Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hoşlandığınız kişiye bağlanmaktan korktuğunuz durumlar var mı? Varsa bu korkunun üzerine mi gidiyorsunuz yoksa o kişiden mi kaçıyorsunuz?

Bağlanmaktan değil, kırılmaktan korkmaktır aslında bu. Kırılmaktan korkarım, herkes korkar.
Çünkü gerçekse sevgi biraz da "teslimiyet" ister. Tüm benliğinle sevdiğinde, ayak parmak ucundan, saç diplerine kadar vücudunda hissedersin o aşkı, sevgiyi. Güzeldir, özeldir.

Ama bağlanmaktan ne kadar korkarsam korkayım, "sevmek"ten korkacak kadar aptal değilim.
Sevmekten kaçmam. Aksine severken çok cesur, sabırlı, masum, özenli, cüretkar, tutkulu olmak gerekiyor. Ama en başında gerçekçi olmak gerekiyor. Zaten saydığım tüm bu özelliklere değmeyecek adamı/kadını niye sevesin?

Yani özetle; korksam da korkumum üzerine giderim. Çünkü biliyorum ki aslında bütün bunlar "kırılmak, üzülmek" bile bir yerde gerçekten bir şeyler "yaşadığın" sürece hayatın bir parçası. Hayat acı ve mutlulukların toplamı. Ne eksik ne de fazla..

Sevmeye devam.
  • Paylaş
Hiç öyle bir korkum yok. Çok fazla düşünmem gidişatı ilişkide. Hissettiğim şeyden de kaçmam, yaşamak isterim ne olacaksa. Çok da saçma buluyorum o tarz korkuları.
  • Paylaş
2

Güzin Turhan, niye gızzzzzzzzzz :))))

Ece Naz Sonat, Yahu bağlanmaktan korksan ne olur, başa gelen çekiliyor :P :) :)

Sevdiğim kişiye bağlanmak konusunda korkusuzluktan öteyim. :) O sebeple insanları sevmemeye karar verdim. Sanırım ya 1 ya 0 durumunu abartıyorum. .
  • Paylaş
16

Belgi Saygı, Anlayamadım @chamacon sen de mi aynı durumdasın? yoksa böyle düşünen biri mi hoşunuza gitti? ya da doğru yoldasın, devam mı demek istedinizi? Neden beğendiniz? :)))

Şaman, Kendinizi iyi tahlil ettiğinizi düşündüm, beğendim. Geri mi almalıyım?

Belgi Saygı, Onun için demedim. Sadece nedenini merak ettim. Teşekkürler

Güzin Turhan, bende ödleğin tekiyim :))

Şaman, O değil de Güzin Hanım'ı anlamıyorum. Geçenlerde, iyi niyetimle, ürkütmemek gerektiğini anlatırken kendisinin ürkek bir kız olduğundan dem vurmuştum. "Neden bana ürkek diyorsunuz" demişti. Bir de ödlek demiş olsaydım, vay halime :)))

Belgi Saygı, hehehehe :) ama Şaman Bey siz bir kadının ancak kendi kendine söyleyebileceği şeylerin sizler tarafından söylenmemesi gerektiğini bilmiyor musunuz? Şaka bir yana.. Bence o konu da Güzin Hanım hızlı anlayışınızdan ürkmüş olabilir ;)

Şaman, Yok yahu mesele kestane çizmek lafınızdı hatırlarsanız :)

Güzin Turhan, olayda karpuz kesmekte vardı ..

Belgi Saygı, bak yaa konu döndü dolaştı bana mı geldi :) Tamam itiraf ediyorum... az sonra

Şaman, Benim atıfta bulunduğum, yani ürkütücü olabileceğini düşündüğüm laf kestaneli olandı. Yalnız kestanenin de çizildikten sonra kebabı nefis olur. :)

Belgi Saygı, evet, kesinlikle :))) Ya gerçekten karpuz kesecektik espirisine kafiye olsun diye birden sessel bir çağrışım yaptı beynim. Özür dilerim, affedin artık ne olu?

Şaman, Belgi Hocam benim açımdan affedilecek bir durum yok zaten. Ben sadece ürkek-ödlek kavramlarının kullanımı hakkında yazmıştım... Ürkek de sizin kestaneye bağlandı sadece. Bence kim kestane çizerse çizsin benim için mahsuru yok, çizilen kestane benim olmadığı sürece :)

Belgi Saygı, :)))) kim bilir belki sizin olabilirdi kestane :)

Şaman, Hazır çizilmişi varken o kestaneyi almayayım, tehlikeli bir iştir, insan parmağını kesebilir :)

Belgi Saygı, :) hazır hep iyidir zaten, fazla yormaz. Hatta pişmişi de var. Bir de yediren bulursan, kebaptan süper

Bana göre özgürlüğüne düşkün veya kaybetme korkusu olan insan bağlanmaktan korkar. Sanırım hoşlanma özürlüsüyüm korkularım yok:) fakat aşık olduğumda bağlanma değil bağımlı bile olurum. Dengesizmiyim neyim bilemedim şimdi:)
  • Paylaş
Ateş bacayı sardığında, o korkudan eser kalmıyor. O güçle girişiliyor o duyguya, olsun yada olmasın. Sadece yaşamak istiyor insan.
Ama korku işin içindeyse, zaten duygu henüz bünyeyi yeterince ele geçirmemiştir ve negatif kısımlar tartılır, ki bunlardan bazıları;
*Kendi yaşanmışlıklarınız ( yine üzülür müyüm? Korkusu)
*Alışıldık dışında bir yerde tanışmak ( güven yada ön yargılarla baş edememe korkusu)
*Evli olması ( yuva yıkan profil olarak algılanma korkusu)
*Kültür, yaş farkı ( kabul edilmeme, uyum korkusu)
olabilir.
  • Paylaş
Sevdigim kisiye baglanmaktan korkmak yerine, ya o da bana boyle baglanmazsa diye korktugum durumlar oldu :)))
  • Paylaş
Mühendis bir yönetici olarak hızlı hareket eden bir yapım vardır. Birinden hoşlanıyorsam vakit kaybetmeden söylerim. Çoğu kişi de bunu yanlış anlayabiliyor tabi. Bağlanma olayında genellikle bağlanılan ve bağımlılık yapan tarafım.
  • Paylaş
3

Şaman, Ahanda mühendismiş, ben de bu adamın espri anlayışı neden hoşuma gidiyor diyordum :)

Mustafa Kemal Taştekin, Evet endüstri hemi de:) inşaat ve muzisyenlik yok bizde tabi:)

Şaman, O ne demek üstat, endüstri mühendisi her şeyin mühendisidir. Onda biri de bizde yok :)

"Veni-vidi-vici" En iyi nişanlım bilir :)
  • Paylaş
Uzun bir zamandır artık öyle bir korkum yok; çünkü bağlanmaya başlamadan önce uzaklaşmaya başladığımı fark eder oldum. Bu da zaten etkiye fazlasıyla alışmış bünyemin etki gelmeden önce verdiği tepkiye sayısız örnekten biridir. Ancak öyle etki gelmeyecek olsa dahi bu tepki verilecek diyemem; öngörüde bulunabildiğim takdirde bu tepkiyi veririm.

Yine de bu korkunun olduğu zamanlar da vardı. O anlarda mesafemi koruyarak, dozaşımını engelleyerek bunu önlemiş oluyordum.
  • Paylaş