Bilmek istediğin her şeye ulaş

Muhterem İstanbullular! Depreme hazır mısınız?

Son günlerde hep mi bana denk geliyor bilmiyorum ama bangır bangır bağırıyorlar: İstanbul'da 7 üzeri şiddette bir deprem olacak. Deprem anı ve sonrası için bir planınız, hazırlığınız var mı? O günü hayal edebiliyor musunuz? Sizce evinden sağlam çıkabilenler neler tecrübe edeceklerdir?Düzenle
Trafik kazası, iş kazası, vazife kazası, tore olumleri, kadın cınayetlerı, dugunde adam oldurme gıbı bır suru gereksız ve yanlıs olumun yanında depremdeki kayıplar vız gelır tırıs gıder be arkadasım. Deprem dedigin sey mutlak manada asla tedbır alamayacagın, sadece az kayıpla atlatabılmenın calısmalarını yapabılecegın bır olay. Digerlerini duzeltmek ıse elımızde. Tabi duzeltmeye nıyetımız varsa... . . .
  • Paylaş
4

Bazarov, Siz daha önce deprem tecrübe ettiniz mi?

kasif, 99 depreminde yalovadaydım.Evimde avcılardaydı. Hem komsularımdan hemde yalovadaki cevremden ciddi hasar alan binalar ve can kayıpları gördüm. Ayrıca depremden sonra 70 kadar binada guclendirme projesi,6 binada guclendirmenin kendisini yaptım. 1997 yılında sırınevlerde kacak kattan dolayı bodrum kolonları ve mutemadı temel kırıslerı kırılan bır bınada yaptıgımız deprem kuvvetlendırmesı sayseınde o bına 99 depremınde hasar almadı. O zaman deprem guclendırmesı denılen seyı de kımse bılmıyordu. Bilmem bunlar sizin icin yeterlimidir.

Ancak sunu soyleyeyım Turkiye deki en buyuk sorun kucuk meselelerı buyutup buyuk meseleleri gormeme huyumuzdur. Turk halkı gıbı nufusunun yarısı ınsaaatcı ??? olan mılletlerd ebu dedıgınız seylerı tartısmanıızın bır anlamı yok.

Deprem tecrubesıne en ıyı ornek olarak japonya yı gostereym ben size kobe depreminde japonların aldıgı onca tedbire ve teknolojık cozumlere ragmen kobenın meydana getırdıgı yıkım ortada: aynı sekılde deprem sonraıs olusan Tsuna minin verdıgı hasar da hakeza. Tabı afet dıye adlandırılan bu olaylar hangı ulkede olursa olsun yıkıma ve hasara yol acar. Ben burda daha az yıkım , ya da daha az olum yaklasımını kabul etmıyorum. 99 depremı kırkbes saniye yerine 55 sanıye surseydı yıkılan bınaların sayısı en az ıkı mıslı , olumlerde bırkac mıslı fazla olurdu. aynı sekılde 35 sanıye surseydıde yarıdan fazla bır azalma olurdu. Yeraltında sıkısan enerjının ortaya nasıl cıkacagı ve bosalacagı konusundakı calısmalar hep tahmın calısmalarıdır. Yuzey alanları*catlak boyu*hareket ıvmesı gıbı garıp bır kombinasyonun boy harıcındekı hıcbır degerı reel degıldır. Bunları nıcın anlatıyorum, bilim adamları (gercek bilim adamları,deprem goygoycuları degıl) bizim depreme karsı (binalardakı yatay otelenmelere karsı) ne gibi tedbirler alabilecegimizi kriter olarak belirlemis ve standartları ortaya koymuslar. Peki biz buna karsılık ne yapmısız.bundan 20 dene once İstanbuld aınsaat yapanlar gayet ıyı bılır. 2,5 zemın emnıyet gerılmesı kabulu,kalfanın elındekı kalıba gore kırıs ve kolon ebatları, yapılan hesaplamalardansa kalfanın sozunun muteberlıgı gıbı ınanılmaz teknık krıterlerımız vardı bızım. Aslında halada degısık degıl krıterlerımız.Bu krıterlerın nasıl olustugu sorusudur asıl tartısılması gereken. O zamanlar ne sımdıkı ıktıdar vardı be de ıktıdara gelebılmesı hayal edılırdı.

