Bilmek istediğin her şeye ulaş

Kamuda başörtüsü serbestliği hakkında yorumlarınız nelerdir?

Sadece kamuda degil her alanda serbest olmalı isteyen başörtülü isteyen baş örtüsüz, isteyen mini etekle isteyen çarşaf ile çalışabilmeli.. .
  • Paylaş
Bu tartışmalar kamplar oluşturmuş, kamplar artık tartışmıyor sadece slogan atıyorlar, slogan salvosunda, gürültüsünde tartışmak da mümkün değil zaten, en aklı selim ortamlarda bile sadece yüzeysel gidildiğinden, meselenin özüne çoğunlukla inilmiyor.

Çözülmesi gerekenler;

  • Devletin dini olur mu?
  • Kamuda görev yapanlar dini tercihlerini bariz şekilde ifşa ederlerse, bu devleti teşkil edenlerin din işlerini devlet işlerine karıştırma noktasında hassasiyetler gerçekten oluşur mu? (Hakim, savcı niye cübbe giyer, niye yüksek platformda oturur, devlet daireleri neden heybetlidir, kılık kıyafetin de içinde yer aldığı bu şekilciliğin, şekilde birliğin, şekli disiplinin anlamları nelerdir, hangi devletlerin, halkların bu konuda yaklaşımları neden farklıdır? Bilmem ne kralı neden bisikletle işine gider, neden İngiliz Yargıçlar kendi maaşını kendi belirler?
  • Demokrasi halkın temsili ise, din de halkın inancı ise, çoğunluk, dini inancının gerektirdiğini, günlük yaşamında, üniversitede, devlette ya da her alanda yaşatmak istiyorsa, sınır sınır taşı nerededir, olmalı mıdır, nereden sonrası dinin devlet işlerine karışmasıdır?
  • Din devlet işlerine karıştırılmadan, günlük hayatta, devletin işleyişinde, uygulamalarda nereye kadar, din ve vicdan hürriyeti bağlamında gelişebilir, maksimize edilebilir?
  • Gerçekten, erkek ve kadının yaradılış itibarıyla eşit olmadığını temel alan, kadınların pozitif ayrımcılıkla kollanması gerekliliğini savunan bir yaklaşımda, mesele kadının başörtüsünü inancı gereği takması özgürlüğü müdür, yoksa kadının özgürlüğünün kısıtlandığını özgürce deklare etmesi midir?
  • Gerçekten her şey bu kadar masumane mi? Neden inatla birileri habire tüm devlet kurumlarına sızma ve ele geçirme konusunda yıllara sarih stratejiler geliştirir. Kurdukları alternatif paralel devlet yapılanmaları, cemaat kastı içerisinde neden çalışır, neden var olan anayasa ve kanunlar yetmez, neden ayrışırlar, sürekli alternatif tarih pompalarlar, geçmişten gelen bir intikam mirasını sahiplenirler? Bu konular gerçekten teorik olarak, günlük gerçek yok sayılarak tartışılabilir mi?

Mesele dini sadece bir inanç olarak görenlerle, dini bir hayat biçimi olarak gören ve devleti buna evriltmeye çalışanların mücadelesi.

Yoksa teorik olarak, isteyen istediğini giysin, hem özgürlüktür, hem de tersi bağnazlıktır, filliyatta işle inanç karıştırılmadığı sürece hiç bir şey olmaz.

Ama bu mevzu şu an bu değil, bu mevzu şu an çatışan iki grubun, çatışmadaki sınır taşıdır.

Her şey siyah beyaz değil, orta yol bulunabilir, belki bu haliyle bulunmuştur. Sosyal meselelerde salt doğru olmaz, illa korkulan şeyler gerçekleşecek demek de değildir.

Gözlemler artık ifade özgürlüğünde ciddi sıkıntıların başladığı yönünde, medyanın, yazarların baskı altına alındığını görmemek için kör olmak lazım. Alternatif görüşler devlet gücüyle alaşağı ediliyor, sindiriliyor, korkutuluyor. Bir de bakıyorsun, bir minibüs müfettiş kapıya dayanıyor. Tablonun tümüne bakıldığında, ürkmemek mümkün değil. Herkes ürkmeli lakin kadınlar biraz daha fazla ürkmeli. Sütten ağzının yandığını hala hatırlayanlar var. Her türlü köşeli ideolojileri terk ettiğimiz an, toplumsal huzur tesis edilecektir. Uzlaşı değil de rövanş olursa, rövanşın da rövanşı olacaktır.
  • Paylaş
Öncelikle şunu ayırmak gerekir, sorun olan başörtüsü değil "türban"dır. Bugün başbakan etki alanını genişletmek için zamansal olarak önce "türban", sonra "başörtüsü" -böylece köylerde, kasabalarda, şehirlerde yazmayla başını örtenleri de etki alanına almak istemiştir-, en son da "benim başı kapalı/örtülü vatandaşım" söylemine geçmiştir. Oysa sorun türbandır; zira türban Türkiye'ye 1950'lerde girmiştir ve tamamen suni bir gündemdir. Hatta ilk girdiği zaman yapılan eylemlere bakarsanız bugün AKP'li olan Ali Babacan'ın halası Hatice Babacan ve bugün şeriat yanlısı yazılarıyla tanınan Mehmet Şevket Eygi ile birlikte tüm Türkiye'yi dolaşarak türban propagandası yapan Şule Yüksel Şenler olduğunu görürsünüz. Bugün aynı kişiler/destekçiler hala iş başındadır...

Dolayısıyla türban ülkedeki kutuplaştırmayı arttırmak için yaratılmış bir şeydir, kamuda serbestliği ise söz konusu olamaz. Zira bu serbestlik ardından çarşafla derslere girmeye kalkan öğretmenler olduğunu da gördük. Suistimale açıktır, ve suistimal edilmektedir iktidar tarafından...

Ayrıca konuyla ilgili olarak buradaki yanıtımı da okuyabilirsiniz: inploid.com/t/sizce-tesettur-tamamen-ozg...
  • Paylaş
İnsanların giyim tarzlarına karışmanın hoş bir şey olmadığını düşünüyorum. Kamuda başörtüsü serbestliği çok doğal bir şey.
"Başörtüsü olmadan kamuya giremezsin" nasıl absürt bir cümleyse, "Başörtüsüyle kamuya giremezsin" de o derece absürttür. Yani demek istediğim bırakın kadınlarımız ne giyip ne giymeyeceğine kendileri karar versin ha ? :)
  • Paylaş
Kamuda başörtüsü kadar doğal karşıladığım bir hak yok. Gel gör ki kamuda örümcek bağlamış yönetici anlayışı öyle tabulaşmış-taşlaşmış ki artık neredeyse kamuda başörtüsüz kimseyi göremiyoruz.
Başörtü neredeyse işe alımlarda en önemli kimlik görevi görür hale geldi.
Hal böyleyken gel de 7 düvelde nadir rastlanan argo söylemleri toplayıp ta bunların yüzüne yüzüne nasıl atma arkadaş...
  • Paylaş
İsteyen istediği gibi giyinebilmeli. Yani bunların tartışılması bile çok saçma, bırakın şalvar giymek isteyen giysin türban takmak isteyen taksın, mini etek giyene bu gâvurdur gözüyle bakılmasın, içen içsin. Zikir çeken zikir çeksin insanları bi rahat bırakın uleaaa
  • Paylaş
Kamu kelime anlamı olarak sen, ben, bizim oğlan, demektir. Kamunun dini, dili, ırkı, cinsiyeti olmaz. Kamu simgesel olarak bir duruş sergileyebilir, misal osmanlı imparatorluğunda orospuların da başını örtme zorunluluğu gibi yada günümüzde iranda olduğu gibi Zerdüşt yada ezidi kadınların başını örtmesi gibi. Bu duruş kamunun genel olarak dini görüşünü yansıtıyor olsada özünde, adı mahalle baskısıdır. Bu sebeple kamuda başörtüsü islami kafadayım demektir bizim ülkemizde. Aynı kıyafetin siyahı vatikanda dibine kadar katoliğim ben demektir. Bok yedi başı diye bir tabir var ülkemizde. Türkçesi şu her başörtülü kadına ehli islam muamelesi yapmak dangalıktır. Ayrıca kamu erkleri için ben sizden biriyim mesajıdır yedi kat Katolik olsa bile. Kamuda başörtülü insan ayrım ve sınıfçılıktır.
  • Paylaş
2

Hakan, Balbay bana kızmaz üstad. Üfürmedik ki hiç horasana yaslanıp. Anlayan anladı. :-):-):-) hamdolsun mührü sabit secere ehliyiz. Lakin hırs ehli, haram edebimizde.

