Bilmek istediğin her şeye ulaş

Evrende pek çok gök taşı hareket halinde bir yerlere düşerken gezegenler neden düşmez?

Öncelikle, evrende ki her bir hareket, bir enerji akışı ve konversiyonudur. Biz insanlar henüz tam olarak çözemesek bile, bize karmaşık ve garip gelen olaylar tam bir enerji hesabı üzerine gerçekleşir, herhangi bir enerji ne kadar konvers olup dönüşse bile atom şeridi enerji hesabı tam olarak sabittir. Enerji eşittir enerji, kanunu bizlerin algılama enerji şeridimiz olan madde-mekan şeridinde de belli aralıklar da yine sabittir.
E=m. C2 aslında bizlerin ulaşamayacağı bir üst şerit olan ışık şeridinin giriş kapısı olup, doğru konverterler bir araya doğru ve hassas hesaplarla getirilmedikçe, kısmi dahi olsa kullanabileceğimiz ışık şeridinin imtiyazlarına ulaşamayız.
bizlere karmaşık gibi gelen olaylar, belli bir periyod dahilin de oluyorsa bu sadece bizim için karmaşıktır, yani bizim için anlamsızdır. Örnek olarak henüz nasıl etki ettiği hala çözülemeyen bir sır parçacık fiziği araştırmaları sırasın da çözüme kavuşmuştur, yüzyıllardır uygulanan büyü ve sistemleri nasıl olur da bir madde üzerin de etki eder, evet çok mantıklı bir açıklaması tabii ki var sadece bizler anlayamıyorduk, ve çözümü atom yapısın da ortaya çıktı, proton bileşiği kuarkları, nötrön yapısı ve elektron yapısı 1. Perde çözümlemeleri ( bu çözümlemeye bazı enstitüler yüksek para ödülleri verdikleri için, bu ortamda anlatamayacağım) konuyu anlamamızı kolaylaştırdı. Biraz basitçe anlatabilirim sanırım, atomun sabitliğini sağlayan yapısı 3 ana karakter bileşimidir, bu karakterlerden biri aynı zaman da üst sınırımızı da belirler. Bir tanesi de madde - mekan şeridinin tepkime (reaksiyon) temel taşıdır. Diğer de her ikisini birleştiren bir ... ... ' dir.
fizik ve kuantum fiziğin ulaştığı en son nokta olan Sicim teorisi ve M- teorisi, bu gerçeklerden bir hayli uzaktadır. Bir teori devamın da yapılacak deneylere yön ve kolaylık sağlamıyor ise kesinlikle çıkış veya devam yolları yanlıştır. Bu teoriler ve buna benzer teoriler baz alınarak bir çok deney yapıldı en son cern deneyleri başarısızlıkla bitti her ne kadar kamuoyuna bir şeyler bulduk deseler de yanlış yerde yanlış bir şeyi arıyorlar ve hep başarısız olacaklar.
hata hep aynı takmışlar kendilerini evreni boyutlandırmaya, yok paralel evren yok vesaire, çıkış noktaları hep aynı hata ile olduğundan varışları da aynı olacaktır, evren yerine atomu boyutlandırmaya çalışsalardı evreni de enerji döngülerini de anlayabileceklerdi.
halbuki bizlerin algılama boyutu, tek boyut, etkileşim boyutumuz da 2 sınır boyutu olup konversiyonel enerji dahilin de konverter çekirdekleri boyutun da sadece algılamaktayız. Bu bizlerin algılama şeridimizdir.
3 NOKTA KONVERTER DENGE HESABI,,, İDEAL KÜTLE ORANI HESABI yaşadığımız şeridi anlayabilmek adına iyi bir başlangıç olacaktır.
  • Paylaş
Öncelikle burada düşme kelimesi bizim bakış açımızdan kaynaklanmaktadır.
Asteroidler normalde gezegenler gibi bir yıldızın veya yıldız sisteminin kütleçekimine kapılmış bir şekilde hareket ederler. Gezegenler gibi bir yörüngeye sahiptirler.
Aslında düşme dediğimiz şey gezegenler ile asteroidlerin yolları kesiştiğinde birbirine çarpışmasıdır. Asteroidler daha ufak olduğu için ve bakış açımızdan dolayı göktaşı düştü demekteyiz. Aslında gezegen asteroide düştü de diyebiliriz.
Çünkü kütlesi olan her şey birbirini çekecektir.
Yani asteroid çok ufak ta olsa gezegeni çok az da olsa kendine çekmiştir ve tersi söylem de mümkündür.
Ama bir gezegen bir gezegene neden düşmez diyorsanız bulundukları yıldız sisteminde sahip oldukları yörüngelerin kesişmemesindedir.
Saygılarımla.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

213 Görüntülenme5 Takipçi2 Yanıt

Konu Başlıkları