Esasında bu konularda Saman bayyurt ustadla da bı araya gelıp konusmak ıstedıgım bır dolu sey var. Paylasımlarına baktıgım zaman cok fazla zaman ve zıhnıyet bazlı elestırıler goruyorum. Hepımız boyleyız . degerlendırmelerımız durdugumuz yerle dırek ılıntılı nedense.

Velhasılı kelam kafamızdakı soruların bıle sıyası oldugu bır donemde bu tur teknık meseleler ancak cevabı karsı tarafı yıpratsın sorularıdır. Aslında cevabını herkesın bıldıgı, ama cevapların durdugu konuma gore verıldıgı sorulardır. Buna toplum muhendıslıgınde dusunce dızaynı denıyor.

yazmakla bıtıremeyecegım bu mesele ıcın bıraz daha atmosfer dısına cıkmayı tavsiye ediyorum.

Bazarov, Beyefendi ilk paragrafı yeter mi diye bitirmişsiniz ya hani, cevap vereyim: benim endişelerimi birazcık olsun dahi gidermedi yazdıklarınız, yani yetmesi hiç söz konusu değil. Siz olaya mesleğiniz gereği teknik olarak bakıyorsunuz ancak benim endişem sosyal ve insani boyutlarıyla. Aşağıda öngörülerimi Doğu Ataman Bey'e yazdım merak ediyorsanız bakın.

Binalar yıkılacak burada netiz. Ne kadar çok yıkılacağını ben sadece tahmin ediyorum siz belki oranını, sebebini bilirsiniz. Ama sorum şu: yıkılınca ne yapacağız? Bu başlığı bunun için açtım ben. İnşaat sektöründe neler olduğu benim umurumda değil onu gidin Şaman Bey'le tartışın istiyorsanız. Ama bana göre daha önemlisi, madem mühendissiniz çabalayın da yıkılan binaların sayısı azaltın bana caka satacağınıza.

kasif, Endisenizi gidermek gibi bir niyetim olmadıgı gibi gideremeyecegımınde bılincindeyim.
Benım yetermı dedıgım sey endısenızı gıdermek degıl deprem hakkındakı bılgımı sıze aktarmak ıcındi. Hele hele caka satmak gibi bir düsünceyı aklım abile getirmedim. Bu cevabınıza tek bır sey soyleyıp bu muhabbetı sonlandırayım.

Eger teknık ınsanların bu ıslerde basarılı olmasını ıstıyorsanız, boyle cıddı meselelerın kamuoyund ave magazın basınında degılde teknık meclıslerd etartısılması gerektıgını dusunerek konuyal uzaktan yakındna ılgısı olmayan ve depremı degılde sonrasını hedef alan toplumu huzursuz edecek beyanatları yerıne ısınd eehıl ınsanların beyanatlarını dıkkate alın. Olup olmayacagı bıle bellı olmayan bır felakete hazırlanmaktansa hala suregelen onlarca felakete cozum uretmenın yollarını arastırın. Afetler her turlu sosyal acıklamadan fazlası ve otesidir. Eger toplumu Japonyadaki gibi felaket ortamında bıle dısıplıne etme basarısı gosterebılırsenız zaten bu ısı cozmussunuzdur.

selametle

Bence depreme hiçte hazır değiliz. Haftada 1 riskli yapı tespiti yapıyoruz.
Binalardan aldığımız karot değerleri genelde c12-c8 arasında değişiklik gösteriyor. Bu da binayı otomatikmen riskli ilan ediyor. Yaşını almış 30 yıllık binaların %80'i risklidir kardeşim ben bunu bilir bunu söylerim.Genelde kullanılan donatılarda aynı 4f14 6f14 6f16 civarı değişmez.. Birde en tuhafı vatandaş binasının riskli olduğuna kanaat getiriyor ve güçlendirelim diyor. Güçlendirmekte epey bir bedel olduğundan kendince bi yöntem geliştiriyor.
Aklınca sadece zemin katı güçlendiriyor. Zemin katın güçlendirilmesiyle SADECE PSİKOLOJİK olarak rahatlıyorlar.
Sadece zemin katı güçlendirilen yapıda haddinden fazla kesme çatlakları oluşur. Zemin kat rijitken 1.normal rijit değildir. Vesselam bu depremde çok yuva yıkılacak deprem çok canı alacak sonumuz hayrola.
  • Paylaş
1

Bazarov, Ben de öyle tahmin ediyorum. Bina içindekiler için bir tavsiyeniz var mı? Ya da kendi kişisel hazırlığınız, önleminiz vs. var mı?

