Bilmek istediğin her şeye ulaş

Mimarlık ile deneyim ne ölçüde ilişkilidir?

İlk mezun olduğunda her şeyi yapabileceğini düşünürsün. Sonra bir şeyler üzerine katmaya başladıkça anlarsın ki, aslında çok şey öğrenmen gerekiyor. Ne kadar çok şey bildiğini iddia edersen o kadar bilgisizsin demektir. Yaşayarak öğrenmek daha kalıcıdır ama işin teknik boyutunu da okul bilgileri ile bütünleştirebilmek gerekir. Deneyim bazen de hayallerini öldürebilir. Direkt olmaz diye kestirebilirsin. İnsanları ve çevreyi de tanımaya başlarsın ve aslında asıl deneyim kazandığın şey, iş yaptığın insanların verebileceği tepkiler yönündedir. Bu da kişiye göre tasarım yapmayı gerektirir. Kötü iş benim, iyi iş hepinizin :)))
  • Paylaş
Hala öğrenci olmanın verdiği idealistlikle biraz daha tecrübesizce konuşmam kabul edilebilir belki; şöyle ki mimarinin uygulamayla ilişkisi su götürmez bir gerçektir ancak artık mimarlığın tanımı her zaman bu yörüngeden daha geniştir. Mimarlık sadece inşa etmek değil bunun yanında fikir üretmek ve projelendirmek olabilir. Tabi ki bu aşamada da tecrübe gereklidir. Ben bu soruyu biraz da tecrübe-deneyim anlam farkından algılayıp mimarinin insan algılarına ve deneyimlemeye ne kadar açık olması gerektiğiyle ilgili cevap verirsem; bence günümüz mekan anlayışı artık zamandan bağımsız düşünülemez. Hareket, değişim gibi olgular da mimarinin olmazsa olmazlarıdır ve bu sanatı bu kadar kusursuz yapan da bu olay dizisidir.
  • Paylaş
1

Hakan Artun, Mimarlık sadece inşa etmek değil bunun yanında;aslında mimarlık bir yaşam tarzı dayatmaktadır.

Mimarlık ve deneyim doğrudan ilişkilidir. Mimarlığın da çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemleri vardır.
  • Paylaş
Behruz Çinici'nin ilk yapısının ODTÜ Kampüsü, yanılmıyorsam Richard Rogers'ın ilk yapısının Pompidou Kültür Merkezi olduğunu göz önünde bulundurursak mimarlıkta iyi bina yapmak ile deneyimli olmak arasında hiçbir ilişki olmadığı da söleneblir. Günümüzde de proje yarışmalarında kazandıkları birinciliklerle ilk yapılarının müellifi olan mimarlarında sayısının azımsanmayacak kadar çok olduğu malum.
  • Paylaş
2

Hakan Artun, Tecrübe denen sey belkide zamanla mimari görüşünün yada mimari çizgisini revize ederek değişimlere ugramasıdır belki.....Yasanan dönem ,toplumdaki değişimler kısaca hayattaki değişmler imariyide revizeye zorlar kalıpları kırmaya iter.

Rasih Uğur Uyanık, Sölediklerinize katılıyorum ama koşullarım var. Eğer mimar bu değişimi piyasa koşullarına daha doğrusu sadece ticari kaygıları sebebiyle piyasayı şekillendirmek adına yapmıyorsa. Son zamanlarda sayıları çoğalan yemyeşil balkonları, çayırlık çatıları beğenemiyorum bir türlü.

Yorumunuza cevap vermeden önce hızlıca Le Corbusier'i arattım google'da. Aradığım kaynağı bulamadım ama yanlış hatırlamıyorsam modernizmi keşfinden önce, daha doğrusu Le Corbusier olmadan önce yaptığı çalışmaları görmüştüm bir yerlerde. Aralarında Villa Savoye ile ciddi fark vardı. Eğer yanlış hatılıyorsam, sizde tezinizde yanılıyorsunuzdur belki :)

Dala bazen sağ elle tutunmak bazen sol elle tutunmak doğrultuyu çokça değiştirmez sanırım.

Başlangıçta ivmeli bir grafik - 10 sene gibi bir süre sonunda ise düz bir grafik bence ... ilk mezun olduğunuzda daha bilmediğiniz, hiç bakmadığınız bir çk nokta oluyor ... deneyimle bakış yönleriniz aartıyor ki bu mimarlığınızı etkiliyor, şekillendiriyor ... sonra ise denyim ile ilişki kesiliyor... bu demek değil ki mimalık öğrenimi bitiyor... ama bu aşamadan sonra deneyim gelişime etkisini yitirirken okuma - takip etme - yani kişisel gelişimleriniz etkilerini yitirmeden miamrlığınızın gelişiminde devam ediyor.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1265 Görüntülenme9 Takipçi5 Yanıt

Konu Başlıkları