Bilmek istediğin her şeye ulaş

Kaç çeşit psikoterapi vardır?

Günümüzde genellikle kullanılan yedi psikoterapi yöntemi mevcut:
  1. Bilişsel: Bilginin işlenmesi sürecinde temel kabullerdeki hatalardan kaynaklanan işlevi olmayan şematik kavramlar, zamanla olumsuz otomatik düşüncelere dönüşür. Sonuçta ortaya çıkan düşünsel, duygulanım ve davranış bozukluklarının sağıtımı bilişsel psikoterapinin alanına girmektedir. Kognitif terapi olarak da adlandırılmaktadır. Şema terapisi, düşünsel duygulanımcı davranış terapisi de bilişsel terapiden kaynaklanmıştır.
  2. Davranışçı: Davranışta otomatik modelleme gibi öğrenmeler sonucunda ortaya çıkan bozukluklarda duyarsızlaştırma, ödüllendirme gibi çeşitli teknikler yoluyla davranış değişikliği ya da davranışın frekansında azalma gibi sonuçlar sağlamaya yönelik terapilerdir.
  3. Bilişsel-Davranışçı: Klinik uygulamalar ve gözlemler psikoterapi süreci içinde, bilişsel-davranışçı yöntemlerin bir arada kullanılmasının etkin sonuçlar ortaya çıkarttığını görgül olarak göstermektedir. Günümüzde sıklıkla bu iki method bir arada kullanılmaktadır.
  4. Bütüncül: Tüm psikoterapi tekniklerinin hangi hastaya ne zaman uygulanacağını ve bütünü izah etmeye yönelik bu terapi yöntemi farklı teknikleri entegre etmeyi sağlar. Esneklik sağlayan bu model evrensel uygulamalar için de uygundur ve pratiktir.
  5. Dinamik: Dinamik psikoterapi, yapı taşı olarak Freud’un klasik dürtü kuramı ve sonrasında da, ego psikolojisi, nesne ilişkileri, kendilik Psikolojisi gibi diğer dinamik ekollerle devam etmiştir. Bu ekoller; psikopatolojilerin temelinde kişinin 0-6 yaş arasındaki dönemde yaşadıklarının olduğunu savunur ve hipnoz, serbest çağrışım ve rüyalar yoluyla bunları irdeler.
  6. Varoluşçu Psikoterapi: Varoluşçu psikoterapi de önemli olan şimdi ve burada kavramlarıdır. Varoluşçular var olma yolunda kişinin en çok üzerinde durduğu beş soruyu temel alarak bunlar yoluyla psikoterapiyi yapılandırmışlardır.
  7. Sistemik Psikoterapi: Palo Alto'dan Paul Watzlawick ve arkadaşlarının 1970'lerde geliştirdiği, matematik sistem teorileri, iletişim teorileri ve aile dizin çalışmalarının temelini oluşturduğu 10-15 seans süreli ve bir ekip tarafından uygulanan psikoterapi yöntemidir.
  • Paylaş
Dünyada kullanılan yüzlerce terapötik yöntem vardır. Bu yöntemleri genel olarak bazı yaklaşımlar altında gruplamak mümkündür. Bu yaklaşımlar genellikle içlerinde birden fazla terapi yöntemini veya modalitesi barındırırlar. Türkiye'de sıklıkla kullanılan terapötik yaklaşımları aşağıdaki gibi gruplamak mümkün:

  1. Psikanaliz ve Psikodinamik Yaklaşımlar: Psikanaliz Freud tarafından ortaya atılmış bir yöntemdir ve bilinen ilk psikoterapi yöntemidir. Freud sonrasında bu yönteme eklenenler ile birlikte bu ekol dünyadaki en zengin psikoterapi ekollerinden birini oluşturmuştur ve genel olarak Psikodinamik Ekol olarak bilinir. Freud'un yaklaşımı temel olarak insan zihninde Ego, Süper Ego gibi belli yapılar olduğunu ve psikolojik rahatsızlıkların da bu yapılar arasındaki dengesizlikten doğduğunu söyler. Bu yapıları ve aralarındaki ilişkiyi anlamak için psikanaliz isimli özel bir yöntem kullanılmalıdır. Freud, ayrıca gelişim süresi boyunca anne ve baba ile olan ilişkilerin de kişinin psikolojisini temelden etkilediğini savunur. Filmlerde gördüğümüz ve anne-baba ile ilişkileri ve geçmişi sorgulayan terapistler çoğunlukla dinamik yönelimlidir. Dinamik yaklaşımlar bugün çok farklı formlarda kullanılmaktadır ve hemen hemen tüm problemlerde kullanılırlar. Son zamanlarda kısa formları ortaya atılmış olsa da, genellikle, diğer terapilere göre daha uzundurlar. Dinamik yaklaşımların bir başka özelliği ise fazla yapılandırımlamış olmalarıdır.