Şaman, Üstat Balbay'a rakip oluyorsun bak o ciddi abi çok kızar söylemedi deme :)

Güzel yanıtları için beylere teşekkür ederim. Diğer yanıtları baz alarak yazacağım. Olayı kadın-erkek ilişkisi üzerinden değerlendirmek bence hiç doğru bir yaklaşım değildir. Bu da en az sorunun içinde olan ayrımcılıkla ilgilidir. Neden translar kapanmıyor? Onlar önceden erkek olduğu için mi? Onlar seksi olmadığı için mi? Yoksa onların hepsinin yolu nasılsa belli diye mi?
Ayrıca başörtüsü malumunuz olduğu üzere askeriyenin içinde koşullara uygun bağlanıldığında serbestti. Üstelik bütün bunların yasa olarak ne zaman ve kimin tarafından getirildiğini biliyoruz.
Ayrıca dikkat çekmek istediğim hususlar da var.
* Kadınlar eskiden giyim konusunda sıkıntılar yine çekiyorlardı. Üstelik aile baskısı yüzünden kapanmak zorunda olan ve kapanmamak için direnen genç kadınlar mevcuttu. Buradan yola çıkıp kapalı olmayanların kapalı olanları ötekileştirdiği edebiyatı (ciddi anlamda Edebiyat) yapıldı, güzel desteklerle. Bu da bizim özgürlüğümüz diyen kadınlar fırladı sağdan soldan. Eskiden başını açmayı özgürlük olan adlandıranlar. Kavram çatışması yarattılar, hepimizde kandık. Dogmatik yapının içinde nasıl bir özgürlük idi bu?
* Kamu kurumlarında çalışan herkesin özlük hakları vardır. Belki sokaktakini koruyamazsın ama o kurumlarda çalışan herkesi korumak mümkündür. İsteyen istediğini giyebilmeli ama bu kadar zamandır türbansız ya da başörtüsüz diye kimsenin başına bir şey gelmedi. Hele de kamu da...
* Özellikle benim okuduğum yıllarda yaratılan bıkkınlık getiren mevzular da çok güzel ele alındı. Örneğin İstiklal Marşı ve Gençliğe Hitabe'nin baskıcı bir yaklaşımla söyletilmesi. Bu zorunluluk, ona sahip çıkılmasını engelledi. Bu düşünce yapısı da çok güzel kullanıldı. (Bkz. Yetmez ama evetçiler)
* Bir başka konu da benim alanımla pek ilintili. Opera ve Tiyatrolar. Kendi içinde çatırdamaları olan bu kurumların da zaafiyetleri çok güzel kullanıldı. Memura performans yasasını reddeden sevgili büyük meslektaşlarım, kendi elleriyle bugünleri görmemizi sağladılar.
Ve bir çok bunun gibi durumlar... Benim herkesin özgürlüğüne olan inancım, başörtüsü kişinin kendi iradesidir, isteniyorsa takılır, diyen insancıl yaklaşımımın bir gün buralara geleceği belliydi. Şimdi ne cevap vereyim, gitti gideeeen, gitti gider. . .
  • Paylaş
1

Şaman, Doğru şeyler yazmışsın. Türbanı baş örtüsü yapıp onun mağdur edebiyatını yaptılar belli siyasal görüşlerden olan veya hiçbir görüşü olmayanların hepsi kandı. Cumhurbaşkanının karısı şapka yerine baş örtüsü takıyor olsaydı olurdu ama TÜRBAN Çankaya'ya çıkmamalı, laik meclisimize de girmemeliydi. Ardından kötülük makinesi işlemeye devam etti hatta daha da bir feyzle gelsin imam hatipler, gelsin fizik dersini kuran dersiyle kıyaslamalar, gelsin balerine tayt yasağı, koyun halk zaten türbana girmişti, türban devlet kademesinde yükseldikçe yükselteni de oya boğdular, aldığı güçle gelsin üniversitenin ortasından yol geçirmeler, AOÇ'de kaçak yapılaşmalar, torunlar, Somalar, Ermenekler, AVM'ler, rezidanslar ve yeşil ne görürlerse yok etmeler...

Benim Kanaatimce önce ki yanıtlarda da belirtildiği gibi türban toplumda bir kutuplaştırma yaratmak amacı ile ortaya atılmış araçlardan biridir. Lakin bu kutuplaşma nasıl işler ? Nasıl çalışır ? Türban karşıtları ve yandaşları mı ? Neticede baktığımız da kılık kıyafet özgürlüğü olan ülkemiz de herkesin her şeyi giymekte özgür olmak gibi bir hakkı vardır. Nasıl ki transparan elbiselerin ülkemizde vitrinlerde gürücüye çıkması, satılması, satın alınması normal olarak karşılanıyor ise aynı şekilde bir türban yaklaşımını daha doğru buluyorum. Bu durumun iki farklı kutup yaratmanın önüne geçeceğini ve sorunu çözeceğini düşünüyorum. Her ne kadar modern demokratik bir devlet olsak da ya da olma amacı taşısak da bunun çözümü yasaklar koymak değil özgürlüğe açık olmaktır. Hem yeniliğe hem de ilkelliğe açık olmak... Bir vatandaş peçe de giymişse bu onun özgürlüğüdür giyebilir, mayosuyla da gezmiş ise aynı şekilde bu onun özgürlüğüdür yapabilir. Bu gibi bir yaklaşımın sorunları çözeceği kanaatindeyim.
  • Paylaş
10

Kadir Köse, Anlayışınız ve eleştirileriniz için teşekkür ederim.

Ayhan Şimşek, Öncelikle nezaketiniz için teşekkür ederim.
Cümlelerinizin ucu açık olduğunda hemfikiriz.
Ve bende bu durumun görünen negatif tarafından ele alarak yorumlarımı yaptığımın farkındayım.
Fakat maalesef eğitimde hala kendini tamamlayamamış bir toplum alarak iki kademeli düşünmeyi başaramıyor, sürekli galeyana gelmelere şahit olarak üzülmeler yaşayabiliyoruz ne yazık ki..
Ayrıca amacım sizi kesinlikle rencide etmek değil, aksine yanlış anlaşılmaları yerinde tespit edebilmek ve belki birazda uykusuzluk.
Hoşçakalın.

Kadir Köse, Bir noktayı da aydınlatmakta fayda görüyorum, yazddığınız üzere ''Ayrıca kişisel görüşlerinizi ülkenin ahlaki değeri olarak sunmanız pek tabii tepki çekecektir.'' cümlenizi pek doğru bir eleştiri olduğunu düşünmüyorum. Bir önceki cevabımı ele alırsanız ''Ülkenin ahlaki değerlerini, kendi görüşümle tezat olmasına karşın ifade etmek istediğimi göreceksiniz. Tabii ki ucu açıktır çoğunluğa vurduğumuz da hangisi fazla gelir, toplumun çoğunluğu bu konu da tutucu mu ? Yok sa normal mi karşılar. Fakat netice de önemli bir miktar vatandaşımızın bu konu da tutucu davrandığı da su götürmez bir gerçektir. Kendimi yanlış ifade ettiysem affınıza sığınıyorum.

Kadir Köse, Ahlaki değer konusuna gelecek olursak, benim açımdan transparan vs. gayet normal. Fakat toplum açısından ele alırsak, toplumun büyük bir kısmının temkinli yaklaştığını ikimizin de bildiğini varsayıyorum. Ucu açık bir cümle olduğu için de bu eleştirinize hak veriyorum ve metni düzeltiyorum.

Kadir Köse, Beni anladığınızı sanmıyorum Ayhan bey. Vitrindeki jartiyer bana edepsiz durmuyor. Cesur elbiselerle bir sorunum yok. İkincisi pek dindar ya da tutucu bir insan değilim. Üçüncüsü kişisel görüşümü ülkenin ahlaki değeri olarak sunmadım. Kırk elli yıl kadar öncesine giderseniz, biraz araştırma yaparsanız ülkemizdeki giyim tarzı hakkında, toplumumuzun cesur elbiselere, günümüzdekinden çok daha farklı baktığını görebilirsiniz. Uzun lafın kısası benim demek istediğim '' İnsan hakları kavramında başörtüsüyle vitrinde ki jartiyerin benim nazarımda bir farkı yok.'' cümlenizde ifade ettiğiniz şeyle aynı.

Ayhan Şimşek, Ayrıca kişisel görüşlerinizi ülkenin ahlaki değeri olarak sunmanız pek tabii tepki çekecektir. Bence soruya yanıtınız sadece laf kalabalığı. Daha fazla kutuplaştıramazdınız sanırım!

Ayhan Şimşek, İnsan hakları kavramında başörtüsüyle vitrinde ki jartiyerin benim nazarımda bir farkı yok.
Fakat sizin nazarınızda, vitrinde ki jartiyer pek edepsiz duruyormuş, hatta satılması ve daha daha satın alınmasına bile siz karşı çıkarken nasıl olacak bu kutuplaşmama sizce?

Kadir Köse, Yıllardır bahsi geçen bu karşıt tutum ancak ve ancak bu kutuplaşmayı daha da alevlendirmiştir. Yanlışsam söyleyiniz.

Kadir Köse, Benim o cümlelerde anlatmak istediğim, Türbanın da diğer elbiseler gibi normal karşılanması gerektiğidir. Aksi takdirde bahsi geçen kutuplaşmalar oluşur. Kutuplaştırma oluşturmak istiyorsanız karşı bir görüşe ihtiyacınız vardır. Eğer bu konu bu kadar abartu-ılmasaydı bu gün bu noktalara gelinmezdi...

Ayhan Şimşek, Sorunları çözme inancı adına; Yazdıklarınıza kendinizin bile inanmadığını şu aşağıda ki tutarsız cümlenizden anlıyorum. Hatalıysam uyarınız..
Nasıl ki ahlaki değerlerimizle örtüşmeyen transparan elbiselerin ülkemizde vitrinlerde görücüye çıkması, satılması, satın alınması normal olarak karşılanıyor ise aynı şekilde bir türban yaklaşımını daha doğru buluyorum.

Azımsanmayacak kadar büyük çoğunluğun özgürlüklerden yana olduğunu düşünüyorum. Bunun içerisinde sağcısı da var solcusu da. Yalnız; hürriyet, başkalarının hürriyetine müdahale etmeden olur. Başörtüsüne karşı çıkanların büyük çoğunluğu, birgün gelip de kendilerine baş örttürme baskısı olabileceği endişesiyle karşı çıkıyordu.
  • Paylaş
1

Şaman, Zaten başörtüsüne bugüne kadar hiç kimse itiraz etmedi, mesele her zaman radikal islamist üniforması olan türbandı.

