Bilmek istediğin her şeye ulaş

Her üç cümlelerinden biri 'demokrasi' olan siyasetçilerin sözlerinin ülkemizde meydana gelen olaylarla orantısı nedir?

Dil gelişiminin muhtemelen dert anlatmak için bir araç bulmak kaygısına bağlı olduğunu düşünürsek, halen eksikliğini hissettiklerimizi terennüm ediyor olabilir miyiz? Yani belki de cümle kurmaktaki amaç bu ters orantıyı ortadan kaldırmak olabilir.  
  • Paylaş
      Sanırım artık anlıyorum hocam, şimdi açık denizde bir sal üzerine mahsur kalmış kişiler neyin lafını eder? Tabii ki olmayan şeyin, karanın. Ya da çölde susuz kalmış ilerlemeye çalışan insanların da üç cümlelerinden birinde "su" lafı geçecektir çünkü suları yoktur. Demokrasinin olmadığı dönemleri acıyla yaşamış olan Avrupa halkı, mesela, artık demokrasiyi özümsemiştir, demokrasi devletin tüm organlarına işlemiştir yani gayet güçlü bir şekilde "vardır". Yani artık demokrasi üzerine konuşmazlar, politikacıları daha gerçekçi şeylerle uğraşır, dış politikalar, iş sektörleri, işsizlik, vergiler,bankalar, istihdam politikaları vb. 

      Demokrasinin yokmuşcasına ince bir zar haline getirildiği yurdumuzda, milletin iradesiyle seçilmiş sayın başbakan bir yandan "Hakimiyet kayıtsız şartsız Allah'ındır" diye kürsülerde bağırırken diğer bir yandan da artık neredeyse fark edilmez hale gelmiş olan demokrasiyi anca sözlerle, telkin şeklinde sürekli ifade ederek halkın "demokratik bir ülkede yaşıyorum" inancını tazelemek amaçlı üç cümleden birinde "demokrasi" der. 

      Demokratik devletlerde , halk topluca seçtiği iktidarla iletişim kurabilmek için topluca eylem yapar, hükumetler de bunun üzerine düşünür. Halk eylem yaparak, "dinleyin beni" der aynı zamanda sizi ben seçtim, istersem sizi indirir başkasını seçerim der. Devlet de bu eylemleri ciddiye alır onları köpeklerini üzerilerine salmak suretiyle bastırmaya çalışmaz ki böyle bir demokratik hakkı da yoktur. 

      Demokratik olmayan devletlerde ise ki en uç örneğini Kaddafi'de gördük, hükumet halkı dinlemek istemez ve onları her eylemlerinde orantısız güç kullanarak bastırır. Bu tür çakma demokrasilerde liderler koltuğa kendilerini tutkalla yapıştırırlar ve o tutkalı yumuşatabilecek en küçük su damlasını bile devasa şemsiyelerle engellerler. Bırakın eylemi mitingde bile "Ananı da al git" diyebilecek kadar pişkin olabilirler seçmenlerine karşı çünkü artık seçim yapılmıştır ve seçmenin zaten bir gücü kalmamıştır.

      Orantıya gelince, çok "demokrasi" sözü edilen ülkelerde (demokrasi/"demokrasi" sözü) denklemi asimptotik olarak sıfıra yaklaşırken demokratik ülkelerde bu oran sonsuza doğru yol alır.
  • Paylaş
5

Cem Deyupoğulları, Sevgili @Chamacon, düzeltme ihtiyacı hissediyorsanız elbette düzeltebilirsiniz. Orantı derken zaten bu doğru orantı da olabilir ters orantı da ;)

Şaman, Yazdığım espriydi ama cümleyi anlayamadım sanırım. "Sizce her üç cümlelerinden biri 'demokrasi' olan siyasetçilerin sözlerinin ülkemizdeki meydana gelen olaylara orantısı nedir?" mi olacak?

Cem Deyupoğulları, Latife olarak algıladım zaten. Evet galiba kelimeleri biraz ters çevirmemiz gerekecek. Ama ters orantı tesiri olmaz diye umuyorum :) Düzeltiyorum ve teşekkür ediyorum.

Şaman, ("Demokrasi" sözleri/olay adedi) oranını mı bulmayı amaçlıyorsunuz burada?

Cem Deyupoğulları, Şöylerki : Sorum aslında bunun doğru orantı - ters orantı tespitini yapmakla da alakalı. Yani bahsettiğiniz şekilde de olabilir , Sabit bir değişkenle birlikte "Demokrasi" sözleri * olay adedi = k (k ,reel sayılar kümesi elemanı) gibi de olabilir.

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

425 Görüntülenme3 Takipçi2 Yanıt