Bilmek istediğin her şeye ulaş

İnsanlar niçin içki kadehlerini tokuştururlar?

Bir rivayete göre ;barbar kavimlerde insanlar karşıdaki düşmanını öldürmek için içkilerine zehir koyarlarmış. . bu komployu önlemek içinde dost meclislerinde içkilerini öyle sert tokuştururlarmış ki eğer içkilerin içine zehir konulmuşsa bu zehir bütün içkilere geçsin zehirleyen de zehirlensin diye.
  • Paylaş
titreşimden zevk alırlar. bir çeşit elektirik alıp verme yoludur
  • Paylaş
İçkiyi tadarsın, görürsün, koklarsın, dokunursun. Duymak için tokuşturusun. 5 duyu :)
  • Paylaş
o da güzelmiş.
  • Paylaş
Nazdrovia Demek için...!
  • Paylaş
ses çıksın diye olamaz...
  • Paylaş
etraf bize uyanık olsun diye
  • Paylaş
SAYGIDAN
  • Paylaş
Cam cama değmeden, can cana değmez...
  • Paylaş
dil dile değmeden de dil öğrenilmez napak şimdi ?
  • Paylaş
iyiymiş . paylaştıgın için saol
  • Paylaş
Rica ederim :)
  • Paylaş
Izdırap larını artırmak için....
  • Paylaş
ya da sevinclerini paylasmak icin
  • Paylaş
daha iyi bır fıkrın var mı
  • Paylaş
kocaman bir paket samimiyet..
  • Paylaş
Dimitrix isi biliyo arkadas...
  • Paylaş
ohaa lann çok iyiymiş...
  • Paylaş
iki tarafta yaklaşık aynı yudumda alkol alsın diye.............karşılıklı güzel bir reverasnsla karşındakini yoklarsın bardağı denk getiriyo tutturuyomu tokuşurken kırmadan üzmeden sarhoşluk testi......
  • Paylaş
" Bilirsiniz kimisi kadehleri değil elleri tokuşturur, cancana manasında, kimileri birbirlerinin kadehinin altına vuracağım diye yarışır; kadehini diğer kadehin altına vurmak karşısındaki insana saygı duyduğunu belirtmektir ya da yaşça küçüklerin büyüğüne saygısı olarak yaptıkları harekettir. Sonra bir de kadehleri tokuşturup, 'şerefe' deyip kadehi masaya vurmak vardır. Bu da “şerefim üzerine yemin ederim ki bu masada konuşulanlar bu masada kalacaktır” manasında. Yine aynı şekilde kadehin masaya vurulması, bu akşam bu masada olmayan dostların şerefine anlamına gelmekte " Hürriyette okumuştum :)
  • Paylaş
bence çok gereksiz bir hareket hiçbir zaman anlayamadım her seferinde de atlarım tokuşturma olayını...
  • Paylaş
Birlik mesajı gibi bir şey bu. Alevilerde de can cana içmek manasına gelir ama onlar kadehleri değil kadehleri tutan parmaklarını çarptırırlar birbirlerine.
  • Paylaş
(bkz. yukarıda yazdım :) )
  • Paylaş
Onu göremiyoruz ki yazarken :D tekrar etmek istemezdim ama bu arada kadehi yere vurma masada olmayan dostlara değil masada olmayan ama aklında olan bir kişiye diye biliyorum ben genelde bu sevilen yada ölen bir dost tarzında olur. Bence güzel bir şey atlamayalım kadehlerimizi tokuşturalım keyiflenelim :). Bazı milletlerde bizim şerefeden daha farklı olarak masada oturan herkes kalkarak konuşma yapar o günle ilgili ve bir dilek söyler sonra o dilekten sonra herkes içkisini içer bu da hoş bir gelenek bence.
  • Paylaş
Bence o eğer içki içmeye başlamadan önce yapılırsa anlamlı oluyor da eğer içki ortasında kalkıp "şerefe yapıp konuşma yapacağım" denilince o konuşmanın ucu pek iyi yerlere gitmiyor :D
  • Paylaş
İçmeyi bilen insanlarla oturmak lazım o zaman:) haklısın susmayı bilmeyebilirler saçmalayabilirler ama dost meclisinde zaten herkes kimin nasıl içtiğini bilir ona göre bir ayar verilebilir.
  • Paylaş
Sen hiç Cem Yılmaz izlemedin herhalde:) "Alkolik Nezaketi" tarzında adamlara ayar verilemez onlar konuşur :)
  • Paylaş
İzlemedim vallaha öyle bir skecini bir bulmaya çalışayım ; konuşurlar canım da gene de verilir ya yeter ki bil karşındakini o yeter tanımadığın adamsa sor tabi de.
  • Paylaş
Ya zaten en iyi tanıdıklar sarhoş olunca masadaki kişileri bir bir dökmezler mi ortaya :D
  • Paylaş
1

Egemen Tahmilci, Dökerler derken ne gibi dökmek kötü anlamda mı iyi anlamda mı ?

Bu konuda daha güncel ve romantik bir hikaye var. Biliyorsunuz insanda beş ana duyu var: Dokunma, görme, koklama, tat alma ve işitme. Yemeğe gidilen bir restoranda şarap ısmarlanırsa, garson şarabı getirdikten sonra bardağa bir parmak koyar ve kontrol etmesi için doğrudan erkeğe uzatır. Hiç bir kadının da itiraz etmediği bu durum gerçekten anlaşılmazdır. Çünkü dünyadaki aroma ve tat alma uzmanlarının çoğu kadındır. Neyse biz gelelim restorana... Kadehin soğuk temasıyla dokunma duyusu tatmin edildikten sonra kadeh havalı bir şekilde göz hizasına kadar kaldırılıp şarabın rengine bakılır. Görme duyusu kontrolünden sonra kadeh burun hizasından bir sağa bir sola gezdirilerek koklanır. Minik bir yudum alarak tadını da algıladınız. Zaten şaraptan pek anlamıyorsunuz. Garsonun da mantarını açtığı şarabı kendisi içmezse başka birine verecek hali yok. Mecburen 'mükemmel' diyorsunuz. Ama hala bir duyu kaldı, işitme duyusu. İşte o duyuyu da kadehleri tokuşturup, 'çınnn' sesini duyduktan sonra tatmin ediyoruz. Hikaye gerçekten romantik ama işin aslı biraz değişik. Antik çağlarda bir insanın düşmanını yemeğe davet edip, onu ortadan kaldırmak için zehirli bir içki sunması görülmemiş bir şey değildi. Ev sahibi içkisinin zehirsiz olduğunu ispat etmek için kendi içkisini havaya kaldırır ve misafirin içkisinden bir miktarını kendi bardağına dökmesine müsaade ederdi. Her iki kişi de içkilerini aynı anda içerek birbirlerine olan güvenlerini gösterirlerdi. Misafir ev sahibine olan güveninin çok fazla olduğunu göstermek için bardaklar havada yan yana geldiğinde, kendi içkisinden onun bardağına bir şey dökmez, bardağını yavaşça onun bardağına vururdu. Duyulan 'çın' sesi gerçek bir güvenin ifadesi idi. Lüzumsuz Bilgiler Ansiklopedisi - Cilt 2 - Sayfa 9
  • Paylaş
1

Hakan, bu şarap sunumu seansını recep ivedik te de izlemiştik sanırım. bi dünya şarap denedikten sonra garsona; lan olum ben şarap mı istedim? ha bire denettiriyon kap gel bi bira dediğinde kopmuştum wallahi.