Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hastanelerin hamile kadınların yakınlarına mesaj yoluyla haber vermesi ahlaki olarak ne derece doğrudur?

Kadının yakınlarının telefonu nasıl oluyor da hastanenin elinde olabiliyor. Eğer hastaya tuzak sorulara bu numaralar aliniyorsa zaten ahlaksızlık burada başlıyor demektir. Kadının rızası olmadan hamile olduğunun bir akrabaya eşe baba ya bildirilmesi kelimenin tam anlamı ile ayıptır , ahlaksızlıktir. Hamilelik tıbben bir hastalık olarak kabul ediliyor, doktorlar hamile kadına hastam diyor. Peki soruyorum bu kararı alanlara hastanız kanser diye mesaj gelse ne hissederler. Ahanda soru işareti ?
  • Paylaş
Bu uygulama öncesinde kişiye (hastaya) kimlere bilgilendirme yapılsın? veya yapılsın mı gibi sorular sorulmakta ve onay alınmaktadır. Kişinin verdiği bilgiler doğrultusunda sms gönderimi yapılmaktadır.
  • Paylaş
Ben doğru bulmuyorum. Özel hayata olan saygıyı hiçe saymaktır. Özel durumlar olabilir bunun dışında annenin bu haberi verme hakkı kendine olmalıdır, hastanede değil...
  • Paylaş
Hem uluslararası hem de yurdum yasaları bunun hem yasa hem de ahlak dışı olduğunu söylüyor:
"Dünya Tabipler Birliği; bu düşüncesinden hareketle, 1981’de ilk kez Lizbon Hasta Hakları Bildirgesi’ni yayımladı.
Bu metinde“Hasta, kendisiyle ilgili tüm tıbbi ve kişisel bilgilerin gizliliğine gereken saygıyı göstermesini hekiminden bekleme hakkına sahiptir” cümleleriyle karşımıza çıkan gizlilik hakkı; 1995 tarihli Bali Hasta Hakları Bildirgesi’nde daha da genişletildi.
Bildirge, “Gizli bilgiler sadece hastanın açık izni veya mahkemenin kesin isteği üzerine açıklanabilir” düzenlemesiyle bu hakkın korunmasındaki kararlığını da gözler önüne seriyor. Avrupa hasta haklarının geliştirilmesi bildirgesi olarak karşımıza çıkan 1994 tarihli Amsterdam Bildirgesi de aynı yaklaşımın devamı/yansıması niteliğinde.
Bildirgede; “Sağlık kurumlarına başvuran hastalar, kurumların özel hayatlarının korunmasını sağlayan fiziksel özelliklere sahip olmasını bekleme hakkına sahiptirler” düzenlemesiyse, hasta mahremiyetinin belki de en hassas noktasını oluşturuyor. Nitekim İstanbul Tabip Odası başvuruları arasında yapılan bir çalışmaya göre; hastaların“mahremiyet” konusunda en büyük yakınmalarını, sağlık kuruluşlarının fiziksel koşulları oluşturuyor.
Gizlilik ve mahremiyet haklarındaki iç içelik, ülkemiz sağlık mevzuatı açısından da farklı değil. 1998’de yürürlüğe giren Hasta Hakları Yönetmeliği bu hakkı düzenliyor. Doktorun sır saklama yükümlülüğü“Hekim, hastasından mesleğini uygularken öğrendiği sırları açıklayamaz. Hastanın ölmesi ya da o hekimle ilişkisinin sona ermesi, hekimin bu yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Hastanın onam vermesi ya da sırrın saklanmasının hasta ya da öteki insanların yaşamını tehlikeye sokması durumunda, hastanın kişilik haklarının zedelenmemesi koşuluyla, hekim bu sırrı saklamakla yükümlü değildir.
Yasal zorunluluk durumlarında hekimin rapor düzenlemesi de, meslek sırrının açıklanması anlamına gelmez. Hekim, tanık ya da bilirkişi olarak mahkemeye çağrıldığında olayın meslek sırrı olduğunu ileri sürerek bu görevlerinden çekilebilir” (TTB - Türk Tabipleri Birliği) . "
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1331 Görüntülenme6 Takipçi4 Yanıt

Eş Anlamlı Soru Ekle

  • Hamilelik haberini hastanelerin mesajla vermesi ne kadar doğrudur?

  • Mesaj atarak hamilelik haberini yakınlara bildirmek hastanenin işi midir?

  • Hastane tarafından hamile yakınlarına mesajla haber vermek doğru mudur?