Bilmek istediğin her şeye ulaş

Kuran'ın özellikleri nelerdir?

Kuran-ı Kerim
  • Peygamberimize Hira Mağarası'nda, 610 yılında indirilmeye başlanmıştır.
  • 22 sene 2 ay ve 22 gün süresinde indirilmesi tamamlanmıştır.
  • Tevhid, nübüvvet, ahiret, ibadet ve adalet temelleri üzerine indirilmiştir.
  • Hz. Ebubekir zamanında mushaf haline getirilmiştir.
  • Hz. Osman zamanında çoğaltılıp dağıtılmıştır.
  • Kuran'da 14 özel ayet vardır. Müslümanlar bu ayetleri duyunca veya okuyunca secde etmekle mükelleftir, vaciptir. Bunlara tilavet secdesi denir.
  • Kuran'da hakkında en çok ayet inen kavim İsrailoğullarıdır.
  • En uzun süre Bakara'dır.
  • En kısa süre Kevser'dir.
  • Kuran'da ismi açıkça geçen tek sahabe Hz. Zeyd'dir.
  • En uzun ayet Bakara Suresi'nin 286. ayetidir.
  • Paylaş
Bilinmeyen (veya çok anlatılmayan) bir özelliğinden bahsedeceğim. Dikkatle okumanızı öneririm.

Okuduğunuz şeyin Allah tarafından zihninizde anlaşılır hale getirilmesi.
Pek çok kişi şunu bilmez "ayet" kelime mânası ile "işaret" ve "delil" demektir. Kuran ise "toplamak" ve "biraraya getirmek" demektir. Bu özelliği kısaca özetlemek gerekirse Okuduğunuz şey ve yaşadığınız şey biraraya gelip (toplanıp) anlamlanıyor (Hem gönlünüzde hem aklınızda) . Yani "kuran'ı anlama" dediğimiz şey yaratılmış ve yaratmış olan arasındaki bir bağ ile ortaya çıkıyor. Bakın kuran nasıl işaret ediyor;

"Onu acele (kavrayıb ezber) etmen için (Cebrâîl vahyi iyice bitirmeden) dilini onunla depretme. " ,
"Onu toplamak da okutmak da bize düşer. " ,
"Böylece, onu telaffuz ettiğimiz zaman, kelimelerini (bütün zihnini vererek) takip et",
"Sonra O'nun beyanı (açıklanması) muhakkak ki Bize aittir. " (Kıyame;16-19)

Kuran'ı okuyan biri ilk başta bişey anlamayabilir ama yaşayacağınız bir şey size okuduğunuzu anlamlı hale getirecek veya yaşadığınız birşey size ayeti anlamanızı sağlayacak.

Bunun nasıl bir süreç olduğunu biraz daha anlatam gerekirse;
Kurana baktığınızda onun düz yazılarla dolu sayfalar ve bunları yazan birileri olduğunu düşünüyorsunuz. Sanki herhangi bir yazar ve herhangi bir kitap gibi...
Kuranı okurken sürekli kendi bildiğiniz gibi kurana yorumlar katıp bir türlü yaratanın ayette ne demek istediğini veya ayetin doğru diyebileceğine dair kafanızda bir ihtimal bir açıklık bırakmıyorsunuz.Öyleki Kuranı vahyeden Allah'ın heran gözetimi altında olduğuna ihtimal vermediğiniz için (belkide kendisini sadece göremediğinizden) ve Allah'tan gönülden bir beklenti içinde olmadığınızdan verdiği mesajın mânasının açığa çıkmasına ihtimal vermiyorsunuz. Bazılarımız ise kuranı anlayamayacağını sanarak tefsir, hadis gibi şeylerle yolu uzatarak kafasını hepten karıştırabiliyor. İşte bu sabırsızlıktan dolayı Kuran size mânalı gelebilecek , gönlünüze seslenebilecek bir cevap vermiyor daha doğrusu işaretini (yani ayetini) göstermiyor.
Yani kuranı anlamadaki tek mesele birşeyin direk anlatılmasıyla manalanacağı değil,sizin anlamayı gönülden isteyip bir sabır ile yaratanınıza açıklık bırakmanız.Yani "anlamak" veya "mucizeye şahit olmak" çok yakın olduğunuz bişey. Eğer böyle bir yaklaşım olmazsa Kuran, anlaşılmaz düz yazılar olarak kağıt üzerinde durmaya devam ediyor.

