Bilmek istediğin her şeye ulaş

Geçmiş ilişkilerimizin gelecekteki ilişkilerimizi şekillendirdiğini farz edersek, her seferinde berbat bir ilişki yaşayan biri korkularını nasıl yener?

H. E. RICHTER , Hasta Aile adlı kitabındaki örneklerin birinde, ilişkilerinde sürekli terk edilen bir kadın hastasını anlatır. Kadının geçmişine inildiğinde henüz çocukken babasının annesini ve onu terk ettiğini öğrenir. Terk edilme duygusu içinde derin bir yara açmıştır. Doktora göre insan içindeki yarayı tamir etmeye programlanmıştır. Bu sebepten kadın sürekli onu terk edebilecek karakterde erkekleri seçmektedir. Ya da ilişkilerinde bu korkusu sebebiyle terk edilmesin diye erkeği sık- boğaz etmekte, üzerine çok düşmekte ve huzursuz ve huysuz bir ruh haliyle hep aynı sonucu yaşamaktadır. Bir sonraki ilişkisinde kadın zor da olsa sevgilisinin etrafında dönmemeye başlar. Kadına yeni hobiler, uğraşlar bulurlar. Kendine özel bir alan kuran kadın ilişkisini eskisi kadar düşünmez, sevgiliyi sık-boğaz etmez ve sağlıklı bir ilişki yürütmeye başlar.


Bu durumda herkes kendi ruhsal yarasını tamir etmedikçe bilinç dışı olarak aynı durumları yaşar.
  • Paylaş
1

Esra Bayındır, Tekrar berbat bir şey yaşamayı göze alarak ..

Lütfen '' Dinginliğin Gücü '' Ekhart Tolle ilişkiler bölümünü okuyun ...

aşağıdaki yazı kitaptan alıntıdır... Her cümlesinde bi arkadaşı hatırlarım :) bi gün bu kadar olabileceğime inanarak devam ediyorum saygılar efenim... En güzeli denemek aynı datalar aynı sonuçları doğurmaz sadece baktığın pencere değişmeli sen kendine varmak için adım atarken her şey değişir. Denemeye korkma, sorgulama ilk kural ilk adım için. Sorgulamaktan korkmayan koca yürekli adamlar kadınlarla sarılı olduğum için teşekkür ve şükrediyorum her güne...


... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ...
Siz birisi hakkında yorumda bulunurken, o koşullanmış zihin kalıplarınızı onun gerçek kimliği ile karıştırırsınız. Böyle yapmak derin bir biçimde koşullanmış bilinçsiz bir kalıptır. Siz o insana kavramsal bir kimlik verirsiniz, böylece o sahte kimlik sadece diğer kişi için değil, sizin içinde bir hapishane olur.

Yargıyı bırakmak sizin o insanların yaptıkları şeyleri görmemeniz anlamına gelemez. Bu o insanların davranışlarını bir koşullanma biçimi olarak görmemeniz ve böyle kabul etmeniz anlamına gelir. Siz ondan o kişi için bir kimlik oluşturmazsanız. Bu diğer kişiyi olduğu gibi, sizi de koşullanmayla formla, zihinde özdeşleşmekten kurtarır. O zaman ego artık sizin ilişkilerinizi yönetmez olur.

Ego yaşamınızı yönettiği sürece, düşünceleriniz duygularınızın ve eylemlerinizin çoğu korkudan ve arzudan kaynaklanır. Ondan bir şey istersiniz yada korkarsınız. Yaptıklarıyla övgü, itibar, dikkat olabilir istenen veya kıyaslanan dan daha fazla olduğunuzun göstergesi, Asıl korktuğunuz şey ise onların sizin benlik duygunuzu bir biçimde zayıflatmalarıdır.

şimdiki ''Anı'' amacınıza ulaşacak bir araç olarak kullanmak yerine ( anı yaşamadığınız da) -Dikkatinizin odak noktası yaptığınızda, egoyu ve insanları amacınıza ulaştıracak bir araç olarak kullanma iletimini- başkaları pahasına kendinizi yükseltmeyi içeren o bilinçsiz ilitimi-aşarsanız. Siz tüm dikkatinizi ilişkiye girdiğiniz kişiye verdiğinizde, ilişkiden-pratik meseleler hariç - geçmişi ve geleceği çıkartırsınız. Karşılaştığınız herkes ile birlikteyken tamamen orada mevcut bulunduğunuzda, onlar için oluşturduğunuz kavramsal kimliği-onların kim olduklarını ve geçmişte ne yaptıklarıyla ilgili yorumunuzu- bırakır. Ve arzu ve korkunun egosal hareketleri olmadan ilişkiye - girebilirsiniz. Bunun anahtarı -uyanık dinginlik olan- dikkattir. Ana odaklanmak ...

ilişkinizde istemeyi ve korkmayı aşmak ne kadar harika bir şeydir. Sevgi hiçbirşey istemez ve hiçbir şeyden korkmaz.

eğer ilişkide olduğunuz kişinin geçmişi sizin geçmişiniz olsaydı , onun çektiği acıları çekmiş olsaydınız, onun bilinç düzeyi sizin bilinç düzeyiniz olsaydı sizde tam onun gibi düşünür ve davranırdınız. Bu idrakle birlikte bağışlama şevkat ve huzur gelir.