  2. Bilişsel Davranışçı Yaklaşımlar: Dünya da da, Türkiye de de en yaygın ve zengin ekollerden biridir. Son yıllarda yaygınlık anlamında psikodinamik ekolü geçme eğilimindedir. Temel olarak, Bilişsel Davranışçı yaklaşımlar, bireyin davranış ve duygularının düşüncelerinden kaynaklandığını öne sürer. Örneğin değersiz olduğunu düşünen bir çocuk olduğunu varsayaylım. Ve bu çocuk değerli olabilmek için hep en yüksek notları almak gerektiğini düşünsün. Bu durumda, bilişsel modele göre, bu çocuğun performans kaygısı yaşaması beklenebilir. Kısaca, bizler işte bu tarz "şablonlara" göre hareket ederiz ve davranırız. Diğer taraftan davranışlarımız bu şablonları daha da güçlendirir. Örneğin yoğu kaygı hisseden çocuk ders çalışmaktan kaçar ve başarısız olur. Başarısız olunca kendini değersiz hisseder ve değersizlik inancı daha da güçlenmiş olur. Bilişsel Davranışçı Terapi bu duruma iki koldan müdahale eder. Bir taraftan kişinin kendi duygu ve düşüncelerini anlamasına ve fark etmesine yardımcı olurken diğer taraftan mevcut davranışı doğrudan değiştirerek bu düşüncelerin güçlenmesini engeller. Amaç işlevsel olmayan bu düşüncelerin yerine yenilerini koymaktır. Bilişsel Davranışçı terapiler, geçmişten daha ziyade şimdi ve burada ile ilgilenirler. Oldukça yapılandırılmış terapilerdir. Süreleri, genellikle, dinamik terapilerden daha kısadır. Bilişsel Davranışçı terapiler her alanda kullanılmakla birlikte depresyon, kaygı, panik atak ve obsesif kompülsif bozukluk ve fobiler gibi sorunlarda özellikle tercih edilmektedir.
    Ayrıca son yıllarda önemi artan Farkındalık Temelli yaklaşımları da Bilişsel-Davranışçı Terapiler arasında saymak mümkündür.

  3. Aile Terapileri (Sistemik Yaklaşımlar) : Aslında Aile Terapileri bir psikoterapi yaklaşımı olmaktan çok terapinin kiminle yapıldığı ile alakalıdır. Bu bağlamda, Bilişsel Davranışçı ve Dinamik Aile Terapileri de mevcuttur. Ancak, genellikle, Aile Terapileri denince akla Sistemik Aile Terapileri veya Aile Sistem Yaklaşımları gelir. Çünkü aile terapilerinin çıkış noktası bu yaklaşımlardır. Bu yaklaşımlar bireyin yanında aile ile ilgilenmiş ilk yaklaşımlardır.
    Sistem yaklaşımları birbirinden çok farklı pek çok ekolü içinde barındır. Ancak bu ekollerin hepsinin bazı ortak noktaları vardır. Bu ekoller, aileyi bir sistem olarak görürler. Aile içindeki bireyler ve aralarındaki ilişkiler bu sistemi oluşturur. Bu yaklaşımlara göre, sorun, bu sistemde ortaya çıkan bozukluklardan kaynaklanır. Sistem yaklaşımları içinde pek çok farklı ekol bulunur. Ayrıca bazı aile terapistleri bu ekolleri kendi görüşleri doğrultusunda birleştirerek kendilerine özgü yaklaşımlar kullanırlar. Türkiye'de aile terapisi olarak lanse edilen eğitimler genellikle bu tarzda hazırlanmış eğitimlerdir ve çoğunlukla yapılandırılmış bir terapötik yöntem kullanırlar. Süreleri genellikle Bilişsel Davranışçı Terapi ile aynı civarlardadır. Ancak, sistem yaklaşımı içindeki farklı ekoller, süre ve yapılandırma anlamında, birbirlerinden önemli ölçüde farklılaşabilirler.