"İmdi, hakkı inkara şartlanmış olan kimseler: "Kuran ona bir bütün olarak bir kerede indirilseydi ya!" diyorlar. Oysa, Biz onu (sana) böyle tutarlı bir bütün oluşturacak şekilde belli bir düzen içinde ağır ağır vahyediyoruz ki onunla senin kalbini pekiştirelim." (Furkan;32)

"Eğer bizi bir yaratan var ise herhalde o en büyük öğreticidir ve onun mesajı mükemmel olmalıdır" düşüncesine, sorgulamasına sahipseniz (ateist olsanız bile) ve sizi yaratanın verdiği mesajı anlamayı gönülden diliyorsanız ve ondan delillendirmesini veya açıklamasını istiyorsanız; bundan sonraki yaşayacaklarınıza kendiniz şahitsiniz. Şayet anlamayı dilediğiniz şey belki de beklemediğiniz bir anda (belki saniyeler belki haftalar sonra) açığa çıkacak, hayretler içerisinde bir farkındalık kazanacaksınız inşallah (Allah'ın izniyle).

Diyelim bir ayet okudunuz ve çok olumsuz buldunuz veya okuduğunuz şeye mâna veremediniz, anlatılan şeyden korktunuz veya mantıksız geldi. İşte burada hâlen "belkide ben şuan Allah'ın mesajını anlayabilecek durumda değilim, mesajın açıklık kazanması için biraz sabretmem gerekiyor" diyip tüm sadeliğiyle Kuran'dan bişey anlamayı beklediğiniz an (yani kelimeleri mânalarıyla inceleyerek anlamaya çalıştığınızda ayrıca hiçbir tefsire, hadise veya başkalarının yorumlarına bulaşmadan sabrettiğinizde) sonrasında yaşantınızda gelişecek olaylar size Kuran'ı hiçbir kimsenin açıklayamayacağı güzellikte açıklayacak inşallah.

Bu şey gerçekleştiğinde deyim yerindeyse tüğler diken diken oluyor heyecandan kalbiniz hızla çarpabiliyor hatta bazıları ağlıyor (ama bu korkmak anlamında değil gerçeği bulduğunuzu farkettiğinizdeki his) . Çünkü daha önce dümdüz baktığınız bişeyin aslen bilmediğiniz boyutuna şahit oluyorsunuz. Kendim şahit olmasam niye yazayımki.

"O kimseler ki, bu elçiye indirilen Kur'ân'ı dinleyip anladıklarında, gözlerinden yaşlar boşaldığını görürsün. Çünkü o Kur'ân'daki gerçekleri tanırlar ve “Ey Rabbimiz! ” derler, “Biz inandık, bizi hakka şahid olanlarla beraber yaz. " (Maide; 83)

Kuran'nın bu özelliğine dair çok ilginç bulduğun örneklerden bahsedeyim. Youtube'da ateistlerin nasıl müslümanlığı seçtiğiyle ilgili bazı videolar izledim. Müslüman olma süreçlerine dair anlattıklarında dikkatimi çekti; bir ateist müslümanlığı seçmeden önce Kuran'a baktığını ama bişey anlamadığını veya anlamayı önemsemediğinden bahsetmektedir genellikle. Tam onu ilgilendiren ve çok merak ettiği şeyle Kuran'da karşılaştığı vakit önce bir durur bakar "burada ne demek istiyor?" der ve işte "burada ne demek istiyor? " sorusunu sorduğu an o şeye merak duyması ve anlamayı gönülden istemesi yani bu zaman diliminde Allah ona ayetini gösteriyor. Bundan sonrada asıl müslümanlığın farkına varıp (sadece insanların ona anlattığı değil yaratanının ona anlattığına şahit olup) müslümanlığı seçen ateistlere şahit oluyorsunuz ki isterseniz youtube'daki anlatımları izleyin . Yani müslüman olmadan önce ateistlerin anlattığı özgeçmişlerde de böyle bir gidişat seziliyor. Bakın "hristiyan" demiyorum hristiyan en azından yaratanına inanıyor ama ateist hiç inanmıyor ve müslüman oluyor. Nasıl bişey olduğunu tahmin edin.

Bu özelliğinden dolayı Kuran'ı verene hamd olsun demekten başka bir şey denemez bence. Çünkü Kuran kendinizi doğru hissetmeniz üzerine kurulu;
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

464 Görüntülenme3 Takipçi2 Yanıt