Ego bunu işitmek istemez, çünkü eğer o artık tepkisel davranmaz ve kendini haklı görmezse güç kaybeder .

siz şimdi alanına gelen herkesi asil bir konuk olarak gördüğünüzde, her bir kişinin olduğu gibi olmasına izin verdiğinizde, onlar değişmeye başlarlar.

İnsan ilişki ve etkileşimlerinin çoğu sözcüklerin alışverişiyle, yani düşünce alemiyle sınırlıdır. Özellikle yakın ilişkilerinizde biraz sessizlik ve dinginlik getirmeniz gereklidir. Bu sessizlik ve dinginlik genişlik duygus olmadangelişemez! Meditasyon doğa yürüyüşü, sessiz zaman geçirin evde beraber otururken sessiz zamanlar geçirin dinginlik içinde olmaktan rahat olun. Dinginlik yaratılamaz ve yaratılması da gerekmez. Sadece zaten orada olan , ama çoğunlukla zihinsel gürültücü güç tarafından gizlenmeye çalışılır açık olun düşünmeyin.

yaşamı rahat bırakın bırakın o olsun... .
  • Paylaş
Berbat ilişkinin nasıl olduğunu bilmezseniz güzel bir ilişkinin nasıl olması gerektiğini de bilemezsiniz. :)
  • Paylaş
Bu durumun nasıl aşılacağına dair yukarıda yeteri kadar güzel örnekler verilmiş.
Benimse bir önerim olacak!; nasıl bir korku, endişe, üzüntü yaşıyor olursanız olun ama abur-cubur ve benzeri kilo almanıza ultra yardımcı gıdalardan kaçının. Hani aynada görmeye alışık olduğunuz o kendinizden vazgeçmeyin öncelikle.
Yani bir gün olacağı varsa da, o ilk görüşte olacağın önüne perde olmasın o fazla sağlıklı haliniz.
  • Paylaş
Bitmiş ilişkilerin hepsi birer tecrübedir ve gelecekteki ilişkilerden çok kişinin kişiliğini şekillendirir. O ilişkilerde seçimden itibaren yapılmış olan hatalar değerlendirilebilir ve yeni ilişkide onların tekrarlanmamasına dikkat edilmeye çalışılabilir ama insanlar ilişkilerine genellikle mantık değil duyguyla başladıkları için fazlaca bir anlamı da olmaz. En iyisi soruda farz edileni farz etmemek, ilişkiye kötü beklentilerle başlamamak.
  • Paylaş
Geçmişte ki ilişkilerimiz geleceğimi şekillendirir diye düşünürsek hiç bir kimseye güvenemez ve sağlıklı ilişki yaşayamayız. Tabi ki geçmişte yaşadığımız acı tecrübeler bizi temkinli olmaya iter. Ancak sorunları olan kişilerle birlikte oluyorsak bura da dönüp kendimize bir bakmamız gerekir. Çünkü sorunları olan insanlarla ilişkiyi seçen ve aşık olan gene bizleriz. Bu durumda, aslında bizim geçmişimiz de ya babamızla ya annemizle ya da yaşadığımız zorlu yaşantı olaylarından sonra ortaya çıkan sorunlarımızdan kaynaklanmaktadır.
ilişkiye hazır hissetmek önemlidir. Burada şunu sormalısınız kendinize:
  1. Korku olarak tanımladığım duygum ne?
  2. Korkuyu hissetmeden önce aklımdan ne geçiyor?
  3. Beni bu ilişki de korkutan unsurlar ne?
  4. Korkum benim ilişkimize bakış açımızdan mı kaynaklanıyor?
  5. Korkum karşımda ki kişinin ilişkiye bakış açısından mı kaynaklanıyor?
  6. Bu hissettiğim korku bana başka ilişkilerden ya da başka bir yerlerden tanıdık mı?
Bu soruların cevaplarını bulduğunuzda korkunuzun asıl kaynağını bulmuş ve çözüme biraz daha yaklaşmış olacaksınız.
  • Paylaş
Demek ki sorun kendisinde. Korkularını yenmekten çok kendi ayarlarıyla oynaması lazım. En başta seçtiği kişiyi doğru seçmeli. Erkekler çok kompleks canlılar değil mesela. İstekleri basittir. Konuşma ve hareketlerinden bu isteklerin şiddet derecesini çok rahat anlayabilirsin. Ben birini tanımak gerek düşüncesine de katılmıyorum pek. insan sürekli gelişim halinde olan bir canlı. Altı ay önceki benle şimdiki ben aynı mı? Değil. Yani sen altı ay önce beni tanıyıp gelirsen altı ay sonra aynı benle birlikte olmuyorsun yani. O nedenle tanıyacam diye süreyi uzatma biraz görüş sonra seviş gitsin.
  • Paylaş
Geçmişe kalarak ona hapsolarak yaşanmaz. Geçmiş gelecekte yaşayacaklarımıza tecrübe olur. Yapılacak hatalara ders niteliğindedir. Önemli olan biz ne kadar ders almışık. Bırak geçmiş geçmişte kalsın, sen yarınlarına bak, bugün sağlam temeller at. Vizyonunu yenile, ayaklarını sağlam baski yarınlarına ulaştığın zaman tekrar geçmişte kalmayasın...
  • Paylaş
Korkudan çok bir kisir döngü ye dönustü ise, çok zor gibime geliyor ... Verecek cevabim yok... .
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

512 Görüntülenme13 Takipçi9 Yanıt