Yine kadınlara ait konuyu çok adaletli erkekler tartışıyor. Kadınların meselesini kadınlara bırakmak lazım.
  • Paylaş
10

Şaman, Aaaa Bilge hanım neden öyle diyorsunuz :)

Belgi Saygı, Şaman senden bulaştı herkese. Arkadaşlar algıda seçici durumlarınıza bakıyorum da gerçekten ne deseniz boş, ezbere konuşuluyor diyorum.

Şaman, Neee Belgin miiiii?.. Hocam az sonra olacakları görmemek için bi off oluyorum :)

Aslan Oz, Sayın Belgin Saygı ben hala daha güzel bir Dünya'nın kadın eliyle oluşacağına inanıyorum. Unutmayalım karısını 88 yerinden bıçaklayan adamı da bir kadın doğurdu. Selam

Belgi Saygı, Sayın Aslan Oz sizler (erkekler) kendi meselelerinize kadınları dahil edemediğiniz için, kadın meselesini de kadınlar çözsün diyebiliyorsunuz. Nasıl bir mantıktır bu. Kaldı ki soru inançla ilgili değil. Her zaman söylüyorum; ispatlanamamış her tür kavrama olan inanç kişinin kendi bileceği bir şeydir. Haa bir de şu var tabii kadınlar kapansın ya da kapanmasın erkekçe düşünce değişmeyecektir. Üstelik örtülü ödenekler daha da cazip gelecektir. Bu herkesin sorunudur, bu işin cinsiyeti yoktur. Sizin kapatacak bir estetiğiniz yok diye mi rahatlık anlamıyorum.

Aslan Oz, O sorunu çözmesi gereken erkekleri maalesef hâlâ kadınlar doğuruyor. Bu arada her ne kadar müslüman olsam da Rab ben değilim inanmama özgürlüğünüz var.
Selamlar
Bakara 256 : Dinde zorlama yoktur. Artık doğruluk, sapıklıktan ayrılmıştır. Kim ki tağutu (despotları ve şeytani doktrinleri) inkar edip ALLAH'a inanırsa, kopmaz ve sağlam bir bağa yapışmıştır. ALLAH İşitir, Bilir.

Şaman, Zaten kadını örtünün altına saklamayı kadın istemiş olabilir mi :) Açıkça sahibi istemiş aman kimse görmesin aman kimse istemesin diye. Türban konusu tamamen erkekler arasında halledilmesi gereken bir konu. Kadına dinen ziynetlerini örtmesi emredilmiş, çalınmasınlar diye... Adam da tamamen örtüyor, kadının kendi çalınmasın diye. Neyse belki Müslümansınızdır, kızdırır sizi, devam etmeyeyim :)

Aslan Oz, Kendilerine, "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın," denildiğinde "Bizler sadece düzeltenleriz," derler
İyi bilin ki, onlar ortalığı bozanların ta kendileridir, fakat anlamazlar.
Bu âyetlerde erkeklerden bahsediliyor sanki :)

Şaman, Olur mu hocam yasaklayan da erkek, serbest bırakan da, tabii ki bizim meselemiz :)

Belgi Saygı, Uzamadı mı?

Konunun başörtüsü mü başka bir şy mi önce onu tespit etmek gerekir.
  • Paylaş
1

Şaman, Hocam konunun baş örtüsüyle alakası yok, türbancılara göre başörtüsü hala günah, günah olmayan şey türban.

Solsoledo (@Yersinios)'nun dediği gibi bu ülkede kimsenin "başörtüsü"yle sorunu yoktur; sorun "Türban" dır, "Türban" da ne İslam'ın ne de Anadolu'nun geleneksel giyim tarzı falan da değildir.

Diğerleri gibi "türban" da bir yaşam tarzı imgesidir, bireysel kaldığı sürece mesele değildir, ama toplumun huzurunu bozuyorsa başlı başına bir meseledir.

Gelelim "türban"ın "Cumhuriyet-Ulusalcılık-Laiklik" gibi temel kavramlara karşıt olarak öne sürülmesine; bu durumda o bir başkaldırının simgesidir ve bunun olumlu olumsuz etkilerini gel-gitlerini yaşamak zorundadır. Yani kazanırken iyi kaybederken de kötü deyip ağlayıp sızlamasın "türban"cılar yarın; dün yaptıkları gibi!
  • Paylaş
1

Solsoledo, Ayrıca konuyla ilgili olarak buradaki yanıtımı da okuyabilirsiniz
inploid.com/t/sizce-tesettur-tamamen-ozg...

Demokratik bir cumhuriyet anayasayla yönetilir. Yorumla alakası yok devlet işlerine sokulmuş olan türban ayasal suç teşkil etmektedir.

Bunları sayın başbakan diyor.

"ANAYASAL LAİK DÜZEN

Bugün de bu ideolojiyi benimsemiş bir anayasal düzenimiz vardır. Bu düzenin kuralları Anayasa’da konulmuştur. Anayasa’ya göre de Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinde “laik” ilkesi bulunur. Peki, anayasal laiklik nasıl bir laikliktir?

Anayasa’da yer verilen kurallarla anlatmaya çalışırsak, laiklik ilkesi gereği;

- Kutsal din duyguları, devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamaz. (Başlangıç)

- Hiç kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasal ya da hukuksal temel düzenini, kısmen de olsa din kurallarına dayandıramaz. (m. 24)

- Din, din duyguları ve dince kutsal sayılan değerler, siyasal ya da kişisel çıkar ya da nüfuz sağlama amacıyla kullanılamaz. (m. 24)

Demek ki neymiş, toplumsal, ekonomik, siyasal ve hukuksal düzen hiçbir biçimde dini kurallara göre düzenlenemezmiş. Anlaşılır biçimiyle söylersek, laik Cumhuriyet’de, yapılan bir hizmetin uygulamaya konulması için düzenlenen tören dini esaslara dayandırılamazmış. Çünkü dua dini bir uygulama, yapılan tören ise devlet organizasyonudur ve anayasal laik düzen bunun ikisinin bir arada bulunmasına asla izin vermez. "

Arkadaşlar şu demagojiye bir bakın, anayasada törenlerle ilgili hiçbir şey yazmıyor sadece siyasi çıkar amacıyla kullanılamaz diyor. Dini bugüne kadar, bu ülkede en etkin şekilde siyasi çıkar amacıyla kullanan sayın başbakanımız da yine düpedüz yalan söylüyor.

Aslında halen, böyle bir anayasa varken bu parti anayasal bir suç işliyor, kılıfını da son referandumda anayasa mahkemesini de ele geçirerek hazırlamıştı zaten...

odatv.com/n.php? n=kanunlar-arasinda-isla. . .
  • Paylaş
Şu başörtüsü ile türban ayrı şeyler diyerek karşı tez öne sürenlerin beyni örtülü bence. Türban kavramı başörtüsüne siyasal bir misyon yükleme çabası içinde olan Kemalist zihniyetin türettiği bir "şey"dir. Anadolu diyor ya bazıları, o türbanlı dediğiniz kişiler de o Anadolu kadının kızlarından doğdu. Başörtüsü başa örtülen şeye verilen genel bir isimdir sadece. Onun piyasada türlü türlü adı vardır. Anadoludaki kadınların kimisi "tülbent", kimisi "yazma"; şehirdekiler de "eşarp" der. Türban diye birşey yoktur. Önce bunu netleştirelim. Kavramlarla oynarsak sağlıklı bir sonuca ulaşamayız.

Diğer taraftan; eğer kamuda başörtüsüne karşı çıkıyorsanız nedenlerini somut bir şekilde ortaya koymalısınız. Mesela dini simgelerin kullanılması bir sebeptir. Ama bunu söylerken de altını doldurmanız gerek. Hangi hakka, hukuka dayanarak bir insanın dini vecibesi olan bir şeyine sırf "simge" diyerek engel olabilirsiniz. Buradan o "simge" dediğiniz şeye nasıl siyasal bir misyon yükleyerek böylece devletin ele geçirileceği fikrine varabiliyorsunuz. Bu bir niyet okumadır öncelikle. Ancak asıl saçma olan şey "türbanlı" dediğiniz şeyi kadınlar takıyor. Eee erkekleri nasıl engelleyeceksiniz. Mesela sakalını kestirmek bir çözüm mü sizin için? He bu arada İlhan Cavcav'ın sakal açıklaması için ne diyorsunuz?
  • Paylaş
64

Hakan, aha da emoş tayyibe küfür etti galiba aboooo :))

Şaman, Aklı fikri sikiş yavşağın yahu. Sizin işler neden hep böyle seks emroş? Benden akıl alabilirsin tabii, beni takdir edemeyişinden ne kadar geri zekalı olduğun belli oluyor. Hani gey olsam olurdum onurumla da verirdim ama akopenin iti olmaktan ilerisi yok. Gey bile olsan tren lazım tatmin etmeye :D

Şaman, Aaaa sarayzadeye miymiş o laflar?.. :))

Şaman, Lennn yavşak penguen uyuyor musun?

Hakan, way anasını yaaa .. öyle diyorlaaarrrrr.. inanamadım yahuu

Şaman, Len emrooooş bu ikilinin eline düştün ya, zıçtın yavrım sen direkt zıçtın :)

Emrullah Öztürk, Uçun balonlar uçun doğdunuz yerlere; daha fazla kirletmeyin buranın havasını.

