Bilmek istediğin her şeye ulaş

Evimde kedi beslemek istiyorum lakin öğrenci olduğumdan dolayı şehir değiştirme durumları da çok oluyor. Bazen bir haftalık kısa gidilmesi gereken yerler de oluyor ve yaz tatilleri de keza öyle. Bu durumda kediyi rahatsız etmeyecek şekilde en uygun şekilde taşıma yolları veya alternatifleri neler olabilir?

Ben taşıma şeklinden ziyade sağlığınız ile ilgili bir şeye değinmek istiyorum. Kediler toxoplazma gondi enfeksiyonunu taşımaktadır. Tüm dünya da yaygındır. Yayılmasında kediler rol alır. Kedilerin %1 dışkısı ile bu mikroorganizmanın yumurtalarını atar. Yumurtalar toprakta 1-5 gün içinde sporulasyon olur ve insanı enfekte eder (NOT:kedilerle direk temas enfekte etmez). Savunma sistemi sağlam kişilerde asemptomatiktir (klasik soğuk algınlığı gibi). Burada risk grubu savunma sistemi zayıf kişiler(yaşlılar, çocuklar, organ transplantasyonu yapılan kişiler..) ve hamilelerdir. Savunma sistemi zayıf kişilerde özellikle beyin(toxoplazmik ensefalit----> ölümcüldür), akciğer(pnömoni) ve gözü(korioretinitis) tutabilmektedir. Bu yüzden korunmasından bahsetmek istedim.Korunma:
-Özellikle etken ile enfekte olmamış hamile kadınlar ve savunma sistemi zayıf hastalarda hastalıktan korunmak çok önemlidir.
-Kedi dışkıları ile temastan kaçınılmalı
-Kedi kum havuzlarını değiştirirken mutlaka eldiven gerekli
-Kedinin kumunu günlük değiştirmek (çünkü atıldıktan 1-5 gün sonra hastalık yapıcı olur.)
-Kedi yavrularının sularını 5'er dakika kaynattıktan sonra vermek
NOT: İnsanlar için aşısı yoktur.
NOT : Kedilerle direk temas enfekte etmez. Kedilerin dışkıları ve bunlarla kontamine olmuş yiyecekler enfekte eder. Aynı zamanda savunma sistemi normal olan insanlarda da hastalık tablosu oluşturmaz.
Risk grubu etken ile enfekte olmamış hamile kadınlar ve savunma sistemi zayıf hastalardır.
  • Paylaş
Bir buçuk yıldır sevimli bir kediye ev arkadaşlığı yapıyorum. Bu yaz bir aylığına tatile gideceğim zaman bu soru benim de kafamı kurcalamıştı. Özel araçla seyahat imkanınız varsa önce bir kafesine koyup arabada gezdirmeyi deneyin. Bir saatlik yolculukta vereceği tepki ilk yolculuğunda vereceği tepkidir. Ben 8 saatlik yola gideceğimden bu çok önemliydi. İlk kez arabaya bindiğinde kedim o kadar çok panikledi ki korkudan altına yaptı. Onu da geçtim öyle miyavlıyor ki arabada ben ağlayacaktım artık. Ben de doğrudan veterinerimize götürdüm tabi. Sedapet adlı bir sedatif ilaç var. Bundan yarım, en fazla bir doz verdiğinizde -ufak bir şırıngayla ağızdan veriliyor, kokusunu sevmediğinden hayvan sıkı tutup yedirmek gerekiyor yoksa tükürüyor. - hayvana en geç yarım saat içinde uyuklamaya başlıyor. Yan etki olarak o ilk yarım saatte başına ne geldiğini anlamadığı için yine panikliyor ve miyavlıyor, bir de iç göz kapakları yarı yarıya kapandığı için -bunu da benim gibi sonradan öğrenince- bir şey oldu diye korkabiliyorsunuz. Ama bir saat içerisinde uyuklamaya başlıyor ve rahatlıyor. Forumlarda hayvan sahipleri "İşte hayvanı mahvediyor, çok korktum. " falan demişler ama emin olun yolculukta kendini kafesin bir tarafından öbür tarafına çarpmasından daha sağlıklı. 8 saatlik yolu çıt çıkarmadan uyuklayarak gittik biz. Arabada iki kişi olduğumuzdan biz mola verince onu da çıkardık, arabada da kafesinden çıkarıp suyunu mamasını verdik(İlaç susatıyor çünkü). Yolculuk sonrasında da ilacın etkisi geçince kendiliğinden suskun kaldı. O gün biraz sarhoş gibi gezdi o kadar. Ondan sonra da bir kaç kez yolculuk yaptı, yolculuk araları uzun olmadığı için kedim de araca alıştı, biz de sedapet dozunu azaltarak bitirdik. Ama aradan geçince yine bir alışma süreci yaşıyor. Eğer toplu taşıma aracı kullanacaksanız zaten sedatif şart olur.

Uzmanı değilim, bir buçuk yaşında bir tosun sahibiyim. Yukarıda anlattıklarım, yaptıklarım da tamamen veterinerimizin gözetimi altında yapılmıştır.:)
  • Paylaş
Benim de bir kedi oğlum var. Sık sık seyahat ediyorum. İlk zamanlarda veterinerden aldığım bir ilaçla onu da yanımda götürürdüm. Bu ilaç yolda onu uyuturdu. Fakat çok yıpranmaya başladı. Kafası güzel gibi geziyordu ilk bir kaç gün. Gittiği yere de zor alışıyordu. Ben de artık bir hafta kadar olan seyahatlerimde (10 günlüğüne bile yaptığım oldu.) onu evde bırakıyorum. Yeteri kadar yemek ve su bırakıyorum, oyuncak bırakıyorum, camları üstten açıyorum, hem hava geliyor hem de yazları sinek girerse onunla oynuyor. Bu şekilde yaptığımda kendi evinde psikoljisi daha düzgün kalıyor ve idare ediyor kendini. Özlüyor tabi yanımdan ayrılmıyor ama olsun . Biz en iyi böyle rahat ediyoruz. Daha uzun olan seyahatler için de komşunuza anahtar verirsiniz, arada gelir, sever, yemeğini verir, yaparsa kumunu temizler. Ama kediyi bir yerlere sürüklemek onu çok yıpratıyor. Mecbur kalmadıkça yapmayın bence.
  • Paylaş