Bilmek istediğin her şeye ulaş

Kameranın çalışma prensibi nedir?

Ana Noktaları
  • Televizyon kamerası en önemli yapım elemanlarından biridir. Diğer yapım donanımları ve teknikleri kameranın neyi yapıp neyi yapamayacağından etkilenir.
  • Kameranın ana parçaları lens, kameranın gövdesiyle beraber görüntü aygıtı (CCD veya Pickup, plumbicon) ve bakaçtır.
  • Rengin doygunluğu, keskinliği, zenginliği, parlaklığı, karanlık veya parlak görünüşü.
  • Kamera başlıca üç rengin bileşiminden meydana gelir. Bunlar kırmızı, yeşil ve mavidir (Red,Green, Blue).
  • Kameranın renkleri özel işleme tabi tutmak için dahili optik mekanizmaya ihtiyacı vardır.
  • Işığı ana renklerine ayrıştırmak için prizma blok veya renk ayrıştırıcı filtre bulunur. Eski kameralarda dichroic ayna sistemi vardır.
  • Renkli kameralarda luminance ve chrominance kanalları vardır. Bu kanallardan luminance aydınlık bilgisini, chrominance ise renk bilgisini işler.
  • Görüntü aygıtları ışığı elektrik sinyallerine çevirir. Bu aygıtların iki çeşidir vardır. Bunlar: CCD (solid – state charge – coupled device) ve picup tube.
  • Üç temel kamera türü vardır. Bunlar: standart televizyon kamerası (HDTV dahil), ENG(Electronic news gathering) \ EFP (Electronic field production) and camcorder. Bunlardan başka küçük format kameralar da vardır.
  • Video kameraların kendine has özellikleri: Renk karşıtlığı, çözünürlük, ışığa duyarlılığı, görüntü netliği, kontrast.
Kameranın ParçalarıStandart televizyon kamerası üç ana parçadan oluşur. Bunlardan birincisi lenstir. Lensler ve diğer optik elemanlar harici optik sistem olarak da adlandırılır. İkinci parça ise görüntü aygıtlarıdır. CCD veya pickup tüp şeklinde olabilir. Bunlara dahili optik sistem de denir. Üçüncüsü ise bakaçtır. Kameranın ürettiği görüntüyü görmemizi sağlar.

Temel Çalışma Prensibi
Tüm televizyon kameraları – büyük stüdyo kameralarından mağazalarda satılan el kameralarına kadar – aynı temel prensiple çalışır. Bu, optik görüntünün elektrik sinyaline, daha sonra televizyon aracılığıyla tekrar görünebilir hale dönüştürülmesidir.


Objeden yansıyan ışık lens tarafından toplanıp görüntü aygıtına (CCD veya pickup) toplanan ışığı odaklar. Görüntü aygıtı ışığı video sinyaline dönüştürür. Bu sinyal daha sonra tekrar işlenerek ekran görüntüsü oluşturulur.

Lensler
Lenslerin temel işlevi görüntü aygıtının önünde küçük ve temiz bir görüntü üretmektir.