Hakan, seni tatlı romantik serseriiii. bak şimdi de gönül alıyor emoşum :)))

Hakan, kıl da hayır olsa keçinin mabudun da çıkmaz dı diyorum. ne diyim daha. millet kuruklu yıldıza uydu indiriyor. martavala bak yaw. Faşit yalakalıkları bırak gerçek imana gel Hz. Peygamberin yolundan git ilim çin de de olsa git al bırak kılı tüyü.

Hakan, bunlar hep dublaj montaj :) paralelci çıktı yahu bu... :)

Şaman, Bilmiyorum ama uyandı, kızmıyor artık :) Yav nasıl bir kısmetsizliktir bu emroşunki de. Siteye gir ve hemen bu ikiliye dalaşacak bir yanıt yaz... Bu sitede herhalde dalaşacak daha beter adamlar bulamazsın :) "Herhalde"yi mütevazılıktan yazdım :)

Şaman, Akşama biraz hanglesek mi ne dersin?

Hakan, şaman bey emoş kim, lütfen ama zatın bir ismi var o da emrullah . böyle emoş filan olmuyor ama , size hiç yakıştıramadım. beyefendi büyük ihtimalle sükuta erdi, zaten baştan beri nazik ve edebi bir dil kullanıyordu, örnek bir user gibi . bırakınız bu siteyi internet aleminde böyle nazik, beyefendi, seviyeli, bilgili nerdeyse yok. çok kabasınız şaman bey çooook..








emoş sevindin mi la, mutlu oldun mu çiçeeeem, yandı ya la bebe de devreler , way odunsu waaay nasıl da sevinmişitin dimi ... hayat işte emoşum her duyguyu yaşatıyor insana cicim.... aha cici oldun emoş. cici emoş cici emoş.

gandemiiiir gandemiiir :)

Hakan, hang iyi olurdu aga da. erken çıkacam uzun süredir ertlediğim işler vardı okumalar filan onları yaptım pert oldum birazdan uzarım ben. belki de emoşa denk gelirim bi yerlerde ne biliiim :)))))))))))))

Şaman, Taamdır hacı, biz de zaten bira içip sohbet edeceğdik :) Neyse başka zaman da olur...

Şaman, Usta sizin tevellüt 80 sonrasını bir yetişkin olarak yaşamış olmaya yetmiyor belli ki. Türbanın nasıl üniformalaştırıldığını kavrayamamışsınız ya da görmek istemeyen kesimdensiniz (Alo Fatih tayfası ya da penguen basını dediklerimizden). Ya da kullandığım için bir hakaret içermiyor, ya çok gençsiniz ya da ikinci kesimden, hangi kesimden olduğunuzu siz daha iyi bileceksiniz. Bence eğer ikinci kesimden değilseniz yakın geçmişi biraz araştırın. İkinci kesimdenseniz de araştırmanıza tabii ki gerek yok, o zaman sizden herhangi bir şeyi biliyor olmanız beklenmez. Müslümanlar Amerika'yı keşfeder, Küba'da kalıntısı bile olmayan camiler olur, CHP engellemeseydi kuyruklu yıldıza ilk Türkler inerdi gibi... Bakın siz bir gazetecisiniz, eğer dürüst basındansanız sizden bilgili olmanızı beklemek hakkımız. Yalnız kullandığınız Atatürkçüler lafından dolayı sizin de Alo Fatih tayfasından olmanızdan kıllanmıyorum değil...

Şaman, Yav @hakkan tam da seni çağıracaktım. Yeni keşfim muhteşem :)

Şaman, Diyecektim ama sen de anında yakalamışsın :)

Şaman, Arkadaşın ilgi alanlarına da baktım, son cümlem artık "olmanızdan kıllanmıyorum değil..." diye değil de olduğunuzudan eminim. Di mi Fatih? Bize biraz penguenlerin hayatını anlatsana :)

Hakan, Akalarm.x3 var bende :.) hemen buluyorum be kılık değiştirmiş ipci trollerini :) ipci de gelir bulur burayı az sonra trolll kafası :)

Şaman, Gelsin yahu, trolsüz site çok sıkıcı oluyor zaten. Sıkıntıdan trollüğü kendim yapmaya başlıyorum itibarım sarsılıyor :) @emrullahozturk lütfen gelin de biraz tartışalım şu Atatürk konusunu...

Gökhan Biçer, 'Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz' demiş rahmetli Uğur Mumcu. 'Türban' kavramı, Kemalist zihniyetin ürettiği bir şey değil, 1980 sonrası Turgut Özal'ın başbakan olduğu dönemde türemiş bir kavramdır.
Türban, özellikle Hindistan'da 'sih' diye bilinen kişilerin (erkeklerin) başlarına sardıkları başlıktır.
Başka ülkelerde kadınlar da buna benzer bir başlık takar, özellikle yaşlı olanları. (1980'lerde tek Tv kanalımız olan TRT'yi izleyenler bilirler, 'Kuruntu Ailesi' dizisinde Doğu Erkan takardı, hani şu Hüsnü Kuruntu'nun hemşiresi rolünde)
Gelelim T. Özal Türkiyesi'ne.
Başörtüsü kamuda yasaktı, lâkin kabinedeki bakanlardan Mehmet Keçeciler'in eşi başını örtüyordu. Turgut Özal, hanımefendiye: 'Sen buna bir formül bulursun' dedi. Bayan Keçeciler de başını örtmekten vazgeçmedi ve başörtüsü yerine türban taktı.
İşte siyasi ve sosyal literatürümüze türban kelimesinin girişi böyledir, Kemalist, liberal, komünist, faşist vs. hiçbir zihniyetle alâkası yoktur.

Şaman, Gökhan hocam oldu mu bu şimdi?.. Bu @emrullahozturk arkadaşımız türbana özgürlükçülerden. Kendi bile bilmiyor neden, hani beş maymun deneyindeki gibi. Bu anlattığınıza zaten inanmayacak, sonsuz biat etmiş, Amerikayı Christof Coulomb'dan önce İslam aliminin keşfettiğine, Guantanamo civarinda inanılmaz güzellikte bir camii olduğuna ama komunist yönetimim o caminin tüm kalıntılarını yok ettiğine hatta CHP olmasaydı bir garip biatçıların çoktan kuyruklu yıldıza inmiş olacağına hatta müsaade ederseniz size kitabından ilgili ayeti bulabileceğine inanıyor. Hocam bi düşün hangi gazetecinin ilgi alanları sadece Gençlerbirliği, sakal ve futbolcu olabilir?

Gökhan Biçer, Hocam, Emrullah Bey'in cevabını okudum ve alttaki yorumların hiçbirini okumadan doğrudan kendi yorumumu yazdım. Yani benimkisi nesnel (objektif) olmuş bayağı.

Madem ahalinin huzurundayız, haydi, senin yorumuna dayanıp birşey daha söyleyim ama ortada çok net bir bilgi yok.
Yani Tayyip Erdoğan gibi kesin konuşmak olmaz ('Amerika'yı Müslümanlar keşfetti' şeklinde)
Eskiden beri okurum, Amerika'yı ilk, Vikingler keşfetmiş. Yani bazı tarihçiler bu konuda tez öne sürüyorlar. Bilirsiniz Vikingler iyi denizcidirler ve eskiden denizcilikte yön bulma astronomik seyir ile mümkündür.

Şimdi tekrar senin yorumundan 'CHP'yi ele alalım (inan şu an yukarıdaki hiçbir yorumu okumuyorum, gazeteci arkadaşı da tanımam)

Özellikle AKP iktidarı döneminde bir CHP düşmanlığıdır, aldı başını gidiyor. CHP düşmanlığı daha önce yok muydu, diyeceksin. Vardı da, bu başka, yani tek parti dönemini hedef alıyorlar.
O zamanlar çok partili demokrasiye geçilemediği için (kendilerinin kapanmasına sebep olan diğer partiler yüzünden) devlet ve CHP diktatör gibi gösteriliyor. O zamanın CHP'sinde 'Adnan Menderes' de vardı.

Bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta, Atatürk'e saldırmak yerine, Atatürk Türkiyesi'ne, İsmet İnönü'ye saldırarak bu emellerini gerçekleştirmeye kalkıyorlar. Yazık yani, mesela Lozan'da İsmet İnönü Oniki Adalar'ı vermiş. Türkiye'de halk meclisi varken, hiç, tek bir kişi (dışişleri bakanı İnönü) tek başına Türkiye'den bir şey verebilir mi? TBMM'nin onaylamadığı antlaşma yürürlüğe girer mi? Garibanı, cahil bırakılmışı, taze beyinleri söylentiler uydurup, inandırıyorlar.

Kuyrukluyıldıza inme meselesine gelince... Kuyrukluyıldız'a ESA'nın yani Avrupa Uzay Ajansı'nın bir aracı indi. Avrupa dediğiniz kıtadan Dünya'nın en kanlı diktatörü Hitler geçti. Sadece Almanya'nın devlet başkanı diye düşünülmesin, adam Avrupa'nın belki de dörtte üçüne sahipti ve tek başına bir kıtayı şekillendirdi, tarihin akışını değiştirdi. Hitler'den başka Maynof Çetesi (okunduğu gibi yazdım), Kızıl Tugaylar, Sarı Tugaylar, İspanya'yı uzun süre diktayla yönetmiş Franco, Portekiz'de darbe ile işbaşına gelmiş (sivil kökenli diktatör) Salazar gibiler geldi geçti. Bizde asker demokrasiye ara verse en fazla iki yıl kalır, Yunanistan'da askerler yedi yıl kaldılar (1967-74) Olumlu ya da olumsuz gelişmeleri saymakla bitmez. Şimdi Avrupa kalkıp da, şunlar bunlar olmasaydı biz kuyrukluyıldıza daha evvel araç indirirdik diyor mu?

