Bilmek istediğin her şeye ulaş

Günümüzde insan, nefs mücadelesini nasıl kazanabilir?

Kuran-ı Kerim'i kendine rehber alan, sonra tefekkür eden Rabbim'in izniyle ne şeytana ne de nefsine ayak uydurur!!!
  • Paylaş
Evrensel yasalar iki ye ayrılır: İlki “insan eliyle yapılmış yasalar”dır. Bunlar, trafik kurallarından tutun kanunlar, geleneklerimiz ve âdetlerimize kadar uzanır. İkincisi ise “doğal yasalar”dır. Doğal yasalar da kendi arasında ikiye ayrılır: Fiziksel yaslar ve zihinsel yasalar. Fiziksel yasalar yer çekimi gibi çok daha net bir şekilde bilinip ölçülebilir. Zihin yasaları ise sadece deneyimler, arzular, sezgiler ve bunların ne işe yaradığını görmekle kanıtlanabilir.

Birinci zihinsel yasa olan “kontrol yasası”nI ele alırsak. Eğer kendinizi dolayısıyla hayatınızı kontrol ediyorsanız daha olumlu ve mutlu bir insan olursunuz. Yok, kontrolü dışarıya yani diğer kişilere ve olaylara bırakmışsanız sorunlu ve mutsuz bir hayat yaşarsınız. Psikoloji bilimi bunu “kontrolün merkezi” teorisiyle açıklar. Kontrolün dışarıda olduğuna inanıyorsanız yani kendinizi kontrol edemiyorsanız kaygı, stres, gerilim, psikosomatik hastalıklar hayatınızda sıklıkla olacaktır. Işte bu NEFS hakimiyetidir...

İşin aslı hiçbir durum ve olayın bizim duygu ve düşüncelerimize hâkim olamadığıdır. Herkes kendi içsel durumuna göre o olayla ilgili kendi algısıyla hareket eder, tepki verir. Eğer kontrolün sizde olduğu gerçeğini kabul ederseniz dışarıdaki kişilerin söylemlerine, davranışlarına ve olayların durumlarına göre hareket etmekten vazgeçersiniz. Bazen direnç göstermeyi bırakmak, bazen de o an yaptığınız davranıştan farklı bir davranışa geçmeniz kendi kontrolünüzü elinize almanızı sağlar.

Eğer dine inaniyorsaniz arada oruç tutmak bir terbiye şeklidir. Ama en uzun sureli sonuc veren yol NLP'dir. . .
  • Paylaş
Nefisle mücadele metodu, Kur’an ve Sünnette belirtilmiştir. “Metafizik gerilim” ifadesi ise, onu kullanan kişinin kastettiğiyle sınırlıdır. Genel bir çerçevede bu iki kavramın arasındaki ilişkiyi –bir açıdan- şöyle açıklamak mümkündür:
Nefisle mücadele, nefsin çirkin emellerini frenlemek, arzularını dizginlemekle olumsuz tavırlar sergilemesinden korunmakla olur. Bu ise, ancak güçlü bir iradeye bağlı olarak gerçekleşebilir. Güçlü iradenin varlığı ise, olumlu manadaki güzelliklerin zihinde gereken sinerjiyi oluşturacak bir potansiyel enerjiye ihtiyaç vardır. Bu potansiyel enerjinin meydana getirdiği sinerji, aynı zamanda insan vicdanını güzelliklere teşvik ederek, metafizik gerilimin oluşmasını sağlar.
Bir taraftan nefsin, kör hissiyatın süflî arzularını dizginlemekle onun mücadele azmini kırmak, diğer taraftan ruhun, kalbin ulvî arzularını kamçılamakla metafizik bir gerilim ortamını hazırlamak, bu mücadelenin nirengi noktasını oluşturmaktadır. Bu metafizik gerilimi korumak için her an ümit ve korku hattında bulunmak gerekir.
Hayat mücadelesinde nefs-i emarenin aldatmasından korkmak ve Allah’ın rahmetiyle kendisine yardım edeceğini ümit etmek, bu metafizik gerilimin lokomotifi hükmündedir.
Birinci basamakta hep kötülükleri tavsiye ettiği için, kendisine “Nefs-i Emare” adı verilmiştir. Nefs-i Emarenin frenlenmesi, ona geri adım attırır ve ruhun ulvî isteklerine karşı çıkmasını önler. Mücadele olumlu anlamda devam ettikçe, nefs-i emmare, alçaklık çukurundan çıkıp ruhun ulvî basamaklarına tırmanmaya başlar. Bu tırmanış nefis için ikinci basamak teşkil eder.
İkinci basamakta, -nefs-i emarenin eski çirkin arzularına karşı çıkarak, ona boyun eğdiğinden dolayı sahibini kınamaya başlar. Bu basamağın adı, -çok kınayan anlamına gelen- “ Nefs-i levvame”dir.
Üçüncü basamakta, yalnız sahibini kötülüklerinden ötürü kınamakla kalmaz; ruhun ve kalbin o ulvî istek ve arzularının güzelliğine itimat eder, onları içine sindirmeye çalışır ve onlarla tatmin olur. Bunun için bu basamağın adı “Nefs-i mutmainne”dir.
Dördüncü basamakta. Ulvî arzuların peşine takılmış, onları içine sindiren ve kendini tatmin etmeye çalışmanın ötesinde, kötülük ve çirkinliklerden tiksinti ve huzursuzluk, iyilik ve güzelliklerden ise mutluluk ve haz duymaya başlar. Bu yüzden bu basamağa -hoşnut olma manasına gelen- “Nefs-i raziye” adı verilmiştir.
Beşinci basamakta ise, nefis ruhun izini takip ederek, geniş bir alanda güzellikleri kucaklamaya ve –her işte kendisinin değil- Rabbinin hoşnutluğunu kazanmaya başlar. Ve bu tavrıyla Rabbinin hoşnutluğunu ve rızasını kazanır. Bundan ötürü kendisine –kendisinden hoşnut olunan anlamına gelen- “Nefs-i marziye” adı verilmiştir.
  • Paylaş
1