Genellikle video kameralar değişebilir odak uzaklıklı lenslere sahiptir.
Lenslerin temel nitelikleri:
  1. Odak uzaklığı,
  2. Odak noktası,
  3. Lens açıklığı,
  4. Alan derinliğidir.
Lenslerde odak uzaklığı, üretilecek görüntünün ne kadar dar veya geniş bir alanın çerçeve içerisine alınacağı konusunda belirleyicidir. Ayrıca odak uzaklığı, nesnenin / nesnelerin ne kadar büyük / küçük görüneceğini de belirler. Lensler,
  1. Geniş açılı (Narrow angle),
  2. Dar açılı (Wide angle),
  3. Normal ve
  4. Değişebilir odak uzaklıklı (Zoom) olmak üzere sınıflandırılabilirler.
  • Geniş açılı bir lens, geniş bir görüş açısı sağlar. Geniş açılı lenslerde, perspektif yığılmalar açısından nesne / nesneler birbirlerine gerçekte olduğundan daha uzak algılanır. Bu sebepten, geniş açılı lenslerde kameraya yapılan yatay hareketler gerçekte olduğundan yavaş, kameraya dikey yapılan hareketler ise gerçekte olduğundan hızlı algılanır. Dar açılı lenslerde ise durum geniş açılı lenslerdekinin tam tersidir. Dar açılı bir lens dar bir görüş açısı sağlarken, perspektif yığılmalar açısından nesne / nesneler birbirlerine olduğundan daha yakın görünür. Bundan dolayı, kameraya yapılan yatay hareketlerde nesne gerçekte olduğundan hızlı, dikey hareketlerde ise gerçekte olduğundan yavaş algılanacaktır. Normal lensler ise perspektif yığılmaları insan gözünün gördüğüne yakın veren lenslerdir. Bir lensin geniş, dar veya normal açılı olmasını belirleyen filmin köşebentleri ve odak uzaklığıyla ilgilidir.
  • Bir zoom lens, değişebilir odak uzaklığı sayesinde dar ve geniş açılı lensin özelliklerine sahiptir.
Temelde üç tür zoom lens vardır.
  1. Stüdyo zoom lens,
  2. Field zoom lens ve
  3. ENG / EFP zoom lens.
  • Bir görüntü net alan içindeyse keskin ve temizdir. Nesneyi netlemeden önce lens ayarlanmalıdır (calibrate).
  • Lens diyaframı veya irisi, lensten içeri ne kadar ışık gireceğini belirler. Diyafram, bir seri metal plakadan ibarettir, bu plakaların ortasındaki aralık ise lenslerden girecek ışığın miktarını belirler.
  • F-stop değerleri ise standart skala şeklinde belirlenmiş değerler olup, lenslerden giren ışık miktarını gösterir. Nümerik olarak düşük f-stop değerleri diyaframın açık yani lenslerden giren ışığın fazla olduğunu gösterir. Nümerik olarak yüksek değerlerde ise tam tersi bir durum söz konusudur. Yani, yüksek nümerik değerlerde diyaframın kısık, lenslerden giren ışık miktarının az olduğunu gösterir.
  • Stüdyo kameraları uzaktan diyaframı kontrol edebilmektedirler ki bu sistem CCU (Camera control unit) dur. ENG / EFP kameralarda manüel veya otomatik diyafram seçenekleri bulunur. Otomatik diyaframa ayarlanırsa görüntü aygıtına düşen ışık miktarına göre kamera en uygun diyafram değerini ayarlayacaktır.
  • Zoom lenslerde iki temel kontrol elemanı vardır. Bunlar zoom ve netleme’ dir. Bu mekanizmalar manüel olarak kontrol edilebildikleri gibi diyafram gibi CCU sayesinde uzaktan da kontrol edilebilmektedir.
  • Kameraya en yakın net nesne ile en uzak net nesne arasındaki mesafeye alan derinliği denir. Alan derinliğini etkileyen çeşitli faktörler vardır. İşte bunlardan birkaçı:
  1. Odak uzaklığı: Geniş açılı bir lenste alan derinliği artarken, dar açılı bir lenste durum tam tersidir.
  2. Diyafram açıklığı: Diyafram açılırsa yani nümerik olarak f-stop değeri küçültülürse alan derinliği azalır; diyafram kısılırsa yani nümerik olarak büyürse alan derinliği artar.
  3. Kamera ile nesne / nesneler arası mesafe: Kamera ile nesne arasındaki mesafe arttıkça alan derinliği de artar. Kamera ile nesne arasındaki mesafe azaldıkça alan derinliği de azalır.
Alan derinliğini etkileyen başlıca faktörler yukarıda belirtilmişken ışık şiddetinin artması/azalması, filmin duyarlılığı, pozlanan kare sayısındaki değişme, filtre kullanımı gibi etkenler de alan derinliğini etkiler.

Görüntü Aygıtları
Kameraların yapılabilmesinin ilk koşulu ışıktan etkilenen maddeler olmalıdır. Ön yüzeyi ışığa karşı duyarlı madde ile kaplanmış ilk kamera tüpü “Iconoscope” adıyla üretildi. Zamanla geliştirilen tüplerde üç türde ışığa duyarlı bir eleman ve yüzey kullanılmıştır. Bu elemanlar doğada bulunmayıp kimyasal tepkimelerle elde edilirler.

Photo conductive: Işık miktarına göre elektrik akımına gösterdiği direnci değişen elemandır. Düşen ışık miktarı arttıkça elemandan geçen elektrik akımı artar ya da azalır.
Photo voltaic: Bu maddeler üzerine düşen ışık şiddetiyle oranlı voltaj üreten eleman olup üzerine düşen ışık miktarı arttıkça ürettiği elektrik akımı ve voltajı artan elemandır.
Photo emissive: Radyoaktif bir eleman olup üzerine düşen ışık miktarınca maddenin kendi içinde salgıladığı elektron miktarı artar. Bu, elektrik akımı haline dönüştürülerek görüntü elde edilir.
Vidicon tüpler: Işığa duyarlı tabakasında Antimony Trisulphide kullanılarak üretilmiştir. Photo emissive tüplere nazaran çok küçük boyutlara sahiptir.
Plumbicon( Pickup) tüpler: Yüksek ışıkta hatırlama özelliği vidiconlara nazaran çok azdır, hareketli objelerde daha net görüntü verirler, az ışıkta görüntü alma kabiliyetine sahiptir. Bu tür tüpler yayın kalitesindeki kameralarda tercih edilmektedir.

  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

409 Görüntülenme2 Takipçi1 Yanıt

Konu Başlıkları