Hitler yüzünden SSCB 27 milyon insanını İkinci Cihan Harbi'nde kaybetti (kaynak: ABD'nin Gizli Tarihi belgeseli) 1957'de uzaya Sputnik'i gönderdiklerinde ya da uzayda ilk insan yürüyüşünü yaptıklarında 'Cihan Harbi olmasaydı daha evvel yapardık, daha iyisini yapardık' mı dediler?

Derler ki (kinayeli bir şekilde) İsmet Paşa, oğlu Erdal için Fen Fakültesi'ni kurdurmuş. Keşke her cumhurbaşkanı çocuklarına tv kanalı açmak, şirketler kurmak, aile fotoğrafı çektirmek yerine, çocuğu için bir fakülte kurdursaydı bu memlekette.

Şaman, Hocam bunlar süper bilgiler de :) Yazdıklarına zaten itiraz etmemiştim. Bu biatçı arkadaşın anlamayacağını ima etmiştim. Yalnız son paragraftaki bilgiyi bilmiyordum. Bir saray, bir uçağa Harvard yapılırdı...

Gökhan Biçer, Yok hocam, itiraz ettin diye algılamadım, hatta ben olabildiğince hassas davranmaya çalıştım. Yani ahalinin huzurundayız burada, sadece objektif olduğumu vurgulamak için sarfetmiş olabilirim bazı sözleri.

Kimileri der, Fen Fakültesi'ni; kimileri ise Ankara Üniversitesi'ni kurdurdu oğlu için. Bu sadece, bir söylenti, bir dedikodu. Neticede birçok ülkenin başkentinde, o başkentin adını taşıyan bir üniversite olur. İkincisi, bizim başkentimizde o tarihe kadar fen fakültesi yoksa elbet gün gelip kurulacaktı.

Eski Demokrat Partililer derler bunu genelde, yani İnönü oğlunu kayırdı gibisinden anlam çıkartmak için.

Hakan, Emrullahın bey olduğu fikrine muhalifim Gökhan dostum. Hatta emrullah adını kullanmasına bile karşıyım. Nede olsa her devrin adamı olan liboş kafa bu sebeple emoş sanki Uyar gibi. Emoşun bey olmasına karşıyım çünkü beyin olmayınca beylik hiç olmaz gibi geliyor bana. Hatta emoş ve türdeşlerinin varlığı bile tabiatta tesadüflerin olduğunun işareti. Doğada düzen olsaydı emoş, fetoş, biloş gibi liboş tipler olmazdı. Geri kalan yazdıklarının topuna imza atarım Gökhan dostum. Bey hariç :-):-)

Emrullah Öztürk, Sizin gibilerle aynı havayı teneffüs ediyor olmak bile "insan"ı boğuyor biliyor musunuz. Şimdi aranızdaki bazı ahmakların seviyesine inerek basit bazı sorular sorup köşeme çekileceğim: Sizlere (Siz derken yanlış anlaşılmasın. Yoksa bir saygı ifadesi olarak algılamanızı gerçekten istemem) "Müslüman mısınız" diye sorsam, muhtemelen "Evet" (Elhamdülillah demenizi beklemek saflık olur) diyeceksiniz. "Evet" diyenlerin kaçta kaçı acaba bu sorunun altını doldurabilir. Mesela kaçınız Allah'ın emir ve yasaklarını tam olarak biliyor? Kaçınız namaz kılıyor, oruç tutuyor, kaçınız Kur'an mealini okuyor, hadisleri biliyor. Bunlardan haberdar değil, uygulamıyorsan kalkıp da başörtüsü konusunda ahkam kesemezsin. Neticede ayetle sabit bir emir var ve çok da uzun uzadıya yazıp da laf kalabalığı yapmaya gerek yok zaten. Bu basit sorularıma cevap vererek ahmaklığa devam etmenizi istemiyorum sadece düşünmenizi bekliyorum.

"Hayır Müslüman değilim" deyip dini hak ve özgürlüklere karşı çıkanlara gelince. Onları diğerleri gibi ahmak sınıfına sokmuyorum, çünkü zaten inanmıyor ve kendine göre haklı bir takım gerekçeleri var. Ama bazıları için "angut" sıfatı cuk diye oturuyor!! Neyse bu demek değil ki kendilerine göre haklı gerekçeleri olanlar doğru söylüyor. Burada belirleyici olan şey uluslararası nitelikteki insan hakları beyannameleri ve dünyadaki örnek uygulamalardır. Bugün Amerika'da tutun da Avrupa ve Asya'ya Batı medeniyetinin içine girmiş tüm ülkelerde bile Yahudi, Hristiyan, Müslüman, Budist vb hangi din ve inanca sahip olursa olsun inanç alanındaki hak ve özgürlükleri kanun ile koruma altındadır. Bu ülkelerin ekseriyetinde devletin resmi dini vardır o da Hristiyanlıktır (Fransa hariç). Devlet bu ülkelerde dini siyasetten ayırmaz, devlet başkanı seçildiğin de, kişi mahkemede yargılanırken de İncil'in üzerine yemin eder. Öte yandan resmi nikah kiliselerde kıyılır, hangi din ve inanca mensup olursa olsun, haç, başörtüsü, sakal bırakmak gibi şeyler ne özel de ne de kamuda yasaklanmıştır.
Bu ülkelere baktığımızda refah seviyesi üst düzeydedir (Bu ne kadar sömürerek elde edilmiş kazanç da olsa, bu ayrı bir tartışmadır) sosyal devlet anlayışından hareketle kendi ülkesinde yaşayan bireyler içi sosyal adalet uygulamaktadır. İşçisi, öğrencisi, memuru, tüccarı kanunla korunmaktadır. Bu ülkelerde dindarlık bir sorun değildir asıl tehlike "ırkçılıktır, faşizmdir". Çünkü bu ülkeler, okuyan ve bilgiyi doğru bir şekilde kullanan bireylerden oluştuğu için bir insanın sakalı ya da başörtüsü tehlike arzetmez, düşüncelerine ve eylemlerine bakılır. Bu yüzden bir şirketin CEO'su, bir mahkemenin yargıcı ya da valisi, devlet başkanının başörtülü bir bayan ya da sakallı bir abi olmasında hiçbir sakınca yoktur.

Şimdi diyeceksiniz ki bu ülkenin kendi gerçekleri var. Hayır "adalet" kavramı ülkeden ülkeye değişmez. Ama şu söylenebilir: Bugün koşullar aynı olmadığı için Batı'da ideal anlamda adalet uygulanabiliyor, Doğu'da ise herkes kendi adaletinin peşindedir. Bu yüzden Türkiye özelinden baktığımızda Batı'daki gibi bir "Adalet"in tesis edildiğini söyleyemeyeceğimiz gibi adaletsizliğin tek sebebini devletin idarecilerine yüklemek sorumluluktan kaçmak olur. Konuyu dağıtmadan dini özgürlüklere gelirsek. Bu ülkede Türkçe ezan okunmasından tutun da Kur'an kurslarının kapatılması, başörtüsünün okulda ve kamuda, sakalın da kamuda yasaklanmasına kadar sayılabilinecek o kadar çok baskı uygulandı ki dindar kesime, bugün bu haklar geri verildiği için sadece Kemalist kesim değil kendisini Marksist diye tanımlayan sol fraksiyonlar bile ayağa kalktı. Ama kazan kaldıramadı çünkü bu yasaklar onları çürüttü, zayıflattı güçsüz bıraktı. Toplumla bağları kesildi. 28 Şubat'taki gibi toplum mühendisliği tutmadı.

28 Şubat sürecini yaşayanlar bilir. Refah-Yol hükümeti 1 yıl bile sürmeyen iktidar sürecinde hakiminden, askerine, akademisyeninden, işçi ve devlet memuruna kadar tüm kesime hayatlarında görmediği zammı yapmış, üniversite mezunu boşta kalanların hepsini kamuya yerleştirmiştir. 50 yıl sonra ilk kez denk bütçe bu dönemde sağlanmış, Havuz Sistemi ile faiz muslukları kısılmıştı. Ama ne oldu. Yaşanan durumdan rahatsız olan "Faiz lobisi" Genç Subaylar Rahatsız manşetleri attırarak hükümete karşı bir kamuoyu oluşturdu. Yılanlar deliklerinden çıkartıldı. İyi hatırlayın; sanki o zammı dedesi almış gibi sokaklara yine memurlar, işçiler, üniversite öğrencileri çıkartıldı. Rektörler kazan kaldırdı. Askerler birer birer açıklama yapmaya başladı. Hakim ve savcılar harekete geçti. Yani gücü elinde bulunduran küçük bir azınlığın kışkırtmalarıyla ülkede kaos ortamı oluşturuldu, neticede postmodern bir darbe yapıldı.

Bu sefer, kendileri Boğaz'ın kenarındaki ağaçları katledip inşa ettikleri yalılarda oturanlar, ağaçları bahane ederek Gezi Olayları gibi küçük ayaklanmalara kalkıştılar. Ama onu da ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Bir anda evvelden terörist dedikleri, Taksim'de orada burada bomba patlatan terör gruplarıyla yan yana oldular. Meydanı onlar kaptı. Olay amacından saptı. Sonra zaten eylemler kesiliverdi. Yani kısacası artık bu ülke zengin bir azınlığın tekelinden çıktı. Öyle eskisi gibi kurmaca medya operasyonlarını toplum yemiyor. Gerçek kısa zamanda ortaya çıkıyor.

