Bilmek istediğin her şeye ulaş

Minerva'nın baykuşu yalnızca alacakaranlıkta mı uçar?

Minerva’nın baykuşu meteforunu Hegel Hukuk Felsefesi adlı kitabının önsözünde kullanır.Bu metofor ile Hegel olayların önce olduğunu bunlara bağlı oluşan düşüncelerin sonradan elde edildiğini vurgular.Çünkü Hegel'e göre var olanı kavramak felsefenin görevidir çünkü var olan akıllıdır ve herkes kendi zamanın çocuğudur,felsefe de aynı şekilde kendi zamanını düşüncede özetler.Tarihin maddi pratiği ortaya çıktıktan sonra Minerva'nın baykuşu kanatlarını açar ve uçmaya hazırlanır.Hegel bu metoforu ünlü eserine yazdığı önsöz de şu şekilde belirtir. 'Dünyanın nasıl olması gerektiğini öğrenmek iddiası üzerine bir söz daha söyleyelim; felsefe bu konuda daima geç kalır.Dünyanın düşüncesi olarak felsefe ,ancak realite oluşum sürecini işleyip bitirmiş olduğu zaman ortaya çıkar.Kavramın öğretiğini tarih aynı zorunlulukla gösterir.Ancak varlıkların olgunluk çağındadır ki , ideal reelin karşısında boy gösterir ve aynı dünyayı cevheri içinde kavradıktan sonra, onu bir fikirler alemi şeklinde yeniden inşa eder.Felsefenin soluk rengi solgun zemine vurduğu zaman, hayatın tezahürü ihtiyarlık günlerini tamamlıyor demektir.Felsefenin soluk rengiyle o gençleştirilemez , sadece bilenebilir.Minerva'nın baykuşu ,ancak gün baterken uçmaya başlar.' Minerva'nın baykuşu özgürce uçtukça akıl ancak özgür olabilir ve gerçeği bilebilir.Pratik soyut bilginin somutlanmasıdır.Soyuttan somuta giden , ideolojinin pusu kurduğu kırılgan yolda Minerva'nın baykuşu karanlıkta göremeyen insanlık için tek rehber olacaktır.
  • Paylaş