Bilmek istediğin her şeye ulaş

Gesi Bağları türküsünün hikayesi nedir?

Uzaktan bir kız Gesi`ye gelin gelir. Anne ve basından bir türlü haber alamaz. Haber de gönderemez. Zâten küçük bir kız iken babasını kaybeden gelin, annesinden başkasına yanamaz; çünkü bilse bilse onu ancak annesi bilir, annesi anlar. Bu hasret onu kızgın bir çölde susuz kalmış ceylana çevirir. Eğrim eğrim, katar katar, sıra sıra uçan kuşlardan anasından, yâren ve dostlarından haber bekler. Onlara sorar onlarla konuşur.
Bağırışan kurbağalar, çalışan ırgatlar, dereden akan boz bulanık sular, bağ ve bahçeler, kırmızı mâvi güller, saç üstünde pişirilen fısır fısır kabaran bazlamalar, küçücük çocuklar; bağlara gelen Frenk turistler; yazın sıcağında yanıp kaynayan kumlar; kalaylananbakır sofra tasları; kokulu iğde dalları, Gesi bağlarında çeşit çeşit ötüşen kuşlar, şakıyan bülbüller; yürekte dinmeyen acılar, sıla ve gurbet acılar ve buna bağlı olarak göz pınarlarından süzülen yaşlar; kılınan namazlar, edilen niyazlar; dokunan halılar, salıncak yapmak için urgan atılan dallar; Gesi bağlarında eğlenen gülüp oynayan sarhoşlardan bile medet uman bir gelin. İşte bu hasretlik onu yanık yanık, dertli dertli söyletir. Kızın hikâyesi de böyle başlamış olur...

  • Paylaş
Kayseri'de annesi ile yaşayan genç kız, annesinden uzakta bulunan Gesi kasabasına gelin gider. Annesini özler fakat uzaktır, kocası da vurdumduymaz biridir. Aynı şekilde kaynanası sürekli ona eziyet eder. Böylece günler, yıllar bu şekilde büyük bir özlemle geçer. Sonunda annesinin ölüm haberini alır. Gelin kız, kendini Gesi bağlarına atar ve Gesi Bağları türküsünü söylemeye başlar. Türkü böyle ortaya çıkar.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

267 Görüntülenme4 Takipçi2 Yanıt