Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hep duyuyoruz, Türk Sineması kötü gidiyor. Peki Türk Sineması ile nereye gitmek isterdiniz? Yani bir seyirci olarak nasıl bir film izlemek isterdiniz?

Neseli gunler tursucusu munur ozkul adile nasit gibi guclu oyuncularin o filmlerin icerigni bitrlu tutturamiolar
  • Paylaş
Bu işin uzmanı değilim. Ama, hoşuma giden filmlerde iki temel özellik var.
1. Tempo: Burada hiçbir plan ya da sahnenin boşa harcanmamasından söz ediyorum. Birkaç dakika filmden kopmaya yetiyor ve Türk sinemasının en büyük problemi bu bence. Son dönem izlediğim ve hoşuma giden filmlerin bile rahat bir yarım saatini konuya zarar vermeden atabilirsiniz.

2. Duygu, düşünce ve karakter derinliği. Bu aslında filmlerin temel amacı ama bir çok Türk filmi oldukça sığ geliyor. Ayrıca, bu temelde filmin maliyeti ile de ilgili değil. Savaşın bahsi, görüntüsünden daha vurucu olabilir, yani temel sorun Türk filmlerinin az maliyetli olması değil.
  • Paylaş
Aksiyon, macera, bilim kurgu filmlerini seven bir insan olarak patlamalar, çatlamalar, havaya uçma gibi sanıyorum yüksek bütçe gerektiren efektler ve bu efektlerin gerçekçi olmasını beklerim.
Türk sinemasının kaliteli yapımları genelde komedi ve drama yanlış mı düşünüyorum ? :) Bana öyle geliyor ki Türk sinema sektöründe yeterince yatırımcı yok maddi sıkıntı hakim : D E o zaman biz minimum bütçeyle en kaliteli yapımları nasıl sunarız? Cevap direk benim aradığım aksiyondan uzak Aşk filmleri : D Romantizmin dibine vurmak. Ve de tabiki komedi :) Ülkemizde komediye dair ele alınabilecek o kadar çok konu var ki diziler, filmler birbiri ardına geliyor. Sevmediğimden değil ama aynı çemberin etrafında dolaşıp başladığı noktaya gelen bir yapımcı silsilesi var.
  • Paylaş
Şimdi burada iyi/kötü kıstasını Hollywood'a göre yapıyorsak şunu söylemek gerek. Hollywood ayarında bir film yapmak asla sadece bir film yapmak değildir. Hollywood yapımcıları bir film yaparken sadece filmin afişine bile milyon dolarlar harcıyor. Bir filmin afişi için bile özel çalışmalar yapılıyor en az 250 adet (bunu bir film için duymuştum ama ismini anımsayamadım) afiş hazırlanıyor, daha sonra onların arasından seçiliyor. Bizde ise daha çok belirli bir şablon üzerinden gidiliyor.
Bunun haricinde bir Hollywood filmi bittiği zaman önce deneklere izletiliyor, hangi sahnede hangi bölümler daha çok ilgi çekiyor, hangi sahneler yüzeysel kalıyor gibi algı yönetimi üzerine bilimsel çalışmalar yapılıyor. Yani ortada bir senaryo, birkaç müthiş efektli aksiyon sahnesinden çok daha fazla bir çalışma var (tabi bunların etkiside yok sayılamaz) ki bunlarda müthiş bir para akışını getiriyor beraberinde. Ayrıca Hollywood yapımı filmlerin tüm dünyaya reklamı tanıtımı vs içinde harcanan maddi manevi çaba cabası.
Şimdi siz böyle büyük bir sektöre karşı Türk sinemasını iyilik kötülük bakımından kıyaslamaya çalışırsanız elbette Türk sineması çok geride kalacaktır.
Ama benim kanaatime göre Türk sineması o kadar da kötü değil. Senaryo ve sahnelerin çekimi açısından değerlendirecek olursak çok da güzel filmlerimiz mevcuttur ve her geçen gün daha iyileri de yapılmaktadır. Son dönemlerde popüler bir film olan "Lucy" de üzerine yine yoğun çaba verilmiş milyon dolarlar harcanmış bir film. Beyninin büyük oranda kullanabilen bir kadın her şeyi görüyor, anlıyor, hissediyor ama bir tane çinli adamın ortalığı birbirine katacağını anlayamıyor. Yani bence fiyasko bir bilim kurgu filmidir. Bizim Lucy'den çok daha güzel, senaryosu kurgusu oturmuş filmlerimiz var. Ama elbette bilim-kurgu dalında ne yazık ki konuşmaya bile hakkımız yok kaldı ki zaten ülkemizde "bilim" ne kadar değer görüyor.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

184 Görüntülenme6 Takipçi4 Yanıt