Bilmek istediğin her şeye ulaş

İşçileri görmeleri için, insanların ölmeleri mi gerekiyor?

Elbette değil... Fakat burası Türkiye... Neden bu lafı kullanıyorum, çünkü bu ülkede dikkati dağınık, olan bitenden habersiz, neredeyse kafasını kumdan hiç çıkarmak istemeyen unutkan bir toplum yapısı hakim. Bunun da nedenleri var elbette ancak bu durum böyle olunca farkındalık yaratmak çok zor oluyor.

Bilinç ve farkındalık öğretisi yok olmaya devam ettikçe de bu böyle olacak. Her ülkede ve her toplumda sorunlar vardır. Önemli olan sorunlara yaklaşımınız ve mevcut olaylardan ders almanızdır. Bizim memleketimiz maalesef ders almak konusunda çok kötü bir durumda. Soma'da ölen madenciler ilk madenciler değil yaşamını yitiren ve muhtemelen de son olmayacaklar maalesef. Çünkü bu olay dahil öncekilerden de ders çıkarmadık. Hala orada yaşanan olayın ne olduğu net biçimde açıklanmış değil. Gündem değişti, herkesin dikkati dağıldı ve şimdi yeni konular var. Hem hangisini anlatalım, onlarcası var ve kimse tümüyle mücadele edecek güce sahip değil...

Çözümü sorarsanız bence sistematik bir biçimde dönüşüm gerekli. Yaşanan her olay incelenmeli ve bunlar ne yapılsaydı yaşanmazdı sorgulanmalı. Elbette hepsinden önce suçlular ceza almalı. Adalet olmazsa, daha doğrusu adalet sadece bir kısım kimselere çalışırsa kimse hiçbir şeyi düzeltemez. Bir kere bilinçlenmeli, okumalı, yazmalı, anlatmalı ve sağlam adımlarla ilerlemeli. Tabi bunları söylemek kolay ama yapmak o kadar da kolay değil. Söylenecek ve yapılacak. ok şey var maalesef...
  • Paylaş
3

Russel Westbrook, ha yani o fakındALIĞI İNSAN HEP BASINA gelince anlayıp 5 gün yas tutup sonra nette baslıkları gördükce tepkili yorumlar atarak güncellicek öyle mi iyimiş

Hakan Köse, Hayır elbette, bu nedenle farkındalık başına gelince değil farkındalığa sebep verecek olayların irdelenmesi ve daha çok insana doğru şekilde ulaştırılması ile daha hızlı yaygınlaşabilir. İnsanlar da o sebeple paylaşıyorlar zaten internette ancak bu tek başına yeterli olmuyor elbette.

Russel Westbrook, benım actıgım tartısma sorusunu ıyı oku azizim. buna yapılcak şey cok ben onu sormuyorum ben tamamıyla olan şeylerin önceden olma potansiyeli bilindiği halde birşey yapılmayıp gercekleştiğinde herkezden fazla olanlara müdahalede bulunma görünümünü gercekleştirmek için insanların girdiği yarısın nedenine anlam veremıyorum

İşçileri biz halkın görmesinin çok da önemi yok. Kaldı ki biz görüyorduk ve görüyoruz, çok desteklendik, çok destekledik ama halkın birbirini desteklemesi sadece sokaklara dökülüp hükumete "Bakın böyle problemler var" demesi şeklinde olabiliyor. Şu anki otoriter hükumetimizin ne yazık ki kulakları halkın problemlerine tamamen kapalı hatta halk ses çıkartmasın diye daha çıkan ilk seste basıyor suyu, gazı, copu, plastik mermiyi.

Bu tür problemlerin mecliste çözülebilmesi lazım ama onun önünde de ezici bir sandalye sayısıyla AKP hükumeti var. 19 yıldır meclisten imzalanma onayı geçemeyen bir ILO 176 var. Son büyük kazadan 6 ay kadar önce verilmiş ve AKP tarafından görüşülmesi başından reddedilmiş bir araştırma önergesi de mevcut.

Çiller hükumetinden bugüne geçen 19 yılda devletimizde olan aşırı yozlaşma, yolsuzluklar, avantalar, rüşvetler işçilerimizin mal gibi kullanılmasına neden oldu. Gözlerini para hırsı bürümüş hükumetler ve yakın çevrelerinin işçilerimize olanları görmesi için ölümler bile ne yazık ki yeterli olmuyor. 2013'de 1235 işçimizi kaybetmişiz. 2014'de bu sayının alınacak iş güvenliği tedbirleriyle azalması beklenirken Soma'da olan faciayla bu sayı artacak.

İş güvenliği her zaman para demektir. Devletin daha önce 150$'a mal ederek çıkarttığı kömürü 24$'a çıkartmaya başlarsanız bilin ki güvenlik %20'ye düşmüştür. Daha önce de çok güvenli olmayan madenler çok daha tehlikeli bir hal almış demektir. Tabii bu sadece işletmeciye kesilebilecek bir fatura değil madenlerin hepsinin başında duran başbakandan güvenlik mekanizmasının en altında duran iş güvenliği uzmanına kadar tüm güvenlik yapısının sorumluluğudur.

Uygar ülkelerde böyle büyük bir kaza olduğunda asıl sorumlusu olan hükumet düşer, bizde "ölmüşler gitmişler" diyebiliyor hükumetin başı. Bir görme durumu hala yok ki kazadan üç gün sonra hiç de hoş gelmediği Köln'de zafer naralarıyla seçim mitingi yapabiliyor. En aşağıdan üç beş günah keçisi seçiliyor, onlar cezalandırılıyor ya da cezalandırılmıyor, acılı halka yumruk, tekme atılıyor. Birazcık da ses çıkartırlarsa gazlanıyorlar.

Öülmlerin olduğunun tüm sektörlerde (tersaneler de var, ölüm tuzakları) güvenlik tedbirlerinin alınması gerektiğinin hepsini düzenleyebilecek yetkiye sahip tek merci olan hükumet tarafından görülebilmesi için ne yazık 1235 işçi ölümü bile yeterli değil... .
  • Paylaş