Bilmek istediğin her şeye ulaş

Konuşmayı bilse de dinlemeyi bilmeyen bir toplum olduğumuzu siz de düşünüyor musunuz?

Bir konu hakkında herkes birşeyler söyler. Bazı insanlar ise sizi dinlemeden susmadan nefes almadan anlatır. Sizi dinlemediğinizi anladığınızda sıkılırsınız fakat ayıp olmasın diye dinlemek zorunda kalırsınız ya tam o durumdan bahsediyorum.Düzenle
Dinlerken karşımızdakinin ne demek istediğini bildiğimizi varsayıyoruz... Yani çok merak etmiyoruz, sormuyoruz, anlamaya çalışmıyoruz... Aktif olarak dinlediğimiz söylenemez... Konuşurken de en dolaylı şekilde, imalarla, ortuk yollarla kendimizi ifade ediyoruz ve sonrasında karşımızdakinin ne anladığını pek test etmiyoruz... Bu mesleki deneyimlerimle şekillenen kişisel fikrimdir... Kültürümüzle ilgili bu konuda yapılmış bir iletişim stilleri araştırması var mı bilmiyorum...
  • Paylaş
Azınlık olan istisnalar hariç, dinlemeyi bilmediğimize kesinlikle katılıyorum. Ama sözkonusu "dedikodu" ise, inanılamayacak performanslar görebilmek de mümkün:)
Dip not: Bahsedilen şahısların konuşmayı da bilmemeleri. Aksi halde, karşı tarafın ne kadar sıkıldığının farkında olurlardı.
  • Paylaş
Ben her ikisinde de genel olarak sorunlar olduğu kanısındayım. Öncelikle dinlemeyi bilmiyorsanız ne konuşacağınızı ve ne cevap vereceğinizi de bilmeyeceğinizden bu ikisi birbirinden ayrılamaz.
Dinlemek yerine, Dr. Özge Mergen (@drozgemergen)'in dediği gibi ne söylendiğini anlamak yerine varsayıyoruz. Ardından yaptığımız ise genellikle suçlayıcı bir biçimde konuşmak oluyor: "sen hep böylesin", "sen beni hiç dinlemezsin" gibi…
Oysa yapmamız gereken öncelikle karşımızdakini anlayıp ardından da kendi duygu ve düşüncemizi karşımızdakine anlatmaktır. Yargılamak değil.
  • Paylaş
Kişi dinlemekten çok söylemek istediğine yöneliyor. İçindekileri bir an önce boşaltıp rahatlamak istiyor bu bağlamda dinlemek istemiyor konuşmak istiyor. Aktif dinlemeyi bilmiyoruz toplum olarak.iletişim becerilerimiz oldukça eksik. .
  • Paylaş
1

Levent Kara, Katılıyorum size

Düşünüyorum da, benim ne düşündüğümü neden düşünüyorsun?
  • Paylaş
1

Alper Altuğ, Bir açık oturumda profesörler bu konunun ilköğretimden itibaren eğitimin içine girmesini konuşuyorlardı.Toplumumuz konuşarak sonuca gidemiyormuş.

Çok doğru bir yaklaşım, herkes konuşuyor ama kimse dinlemiyor. Çünkü az okuyan ve öğrenmek istemeyen bir toplumuz. Bir toplumda konuşarak kendi bildiğini insanlara tekrar etmektense, susup farklı dünyalardaki insanların bakış açısıyla hiç ilgilenmiyoruz. Sürekli anlatıyoruz ve aynı yerde sayıyoruz
  • Paylaş
Aslında sadece bizim toplumumuzda bu böyle değil.
Bütün toplumların ortak sorunu olarak da ele alabiliriz.
Bana göre çoğu insan karşısındaki kişi konuşurken onu dinlemek yerine, kendi düşüncelerini toparlamakla, söyleyeceği sözleri süzgeçten geçirmekle meşgul oluyor. Yani bir nevi konuşma sıralarının kendilerine gelmesini bekliyorlar sadece.
Bu da olayın bütünün kaçırmalarına sebebiyet veriyor.
Örnek verecek olursam;
- Abi, kız bütün gece beni ar...
- Ya Tahsin diyorum bu kızdan sana hayır gelmez. Aramıyor seni işte.
- Abi dur ne yaptın, kızı hastaneye kaldırmışlar akşam saatlerinde fenalaşmış. Hele bir dinle gözünü seveyim bölme.
Çok basit bir örnek oldu ama idare edin lütfen henüz kahve içmedim bu kadar çıkıyor :) :)
Yani karşımızdaki insanı dinlerken onun anlattıklarının tamamını göremiyoruz, bir kesimini aklımızda tutup daha sonrasında o aklımızda tuttuğumuz sorunlara cevap aramaya başlıyoruz.
Karşımızdaki insan da anlatadursun :) :)
Yanlış hatırlıyor olabilirim belki ama izlemiş olduğum Dövüş Kulübü (Fight Club) isimli bir filmde çok güzel bir replik vardı;
"İnsanlar ölmekte olduğunuzu düşününce, kendi konuşma sıralarının gelmesini beklemek yerine sizi dinlerler. "
Ve de aynen öyle...
  • Paylaş