Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hafriyatla denizin doldurulması suretiyle geliştirilen yapıları ülkemizde ne gibi tehlikeler bekliyor?

Hafriyat ile deniz doldurularak yapılan projeleri görüyoruz. Bunlardan biri İstanbul Maltepe sahilinde çok geniş bir bölgede gerçekleştiriliyor. Biri Tuzla sahilinde Marina projesi gerçekleştiriliyor. Yakında Trabzon'da benzer bir proje başlatılacak. Bu tip projeler için inşaat mimari teknolojilerde güvenliği sağlayacak önemli yenilikler mi gerçekleşti yoksa doğal afetlerde risk devam ediyor mu ?Düzenle
Her zamanki gibi cevap doğru projelendirme ve doğru uygulama yapıldıysa, hele 2007 deprem yönetmeliğinden sonra yapılmışsa pek bir tehlike beklemiyor. Yalnız su yapılarında, özellikle deniz yapılarında bilinmezler ve güvenlik faktörleri çok fazladır. Bilinmez işte, adı üstünde, bilinemeyeceği için kullanılan güvenlik faktörünün 10 ya da 100 katı kadar bir hasara da sebep olabilir... Güvenlik faktörleri istatistikle belirlenir ve henüz olmamış bir senaryo da henüz güvenlik faktörüne de girmemiştir. Tabi olmamış senaryo derken sadece tsunami demek istemiyorum, mesela küresel ısınmadan dolayı dolgu bölgesindeki akıntı hızı bir anda süreklilik dahilinde iki ya da on katına çıkarsa dolgu üstündeki yapıların güvenliğinden söz edilemez.
  • Paylaş
Dolgu zeminler kontrollü dolgu olarak yapılmamışsa (sıkıştırma araç gereçleri, özel sıkıştırma yöntemleri uygulanmamış ise) yaklaşık 30 yıllık bir süre sonunda üzerinde yapı yapılabilirliğini en son okuduğumda ''ilgili standartlarda'' yazmakta idi. Bunun yanında bir mühendis olarak dolgu zeminler üzerine yapı yapılmasına her zaman karşı olmuşumdur. (oyun parkı-bahçe-mesire yeri v. S hariç) Deniz tabanının doldurularak üstüne deniz yapıları hariç yapı yapılması kanımca çok sakıncalıdır. Bugün Karadeniz otobanı bir çok yerde deniz dolgusu üzerinde teşkil edilmiştir, bunun sonucu olarak bir çok haberde bu yolların yarıldığını, kaydığını şeklinde haberler izlemekte, duymaktayız. Gelecekte bu yolla ilgili bu yönde daha fazla haber duyacağımızı şimdiden söyleyebilirim.
İnsanoğlu dünyanın en yaratıcı varlığıdır ama ne yazik ki bu yaratıcılığı kısıtlıdır ve doğa her zaman daha güçlüdür. Doğa özellikle de denizin kimyasal ve fiziksel etkileri çok yıkıcı olabilmektedir.
Birde açıkçası deniz kıyıları doğal haliyle en güzelidir, onbinlerce yılda oluşmuş bu panoramayı 30-40 yıllık ömrü olan bir yol için heba etmek bence geçmişe ve geleceğe ihanetten başka hiç bi şey değidir
  • Paylaş
Hafriyatla denizi doldurmak riskli diye birşey yoktur. Sonuçta sondajlar zemin etitleri yapılıyor, mühendislik hesapları yapılıyor, deniz tabir-i caizse bodoslama doldurulup üzerine inşaat yapılmıyor. Eğer herşey mühendislik kitabına uygun yapılırsa, bir problem görmüyorum
  • Paylaş
Dolgu ile yapılan inşaat ve bu tip durumlarda her zaman risk vardır ama nerede, nasıl uygulandığı da çok önemlidir!
  • Paylaş
Bence denizi doldurularak yapılan yapılar çok fazla bir zararı olacağını düşünmüyorum çünkü böyle yapılar yüksek güvenlik kat sayılarına göre yapılıyor. Bu da yapının ve doldurulan zeminin ne kadar güvenli yapıldığını gösteriyor
  • Paylaş
Hafriyatla denizin doldurulması suretiyle geliştirilen yapıları ülkemizde ne tehlikeler bekliyor bilmem, dürüstçesi umrumda değil. Asıl hafriyatla denizin doldurulması suretiyle ülkemizi bekleyen tehlikelere bakın siz. Denizi de ülkeden sayıyorsanız... O hafriyat kaya ya da kum değil de toprak hatta çöp ise o denizin zehirlenmesi ve öldürülmesi anlamına geliyor bu.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

729 Görüntülenme8 Takipçi6 Yanıt