Bir arkadaş türbanın Özal hükümeti tarafından türetildiğini söylemiş. Doğru bile olsa o "türban" taktı diye her başını örten siyasetçi ya da eşi ve öğrencisi vs "türban" mı takmış oluyor. Bir de buna siyasi simge olduğunu kim uydurdu? Başörtüsü evde takılınca sorun yok kamuda olunca mı siyasi simgeye dönüşüyor bu. Bu neyin kafası?

Bi de şu Hakan denen vücudunun üstünde büyük bir et yığını taşıyan mahluka bir çift sözüm olacak. Sana o ismi verenler nereden bileceklerdi ki senin Belhum Adal biri olacağını. Ama olmayınca mamut neylesin Mahmut. Tavsiyem cibiliyetine uygun bir isim bul hemen. Kirletme daha fazla o adı. "Acı çekmek ruhun fiyakasıdır" der şair ama o bedenin içindeki ruh acı değil işkence çekiyor. Bence daha fazla işkence çektirme. Bak söylediklerim ağır gelebilir ama birilerin sana gerçekleri söylemesi gerek. Yarın doğruyu bulursan bana çok dua edeceksin bunları söylediğim için. Neyse sen ve ahvalinin seviyesine daha fazla inersem bataklığa saplanıp kalacağım yoksa.

Hakan, walla ben belgi hocanın sözünün üstüne söz söylemem bööle biline... :)

Belgi Saygı, İnce beylere boynum kıldan ince ama söz varsa söylenecek, söylenmelidir !

Hakan, hiç şaşmaz yaaa bu mallar hep aynı odundan yapılmış. arkadaş bir kere de biriniz farklı bir tarz geliştirin olm yaaa.. Mal DEDİĞİM İÇİN ÖZÜR DİLERİM MAL DEYNEĞİ DAHA DOĞRU OLUR. :))

Emrullah Öztürk, ee dedim ya işte vücudunun üstünde et yığını taşıyorsun diye. Sana anlayabileceğin dilden sesleniyorum: νατο μαρμάρινη κεφαλή του νατο :))

Hakan, dil dedin de aklıma geldi bi siktir git yaaa :))) bak bu öz türkçe :)) şimdi şikayet et tuşuna bas .

Şaman, Len emroş, baş örtüsü başka türban başka, bu farkı bile kavrayamamışsın. Kur'an ne der? Saçlar örtülecek der. Başka ne der? Ziynetler örtülecek... Bunu 80 öncesi sizin yavşaklar peyda olmadan önce de yapıyorlardı. Sizin cemaat, şimdi paralel diyorsunuz, o zaman can ciğer kuzu sarmasıydınız radikal islamcılık diye İslamın Türkiye'deki belki de ilk radikal, militant, politik kolunu oluşturdunuz. Buna da götlerinden türban isimli bir üniforma uydurdu. Ardından da üniformamı her yere sokacağım diye bir götlüğe başladınız ve neticede soktunuz da. Soktunuz da haklı mı oldunuz, tabii ki hayır. Sizin işiniz Allah'la Kur'an'la değil, tek amaç yavşaklık, tek amaç laikliği silip yerine çakma İslam devleti kurmak. IŞİD ne kadar Müslümansa siz de o kadar Müslümansınız, zaten farklı olsaydınız 2000 TIR silah, mühimmat göndermezdiniz ama kafanız hiç çalışmıyor şimdi o IŞİD'in kılıcı sizin de götünüze giriyor. Siz sarayzadeye aşık geylersiniz ama benim geylere karşı bir tavrım olmasa da sizin gibi homofob gizli geyler dünyanın en pislik yaratıkları... Bence geyliğin serbest olduğu mesela İspanya gibi bir ülkeye gidin, birer kez verin rahatlayın, siz de kurtulun millet de kurtulsun. Ben bu sitenin yöneticisi değilim ama her geldiğinde seni sopalayacağım. Nerede yavşak, biatçı, gizli gey ver Müslümanlığın arkasına saklanıyor. Ulan Müslümanlar sana ne yaptı? Neden var olarak Müslümanlara kötülük yapıyorsun? Neden Müslümanların arkasına saklanarak onların adını kötüye çıkartıyorsun. Müslümanlığa gelen en büyük zarar Hristiyanlardan, Yahudilerden ya da Ateistlerden değil senin gibi gizli geylerden geliyor...

Emrullah Öztürk, Lan şamdanlı baykuş. Senin gibi apış arasıyla düşünen, kıçı yerine ağzından sı.an habis ur bir yaratıktan mı akıl alacam. Sen biatın ne olduğunu nereden bileceksin "angut kuşu". Basit sorular sordum size ama beyin yerine başka yerinizle hareket ettiğiniz için "düşünme" diye bir kavram yok dünyanızda. Git Alice Harikalar Diyarında'yı izle sen.

Şişş diğer et beyinli tencere, sen de al şu kapağını, yuvarlanın tuvalette hacetinizi giderin, etrafa sıçratmayın pisliklerinizi. Sizi gidi yuvarlakgiller.

Şaman, Çok şekersin yavrım :))

Hakan, bu yaloş gazeteci yaftalı tatlişkolardan bir de jöle kafalı olanlı vardı biliyon mu o da . tüm liboşlar gibi aynı akıbete uğradı neden çünkü odun aynı odun. senin de aynı dalın yandan yemiş emoşusun . tatlı trolüm benim atıyon çekiyon yala bu sene ne sazan yaptı burası arkadaş. :)))

Şaman, Yapma yahu üstat hemen de kaçırmayalım ama, çok sık gelmiyor bunlardan. Yani geliyor, dolu site bunlardan ama böyle açıkça beyan eden cicilerden yok. Aslında birkaç yanıt daha yazsa da iyice bir eğlensek. Bunun da belki jölesi vardır, sarayzadeye aşık gizli geylerin hepsi jöleli diye biliyorum...

Emrullah Öztürk, Size jöleye boğacam yakında merak etmeyin :)

Şaman, Ah ciciiiim, tehdit de edermiş.

Hakan, şişkodur bu yaw :)

Şaman, Aaa bu keyifli çapraz ateş durumlarını atlamamak lazım :)

Şaman, Radarı açık tutmalı :)

Belgi Saygı, :) atlamamak kelimesini yanlış anlayıp susmuştum. Şimdi anladım :))) Ama ne yapayım, bazen gözden kaçıyor işte. Gerçi ilk beğenmeme benden geldi ama alt yorumları da ancak okuyabildim

Belgi Saygı, Sayın Gökhan Bey'in paylaşımları için teşekkürler gerçekten. Lakin Hakkan ve Şaman, Allah sizin elinize kimseyi düşürmesin, diyorum. . :) saygılar :)

Şaman, Onu diyorum ya siteye üye ol, ilk yanıtını yaz ve bu ikilinin eline düş... Yapılmaması gereken hatalar. Aslında talihsizlik de değil, varoluşsal bir problem :) Zaten yeni gelip burada ne yapılır diye soranlara önce biraz okuyun diyorum :)

Emrullah Öztürk, Şşşş Genetiği değiştirilmiş organizmalar, eşeyli üreme mi yaptınız. Takımı tamamladınız oldunuz "üç idiot". İyi ulursunuz artık.

Hakan, la emoş, tv den alınmış cep telefonu gibisin var ya görüntün başka için başka. biraz çaba göstersen senden odundan başka şeylerde çıkar yeminle koçum yaa, biraz çaba göster, sen de o cevher var belli oluyor. kendini geliştir pepee izle, cin ali filan oku, dora ya takıl kültürünü geliştir. sana güveniyorum emoş yapabilirsin. just want, let's do it olm yaaa.

Şaman, Aaa penguen kardeşimiz de gelmiş şen şakrak cıvıldıyor (penguen sesi nasıldır bilemiyorum ama eminim emroş bu konuda oldukça bilgilidir) Evet ben de emroş'un kutuplaştırıcı sert söylemleri bırakıp daha esprili, daha insani söylemlere döndüğünü fark ettim. Evet Cin Ali iyi bir başlangıç olabilir. Biraz okumaktan kimseye bir zarar gelmemiştir. Bak emroş, önce can ciğer kuzu sarması ardından paralelci gibi bu iktidar adamı harcar. Bence sen onlara hiç güvenme, bugün kaypak gazetecileri olursun yarın meslek hayatını bitirirler. Kıyakçılığın sonu bilindiği üzere ayakçılıktır, gel harcatma kendini, sen her ne kadar sarayzadeye aşık olmaya meyilliysen de bunlar hep senin 5 yaşında anal fallus evresinde kalmışlığından dolayı güce tapmandan oluyor. Sen de değerli bir insansın, gel harcatma kendini. Özgüvenini kazanabilirsen bu çilen son bulur, anal fallusta kalmadan dolayı oluşan fetişizm tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Bu illa da bozuk hormonel denge dolayısıyla homoseksüel olmaya delalet değildir. Bak küfretmeden önce bunu bir düşün. Olay daha sen kim olduğunu anlamadan 5-6 yaşlarındayken gerçekleşiyor. Babanın otoritesiyle baş edemiyorsun ve annen seni bir ana kuzusu olarak yetiştiriyor. Bu durum genellikle oidipus'a götürür ama nadir durumlarda elektra'da ortaya çıkabilir ki siz sarayzade göt yalayıcı kesimde bu durum ağır basar. Bunların hepsi tedavi edilebilir yeter ki hasta tedaviyi istesin...

