Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hastalığının son döneminde olan bir kanser hastasının bakımı nasıl olmalıdır?

Son dönemlerine girmiş kanser hastalarına terminal dönemde diye adlandırıyoruz. Bu dönemde hastanede ise doktor ve hemşirenin, evde ise refakatçisinin palyatif bakım vermesi önemlidir. Palyatif bakım nedir? Hastanın acı çekmesinin giderilmesi ve yaşam kalitesinin artırılmasına odaklı bir bakım şeklidir. Bir örnekle açıklayacak olursak; kemoterapi alan bir hastanın ilaçların etkisi ile bulantı ve kusma gibi şikayetleri olacaktır. Bu şikayetlerin kontrol altına alınması palyatif tedavidir. Başka bir örnek; nefes darlığı ve nefes alırken acı duyma gibi şikayetleri olan bireye, ister akciğer kanserinden kaynaklanıyor olsun, ister zatürre, anjin ya da başka bir hastalıktan, aynı şekilde ele alıp rahatsızlığı gidermeye çalışır.

İleri evre bir kanser hastanın arısının ilaçlarla kontrol altına alınması palyatif bakımın temellerindendir.

Palyatif Bakımda nelere yer vermeliyiz?
  • Ağrı ve diğer semptomların kontrol altına alınması
  • Hasta ve ailesinin psikososyal gereksinimlerinin karşılanması
  • Hasta ve ailesinin manevi gereksinimlerini karşılanması
  • Hastanın son dönem bakımı ve hastanın fiziksel ihtiyaçlarının giderilmesi
Son dönemlerindeki ya da ağır tedavi alan bir kanser hastasında görülen fiziksel semptomlar;
  • Ağrı
  • Bulantı, kusma
  • Yorgunluk
  • Uyku problemleri
  • İştahsızlık, kilo kaybı
  • Nefes darlığı
  • İshal ya da kabızlık
  • Sinirli, kaygılı ve kızgın olma hali (anksiyete)
  • Üzüntülü ve kırgın hissetme ( depresyon)
  • Bilinç bulanıklıı ( deliryum ) en sık görülenlerdendir.
Palyatif bakımın ilk amacı siz hastaların yaşadıkları bu semptomların kontrol altına alınması ve etkili bir şekilde yönetilmesini içerir.

Ağrı: ızdan alınabilen tablet, kapsül formunda, cilde yapıştırılan “flaster” eklinde ve deri altı dokuya veya damar içine uygulanabilen enjeksiyonlarla ağrı kontrol altına alınmaya çalışılır. Bu ağrı kesiciler sersemlik ve uykuya neden olabilir.

Bulantı ve Kusma: Azaltmak için;
  • Gün boyunca az az ve sık sık beslenmeli
  • Sıcak yiyeceklerin kokusu bulantıyı artırabilir bu yüzden soğuk yiyecekler daha iyi gelebilir.
  • Sıvı gıdalar mide dolgunlukla birlikte bulantıya neden olabilir onun için yudum yudum alınmalıdır.
  • Limonlu nane çayı, ıhlamur, çay, soda, ayran ve kolalı içecekler mide bulantısını geçirebilir.
  • Ezilmiş patates, kraker (gressini), etimek, tost, yoğurt, peynir, limon, ekşi turşu yenmesi beyaz veya sarı leblebi mide bulantısında etkilidir.
  • Yemekten sonra 2 saat yatmayıp ve yatak içerinde yarı oturur bekletin.
  • Odasını sık sık havalandırın, yemek yerken hoşlandığı şeyler yaparak kendini zorlamadan yavaş yavaş yemesini sağlayın.
  • Derin derin nefes alıp mide bulantısını geçirmesini söyleyin.

