Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hukuk adaleti sağlar mı?

Adaletin tanımını net bir şekilde ortaya koymak çok zor. Tesadüfi olarak; şu ara yeni okuduğum "Incognito" adlı kitapta bu konuda çok ilginç göndermeler var ve soruyu okuyunca onları hatırladım. Örneğin, beynin belirli bölgelerindeki bazı geçici aksaklıklar dahi bir insanın gidip başka bir insanı öldürmesine neden olabiliyor, ya da Parkinson için kullanılan bir ilaç, kullanan kişileri önüne geçilmez bir kumarbaz haline getirip varını yoğunu harcamasına neden olabiliyor. Hissettiğimiz bir çok şeyin kimyasal temelli olduğundan yola çıkılarak verilen çarpıcı örnekler, adaletin insanın hangi hali üzerine kurularak işlediğini de sorguluyor. İnsanın olması gereken hali neye göre belirleniyor? Hukuk bu halin hangi sınırları için var olmalı?

Bunlara ek olarak; toplumsal düzenin belirlenen sınırlarında çağlar içinde gerçekleşen köklü değişimler, hukuk sisteminin doğuşuna, dönüşmesine de neden oluyorsa, burada adaletin de değişime uğruyor olduğu düşünülebilir. Bu bile sorunun boyutunu değiştirecek nitelikte bence.

Soruya dönecek olursam ve her olguyu kendi genel normları içerisinde düşünürsem; adaletin uzak olduğu ya da adalete (kendi imkanları dışında) hasret ya da adalete mutlaka ihtiyaç duyan insanlar için hukuk bunu sağlayabilir.
  • Paylaş
Öncelikle tanımlarda sıkıntı var. Adalet hukuka uygunluğu temsil eder demokrasilerde. Ama bu yeterli mi? Hukuksa çok geniş bir kavram. Hukuk kurallarından yola çıkarak kanunları kimler yapıyorsa onlar arasındaki adaleti belli ölçüde sağlayabilir. Ama evrensel açıdan bakacak olursak adalet kavramına (yani devlet yönetimlerinden ve bazı ideolojilerden uzak kalarak) kanunlar ve hukuk kuralları adaleti sağlamak için yeterli değildir. Çünkü demokrasilerin yaygın olarak var olduğu günümüzde de çoğunluğun hakları ön planda azınlıkların hakları ise arka planda ya da yok denecek kadar azdır. Bu bizim ülkemiz için değil tüm demokrasi ile yönetilen devletler için geçerli. Demokrasiden daha ileri bir sistem (Küba, Venezüella'daki sosyalist demokrasiler hariç ) dünyada var olmadığı için diğer sistemleri gözardı ederek yazıyorum. Yani hukuk kurallarını kimlerin oluşturduğuna, devletin yönetim şekline bağlı olarak adaleti belli ölçüde sağlayabilir hukuk bazen de hiç sağlayamaz şeriat hukuku ile yönetilen ülkelerde olduğu gibi.
  • Paylaş
Cevabı olmayan, göreceli, ve pozitif hukukun muhatabı olan bu soruya yanıt, toplumlara, içinde bulunulan zamana, teamüllere bağlıdır. Hukuk her yerdedir, her konuda, her durumda, adalet ise, hiç bir yerde. Zira adalet, insanın olduğu yerde olmaz. Olamaz. Ne kadar medeni de deseniz, uygulayıcısı olan insan'ın takdirine kalmış, tamamen onun insiyatifine göre konumlanmıştır. Adalet belki Mevlana'da kaldı. Belki onda bile yoktu. .
  • Paylaş
Kavramların anlamlarına bakmak lazım herşeyden önce. Hukuk, en genel manasıyla toplum ilişkilerini inceleyen bir bilim dalıdır. Adaletin ise birçok tanımı var. Adaletin ne olduğu ciddi felsefi tartışmalara konu olmuş, bildiğim kadarı ile hala daha üzerinde tek bir doğru tanımın yapılamadığı bir kavram. Kimine göre herkese eşit dağıtmak, kimine göre ihtiyacına göre dağıtmak, kimine göre yaptığı katkıya göre dağıtmak vs. ama insan illa ki bir şeyi anlamlandırmalıdır ne kadar saçma bir anlam bulsa da yoksa çıldırır. Ölüm de öyle değil mi? Neyse buradan hareketle kendi anlamlandırdığım şekilde hukuk adaleti sağlar çünkü bana göre adalet canlı haklarıdır. Hukuk bunu sağlayacak normları üretebilir, toplum da uygun bulduğu takdirde bu kurallar üzerine uzlaşılır bir problem kalmaz : )

Mı acaba?
  • Paylaş
Hukuk iktidarların maşasıdır... Hukuk adalet sağlamak değil... adaleti hukuku düzenleyenler lehine... . Düzenler... Yönetilenler... hukukun düzenlediği adalete uymak zorundadırlar... ...
  • Paylaş