Ayhan Şimşektr.wikipedia.org/wiki/nefsi_teskiye Burada 7 kademeden oluşur diyor. Acaba bahsetmediklerinizden ikisi bu beşi tamamlandığında kendiliğinden mi gerçekleşiyor..

Şeriat marifet hakikat tarikat bu yolculuğun evreleridir fakat asıl olan merhamet duygusunun kişide olgunlaşmasıdır.
  • Paylaş
Açıklama Kısmı:
Nefs kendi evinde, ama akıl gariptir, demiş Mevlânâ. İnsan nefs ve ruh-akıl olarak ikiye bölünmüştür. Bu iki yön birbiriyle uzlaşmaz. Aralarındaki çatışmadan insanın yolculuğu, “olma” çabası doğar. Nefs kendi evindedir, yani bir arayış içinde değildir, ya da bütün arayışı temel güdülerin doyurulmasından ibarettir. Bu arayış evin sınırları içinde bir dolanmadan ibarettir; oturma odası, mutfak, tuvalet ve yatak odası arasında gidiş gelişler. Çünkü nefs hayvani yarıdır. Çünkü nefs hayvani yarıdır. Bu dünyaya, yani eve ait olandır. Akıl veya ruh ise gurbettedir, arayış halindedir, evin dışında ne olduğunu merak eder. Akıl sürekli olarak ait olduğu bir yer, tasavvufi terimle bir “vatan” arayışı içindedir. Bütün sıkıntısı aradığı o yerde bulunmuyor oluşudur. Kendini bilinen dünyanın yerlisi saymaz, sınırın berisindeyken daima yabancıdır. İnsan kendini öteye ait sayar. Sufilere göre “öte yer” başlangıçta bulunulan ama sonradan yitirilmiş bir yerdi. Oraya daha önce hiç gitmemiş olduğuna da inansak, şu gerçeği değiştirmiyor: İnsan kendini gurbette hisseder çünkü kendini bulunduğu yere ait saymaz, gözü ufkun ötesindedir. Gözü yoldadır, daha doğrusu yolun dışındadır. İşte bu evde duran yanı ile evin dışına çıkmak isteyen yanının ikizliği, kardeşliği, bir aradalığı insanın melez karakterini, dolaylı hayvanlığını oluşturuyor.
Ergun Kocabıyık-Dolaylı Hayvan
  • Paylaş
Vücudunun isteklerini yerine getirmeyerek.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

696 Görüntülenme7 Takipçi6 Yanıt