Bilmek istediğin her şeye ulaş

Kamera ile ekran çekimi yapıldığında görüntüde neden yıpıldamalar oluşur?

Yipildar ne demek onu bilmiyorum oncelikle.

Ancak kamera ile ekran cekimi yapildiginda goruntude olusan bozukluk, insan gozunun yakalayamadigi suratte o monitorun ortaya koydugu saniyedeki yenileme sayisindan kaynaklanmakta. Bunu kamerlar da yakalayinca haliyle ekranlarda bir yipildama oluyor. Monitor ozelliklerinde karsimiza cikan 50hz, 100hz mevzusu, monitorun saniyede kac defa yenilendigi bilgisidir.
  • Paylaş
Gözümüz saniyede 24 fps hızı üzerindeki her şeyi kesintisiz görüş olarak algılar. Monitörlerimizde bunun üzerinde hızlar ile 50Hz, 100Hz gibi değerlerde bize görüntüyü ardı ardına ekran karelerini hızla sıralayarak gösterir. Elinizdeki bir kamera kayıt aleti ile başka bir monitörü görüntülediğinizde ise; görüntülediğiniz monitörün gösterim hızı ile kamera kayıt cihazınızın kayıt etme esnasındaki kare kaydetme hızı arasında bazı kareler üst üste biner (senkronize olamadıkları için), bu da kayıdın yüksek hızlarda olmasına rağmen görüntünün kesikli olarak yakalanarak kaydedilmesine yol açar. Birebir olarak bahsettiğim durumu anlatan bir çizim değil ama fikir vermesi açısından aşağıdaki kare dalga örneğine bakabilirsiniz. Monitörün kendisindeki kare dalga frekansı ile kayıt cihazındaki kayıt frekansı farklıdır ancak belirli noktalarda çakışır.

Bilgisayar

Bilgisayar

Aynı durumu hızla dönen araba tekerlerine bakarken de yaşarız :). Bu kez de dönen tekerleğin cant aralıklarının dönme hızı ile gözümüzün yakalama frekansı çakışır.
  • Paylaş
Yıpıldamak... Türkçemiz'e kazandırdığınız, büyük ve küçük ses uyumuna uygun yeni fiil için teşekkür ediyorum. Bilindikler arasından, yıpıldama eylemi ile en benzeşik olan sanırım titreşmek veya bozunuma uğramak olurdu herhalde. Şimdi konumuza dönelim:

İletişim ifadesi çoğumuzun aklına insanlar arasında yapılan sözlü etkileşimi çağrıştırsa da iki nokta arasında bilgi ve enerji etkileşiminin olduğu hemen her olay bir iletişimdir. İletişimin olmazsa olmazları arasında alıcı, verici, iletilen bilgi, taşıyıcı sayılabilir.

Bir görüntünün gözümüz tarafında algılanması da bir iletişimdir: Işık tayfının, üzerine çarptığı cismin rengine göre farklı dalga boyunda yansıyıp bir renk bilgisine dönüşerek beynimizde bir algı uyandırması görsel iletişimin harikulade bir örneğidir. Doğal dünyada her bileşen, göndericiler ve alıcılar öyle güzel senkronize edilmiş; birbirleri ile uyumlu hareket ederlerki, ifade ettiğiniz "yıpıldama" olayına genellikle rastlanmaz. Büyük bir olasılıkla, bizlerin içinde doğduğu şartların devamlılığı nedeniyle algımız tarafından yadırgamadığımız için civarımızdaki ses, görüntü gibi ortam bilgilerinde yıpıldama hissetmiyoruz. Ancak kutuplarda gökyüzünde kimi zaman izlenen ışık oyunları göstermektedirki yine de özel "yıpıldamalar" yaşanmaktadır.