Belgi Saygı, Vallahi kalemşörlerden biri olmayı tercih ederdim. Ama benim kalemim üstatlarınki ile yarışamaz kanaatimce. Türbanın ya da örtünmenin anlamları ile manüplatif tavırlar (ki bunu Emrul.. bey için söylüyorum) çok gereksiz savunma mekanizmalarıdır. Kamuda örtünme kavramının siyasi bir obje olduğu bir gerçektir. Ayrıca yasaklar kalktı hala siz neyin sıkıntısındasınız? Üstelik korkulan da başa geliyor. Eşeyli üreyen idiotlar, hiçbir şeyden anlamayan, onun arabası var benim niye yok diye basit düşünen, örümcek beyinli insanlar, iş yapmaktan bir haberler. Haa bir de bu sorun sarayzedeler açısından aşıldı ve şimdi gerçekler gün yüzüne çıkıyor diye sıkılmanın ve de saldırmanın bir anlamı yok... Bu saldırganca tavırları Freud amcam idiot olarak tanımlamış zaten. Kaldı ki biz idiotu da ideolojiyi de anlayabilecek düzeydeyiz çok şükür. .

Şaman, Estafrullah Belgi Hocam, o nasıl söz öyle, ikinci cümlenize katılmıyorum. Zaten bu tür panguensi cisimlere de hiçbir şekilde taviz vermemek gerekiyor. Türban dediler, demokrat kesim OK dedi, şimdi her köşede bir imam hatip var, başbuğları koskoca saray yaptırdı çaldığı çırptığı yetmezmiş gibi. Aman dikkat, artık lütfen geri zekalı sözde tatlı su sosyal demokratı kesimden (sizi tabii ki bu kesime katmıyorum, türban özgürlüktür, kişisel hak, hürriyet falan demişseniz o zamanlar o başka) bile hiçbir taviz gelmemeli. Sonuçta bu konuda çok güzel bir atasözümüz vardır bu güce tapan geri zekalı kesimi anlatan... "YÜZ VERDİK DELİYE, GELDİ SIÇTI HALIYA" diye. Bu yılanların başı ufakken ezilmeliydi. Tüm zoofilime rağmen bu yılanlara yaşam hakkı verilmemesi gerektiği kanaatindeyim. Zaten bu nedenle bu Ak(Bok)trollerden geldikçe anında kafasına kafasına vuruyoruz.

Belgi Saygı, Yanınızda olurum tabii ki de. O zamanlar da bugüne istinaden karşı çıkmıştım. Lakin en büyük savunuları kendi özgürlükleri olduğundan, çevremizdeki bazı (bana kalırsa emebesil) iyi niyetli arakadaşlar, bize inanmadığından, onların kalbini kırmamak için öyle bir cevap verdim bu soruya. Sanki falcı muamelesi gördüğümüzden işte.. of ya..

Emrullah Öztürk, Ya öyle bir konuşuyorsunuz ki duyan da bu ülkeyi düşmandan sizin zihniyet kurtarmış sanır. Gerçi sizin söylemlerinizi okuyunca, insan düşmanın insafına sığınmak ister ya neyse. Demokrasi demokrasi diye bağırıp sonra seçilenlere tahammülsüzlük göstermek Iritabl Bağırsak Sendromu yaşadığınızı gösteriyor.
Zamanında başörtülüler okullara, kamu kurumlarına alınmazken kıçını kaldırmayan adamlar bugün başörtülünün sarayda, köşkte yaşamasına hazmedemiyor, bunun başka açıklaması yok. Hanginiz Çırağan Sarayı'nda bir davete katılıp boy göstermek için can atmıyorsunuz. Saray budalaları vardı bir de saraylılar. Sizi ikisi de değilseniz durumunuz daha vahim.

Ben son seçime kadar AK Parti'ye oy vermemiş bir vatandaş olarak şuna bakarım: Çocuğum din bilgisini doğru ve özgürce alabiliyor mu, bu ülkenin uçağı ülkenin ve dünyanın dört bir yanına uçuyor mu, demiryolu ağı şehir içi ve dışında gelişiyor mu, asfalt yollar cillop gibi olmuş mu, sinema filmleri dünyada ödüller alıyor mu, kültür sanat programları oluyor mu, yoksula eğitim imkanı sağlanıyor mu, engellilere yardım ediliyor mu vs vs. çok şey sayabilirim. Şimdi çıkmam lazım. Adam gibi cevap istiyorum, şu Hakan denyosu gibi boş beleş konuşmayın.

Geçmiş olsun bu arada.

Hakan, lan emoş cin aliyi tersten okumuşsun topoş

Şaman, Len emroş ülkeyi biz kurtarmadık ama kurtaranlar bizdendir. Zaten ülkeyi senin gibilerden kurtarmışlardı. Nedense aşık olduğunuz yaratığın sandıklarından sırf hile hurda çıktı. Bütün diktatörler seçimle gelir ve koltuğa öyle bir yapışırlar ki her türlü hileye başvururlar ve onları bir daha seçimle o koltuktan kazımak imkansız olur. Başörtülüler bu ülkede hiçbir zaman sıkıntı çekmedi sadece sizin türbanlı, cumhuriyet düşmanı kaltaklarınız sıkıntı çekti ki çekmeliler de zaten. Senin ilkokul mezunu çarıklı kasımpaşa çocuğu saraya girince senin götün niye kalktı, şunu bir açıklasana... Fetişizmden başka bir şey değil bu seninkisi...

Dünya yaradılışçılığı okul müfredatlarından kaldırırken sen hala din eğitimindesin, İslamiyet bluğ çağına kadar ne farz ne de sünnettir. Önce sen bir öğren ardından çocuğuna da örersin kafandaki örümcek ağından. O uçağın hangi patenti senin imamlara ait bir söylesene? Türkiye'de montaj yapılıyor, başka bir bok yapıldığı yok. Zaten bakanın da söyledi İslam ülkesinde buluş yapılmaz diye. Hızlı tren diye yutturdukları hızlandırılmış tren uygar dünyanın banliyö treni hızında gidiyor ki demiryolu tasarımı da ona göre yapılarak milli servetimiz diktatörün seçim kampanyasına heba oluyor. Cillop asfalt dediğin çoğu yerde de yöresel ihtiyaçlar araştırılmadan yapılan ve bir seneyi doldurmadan çatlayan, çöken, ondüle olan yollar da aynı şekilde ancak milli servetimizin seçim bokuna heba olması anlamına geliyor. Ödüller alınıyor ama sizin cemaat almıyor. Onu afaroz et, bunu sansürle... Bunlara rağmen sanatçılarımız ödül almayı başarıyorlar. Sayenizde değil size rağmen alınıyor o ödüller... Yoksula çarık bile yok, eğitim dediğin imam eğitimi, çık bir sokağa bak sizlerden başka bir tane engelli görüyor musun.

Sizin elinizde 13 000 işçinin ve 13 000 kadının kanı var. Sen bir gazeteci olarak bu memleketin yüz karasısın. Çok cahilsin, geri zekalı olmanın yanında. Bir gazeteci ülke gerçeklerini gören adamdır ama sizi artık neyle besliyorlarsa daha da fazlasını istiyorsunuz. Hem kızlı erkekliye hem geyliğe karşısınız ama hepiniz sarayzade Kasımpaşa çarıklısına aşıksınız. En üzüldüğüm konu, bu çete günü gelecek yargılanacak ama sizler aramızda mikrop olmaya devam edeceksiniz. Çete yargılandığında bakalım sizler ne yapacaksınız... Bok kafanızla devam etmeyeceksiniz, çünkü biz izin vermeyeceğiz. Şimdi horozlanırsın muhtemelen, kafan almamıştır bir de Bilal'e anlatır gibi anlatayım. Sizin çetenin işlediği suçların hiçbiri cezasız kalmayacak ve yargılanacaklar. O sırada siz çete başı olmadan hayatta kalmaya çalışacaksınız. Bu sefer üst taraftaki açıldıkça ortalığa bok saçan göt deliğinizden bir osuruk daha çıkmasına izin vermeyeceğiz.

Şimdi git Cin Ali'ye başla ki yüzyıl bitmeden birazcık dünya görüşü edinmiş olasın...

Belgi Saygı, ya bırakın arkadaş, son ana kadar direndim ama aartık yemedi ben de oy verdim diyen zihniyetten ne olur? Asıl kamudan zihni kapalıları atmak lazım. Sizin sadece akıllıların görebildiğiniz ötülerinizi, ancak kadınlarınızın üzerinde gösterecek cesaretiniz var. İnsan olarak gözünüzü açın derdim ama siz daha da karartın, hatta kör olun da bazı şeyleri görme şerefine erişemeyin.

Emrullah Öztürk, Lan baykuş hala ağzından yapıyon dışkını. Olum bu ülkeyi kurtaran konya, manisa, sinop, denizli, bursa, kastamonu'nun çocukları, senin gibi o. çocukları değil.

Verdiğin cevaplara gelince, "Dünya yaradılışçılığı okul müfredatlarından kaldırırken" demişsin, ulan kaç ülke var müfredatından kaldıran bi saysana. ABD ve İngiltere karma eğitimden kız-erkek ayrı okullar açıyor sen götünden müfredat uyduruyosun. Gökhan Töre'nin deyimiyle "Fuck off!!" Öyle meydana boş bulup kurusıkı sallama.

