Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hipokondriazis (hastalık hastası) bir takıntı mıdır yoksa bir davranış bozukluğu mudur?

Soruya psikologlar daha iyi yanıt verecektir. Ancak sorudan anladığım ve bu hastalığı bildiğim kadarı ile hastalık hastalığı bir takıntıdır. Takıntılar da davranışlarımıza yansır. Sürekli aklınızda var olan bu takıntıyla dolaştığınızda otomatik olarak kişinin bedeni de bununla meşgul olacaktır. Temelde kaygı ve anksiyeteden oluştuğunu düşünüyorum.

Hiç bir bedensel hastalığı olmadığı halde sürekli hastalıklarının olduğunu düşünürler. Anksiyetik kişilerdir. Yapılan kontrollere rağmen kişiler hasta olmadığına inanmazlar. İnansalar bile kısa süreli olarak inanır daha sonra tekrar bu takıntılara başlarlar. Bu kişilerin ilk yapması gereken psikiyatra gitmesidir.

Bu hastalar hafif bir öksürüğü akciğer kanseri, küçük bir lenf bezesi şişmesini lenfoma gibi görüp bundan son derece korkarlar. Hatta beyaz önlük fobileri vardır ve hekim gördükleri zaman çarpıntı, tansiyon yükselmesi ve bayılma hissi yaşarlar. Araştırmalara göre, acil servislere başvuran hastaların %5’i hipokondriyaktır. Bu takıntılar işten, özel hayattan ve sosyallikten uzaklaştırabilir.

Hipokondirak mıyım?

Bununla ilgili bir kaç soru mevcur. Eğer evet yanıtını veriyorsanız, psikiyatr gitmek en iyi çözüm olacaktır. Bu takıntılarla dolaşmak yaşamı inanılmaz güçleştirir. Ayrıca zamanla bu takıntılar diğer ruhsal hastalarında meydana gelmesine yol açar. Örneğin hastalık bulaşmasından korktukları için bence bu kişilerde obsesif kompulsif bozukluk kaçınılmazdır.

  1. Sürekli bedensel bulgularınızı gözlemleyip, en kötü senaryoları akılda canlandırıyor musunuz?
  2. Devamlı ciddi bir hastalığa yakalanma endişesi taşıyor musunuz?
  3. Doktora gidip hiç bir sorun olmadığını öğrenmenize rağmen ikna olmuyor musunuz?

Takıntı
  • Paylaş
Hipokondriazis DSM-4 e göre ağrı bozuklukları (somatoform bozukluklar) kategorisindedir.
DSM-IV-TR’a göre Hipokondriazis:
Kişinin vücut semptomlarını yanlış yorumlamamasına bağlı olarak, ciddi bir hastalığı olacağı korkusunu ya da ciddi bir hastalığı olduğu düşüncesini taşıyıp durması
Yeterli tıbbi değerlendirme yapılmasına ve güvence verilmesine karşın bu düşünceler sürüp gitmektedir.
A Tanı Ölçütündeki inanç hezeyan yoğunluğuna değildir ve görünümü hakkında çerçevesi belirli bir kaygı ile sınırlı (Vücut Dismorfik Bozukluğu’nda olduğu gibi) değildir.
Bu düşünceler klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur.
Bu bozukluk en az 6 ay sürer.
Bu düşünceler, Yaygın Anksiyete Bozukluğu, Obsesif-Kompulsif Bozukluk, Panik Bozukluğu, bir Majör Depreseif Epizod, Ayrılma Anksiyetesi ya da diğer bir Somatoform Bozukluk olarak açıklanamaz.
İçgörüsü Az Olan Kişilerde: Çoğu zaman kişi, o sıradaki epizoda, ciddi bir hastalığının olmasıyla ilişkili kaygısının aşırı ya da anlamsız olduğunu kabul etmemektedir.
  • Paylaş