Oysa insan yapısı teknoloji dünyasında işler biraz daha amatörce yürür. Bilimde hemen herşey gerçek hayatın örneklemesidir. İnsan için mükemmel olan çözünürlük tanımı, görsel teknolojilerde piksel adı verilen noktacıklarla ifade edilir. Dolayısı ile bir ekran içinde birim alana ne kadar çok nokta sığdırabiliyorsanız o denli "gerçekçi=insanın algısıyla gerçek kabul edilen" görüntü elde edilebilir. Bir çarpım şeklinde okuduğunuz çözünürlük değerleri yatay ve düşey olarak sözkonusu ekrandaki piksel sayısını veren matematik bir ifadedir aslında. (1024X768 gibi)

Bir ekran dolusu görüntünün akıcı bir şekilde karşımızda yer alabilmesi için belirli zaman aralıkları ile yenilenmesi, yeniden boyanması gerekir. Bu zaman aralığını ele veren parametremize tarama frekansı adını veriyoruz. Televizyon, monitör gibi görüntü üreten cihazlar için 50, 100, 200, 400 Hertz gibi ifadeler, bir ekran görüntüsünün bir saniye içinde kaç kez sil baştan boyandığını gösterir. Üzülmeyin, gözümüzün yakalayabildiği değişim hızı, saniyede 25-30 kare değişimi civarı olduğundan biz tüm bu modellerde görüntüyü akıcı olarak görebiliriz.

Bu arada evimizdeki prizin ucunda olan elektriğimiz de saniyede 50 defa kesilir ve yeniden gelir. Diğer bir ifade ile; şebekemizdeki elektrik 50 Hertz (Hz) frakansta titreşir. Bu enerji türüne alternatif akım kaynağı diyoruz ki elbette böyle olması da enerjiyi uzak mesafelere taşıma gereksinimine dayanıyor. Dolayısıyla, kullandığımız her cihaz 50 Hz. Uyumlu olmalıdır.

Yeniden görüntü taramasına dönelim: Sayısal bilgiden görüntüyü üreten bugünün monitör, televizyon ekranları gibi, görüntüyü alıp sayısallaştıran cihazlar da kullanırız ki bunlara da kamera adını veriyoruz. Aynı mantıkla çalışırlar: Belirli bir hızda karşılarındaki görüntüyü tarar, noktasallaştırıp her nokta için sayısal bir bilgiyi üreterek bağlı bulundukları veri ortamına (disk, kaset, bilgisayar... ) gönderirler.

Ve bir ekranın karşısına bir kamera koyalım: Sanal bir yolla üretilen bir görüntüyü yine sanal yolla algılamanın amatörlüğü ile yakalayıp sayısallaştırmaya çalışalım. Kameranın ve ekranın görüntüyü üretmek ve algılamak için kullandıkları tarama hızlarındaki farklılılıktır, "yıpıldamanın" nedeni. Tek cümle ile görüntü zemininde, alıcı ile verici arasındaki iletişim kusurudur. Sadece görüntüye özgü de değildir bu sorun, mikrofon ile hoparlörün de pek anlaştığı söylenemez. İletişim, belirli bir hata toleransı ile yapılan bir eylemdir, doğası gereği. Özellikle insan yapısı teknolojiler kullanılarak gerçekleştiriliyorsa.

Doğal görüntüyü kayda aldığınızda neden "yıpıldamadığı" da sanırım artık malumunuzdur. İşte bundan, bilim sadece aslının mükemmelliğini anlama sanatıdır. Anladıkça da bu tasarıma hayran olmanın yoludur.
  • Paylaş
Neden olduğunu arkadaşlar anlatmışlar da "yıpıldama" çok şeker bir sözcük olmuş :)
  • Paylaş
2

Aykut Kardaş, Ben de çok sevdim, kullanmayı düşünüyorum. :)

Şaman, Olur mu Aykut, bence sen yıpıldama :) Ya da arkadaşım beni yıpıldattı :) Ya da rüzgar esince yapraklar yıpıldar :)

Türkiye Türkçesi Ağızlar Sözlüğü
Yapıldamak: Kaş göz oynatmak

Kaynak: Türk Dil Kurumu (tdk.gov.tr/)

yapıldamak, yıpıldamak 'a dönüşmüş olabilir :)
  • Paylaş
Soruya bir çok doğru yanıt verilmiş zaten benim eklemek istediğim birşey şu ki, Telefonunuzu fotoğraf çekme moduna getirip kameraya bir tv kumandası ucunu doğrultup herhangi bir tuşa basıp telefon ekranınıza bakın. Çıplak gözle göremediğimiz ışığı kamera ekranında göreceksiniz. Yani aslında o yılpalamalar hep var :) ama gözümüzün algılaması ile kamera algılaması farklı.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

154 Görüntülenme9 Takipçi6 Yanıt

Konu Başlıkları