Ulan zibidi yogi kamil, senin ülkende araba yapan babayiğit çıktı mı da uçak yapacak çıksın. Montaj montaj diyip, ezbere konuşuyosunuz. Sen ne üretiyosun da ona buna b.k atıyosun. Bu ülkede ağır sanayi hamlesini ve ilk yerli motor ile arabayı (Devrim) yapan Necmettin Erbakan'dı ama onun kafasına da balyozu indirdi senin kokuşmuş zihniyetindekiler.

Angut kuşu, hızlı trenle yüksek hızlı trenin ayrımını yapamıyorsun sen daha. Hiç bindin mi ki hayatında Türkiye ve Avrupa'da trene de karşılaştırma yapıyosun. Sizin seviyenizin üstüne çıkacam yine, (nalet olsun içimdeki hayvan sevgisine) Şimdi iyi dinleyin, anlayabileceğiniz sadelikte anlatmaya çalışacam: Bakın yavrum kimi insan varlıklı, kimi bilgili, kimisi de fakir kimisi de cahil aileden doğar, bunu sen belirleyemiyosun. İbn-i Haldun var hani Obama'nın bile örnek verdiği müslüman sosyolog. İşte o derki toplumlar insana benzer. Doğar, gelişir, ölür. Şimdi Türkiye özelinde söylersek, biz (siz de maalesef) küllerimizden yeniden doğduk. Ama bu çocuğun kulağına ezan okunmadı, o çocuk vaftiz edildi. Dil ve tarih devrimi dediğiniz kanunlar çıkartarak bu toprakların geçmişiyle bağlarını koparttınız. Sizin inkılap olarak değerlendirdiğiniz birçok şey var ya hani CHP'nin 7 oku. Bana kalırsa da inkılaptı bunlar ama aydınlanma yolunda değil; çünkü bu ülkenin kodlarında yok, dokusuna uygun değil. Nasıl bu ülkede El Kaide barınamazsa, s.gibi dinsiz, kafatasçı zihniyet de yuvalanamaz. Nitekim İnönü'nün saltanatı uzun sürmedi. Dünya değişiyordu. Artık kapitalizm hakimdi. Kapitalizm varsa pazarlayacak bireyler gerekiyordu. Bunun için en iyi pazar Doğu ve Ortadoğu'ydu. Ama insanların alım gücü düşüktü. Türkiye pilot ülke seçildi. Demokrasi uygulanmalı, seçim yapılmalıydı. Seçim sonucunda Adnan Menderes ezici bir üstünlükle bu ülkenin başında 10 yıl durdu. Beğensek de beğenmesek de bu adamı halk seçti. Nitekim halk dini özgürlüklerine bir nebze kavuştu. Bu onlar için maddiyatsızlıktan daha önemliydi. (Sizin anlayamadığınız bu düşünce zaten) Sonuçta onun da ömrü uzun sürmedi. Bu kez başka aktörler devreye girdi, yeni bir isim getirilip yeni şeyler söylemek lazımdı. Adnan Menderes'ten söylem olarak aslında hiçbir farkı olmayan Demirel geldi. Sonra DSP-MSP, ANAP, DYP, REFAH-YOL, ANA-SOL VE AK PARTİ. Bunları niye saydım. Dikkat ederseniz İnönü CHP'si hiç iktidar olamadı. Ecevit'i seçen halk bile onu Anadolu'nun değerleriyle örtüşmesi nedeniyle tercih etti.

Neyse bunlar derin mevzular, sizi aşar. Gelelim asfalt meselesine. Asfalt konusunda katılıyorum sana ama gülmekten:) Ulan yavşak, yolda giderken arabanı yağ gibi kaydırırsın, tünellerinden geçip kısa sürede varırsın gideceğin yere, otobanlarda rahatça gidersin ama sırf muhalif olduğun için yolda bir çatlağı, camına çarpan mıcırı görürsün. Ama bu yolların bir kaç kez yaptırılması, birilerine ihale edilmesine ben de karşıyım (Hadi iyisin)

Cemaat dediğin ne Allah aşkına. La bebeler sizden daha iyi cemaat mi olur. Hepiniz aynı tepeden uluyosunuz anca. Sen hayatında kaç islami cemaat ve stk'nın içine girdin, birileriyle tanıştın, tartıştın, dinledin. Ben senin gibi dallamaların takıldığı ortamlarda hem okudum hem çalıştım. Aranızda pırlanta gibi insanlar da var ama işte sizin gibi atların yüzünden onlar da o kullandığınız gözlüklerden takıyor.

Sinema alanında geçmişte ne ödüller alınmış la bana söyler misin. Cannes, Berlin, Venedik film festivallerinde en iyi film ödülleri filmin çok iyi olmasından mı verildi filmlere. Bu işin maddi desteği yanında lobi faaliyetleri de etkili, cahil oküz. Senin filminden daha kaliteli yapımlar var ama işte bu işler öyle göründüğü gibi masum olmuyor. Jüri Özel Ödülü dedikleri şey bunun için var armut.

Senin gezdiğin Nişantaşı, Etiler, Bebek, Moda'daki sokaklardan ibaret değil Türkiye uçan kefal. Varoşlara git, yerinde gör. Havaya solu, iletişim kur. (iki dakika insan taklidi yapabilirsiniz herhalde) Ben görüyorsam bu örnekleri sen bakar körsün demek olum. Üniversiteyi aydınlanma okulu diye gören sizdiniz ama her ile üniversite açan bu hükümet oldu, ne hikmetse. (Ha bana göre yanlış bir politika, o başka) Yine Iritabl Bağırsak Sendromu sonucu imam hatiplerin önünü keseyim derken katsayı engeli koyduran TÜSİAD, bir de baktıki çalıştıracak endüstri meslek liseli bulamadı. Gazetelere tam sayfa ilanlar verdiler "Meslek lisesi memleket meselesi" diye. Kendi kazdıkları kuyuya düştüler.

AK Parti döneminin en iyi tarafı sizleri bile işçi dostu yapmış olması. Düne kadar umrunuzda bile olmayan bu insanlar birden dostlarınız oluverdi. Bizim zaten kardeşlerimizdi onlar. Hepimiz işçi çocuğuyduk. Geçmişte çok canlar yandı, eller koptu, kafalar koptu ama sesimizi duyan olmadı. Bunu, ölümleri umursamadığımdan söylemiyorum bu dünde böyleydi bugün de böyle. O zaman aklınız neredeydi bre mel'unlar. O Çalışma Sosyal Bakanı nasıl hala o koltukta onun hesabını sormak lazım. Bu da hükümetin bir ayıbı, beceremiyorsan bırakacaksın bu iş. Hatta o adamı sallandıracaksın ibret-i alem için.

Son sözüm; Halep ordaysa arşın burada. Hodri meydan. Sizin son kullanma tarihiniz geçti artık zarar veriyorsunuz bu topraklara. Genetiği değiştirilmiş organizma diye boşuna demiyorum.

Şaman, Len götoş, ben dünyayı gezdim ve biliyorum ki sizin gibi sik kafalrın yönettiği bir devletin burnu boktan kurtulmaz. Tren demişsin, hızlandırılmış banliyö trenlerine de bindim, seninkinin hızlı treni yani, hızlı trenlere de bindim 500km hız yani. Ya sen. Bence sen göt kasabandan çıkamamışsındır korkundan. İngiltere demişsin din eğitimi müfredattan çıktı. Sizin hacı araba yaptı da verim olayını unuttu, salaksınız ollum siz, okumazsınız, gezmezsiniz, öğrenmez bilmezsiniz, burnunuzun altındaki göt deliğinizden ishal boklarınızı saçar bir de onu dilinizle yalaya yalaya sıvarsınız. Senin gibi göt kafa, kaypak, o. çocuğuna harcayacak vaktim yok şu anda olduğunda daha detaylı sokup çıkartmayı düşünüyorum ama değip değmeyeceğine de karar vermiş değilim.

Hakan, emoş aferin lan bak pepee. dora, cin ali okuyunca kafana kan gitmeye başladı ama ak partiye bu kadar küfür etme olm, inme onların seviyesine. afferin lan 2 günde odunsuluktan , bastonluğa terfii ettin yakında dalına aşı yaparlar belki insan olursun ha gayret emoşum ha gayret olucan sen. görüyorum sende o ışığı . bak bu şiiri sindire sindire oku gelişmene faidesi olucak.

Neyzen derki,

Ne ararsın tanrı ile aramda,
Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda,
Başı açığa neden türban sorarsın.

Rakı, şarap içiyorsam sana ne,
Yoksa sana bi zararı içerim.
İkimizde gelsek kıldan köprüye,
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim.

Esirken mümkün müdür ibadet?
Yatıp kalkıp ATATÜRK´e dua et,
Senin gibi dürzülerin yüzünden,
Dininden soğuyacak bu millet.

İşgaldeki hali sakın unutma!!!
ATATÜRK´e dil uzatma sebepsiz.
Sen anandan yine çıkardın ama,
Baban kim olurdu bilemezdin ŞEREFSİZ!!!

Neyzen Teyfik KOLAYLI

Emrullah Öztürk, Kuduz aşısı vurammmmı lan totoş:)

Hakan, walla talep edebilirler sen gene de bulundur emoşum.

Belgi Saygı, Arkadaş ancak okudum. Neyin kafası bu ben de istiyorum :) Şaka bir yana arada böyle iyi oluyormuş. Her türlü dimağım açıldı.. Saygılar üstatlar ;)

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1958 Görüntülenme18 Takipçi15 Yanıt