Bilmek istediğin her şeye ulaş

Işık için madde değil derler ama fizikde ki en ünlü dekleme göre de enerji varsa kütle de vardır, o zaman ışıkda da bir enerji var, o da bir madde, o zaman bunu Kuantum Fiziğine göre nasıl açıklarsınız?

Kuantum ve İzafiyet teorisine göre doğru açıklamayı yapmışsınız. Işık enerjisi ölçüsünde bir kütleye sahip (Enerjisi E ise kütlesi m=E/(c^2)). Bu yüzden madde tanecikleriyle aynı şekilde davranıyor. Örneğin foto-elektrik olayda olduğu gibi elektron ile çarpışabilyor.

Bunun yanında kuantum fiziğine göre aynı zamanda dalgadır. Daha doğrusu gözlemlenen belli bir anda ya dalgadır ya da madde taneciğidir (Hangisini gözlemlersek) . Tanecik özelliğini gözlemlersek (çift yarık deneyinde yarıklardan birine tanecik sayacı koymak gibi) ışık tanecik gibi davranır. Dalga özelliğini gözlemlersek (çift yarık deneyinde yarıkların karşısına dalga kırınımını gözlemlemek için perde koymak gibi) dalga gibi davranır.

Bu yanlış anlamaya neden olan parçacık fiziğinde kütlesiz parçacık (ışık tanesi - foton bunlardan biridir) dendiğinde bahsedilen durgun kütlesidir. Elektron veya insan hiçbir hıza sahip olmasa bile bir kütlesi vardır buna durgun kütle denir. Foton ve diğer bozonların durgun kütlesi 0'dır. Einstein'ın formülüne göre bir cismin durgun kütlesi 0 ise sürekli evrensel maksimum hızda hareket ederek kütleye sahip olmalıdır.
  • Paylaş
Güzel ve düşünmeye sevk edici bir soru, bu tür yarı deneysel yarı mantıksal sorular da en önemli nokta, mantıksal başlangıçtır. Yani konu temeli ve dayandırmalarıdır, Öncelikle kütle nedir, neye göredir ve nasıl ayrıştırılır. Evet kütle nedir, kütle bizim algılama şeridimiz olan madde-mekan şeridinde algılayabileceğimiz şekilde konvers olmuş, diğer 2 şerit de ( atom ve molekül şeridi ) ORTAK ENERJİ KANUNU ile sabitlenmiş, konverterler ile dönüştürülmüş, sayısal ve kat sayısal hesabı mümkün olan ALGIDIR. Esasen, o kütleleşmiş enerji algılandığın da, dönüşüp diğer şeritler de hareket etse ve biz bu enerjiyi direkt algılamasak kütle yok oldumu diyeceğiz ? Mesela, insanın duyamadığı frekanslardaki, bazı evrensel sesleri, bazı cihazlarla duyabileceğimiz frekanslara çevirirsek, yeni bir dalga veya frekans ürettik diyemeyeceğimiz gibi, bir enerji KONVERTER kurallarına ( öz nesnelliği ) göre dönüştüğünde bizler ona SABİT BİR KÜTLE diyemeyiz, peki gördüğümüz nedir ? Ortak Enerji Kanunu na temelinde bağlı kalarak, önce Molekül ( element ) şeridi kanunlarının sabit hesap enerji döngüselliğinin, bir üst şerit olan madde-mekan ( konversiyonel, KONVERTER ler ) şeridinde konverter öz nesnelliğini, Atom Üçlemesi Kanunu dahilin de SADECE ALGILAYABİLDİĞİMİZ kadarıyla DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ ENERJİDİR.
Şu şekilde de düşünebiliriz, hassas araştırmalar ağaçlar da meyve oluşumun da ki fiziksel ve kimyasal olaylar da, dikkat çeken bir nokta şu idi, ağaç ile çiçek arasın da ciddi bir bağ tespit edilemiyor, tabi ki garip geliyor ama dikkatli bakınca doğruluğu anlaşılıyor, zaten her bir insan bu gibi hassas dengeleri görebilse teknoloji nerelere gelirdi acaba, ORTAK ENERJİ KANUNU burada devreye giriyor, şöyle ki toprak ortak enerji olsa kabaca diyelim, her bir ağaç aynı topraktan beslense bile, farklı meyveler vermektedir, burada ki dönüştürücü ( konverter ) ağaçtır. Aynı suyu aynı minerali alırlar ama her bir ağaç öz nesnelliğine göre meyve verir, enerji döngüsünün bir parçası olurlar. Şimdi bunu ışık teoremine uygulayalım, ışık ortaya çıkma süreci için neler gerekli, Dönüşmüş ve konvertere dahil olmuş bir enerjinin herhangi bir kimyasal veya fiziksel olay sonucu (yanma veya elektriksel olabilir) enerjisinin tamamını veya bir kısmını, konverter özelliğine göre ısıya ve- veya ışığa çevirmesidir.
Bütün bunlar, bilimsel tarihimiz de eksik veya hatalı algılamaları, kısmen düzenlemek doğru bir temele dayandırmak için yazılmaktadır. Aynı hatalı temeller, bilimin önünü tıkamış, yeni ve doğru temel mantıklar ile özellikle evren boyutlandırmasının yanlış veya eksik oluşunun düzenlenmesi, bilimin ilerlemesi için şart olmuştur. Çünkü, boyutlandırmalar doğru olsa idi, fizik, kuantum fiziği, evren bilim ve bunlara bağlı bütün bilimler, yerinde saymaz ve yeni bir çağın adımları atılırdı. Bilimin ulaştığı son nokta, CERN de yeni parçacık bulduk diyenlerin, sadece dönüşmüş enerjiyi bulmalarıdır. Yeni parça bulmak için Atomu parçalamak gerekli, emin olun bunu yapsalar onlar söylemeden sizin haberiniz olurdu. Atom üçlemesi bozulamaz, sadece üçlemenin bir tanesinin, aynısı gönderilmedikçe, emin olun kolay değil.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

228 Görüntülenme5 Takipçi2 Yanıt