Yorgunluk: Kansere bağlı yaşanılan yorgunluk günlük dinleme ve uyku ile geçen yorgunluktan farklı olup, bireylerde daha şiddetli, rahatsızlık veren ve dinlenmekle geçmeyen bir semptom olduğu unutulmamalıdır

Ne yapabiliriz?
  • Gücü korumak için aktiviteleri daha planlı yapmak gereklidir.
  • Yeterli dinlenme için hastanızın odasını gürültü, ses ve ışıktan iyi arındırın.
  • Diyet içeriği çok önemlidir. Diyetisyenin önerdiği protein içeriği yüksek gıdaları ve mamaları tüketmek gereklidir. Gün içerisinde yeterli sıvı alımı da sağlanmalıdır.
Kilo kaybı yaşanabilir, bu durumda;
  • Mide bulantısı şikayetlerini gidermek beslenebilmek için şarttır.
  • Daha sonra yeterli proteini almanın gerekli olduğunu bilmeliyiz.
  • Kilo takibini düzenli yapmalıyız.
  • Ağız bakımı önemlidir. Tedavi etkisi ile ağız yaralarına çok sık rastlanır bu nedenle iştahsızlık artar. Bunların bakımı önemlidir.
  • Kilo kaybı deva ediyorsa damar yoluyla beslenmeye geçilir.
Bireysel temizlik \ Bakım
Yatak Banyosu:
  • Hastanızın hafta bir veya birkaç kez banyo almasını, eğer mümkün değilse, sizler yatak içerinde hastanıza silme banyo yapabilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken şey bezin pamuklu olması, su ve sabunla temizledikten sonra nemli bırakmamaktır. Çünkü mantarlar için ideal bir ortam yaratmış olursunuz.
  • Yatak banyosuna aşağıdan yukarıya doğru başlanır. Yüzü, kolları, koltukaltı, göğüs, karın, bacaklar ve ayaklar temizlenir. Ayaklarını suyun içine koyup öyle de yıkayabilirsiniz.
  • Eğer hastanız tuvaletini sürgüye yapıyorsa ya da sonda takılı ise perine bakımı da önemlidir. Burada ki prensip dıştan içe doğrudur. Kadınlarda perine bölgesindeki temizlikte; dış dudaklar ( labia majörler) sonra iç dudaklar ( labia minörler) en son da üretra silinir.
  • Aynı şekilde saçlarını da hastanız yatarken baş kısmına geçip yıkayabilirsiniz.
Ağız bakımı:
  • Hastanın dişlerinin fırçalanması oldukça önemlidir. Enfeksiyona olan yatkınlık ağız mukozasını oldukça bozar.
  • Ağız içerinde yara yoksa % 5’lik sodyum bikarbonat (NaHCO3) solüsyonu ile ağız bakımı yapınız. Eğer ağızda yaralar varsa bunlar bakteri ve mantar etkeniyle olabilir. Bunun için gerekli merhem ve kremleri doktorunuz verecektir.
Yatak yaralarından korunmak;
  • Hastanın yatak yaralarından korunmasında en önemli bakım pozisyonunu değiştirmektir. En az 2 saatte bir pozisyonunu değiştirin.
  • Hastanın havalı bir yatağının olması gereklidir.
  • Sırt, kalça, ayak topukları gibi kemik üzerindeki deri alanları yatak yaralarının en çok açıldığı yerlerdir. Buraları havlularla ve ufak yastıklarla destekleyebilirsiniz.
  • Hastayı sık sık gözlemleyin derisini nemlendirin.
  • Ayrıca hastanın iyi beslenmesi yatak yaralarında korunmada önemlidir.

En önemlilerinden biri ise onlara her zaman yanında olduğunu hissettirin. Mutlu olması için elinizden geleni yapın yanında üzülmeyin. Evet o da her şeyin farkında ancak başka bir renk katın ve daima gülümseyin.

Kanser

Bu arada ara sıra açıp okuduğum bu yazıyı sizlerle bir daha paylaşmak istiyorum. Ölmeden önceki 5 pişmanlık
  • Paylaş