Bilmek istediğin her şeye ulaş

İzleme sistemleri ve yöntemleri ile kişisel olarak hakkımızda elde edilen bilgilerin hangileri delil olarak kabul edilir?

Teknolojinin hızlı gelişimi karşısında manasının değişmekte olduğu dahi düşünülebilecek mahremiyet ve bir Anayasal ilke olan özel hayatın gizliliği ilkeleri çerçevesinde bu konuyu ele almak gerekir. Temel hak ve özgürlükler kategorisi içinde yer alan özel hayatın gizliliğinin korunması gereklerinin istisnası da Anayasamızın 20. maddesinde yer almaktadır. Gerçi bu madde, bir takım muğlak kavramlara dayanarak temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına kapı aralıyor olması bakımından eleştirilmekteyse de özetle bir suç söz konusu olup da buna dair bir hakim kararı bulunmadıkça bu tip sistemlerin kullanımı bırakın sıradan vatandaşları, devlet yetkilileri tarafından dahi gerçekleştirilmemelidir. Aksi durumda elde edilenlerin delil olması bir yana bizzatihi bu eylemin kendisi suç olarak tasnif edilebilecektir. Ancak konunun iş hukuku açısından incelendiği bir takım durumlarda çalışanların internette uzun saatler geçirmesi iş akdinin feshine haklı gerekçe olarak görülürken, bu durumu tespit eden filtreleme sistemi ile özel hayatın gizliliği zedelenmiş olabilir mi diye tartışan olmuş mudur bilemiyorum. Meselenin bu yönü açısından bir üstadımızın daha kapsamlı değelendirmeleri için bkz:

hukukgunlugu.org/genel-isyerinde-iscinin-internet-kullanim-sinirlari.html?utm_source=feedburner&utm_medium=email&utm_campaign=feed%3a+hukukgnl+%28hukuk+g%c3%bcnl%c3%bc%c4%9f%c3%bc%29


Güncelleme: (1) Konuya ilişkin gördüğüm bir haberi de aşağıdaki bağlantıdan görüntüleyebilirsiniz:

turk.internet.com/portal/yazigoster.php?yaziid=38553


(2) TİB'in sitesinde yer alan şu sayfayı da gözden geçirmek isteyebileceğinizi düşündüm:

tib.gov.tr/tr/tr-menu-46-iletisimin_denetlenmesi_hakkindaki_sorular.html

  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

468 Görüntülenme8 Takipçi1 Yanıt