Bilmek istediğin her şeye ulaş

Kur'an ayetlerinde; orijinal kavramlar kullanarak çelişkileri bertaraf etmek varken, insanları çelişkide bırakacak kavramları tercih etmek doğru mu?

Örneğin "namaz" ibadetini "salat" kavramı yerine orijinal başka bir kavram ile karşılamak gibi!Düzenle
Kesinlikle çok doğru!

Öncelikle ortada Kuran açısından çelişkide kalınacak bir taraf yok! Sizi ve sizin gibi düşünenleri çelişkide bırakan; İslam'ı kendi kültür köklerine göre yorumlayan coğrafyalarda ortaya çıkan İslami modellerin kendi aralarındaki çelişkilerdir.

Kuran'ın temel kavramları bir kaç anlama gelecek şekilde bizlere sunması rahmettir! Şayet her konuda despotça davranan bir yaratıcı modeli istiyorsanız Yahudiliğin insanlığa dayattığı tanrı modeli sizi tatmin edebilir. Oysa Allah, düşündüğünüz gibi despot bir yaratıcı değil!

Bırakınız salat kavramını kim nasıl istiyorsa öyle anlasın! Belki de Allah'ın muradı budur! Allah salat'ın "namaz" olarak algılanmasını isteseydi sizin hayalini kurduğunuz gibi orijinal kavramlarla olayı kendi açısından çözerdi ancak biz insanlar açısından daha zorlu bir süreç başlardı bu durumda!
  • Paylaş
1400 yıl önceki hangi kavram mana itibariyle hiç bir değişime uğramadan günümüze kadar ulaşabilmiştir ki binlerce konuya ve kavramlara değinen Kur'an'dan böyle bir beklenti edinilsin. Ve yine çelişkinin sebebini de çözümünü de Kur'an bize bildirir. Onun için İkra der, yetinmez "düşünen insan" diyerek bizleri yönlendirir. Düşünüp doğruyu bulmak ise biz yaratılanların asli vazifesidir vesselam.
  • Paylaş
5

Cevap Arayan Adam, Arkadaşım herhangi bir kitaptan mı bahsediyoruz? Neyin kafasını yaşıyorsun sen?

Yaratıcının bildirdiğine inanılan kutsal kitaptan bahsediyoruz ve sen "kavramların değişmesine engel olunabilmiş mi ki..." diyerek cevap vermeye çalışıyorsun!

Ne alaka?

Senin mantığına göre ben "salat" kavramını "dua" olarak algılar ve anlarım ve hayatıma o şekil devam ederim! Bu mudur yani?

Mustafa Altınok, Sevgili kardeşim,
Rab kendi ilmiyle bizlere gerçekleri bildirmeye kalksa hiçbir şey anlayamazdık, bu sebeple Rabbin bizlerin algılayabileceği beşeri bir lisanla gerçekleri bizlere aktarma yoluna girdiği düşünürlerce zikredilmektedir. Somut örnek verecek olursak; kulağımız 20 ile 20.000 hertz arasında duyabilmekte, (hasarsız olmak kaydıyla) yüzde 400 görme kapasitesiyle yaratılan göz yüzde 100 görebilmekte...vs Bu sebeple beynimizin de belirli bir algılama kapasitesine sahip olduğu sonucuna ulaşmak çok da zor olmasa gerek.

Cevap Arayan Adam, Çok komik!

Şayet Allah'tan uzayın derinliklerindeki sırlardan bahsetmesini isteseydik bu dediğinizde bir nebze olsun haklı olabilirdiniz lakin bizim konumuz çok basit meseleler!

Kendinizi kandırmayın! Kuran'ın derin konulara girmesini bekleyen yok! Bir miras konusunda bile Hz. Ömer'e "avliye" denilen bir yöntem bulmaya zorlayan Kuran'dan bahsediyoruz! Bir miras konusunu bile basit bir şekilde anlatamayan Kuran'dan! Siz hangi "Rab ilminden" bahsediyorsunuz?

Mustafa Altınok, Kimisinin kapasitesi bir bardak kadardır, alacağı az bir suyla dolup taştığı ve bilgi deryasında yüzdüğünü sanar (Bkz: siz,ben ve bizim gibi aciz kullar) kimisi de okyanustur üzerine yağan sellerde dahi kendi haddini bilir, kapasitesini bilir ve asla gökyüzü ile yarışa girmez (bkz: Allah dostları, evliyalar vs) Bu sebeple zorluk basitlik de konudan konuya göreceli olabilmektedir. Sözlerim hakaret yahut yerme olarak algılanmasın yalnızca olayı somutlaştırmaya çalışıyordum. Bilen bilir, araştıran öğrenir ve yalnızca layık olanlar hidayet bulur.

Cevap Arayan Adam, Şu nasıl bir mantık:

"Bilen bilir, araştıran öğrenir ve yalnızca layık olanlar hidayet bulur."

Ne demek "bilen bilir" ?

Hayvanlar ve bitkiler dışında dünya bilgisini "bilerek" gelen var mı insan soyundan?

"araştıran öğrenir" diyorsunuz?

Bir çok bilim insan araştırıp evrimi öğreniyor ve evrimin doğru olduğuna inanıyor!

NE DEMEK "LAYIK OLANLAR HİDAYETİ BULUR" ?

Liyakat kime göre, neye göre belirleniyor?

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

219 Görüntülenme4 Takipçi2 Yanıt

Konu Başlıkları