Alt tarafı geberecez, niye hazır olmayalım. ☺
  • Paylaş
1

Bazarov, Hemen gebermeye hazırım ama acılı ölüme, sakat kalmaya ve en kötüsü sevdiklerimin ölümüne tanık olmaya hazır değilim.

Yapılar ne kadar hazır önemli olan o
  • Paylaş
1

Bazarov, Bütün mühendislerin kafa da aynı çalışıyor. Bina yıkılacaksa yıkılıcak ben kendi adıma ne yapabilirim diye düşünüyorum.

Sabırsızlıkla bekliyoruz, umarım benimle birlikte 2.500.000 insan ölür de, yeni baştan bir şehir oluşturabilirler
  • Paylaş
2

Bazarov, Ya ölmeyi beceremezsek?

Doğan Ataman, Bu soru adı Muhterem olan İstanbullulara ait sanırım.
Değilse de hazır değilim. Olana bravo😊

Yer hareketleri binlerce yıldan fazladır var. Buna hazır olamazsın. Depremi bilir, öğrenirsin. Yaşamda kalma paketlerin savunmaların olur. Japon hayatını örnek alarız belki.
Sahi öleceğiz zaten. Strese gerek yok. Siz de rahat olun. Kimse söylemedimi size: herkes ölecek muhterem!
  • Paylaş
5

Bazarov, Bu başlıkta birine daha sordum size de sorayım. Hiç deprem tecrübe ettiniz mi? Ciddi bir depremden bahsediyorum.

Doğan Ataman, Evet. Ama küçük sorunlarla atlatmış oldum. Söylediğiniz anlamda derin sorunsalı olanlar değildi. Son büyük depremde saat 03.küsurda asfalt yarılmıştı. Bunun gibi stres sadece

Bazarov, Ben depremde insanların nasıl sefalet çektiğine tanık olmuş biri olarak yorumunuzdan büyük rahatsızlık duydum. Ölüm korkusu değil benimki. Kaos olacağını düşünüyorum. Can pazarı olacak. Her yerde yaralı, bağıran, enkazdan çıkmaya çalışan inleyen insanlar olacak. Yollar kapanacak, hastaneler dolup taşacak, bilinçsizlikten, cahillikten insanların ölümüne şahit olacağız belki. Ve o kargaşada birileri yine para derdinde olacak. Yardımları kendi depolarına koyacaklar. Yağmalamalar olacak. Enkazdan çıkan bir kolu kesip bileziğini almaya kalkanlar olacak. Deprem sonrası insanların psikolojisi uzun süre düzelmeyecek. Delirenler olacak. Her şeyden korkacaklar. Sokaklarda yatacaklar. Üşüyecekler. Okula gidemeyecekler. İşe gidemeyecekler. Çünkü hem sistem bozulacak hem binaları, ulaşımları bozulavak. belki çalışanların yarısı ölmüş olacak. Yani hep kötü şeyler olacak. Ülke kaç yıl geriye gidecek kim bilir. Bunları düşünmek benim rahatımı kaçırıyor. Bence senaryolarımızı, planlarımızı hazırlamalıyız. Yoksa yer hareketine engel olmak gibi bir derdim yok. Ölümle ilgili sizden daha endişeli olduğumu da düşünmüyorum.

Doğan Ataman, Bu tecrübeler yaşandığı halde bu gün çok daha gerideyiz maalesef. Hiçbir hükümetten toplumu geliştirecek yatırım göremedik. Hassasiyetinizi anlıyorum.
Japonlar kadar eğitimli ve aydın bir toplum olduğumuzda sanırım bu kadar büyük acılar ve yaralar alamayacağız.
Sizi anladım.İstemeden üzmüşüm sizi. Affınıza sığınma. Ama siz de beni anlamaya çalışın

.

Bazarov, Estagfurrullah. Benim üzülmem şahsi bir durum değil. Yani sizin bana ne söylediğiniz değil mesele. insanların ve daha önemlisi sözüm ona yöneticilerin ne düşündüğü ve yaptığı. Gerçi yöneticilerin ne düşündüğü belli zaten. Kendi ceplerini doldurma derdindeler. Ama insanlar da durumu hiç umursamıyorlar ya çok garipsiyorum bu durumu. Şu başlığı hemen herkes benim ölüm korkum olarak yorumladı.

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

82 Görüntülenme8 Takipçi6 Yanıt