uyarlamasında çelişkiler yaşanır.

Osmanlı medeniyeti, salt İslam medeniyeti de değildir, Osmanlıda Türk olmak dönem dönem aşağı halk tabakası manalarında hor görülse de tüm zamanlar esas alındığında son dönemlerde çokça saldırılan Türk-İslam sentezidir. Osmanlı daha çok İslamı bir milli güç unsuru olarak kullanmış ve daha çok imparatorluk mantığı ile yorumlamıştır.

Cemil Meriç"Mağaradakiler" ve "Bu Ülke" adlı eserlerinde Osmanlı ile Batı medeniyeti arasındaki farkı şöyle dile getirmiştir:

"Bizde tarihin hiçbir döneminde ne sömüren ne de sömürülen görülmemiştir. Çünkü Osmanlı bahtiyar toplumdur. Bu toplumda insan kavga içinde değildir. Aksine barış ve uyum içindedir. Osmanlı'da ne ferdin fertle ne de ferdin toplumla kavgası görülmez... Osmanlı'da Batı'da olduğu gibi ya örs olacaksın ya da çekiç denmez. Tefekkür eder, kimseyi Doğululaştırmak istemez.

Oysa Batı her çağda diğer toplumları Avrupalılaştırmak istemiştir... 18. asır Avrupa yazarlarına göre bir rüya beldesi kapitalizm, bu geniş, bu esrarlı, bu meşhul ülkeyi (Osmanlı'yı) hudutsuz iştahlarını doyurarak kolay fethedilen bir servet kaynağı olarak gördü.

Devlet-i Aliye çöktükten sonra rayet-i İslamın dalgalandırdığı dünya, parsellere ayrıldı. Avrupa kıt'aları ve ülkeleri kendi çıkarlarına göre yeniden adlandırdı... Din, Avrupa için bir afyondur. Bütün ideolojiler gibi Avrupa'nın tarihi bir sınıf kavgası tarihidir. Osmanlı için şuurdur, tesanüttür, sevgidir. Osmanlı toplumu insan haysiyetine ve inanç birliğine dayanır."

Yani Osmanlı fethettiğinde, -Avrupa'da Asya' da olduğu gibi, kılıçtan geçirseydi, geçirmediklerini asimile etseydi, terki diyar edecek kadar baskı ve zulüm gösterseydi, bugün bu soru sorulamazdı.

En temel hak, önce yaşama hakkıdır, sonra inanç hakkıdır, sonra da içtimai yani sosyal haklardır. Osmanlı tüm bunları imparatorluk mantığı çerçevesinde biat karşılığı vermiştir.

Kalkıp da, günümüz algısıyla Osmanlıya biat etmiş milletlere, Osmanlının diğer milletlere örnek olsun diye verdiği ekstra imtiyazlara laf edilirse, adama gülerler.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

468 Görüntülenme4 Takipçi2 Yanıt