  4. EMDR (Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) : 1999 depreminde ülkemize gelen yabancı uzmanlar tarafından Türk profesyonellerine öğretilmiş bir yöntemdir. Deprem gibi doğal afetler de dahil olmak üzere psikolojik travmaların terapisinde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Temel varsayımı travma gibi olayların beyin tarafından doğru işlenmemiş olduğu üzerinedir. Özel bazı teknikler ve bazen de araçlar ile travmatik olaya önce duyarsızlaştırılma ardından da olayın beyin tarafından yeniden işlenmesi hedeflenir. Son yıllarda, travma dışında kullanım alanları yaygınlaşmıştır. Özellikle travma tedavisinde oldukça hızlı sonuç verebilmektedir.

  5. Çözüm Odaklı Yaklaşımlar: Bu yaklaşımların temel varsayımı çözümü bulmak için problemi derinlemesine analiz etmenin şart olmadığı yönündedir. Problemi analiz etmek yerine çözümü bulmayı hedefler. Bunun için de kişinin sorun olmadığı zamanlarda nasıl davrandığını, sorun ortadan kalktığında neler olacağını belirlemeye çalışır. Çözüm odaklı yaklaşımlar, kişinin umudunu arttırma ve değişime karşı motivasyonu güçlendirme açısından oldukça başarılıdırlar. İlişki problemleri, alkol ve madde kötüye kullanımı başta olmak üzere hemen hemen tüm problem alanlarında kullanıla bilinmektedir. Çocuk ve ergenlerde de başarıyla uygulanan çözüm odaklı yaklaşımlar özleri itibarı ile kısa süreli olarak dizayn edildiklerinden oldukça hızlı sonuç verebilirler. Genellikle 10 seanstan az sürmeleri beklendiğinden ülkemizde kullanılan en kısa süreli terapilerdendirler. Çözüm Odaklı Yaklaşımlar hakkında daha detaylı bilgi için inploid'deki gönderime bakabilirsiniz.

  6. Oyun Terapileri: Oyun terapisi tek bir ekolü yansıtmaktan çok terapinin yapılma biçimini özetler. Oyun terapileri dinamik, bilişsel davranışçı ve farklı pek çok ekolden olabilir. Bazı oyun terapistleri kendilerine özgü bir yaklaşım kullanırlar. Oyun terapilerinin ana özelliği çocuklar için tasarlanmış olmaları ve çocuklar ile oyun oynarken yapılan terapiler olmalarıdır.

  7. Psikodrama: Psikodrama grup halinde yapılan bir terapidir. Genel olarak kişinin sorununu diğer grup üyeleri ile birlikte "oynaması" üzerine kuruludur. Psikodrama pek çok farklı sorun alanında uygulanmaktadır.
Bu listede olmayan pek çok ekol ve yaklaşım daha var elbette. Bunlardan bazıları Gestalt Terapi, Öyküsel Terapi, Transaksiyonel Analiz ve Sanat Terapileridir. Ben bu listeyi yaparken en çok eğitimi açılan ve mevcut psikoterapistlerin en çok eğitim aldıkları terapileri seçmeye çalıştım. Ayrıca pek iyi bilmediğim terapi yaklaşımlarını yazmamaya çalıştım.
Pek çok psikoterapist bu yaklaşımların birden fazlasını bilmektedir ve gelen kişinin sorununa göre uygun olduğunu düşündüğü yaklaşımı uygular. Bazı durumlarda yaklaşımların bazılarını entegre ederek kullanmakta olabilir.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

548 Görüntülenme3 Takipçi2 Yanıt

Konu Başlıkları